Asikurtlar©

BOP konuşur, Türk ve Müslüman düşmanları konuşur AKP yapar.

BOP konuşur, Türk ve Müslüman düşmanları konuşur AKP yapar.
13 Mayıs 2015 - 19:27 'de eklendi ve 4162 kez görüntülendi.

MHP Lideri Devlet Bahçeli, partisinin Tokat mitinginde konuştu. Bahçeli, “pkk konuşur, İmralı konuşur, BOP konuşur, Türk ve Müslüman düşmanları konuşur AKP yapar.” dedi.
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Tokat mitinginde konuştu. Bahçeli, “pkk konuşur, İmralı konuşur, BOP konuşur, Türk ve Müslüman düşmanları konuşur AKP yapar.” dedi.

İşte Bahçeli’nin Tokat mitinginde yapmış olduğu o konuşma:

“Aziz Tokatlılar,

Değerli Vatandaşlarım,

Muhterem Dava Arkadaşlarım,

Saygıdeğer Hanımefendiler, Beyefendiler,

Hepinizi muhabbetle selamlıyor, en derin sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Plevne kahramanı Gazi Osman Paşa’nın memleketinde olmaktan, meşhur alimlerimizden Molla Lütfi’nin topraklarında bulunmaktan mutluluk duyuyorum.

Molla Hüsrev’in devlet adamlığını sizler temsil ediyorsunuz.

Büyük veli ve irfan ehli İbn-i Kemal’in hatıralarını sizler taşıyorsunuz.

Şehit ve gazilerimizin itibarını sizler omuzluyorsunuz.

Her birinizi hasretle kucaklıyorum.

Almus’a, Artova’ya, Başçiftliğe, Erbaa’ya, Niksar’a, Pazar’a, Reşadiye’ye, Sulusaray’a, Turhal’a, Yeşilyurt’a, Zile’ye kalpten selamlarımı gönderiyorum.

26 gün sonra yapılacak 7 Haziran Milletvekilliği Genel Seçimleri’nin ülkemizin birliğine, milletimizin dirliğine, insanımızın refahına en üst düzeyde katkılar sağlamasını Allah’tan niyaz ediyorum.

Barış, huzur ve esenlik içinde demokratik bir yarışın gerçekleşmesini ümit ediyor, seçime katılan partilere başarılar diliyorum.

Bu açık hava toplantımızın gerçekleşmesinde emeği geçen, katkısı bulunan her dava arkadaşıma şükranlarımı sunuyorum.

Ve hepinizi en içten sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.

Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum.

Aziz Tokatlılar,

Değerli Dava Arkadaşlarım,

Türkiye tarihinin en kritik seçimleri 7 Haziran’da yapılacaktır.

Türk milleti geleceğini oylayacaktır.

26 gün sonra;

Ya huzur kazanacak ya da hüsran ipi göğüsleyecektir.

Ya zillet kazanacak ya da milli onur ve ziynet karlı çıkacaktır.

Ya millet kazanacak, ya da milliyetsizler istikbalimizi karartacaktır.

Başka bir seçenek kalmamıştır.

Artık sinsi oyunlar bitmelidir.

Artık rezalet serüvenleri kapanmalıdır.

Artık ihanetin perdesi yırtılıp atılmalıdır.

Tokat’ın beklemeye tahammülü kalmamıştır.

Oyalanacak vakit yoktur.

İhmalle, ataletle, aymazlıkla geçecek zaman da kalmamıştır.

Şimdi sizlere soruyorum, yüksek sesle cevap vermenizi bekliyorum:

AKP hükümetinin 13 yıllık iktidarında:

Yoksulluk bitirilmiş midir? (Hayır)

Terör ortadan kalkmış mıdır? (Hayır)

İhanet ve yıkım tehlikesi azalmış mıdır? (Hayır)

Ya, şimdiki gibi hayır diyerek, ihanetin belini kıracak ve kökünü kazıyacağız.

Ya da ihanet cephesinin Türk milletinin yaşama iradesini kırarak ülkeyi kanlı bir bölünme ve çatışma sürecine sokmasına seyirci kalacağız.

