Asikurtlar©

BMW’yle Halk Otobüsü Vuran Devrimci!

BMW’yle Halk Otobüsü Vuran Devrimci!
16 Mart 2016 - 11:43 'de eklendi ve 4075 kez görüntülendi.

 

 

Sohbetle, demeçle, sevgiyle, suhuletle ikna etmeye çalışmıştık…
Ama anlatamamıştık bir türlü!..
Biz “aman ha!..” Dedikçe, siz bizim için: “Bunlar kandan beslenen vampirlerdir; onun için böyle konuşuyorlar” deyip öbür yana kaçmıştınız!
Biz: “Katili tanıyoruz; bunlar bizim binlerce kardeşimizi öldürdü! Allah’ı – kitabı, dini – imanı, sözü – şiiri olmaz bunların” dedikçe:

Siz “Onlar da insandır, vatandaştır; anadan atadan Müslümandır” demiştiniz.
İnanır mısınız, bir ara onlar ellerindeki kanı, sizin derin kırtasiyenize silip de “İmralı beyefendisi” olduğunda kendimizi “suçlu gibi” bile hissetmiştik!
Milliyetçiliği ayaklar altına aldığınız günlerdi… Akıl hocalarınız: “Susun pis faşistler!.. Hep sizin yüzünüzden oldu” diye bize ağlıyordu!

“Şehit cenazeleri olmasa bitersiniz” diye bağırıyordu!
Oysa bizim derdimiz oy filan değildi, Milletin canıydı; anaların dinmeyen gözyaşıydı. Küfre karşı verdiğimiz, bin yıllık beka savaşıydı.
Biz, 40 yıldır tanıdığımız katili, adım adım izliyorduk. Siz ise bu sapıklar, gençleri dağa kaldırıp, hıyanete gebe bırakırken namus nöbetinde uyuyordunuz!

Mazgallar, hendekler, kazılırken, mayınlar, tuzaklar döşenirken hiç o tarafa bakmıyordunuz!
Bazen de bir ümit sarıyordu yüreğimizi, sizi bir parça uyanmış görüyor, umutlanıyorduk.
Bir ayağınız yaralı, “seke seke” bizim dediğimiz yere geldiğinizi görüyorduk dumanların arasından!
Bir patlama daha oluyordu ve siz görünüyordunuz parçalanmış kumaşların arkasından…
Hayal bu ya!.. “Eyvah, sonunda burayı da patlattılar” diyerek çıkıyordunuz evinizin yatak odasından!
Türk siyasi tarihinin en ağır iftirası: “Bunlar kandan beslenen vampirlerdir” sözüydü…

Oy almak için milyonları kandırıyordunuz. Milyonlara iftira atmak pahasına…
PKK’dan nefret edenler “vampir” olunca PKK’nın “kahraman” olacağını hesaplamıyordunuz!
Bölgeden oy almak için gelmiş geçmiş bütün Cumhuriyet hükümetlerine çamur atıyordunuz.
Siz Kürtlerin “Türkiye Cumhuriyeti’ne olan gönül bağını” koparınca; % 3,5’luk devrimci Kürt solunun, % 13,5’a çıkabileceğini göremiyordunuz!

Çünkü Cumhuriyeti dize getirme hırsıyla kör olmuştunuz!
Olsun, biz yine de bekliyorduk sizi… Beklerken de yoruluyorduk.
Kan içmekten değil, kanımızın kahpece dökülmesinden yoruluyorduk.
Kandan, candan vaz geçtik!.. Bayrağı koruyamıyordunuz. Koruyana da sahip çıkmıyor; üstüne bir de “akil” filan ayağına milleti fırçalıyordunuz!

Bize vampir demeniz umurumuzda bile değildi aslında…
Biz katillerin, mazlumlardan üstün tutulmasına bozuluyorduk!
Eli kanlı canilerin meydanlarda nutuk atmasına kızıyorduk…
Katiller dağdan şehre inerken, kahramanların hapse atılmasına kahroluyorduk…
Ama yine de bekliyorduk biz sizi…

“Hayvanların bile anladığı o dili” biz konuşamıyorduk.. Ama hep umutluyduk.
Çünkü “millet olmayan toplumların şempanze sayıldığı” bir dünyada biz, Allah’ın emrettiği gibi “insanca” yaşıyorduk.
Topraktan taştan, ağaçtan kuştan, keçiden koyundan, cümle nebatat ve hayvanattan güzel bir “habitat” olurdu elbette…

Ama milli şuuru olmayan sefillerin elinde vatan olmazdı!
Bu yüzden sefaletten beşarete, rezaletten vezarete doğru yürümenizi, büyük bir umutla bekledik.
Teröristlerin insan olmadığını bize “rahmetli Dursun abi” anlatmıştı. Dursun Önkuzu…
Siz O’nu tanımazsınız!

Daha 1970 senesiydi, bu terör işleri pek başlamamıştı. İşkenceyle bilekleri kesilip, ciğerine hava basılmış; sonra da okulun üçüncü katından aşağı atmıştı.
Tokat’lıydı, üç kardeşin en büyüğü, evin tek oğluydu.

Üç gün işkence görmüş, şehadetinden sonra üç gün de kefeninden kan sızmıştı.
Katiller, sizin masada “memleketi” konuştuğunuz Apo’nun arkadaşlarıydı.
Devrimcilik: “devrim için öz kardeşine bile kıymanın” adıydı!
Davul bile dengi dengine çalarken, İmam Hatipten gelip de bu adamlarla masaya oturmak hangi aklın kârıydı?

“Teröristler için ağlamayanlar insan değildir” diyenler, idare-i maslahat için el – ayak öpenler elbette uyanacaktı!

Türk anasının gözyaşını, düşmanın merhametine emanet edenler, elbette aklını başına alacaktı!
O yüzden bekliyorduk sizi!..
“Sizinle savaşanlarla Allah yolunda savaşın” diyordu Allah-u tealâ…
İncil’den mi, Tevrat’tan mı, yoksa lunaparktan mı almıştınız, bilinmez!

Bir “barış” türküsü tutturmuş gidiyordunuz.
Biz de zaten sizden değil, Allah’tan umut kesmiyorduk.
Gelin şimdi şöyle yanımıza… Silkeleyin üstünüzü başınızı, bir soluklanın!..
Milliyetçilik, Müslümanın beka zırhıdır; bizden korkmayın!
Zulme karşı sessiz kalıp, şeytan olmayın.
İnsan değildir, BMW’yle gelip de halkın otobüsünü, fakirin durağını patlatanlar…
Vurun yetimler hakkı için, anaların gözyaşı için vurun…
Şehitler aşkına, vatan aşkına, millet aşkına, Allah aşkına vurun!..
İnsanlık namına vurun!
Durmayın!..

Şükrü Alnıaçık

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER