SON DAKİKA
istanbul bayan escort escort mersin

Bölme girişimi ve MHP’nin direnci

Bu haber 09 Kasım 2012 - 13:07 'de eklendi ve 44 kez görüntülendi.

 

Türkiye’yi bölünmeye götürecek düzenlemeler artık meclis gündemine kadar geldi. 13 Büyükşehir kurma bahanesi ile eyalet sistemine geçişi öngören tasarıyı meclisten geçirmeye çalışıyorlar. AKP milletvekilleri hangi akılla, hangi vicdanla, hangi beklentiyle parmak kaldırıyorlar, bilemiyorum. Bildiğim ve gördüğüm tek şey ağır bir vebal altında olduklarıdır ve tarihin kendilerini, “ülkeyi felakete sürükleyenler” diye kaydedeceğidir.

 

İyi polis-kötü polis

 

Meclisteki görüşmeler, artık çok alıştığımız AKP-CHP-BDP ortaklığının ibret veren görüntülerine sahne oluyor. İyi polis – kötü polis görüntüleriyle birbirlerini tamamlıyor ve daha önce defalarca örneklerini gördüğümüz gibi en büyük ihanetleri bile bu millete hazmettiriyorlar. Beklediğimiz ve bildiğimiz gibi tek direnç kalesi olarak MHP kaldı. Tasarının meclisten geçmemesi için eşi-emsali görülmemiş bir muhalefet ortaya koyuyor, kelimenin tam anlamıyla canlarını siper ediyorlar.

 

MHP’nin direnci

 

Bu tablo aynı zamanda seçim öncesinden başlayan, kurultay sürecinde tekrar hortlayan MHP üzerindeki şeytani oyunların sebebini de ortaya koyuyor. Oslo’da pazarlık edenler verdikleri sözü yerine getirirken, MHP’nin nasıl bir direnç göstereceğini biliyorlardı. Obama’nın kapısında bekleyip, eli sopalı telefon görüşmelerinde teslim olanlar, MHP’yi aşamayacaklarını görüyorlardı. BOP yolunda giderken önlerine MHP’nin çıkacağının hesabını yapıyorlardı. O yüzden de erken davranmaya ve MHP’yi meclise sokmamaya uğraştılar. Bunu başaramayınca, CHP misali kurultayda budamayı denediler. Çok şükür ki, ülkücüler ve Türk milliyetçileri bu oyuna da gelmedi.

 

İntihar başka nasıl olur?

 

Yapacakları bir şey kalmayınca her şeyi göze alıp harekete geçtiler. Boşuna ustalık dönemi demediler. Bu dönem içinde sonuç almak isteyeceklerini zaten biliyor ve bekliyorduk. Seçim sonrasındaki ilk yazımızda bu yüzden, “Türk milleti AKP’yi bir defa daha iktidar yapmakla intihar yolunu seçti ve bunun bedeli çok ağır olacak” dedik. Kendi oyuyla ülkeyi felakete sürüklemek, bölünmeye götürmek, kısacası intihar etmek başka türlü nasıl olur? Bir taraftan Suriye bataklığını derinleştirip, Türkiye’yi sonu gelmez belalarla karşı karşıya bırakma ve böylelikle bölücü ihanete çok daha bir zemin hazırlama gayretleri, diğer tarafta Anayasa ve kanun düzenlemeleriyle adını koyup, işi bitirme girişimleri.

 

Arkası mutlaka gelecektir

 

Hiç kimsenin şüphesi olmasın ki 13 büyükşehir düzenlemesinin arkasına saklanan eyalet sistemine geçiş, bu kanunla sınırlı kalmayacaktır. Arkası mutlaka gelecektir ve zaten hazırlıkları yapılmıştır. Anayasa uzlaşma komisyonuna sunulan Başkanlık sisteminin başka hiçbir izahı yoktur. Bu sistem birebir Amerika’daki uygulamayı öngörüyor. Haliyle eyalet düzenine dayanacaktır. Aradaki fark şudur: ABD coğrafyası, kuruluş biçimi ve kozmopolit yapısı sebebiyle bu sistemi seçmiştir. Kaldı ki, adı “başkanlık ve eyalet” olsa da Amerikalılık bilinci yerleşmiş ve her şeyin önüne geçmiştir. Dolayısı ile hiç kimsenin farklı bir hesabı yoktur. Oysa uçan kuşlar dahi biliyor ki, Türkiye’de eyalet veya federasyon bir ara duraktır. Farklı ve yeni bir millet oluşturmanın alt yapısıdır. Barzani zaten adını koymuş ve beklentilerini sıralamıştır. İmralı canisi ve siyasi uzantıları niyetlerini de, hedeflerini de defalarca ilan etmişlerdir. Bu şartlarda federasyon veya eyalet düzeninin ABD gibi bir sonuç vereceğini, bölünme getirmeyeceğini düşünen veya söyleyenler ya körcahildir veya bu ihanetin ortaklarıdır. Bunun başka hiçbir izahı da, anlamı da olamaz.

 

Obama’ya sevindiler

 

Obama’nın tekrar seçilmesi karşısında göbek atmalarının altında da bu hesaplar var. Her şeyden önce Eşbaşkan olarak, BOP düzeninin devam etmesine sevinmişlerdir. Sifonlu, sopalı teminatların kaldığı yerden yürüyecek olmasına bayram etmişlerdir. Bugüne kadar kat ettikleri mesafenin, hazmettirme operasyonlarının, toplum mühendisliklerinin daha da ileriye götürülecek olmasının kutlamasını yapmışlardır. Demokrat Obama değil de Cumhuriyetçi Romney seçilseydi yine değişen bir şey olmayacaktı. Fark Romney’in Obama gibi hazmettirerek götürme yerine, doğrudan sonuç isteme ihtimalinin yüksek olmasındaydı. Bu durumda Türk milletine bazı şeyleri hazmettirmek o kadar kolay olmayabilirdi ki, bu yüzden Romney’den biraz ürküyorlardı.

 

Baskı ve dayatma

 

Çok daha zor, çok daha sıkıntılı bir sürece giriyoruz. Arka arkaya yapılacak seçimler öncesinde, verdikleri sözlerde sonuç almak için her yolu deneyeceklerdir. Aksi halde seçimlerde iplerinin çekilmesi gibi bir tehlike ile karşı karşılar. MHP’nin mecliste verdiği büyük mücadele her türlü takdirin üzerindedir. Ancak 325 kişiye karşı 50 kişinin direnci bir yere kadardır. Kürsü ellerinde, içtüzük ellerinde, ne getirip ne götürdüğü ile asla ilgilenmeyen ve ne istenirse yapmaya amade bir çoğunluk ellerinde. AKP grubunun biraz gönülsüz davranması durumunda neler yapıldığını daha önce defalarca gördük. Gerek görülürse yine başbakan gelip başlarında bekleyecek, her AKP milletvekili yakından takibe alınacak ve tüzük, demokrasi, hak, hukuk bir kenara bırakılarak her türlü baskı ve dayatma ile sonuca gidilecektir.

 

Türk milleti nasıl büyük bir felaketle karşı karşıya olduğunu artık görmelidir. Bütün demokratik yollar sonuna kadar kullanılmak zorundadır. Artık bunun dönüşü yok. Son pişmanlığın fayda etmeyeceği bir noktadayız.

 

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.