Bunu görmemek için

Derin bir uykuya dalmış olmak,

Büyük bir gaflete sürüklenmek,

Veya Erdoğan ve Davutoğlu gibi hıyanete boyun eğmek yetecektir.

Bu rezalete, bu ihanete dur demenin, direnç ve tepki göstermenin zamanı çoktan gelmiştir.

İnanıyorum ki, Tokatlılar ve ülkemizin her yöresindeki kardeşlerim de aynı inançla haykıracak ve;

Teslimiyete karşı bizimle yürüyecektir.

Tavize karşı bizimle yürüyecektir.

Sömürüye karşı bizimle yürüyecektir.

Soruyorum sizlere;

Tokat MHP’yle yürümeye hazır mıdır? (Evet)

Tokat MHP’ye destek vermeye var mıdır? (Evet)

İşsizliğe karşı Bizimle Yürüyün.

Yoksulluğa karşı Bizimle Yürüyün.

Teröre, küresel komploya, BOP’a, Türkiye düşmanlarına, Cumhuriyet muhaliflerine karşı Bizimle Yürü Tokat.

Türkiye çaresizliğe, seçeneksizliğe mahkum değildir.

Çare MHP’dir, çıkış MHP’dir, umut MHP’dir.

Biliniz ki, AKP, ülkemizdeki toplumsal yangının nedenidir.

AKP, devlet ve millet hayatımızdaki yangınların kundakçısıdır.

İlkesiz, bilgisiz ve kimliksiz AKP zihniyeti tutuşturduğu alevlere körükle gitmektedir.

Yangın, hükümetin müsamahası ile Türkmen cinayetlerinin başladığı Kerkük’tedir, Irak’tadır, Suriye’dedir.

Yangın, bir tas çorbaya hasret milyonlarca namuslu Türk ailesindedir.

Yangın, şiddetin, disiplinsizliğin uyuşturucunun kol gezdiği okullardadır.

Yangın tezgâhlarda, tarlalardadır.

Yangın pazarlardadır, dükkânlardadır.

Yangın mutfaktadır.

Henüz yangının ulaşmadığı kesimler ise ceplerini doldurmakla meşgullerdir.

Ele geçirdikleri yağma düzenini AKP gitmeden sonuna kadar kullanmanın telaşındadırlar.

Ve Başbakan, “onlar konuşur, biz yaparız” diyerek taşıdığı makamın aleyhine, Erdoğan’ın çıkarına hizmetkarlık yapmaktadır.

Saray güdümlü Davutoğlu isabet buyurmuştur.

Çünkü bizim konuşmaktan bile yüzümüzün kızardığı ne kadar ayıp ve edepsizlik varsa onlar heyecanla yapmaktadır.

Biz rüşvetin kötülüğünü konuşuruz, onlar yaparlar.

Biz hırsızlık dehşetinden konuşuruz, onlar yaparlar.

Biz hıyanetin, işbirlikçiliğinin, yalancılığın ve ikiyüzlülüğün iğrençliğinden konuşuruz, onlar heves ve iştahla yaparlar.

Dahası başkalarının konuştuklarını aynen de tatbik ederler.

PKK konuşur, AKP yapar.

İmralı canisi konuşur, AKP yapar.

BOP konuşur, AKP yapar.

Müslüman katilleri konuşur, AKP yapar.

Türk düşmanları konuşur, AKP özene özene yapar.

AKP, yeni Türkiye yolunda ikinci yarı için yola çıkıyormuş.

Bunlar Cumhuriyet’e reklam arası diyecek kadar milli duygudan uzaktır.

Şehide kelle diyecek kadar milli değer ve manevi emanetlerden kopuklardır.

Vatan topraklarını bırakıp kaçacak kadar da korkak ve vatansızlardır.

Eğer, AKP yangını, AKP felaketi durdurulamazsa;

Türkiye aşama aşama tükenecek, kül olacaktır.

Bu gidişe hiçbir vicdan sahibinin göz yumması mümkün değildir.

Bu vahim tablonun farkına varmış milliyetçiler müdahale etmeye hazırdır ve kararlıdır.

Bu ateşi söndürme günü gelmiştir.

Artık bu kuşatmayı yarma vakti görünmüştür.

Aziz Tokatlılar, sizin tarihinizde bunu başaran muhteşem bir evladınız var. Gazi Osman Paşa. Hepimiz iftihar ediyoruz.

7 Haziran’da da Tokatlı vatandaşlarımın, tıpkı bundan 137 yıl önce Gazi Osman Paşa’nın Plevne’de göstermiş olduğu milli direnişi göstereceklerinden eminim.

Ve buradan sizlere soruyorum.

Muhterem Tokat’lılar, sandık başına gittiğinizde;

Şahsi ihtirasları için Türk milletinin kardeşliğini bozanları unutacak mısınız? (Hayır)

Manevi değerler üzerinden yapılan ucuz siyaseti affedecek misiniz? (Hayır)

Milletimizin şeref ve haysiyeti üzerinde yapılan tartışmaları göz ardı edecek misiniz? (Hayır)

Elbette Hayır vatandaşlarım.

Sizlere yakışan da budur.

Sıkıntılarınızı biliyorum.

Sorunlarınızın farkındayım.

Dermanınız tükendi.

Moraliniz bozuk.

Ve daha da önemlisi sabrınız kalmadı. Görüyorum.

Elinizde yok, avucunuzda yoktur.

Gelecekteki emeklerinizi borçlandınız.

Her evde en az bir işsiziniz vardır.

Karnınızı doyurmakta güçlük çekiyorsunuz.

Çünkü,

Tokat’ı tarla doyurmaktadır.

Tokat’ı bahçe doyurmaktadır.

Tokat’ın temeli tarımdır.

Esnaf tarımdan geçinmektedir.

Nakliyeci tarıma umut bağlamıştır.

Tokat tarımla ayakta durmaktadır.

Fakat Tokatlı göç yollarında ömür tüketmektedir.

Tokat’ın can damarı fabrikalar haraç mezat satılmaktadır.

Tokat’ın çevre illerle bağlantısı hala sağlanamamıştır.

Havaalanı ihtiyacı karşılanmamış, hızlı tren ise hayalden ibaret kalmıştır.

Tokatlı çiftçimiz perişandır.

Erbaa, Niksar ve Kazova’daki meyve ve sebze yetiştiricilerimiz mağdurdur.

Tokat’ın yaprağı, domatesi, biberi para etmemektedir.

Bahçeleri kurumuştur.

Tarlaların bereketi kalmamıştır.

Tohumluk, gübre, mazot pahalanmıştır.

Tokatlı aldığı krediyi ödeyememektedir.

Traktörü rehindedir.

Tokatlı esnafın da dayanacak hali kalmamıştır.

Siftahsız kepenk kapatmaktadır.

Vergiler boyun bükmüştür.

Tokatlının üretimi azalmıştır.

Borçları çoğalmıştır.

Can güvenliği kalmamış,

Asayişsizlik azmıştır.

2002’de sıfır düzeyinde teslim alınan terör AKP ile yeniden artmıştır.

Bölücülük zemin ve taban bulmuştur.

Çözülme süreci Türkiye’yi temellerinden sarsmıştır.

PKK’yla yürütülen pazarlıklar bölünme heveslerini cesaretlendirmiştir.

Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi adı altında PKK ile müzakere yaptılar.

Yıllardır terör örgütüyle Türkiye’yi masaya yatırdılar.

Bunlarda milli iffet ve haysiyet kalmamıştır.

Erdoğan ihanet sürecine hayatını koyduğunu defalarca söyledi.

PKK’nın siyasi şubesi HDP’yi saraylarda ağırladı.

İmralı canisinin mesajlarını okuttu.

Sıkıyı görünce dönüp, devlet terör örgütüyle masaya oturmaz, oturursa çöker dedi.

PKK’yla başkanlık pazarlığı yaptılar.

Al ver sürecinde; başkanlığa karşılık federasyon ve özerkliği vaat ettiler.

Bölünme temalı yeni Anayasa konusunda fikren ve ilkesel bazda uzlaşmaya vardılar.

Kobani’ye Barzani’nin geçişini sağladılar.

Teröristleri alkışladılar, PYD-PKK’ya alan açtılar.

Erdoğan’a Tokat’tan sesleniyorum:

Başbakan iken hani Meclis kürsüsünden esip gürlüyordun?

