SON DAKİKA

Bölücüğün Temsilcisi Çankaya’ya Çıkamaz

Bu haber 06 Ağustos 2014 - 10:35 'de eklendi ve 7 kez görüntülendi.

İsmail Özdemir

Cumhurbaşkanı Seçimleri’nin ilk turunun yapılacağı 10 Ağustos tarihi yaklaştıkça Recep Tayyip Erdoğan da zuhuruna daha belirgin bir şekilde bürünmeye başladı.

12 yıldır toplumu kutuplaştıran, milleti ayrıştıran, kamplaşmayı artıran Aday Erdoğan bu seçimde de meydanlardan milleti ayrıştıracak ne kadar söylem varsa ağzından boşaltmaya devam ediyor.

Bu mesajlar, Cumhurbaşkanı makamına siyaset bulaştırmasından ziyade, daha ileri bir problem doğurmaktadır.

Milleti birleştiren en üst düzeydeki devlet konumu belli ki Aday Erdoğan zihniyetinin yol bulması durumda ayrışma için kullanılacaktır.

Bizlerinde Cumhurbaşkanı Seçim sürecinde dikkat çektiğimiz konu buydu.

Aday Erdoğan toplumu birleştiren değil, ayrışmanın da ötesinde adeta atomize etmek isteyen bir zihniyete sahipken, Türkiye’nin bunu kaldıramayacağını ısrarla vurguladık.

Şimdi kendi sözleriyle bizleri bir kez daha haklı çıkardı…

* * *

Bir hafta içinde yani seçime sayılı günler kala Aday Erdoğan’ın yaptığı açıklamalardan ilki Türk Milleti’nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekmeleddin İhsanoğlu ile ilgiliydi.

Açıklamasında aynen şu ifadelere yer verdi: “Kahire’de doğmuş, 30 yaşında Türkiye’ye gelmiş hangi bu toprakların evladı? Kimi aldatıyorsunuz? Bu toprakların evladı biziz biz. Burada doğduk burada çalışıyoruz.”

Açıklama aynen böyle!

Yani Aday Erdoğan’a göre I. Dünya Savaşı sebebiyle yada diğer başka nedenlerle mesela Avrupa’nın çeşitli yerlerine çalışmaya gitmiş ve vatanından uzak kalmış olanların orada doğan çocukları bu topraklara ait değiller!

Kafkaslar’dan, Balkanlar’dan, Girit’ten, Rodos’tan, Ortadoğu’dan veya başka herhangi bir yerden ait oldukları yere, ana vatanlarına, Türkiye’ye göç etmek zorunda kalanlar bu toprakların evladı değiller!

Yada mesela Almanya’ya çalışmak için vakti zamanında giden vatandaşlarımızın orada doğan evlatları bizden değiller!

Böylesi bir anlayışı kabullenmek mümkünmüdür?

Anlaşılıyor ki Aday Erdoğan bu açıklamasıyla aslında kendisinin bu millete ait olmadığını göstermiştir. Zira Türk Milleti’ne ait olmanın koşulu içerisinde bizim anlayışımızda yada kültürümüzde nerede doğduğunun bir önemi yoktur.

Aday Erdoğan’ın anlayışının dünyada karşılığını bulduğu yer yalnızca ABD’de vardır!

Sadece ABD’liler kendi topraklarında doğmuş olanları kendilerinden kabul ederler.

* * *

Aday Erdoğan’ın bir diğer açıklaması ise “mezhepçilik” tartışmaları üzerinden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik olmuştur.

Kılıçdaroğlu’nu hedef alarak söylediği “Kılıçdaroğlu, sen kendin Alevi olabilirsin. Ben sana saygı duyarım. Bundan da çekinme, korkma. Bunu da rahat rahat söyle. Ben de Sünniyim, ben de bunu rahat rahat söylüyorum” sözleri neredeyse IŞİD’çi bir anlayışa sahip olduğunu gözler önüne sermiştir.

Yıllardır “36 etnik yapı” söylemiyle milleti aslından koparmaya, bölücülüğü yaymaya çalışan zihniyet, şimdi de açık açık “mezhep” üzerinden bölücülüğün toplumsal kümesini genişletmeye çalışmaktadır.

Binlerce yıldır bu topraklarda huzur içinde yaşayan, aynı acıyı ve sevincini yaşayan ve millet olma şuuruna ermişleri ayrıştırmak için ne gerekiyorsa, o yapılmaya çalışılmaktadır.

Türkiye’yi paramparça edecek ne kadar söylem varsa hepsi Aday Erdoğan’ın ağzından dökülmektedir.

Bu anlayışa sahip olanın Türkiye’den yada taraf olduğu, Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünü istediğini kim söyleyebilir?

* * *

Aday Erdoğan her duruşu ve söylemiyle Türk Milleti’nin binlerce yıllık bir arada yaşama ülküsünün karşısında olduğunu ispat etektedir.

Bu zihniyete sahip birinin Cumhurbaşkanı olması çok açık bir şekilde Türkiye’yi kargaşa ve kaosa götürür.

Tıpkı yanı başımızda bulunan komşu ülkelerde olduğu gibi, Aday Erdoğan’ın açıklamaları ve tavırları “iç savaş” koşullarının ülkemizde de oluşmasından başka bir yere hizmet etmemektedir.

Türkiye tehlikeli bir virajın önündedir, bu viraj hepimiz için uçurumdan önceki son çıkış yoludur.

Cumhurbaşkanlığı makamı kimseyi ötekileştiren olmamalıdır, kimseye alaycı yaklaşmamalıdır, kimseyi alçaltmamalıdır, kimseyi hor görmemelidir.

Toplumdaki birliği, dirliği, sevgiyi ve saygıyı tesis etmeli, daha da güçlendirmelidir.

İşte bu nedenle Türkiye şayet Irak ve Suriye’de olduğu gibi kabus dolu günleri yaşamak istemiyorsa Aday Erdoğan’ı Çankaya’ya çıkarmamalıdır.

Toplumsal huzuru ve birliği vaat eden, milletin her bir ferdini ayrım yapmadan kucaklayan ve zaten Türk Milleti’nin adayı olarak ortaya çıkmış olan Ekmeleddin İhsanoğlu Çankaya’ya çıkarılmalı, Cumhura baş seçilmelidir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.