Botan çayında serinleyecektin, Zap suyu gibi coşacaktın, Dicle gibi barışa akacaktın? Ne oldu söylediklerin? Nerede kaldı sözlerin?

Hani, Cudi’de yediverenler, Ağrı’da çiğdemler, Munzur’da kardelenler toplayacaktın?

O devirde otuz bin insanımızın katiliyle kucaklaşırken öyle diyorlardı.

Caniye müzakere konağı hazırlarken, İmralı’ya özel sekreterli ihanet bürosu açarken, Habur’da Katilleri karşılarken utanmadan sıkılmadan bizleri suçluyorlardı.

Kandan beslendiğimizi söylüyorlardı.

Oysa biz diyorduk ki, bu yaptığınız tepeden tırnağa yanlıştır.

Bunun sonunda bölücülüğü azdırırsınız.

Ayrılma tehlikesini coşturursunuz.

Milleti birbirine düşürürsünüz.

Terörist namlusu milletimizin ensesinde durursa sonuç alınmaz.

Kandil’i ortadan kaldırmadan, teröriste merhamet olmaz.

Ya kendiliklerinden bütün silahlarını tümüyle teslim ederler.

Bütün militanlarıyla beraber Türk ordusuna teslim olurlar.

Ya da diyorduk;

Kalanlarını teslim olmaya zorlayacak köklü bir imha harekatının sonucuna katlanırlar.

Büyük Türk milletinin bunlar için verecekleri karara uyarlar.

Biz bunu “Bir gece Kandil’de görünmek lazım” şeklinde özetlemiştik.

Bundan başkası olmaz.

Bundan başka hiçbir yöntem Türklüğün ruhunda cevap bulmaz.

Pazarlık, müzakere, mütareke gibi çürümüş fikirlere herkes rıza gösterse bile aziz şehitlerimiz razı olmaz.

Milliyetçi Hareket de onay vermez ve asla unutmaz, unutturmaz.

Öyle AKP’nin dediği gibi, İmralı Canisi serbest kalamaz.

Kandil yöneticileri yabancı başkentlere sığınamaz.

Terörist namluları hala bize dönükken,

Yurdumun dağlarındaki karanlık köşelerde eşkıya kol gezerken,

Asla ve asla teröristle müzakere gibi bir girişimde bulunulamaz.

Dedik ki, PKK’nın teröre mola vermiş olması sizleri aldatmasın.

Bunlar bizi bölmek için terörü ürettiler.

Bölünmek ve ayrılmak için binlerce evladımızı katlettiler.

Dedik ki, siz teröristlere bölünmenin yolunu açarsanız, silahı niye kullansın?

Teröre zaten ihtiyaçları kalmaz.

Türk ordusunu seyirci bırakırsanız, bu hesabınız tutmaz.

Yunan’a Anadolu’yu verseydiniz, Milli mücadeleye ihtiyaç olmazdı.

Anadolu’yu yurt seçmeseydik, Bizans’la savaşmazdık.

Çanakkale’yi İngiliz’e bıraksaydık, kutlanacak zafer de olmazdı.

Ama Erdoğan ve Davutoğlu’nun fıtratlarında sıvışmak ve teslim olmak vardır.

Bunlara göre millete ve vatana kast etmek çok normaldir.

Süleyman Şah’ın on asırlık kutlu naaşını bir avuç çapulcu önünden kaçırırken de bunu yaptılar.

Boyun eğerek oturdukları masalardan özür dileyerek kalktıkları Ermeni dayatmalarında da bunu gördük.

Biz dedik ki,

Teröristlere istediklerini verirseniz, bunlar siz verdikçe isterler.

Bu geçici sükuneti başarı sanmayın.

Elindeki silahı almadan bunları temizledik zannetmeyin.

Ellerine kan bulaşmış bu örgütün taktiklerine kanmayın.

Ve bütün bunları yaparken de Milliyetçi-Ülkücü hareketi ağzınıza almayın diye de uyardık.

Onlar iyi şeyler olacak dediler, biz bölünmenin kapılarını aralıyorsunuz dedik.

Onlar barış ve kardeşlik projesi dediler, biz anlaşmalı yıkım projesi dedik.

Onlar, İmralı Canisi ile müzakere dediler, biz canilere teslim olma oyunu dedik.

Onlar, açılım dediler, biz ısrarla yıkım dedik.

Onlar çözüm dediler, biz çözülüyoruz dedik.

Onlar, övgüyle sayın derken, biz alçak bebek katili dedik.

Ve ne ibret vericidir ki, o zamanın Başbakanı’na göre bunları dedik diye kanla beslenenler olmuştuk.

Hatırlarsınız, kavgayı, çatışmayı, ölümü, öldürmeyi seven kan emiciler olarak itham edilmiştik.

Hala da akıllarına gelirse arada sırada tekrarlıyorlar

Bunlara göre, teröristler dağa çıkmak zorunda kalmış zavallı çocuklardır.

Öldürülmek zorunda kalmış, omuzlarda taşınan fidanlardır.

Üzerinden bir seçim geçmiş, ikincisi gelip çatmıştır.

Ne hikmetse yıkım ortaklarından AKP aniden çark etmiştir.

Yıkım ortağı PKK’nın aniden terörist olduğunu hatırlamıştır.

Biz bunlara terörist diyorken AKP kadroları bunlar için gözyaşı döküyordu.

Türkiye’nin birliği üzerinde pazarlıklar yaparken, el sıkışırken Başbakan bunlara terörist diyemiyordu.

PKK elebaşları Oslo’da AKP ile pazarlıktayken bunlar müzakereciydi.

Şimdi ne oldu da ortaklıktan teröristliğe geçtiler?

Ne değişti de dün el sıkıştıklarıyla bugün hasım oldular?

Aziz vatandaşlarım, zira artık millet uyanmıştır.

PKK’yla hiçbir bağ ve bağlantısı olmayan, milletine mensubiyetten gurur duyan Kürt kökenli kardeşlerim oynanan oyunu görmüştür.

Türk milleti kandan geçinenlerin gayesini okumuştur.

Olay budur. Durum budur.

Mesele hükümetin foyasının ortaya çıkmasıdır.

Seçimi kurtarırlarsa müzakerelere yeniden başlayacaklardır.

İmralı, AKP, Barzani, PKK kucak kucağa, ele ele masalara oturacaklardır.

Buna izin verecek misiniz? (Hayır)

AKP’ye bir şans daha tanıyacak mısınız? (Hayır)

AKP-PKK-HDP arasındaki sinsi mutabakata göz yumacak mısınız? (Hayır)

Bu hayırlar Plevne kahramanlığının yansımasıdır.

Bu hayırlar başkanlık rüyası gören Erdoğan’a inen Tokat şamarıdır.

Bu hayırlar vatana ihanet edenlerin acıklı akıbetlerinin habercisidir.

Bu hayırlar Türk milletinin dirilişidir.

Bir sebeple AKP’ye oy vermiş vatandaşım, gel günaha ortak olma.

Yıllardır bir umuttur diye AKP’ye destek veren kardeşim, gel bu haram kervanına katılma.

CHP’ye ve diğer partilere oy vermiş kardeşim, gel bu kez Türkiye’nin yanında dur.

“Kime oy vereceğim belli değil, kararsızım” diyen vatan evladı, gel birlikte olalım, birlikte Türkiye’nin kurtuluşuna omuz verelim.

Hırsıza karşı Bizimle Yürü Tokat.

Yokluğa, yoksulluğa, yolsuzluğa, yasaklara, teröre, pazarlığa, teslimiyete, parçalanmaya, bölünmeye karşı Bizimle Yürü Tokat.

Despot ve tiranlığa özenen 17-25 Erdoğan’a, icazetli ve vesayetli Başbakanlık yapan Davutoğlu’na karşı Bizimle Yürü Tokat.

Tokatlı kardeşlerim söyleyiniz bana;

Bizimle yürümeye var mısınız? (Evet)

MHP’nin iktidarına hazır mısınız? (Evet)

Zalimleri, hainleri, emanete zarar veren karanlık emelleri kovmak için MHP’yi seçecek misiniz? (Evet)

Allah hepinizden razı olsun.

Ne mutlu sizlere ki, Tokat kiminle yürüyeceğini belirlemiştir.

Muhterem Tokatlılar,

3 Mayıs’ta, Seçim Beyannamemizi Toplumsal Onarım ve Huzurlu Gelecek adıyla ilan ettik.

Emekli kardeşim biliyorum, sıkıntıdasın, geçinemiyorsun. Zor hayat şartlarına mahkûmsun. Hatta karnını doyurmakta güçlük çekiyorsun.

Emeklilerimize sesleniyorum, Mart ayında 1400, Eylül ayında 1400 lira olmak üzere yılda toplam 2800 lira Emekli Destek Ödeneği almak için bizimle yürüyün.

Esnaflarımızın emekli aylığından kesilen sosyal güvenlik destek priminin kaldırılması için kararlı adımlarla yürüyoruz.

Emekli aylıkları arasındaki eşitsizliği gidereceğiz, emekli aylığı hesabındaki refah payını mutlaka yükselteceğiz.

Emeklilikte yaşa ve prim gün sayısına takılan vatandaşlarımızın mağduriyetlerini kökten gidereceğiz.

Asgari ücretle çalışan kardeşlerim, bunalımdasınız, sorun yaşıyorsunuz, zor hayat şartlarına direniyorsunuz. Bunun farkındayım.

Asgari ücreti net 1400 liraya çıkarmak, büyük şehirlerde her ay 100 lira şehir içi ulaşım desteği vermek, evi olmayan muhtaç ailelere 250 lira kira yardımı yapmak için hevesle yürüyoruz, siz de bize katılmaya hazır mısınız?

İmamsız ve müezzinsiz cami kalmaması için çalışacağız.

Cemevi gerçeğini siyasi kaygılardan uzak bir şekilde kabul edecek ve devlet yardımının önünü açacağız.

Köy ve mahalle muhtarları maaşlarının en az asgari ücret kadar yükselmesi, yani en az 1400 lira olması için gereğini yapacağız.

Köy ve mahalle ihtiyar heyetinde görev alan kardeşlerimin her ay 150 lira huzur hakkı alması için lazım gelen tedbirleri alacağız.

Elleri toprak kokan çiftçi kardeşim, Allah’ın izniyle yüzünü güldüreceğiz. Başta mazot, gübre ve yem olmak üzere temel girdileri ucuzlatacağız.

Allah’ın izniyle, Tokat’ın desteğiyle; mazotta, gübrede, ilaçta, tohumda, yemde, fidede, ÖTV ve KDV’yi tamamen kaldırmak için biz yürüyoruz, bize katılmaya var mısınız?

Çiftçilerimiz, belinizi büken mazotu 1 lira 75 kuruşa indireceğiz.

Tarımı canlandırmak, çiftçimizi, hayvan üreticimizi borçtan dertten kurtarmak için bizimle yürüyecek misiniz?

Hayvan üreticilerimizin yem ve kepek başta olmak üzere, kullandıkları girdilerdeki KDV’yi yüzde 1’e düşürmek için yürüyüşümüzü hızlandıracağız, bizimle olmaya var mısınız?

Orman köylüsünün mağduriyetini gidermek için, 2/B sorununu adil bir şekilde çözmek için hazırlıklıyız.

Canlı hayvan kaçakçılığını önlemek, et ve sütte garanti fiyat uygulamak için heyecanlıyız.

Esnaf ve sanatkâr kardeşim, yeni işyeri açtıysan, meraklanma beş yıl süreyle gelir vergisinden seni muaf tutacağız.

İlave olarak, kendi adına ödediğin sigorta primlerinin yarısı beş yıl süreyle devlet tarafından karşılanacaktır.

Şoför esnafımız seni ihmal etmedik, aldığın yeni ticari araçtan 10 yıl kullanmak kaydıyla KDV ve ÖTV almayacağız. Hayırlı olsun.

Kamyon, otobüs, dolmuş ve taksi şoförlerimiz çalışma sürelerinizin her 4 yılı için bir yıl fiili hizmet zammı alacaksınız. Kutlu olsun.

Esnaf, Bağ-Kur emeklilerimizin aylıklarını iyileştireceğiz. Gerçek manada intibak düzenlemesini yapacağız. Emekli aylıkları arasındaki eşitsizlikleri gidereceğiz. Herkesin gözü aydın olsun.

Esnaf ve sanatkarımızın emekli aylığından sosyal güvenlik destek primi kesilmesine son vereceğiz.

İşsiz kardeşlerim üzülmeyin, Üreten Ekonomi Programımızla her yıl 700 bin insanımıza iş sağlayacağız, sorunlarınızı bitireceğiz.

Yoksul kardeşim, 26 gün daha dayan, senin sorunlarını hepten bitireceğiz.

Bugüne kadar kim hangi ad altında, hangi tutar ve miktarda yardım alırsa alsın, anasının ak sütü gibi helali olan sosyal yardım ve desteklerden kesinlikle mahrum bırakılmayacaktır.

Ve de bu yardımlar refah artışı kapsamında artırılıp yüzleri güldüreceğiz.

Muhtaç durumda olan ailelerimizin en az bir ferdine iş vereceğiz. Uğurlu olsun.

İş sağlanana kadar, asgari ücretin yarısı kadar, yani 700 lira “Aile Desteği” adı altında ödeme yapacağız.

65 yaşını doldurmuş kardeşlerim, rahat olun, size ödenen aylığı 300 liraya çıkaracağız.

Kamuya ait atıl arazileri yoksullarımıza tahsis etmekle kalmayacak, istihdam oluşturmak amacıyla, büyük ya da küçükbaş hayvanları bedelsiz dağıtacağız.

Bizimle yürümeye söz veriyor musunuz?

Evi olmayan muhtaç ailelerimize sosyal konut sağlayacağız.

Veya 250 lira kira yardımı yapacağız.

200 kilowatsaat elektrik tüketen ve ödeme gücü olmayan vatandaşlarımıza yüzde 75 indirim yapacağız. Hayırlı olmasını diliyorum.

Engelli kardeşim, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası’nı buruk geçiriyorsun ve şunu bilesin ki seni asla unutmadık.

18 yaşını doldurmuş ve başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyen engellilerimize 600 lira, 18 yaş altı engelli aylığını 400 liraya çıkaracağız.

Kent içi ulaşım altyapısının sadece araç odaklı olmaktan çıkartarak insan merkezli olmasını temin edeceğiz.

Engelli vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştıracağız.

Muhtaç durumdaki ailelere aylık temel ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri Harcama Kartları, yani Hilalkart uygulamasına geçeceğiz. Güle güle harcayanız.

Kadrosu olmadan çalışan öğretmenlerimizi kadroya almanın yanında, atanamayan öğretmen çilesine son vereceğiz.

Her öğrencimize, başarılı olmak kaydıyla, 10 bin liraya kadar yükseköğretim kuponu vereceğiz.

Üniversite sınavlarını kaldıracağız.

Yuva kuracak gençlerimize 10 bin lira tutarında, iki yıl vadeli, faizsiz kredi imkânı sağlayacağız.

Devletin asli ve sürekli hizmetlerinde çalıştırılan taşeron işçilere kadro vereceğiz.

Kapatılan belde belediyeleri, özel idareleri ve köyleri yeniden kuracağız.

Kamuda sözleşmeli, geçici, 4/B’li, 4/C’li, vekil ve benzeri şekilde istihdam edilenlerin alayını kadrolu yapacağız.

Bölücülüğün ve terörün kökünü kazıyacak, milli birliğimizi ve kardeşliğimizi güçlendirecek yeni bir anayasayı milletimize hediye edeceğiz.

Temiz siyaset, dürüst yönetim için Bizimle Yürü Tokat.

Dik baş, tok karın, mutlu yarın için Bizimle Yürü Tokat.

7 Haziran’da MHP’ye oy verecek misiniz? (Evet)

7 Haziran’da vatana, millete ve geleceğinize sahip çıkacak mısınız? (Evet)

Genel seçimler, büyük milletimizi tıpkı asırlar öncesinde olduğu gibi lider ülke Türkiye ülküsüne götürecek yolun başlangıcı olacaktır.

Rabbim hepinizden razı olsun.

Hepinizi Cenab-ı Allah’a emanet ediyorum.

Sağ olun, var olun.

Bizimle Yürü Tokat.

Bizimle Yürü Türkiye.

Ne mutlu Türküm Diyene.”

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER