SON DAKİKA

“Bizim Kulaklarımız!..”

Bu haber 17 Şubat 2015 - 6:00 'de eklendi ve 7 kez görüntülendi.

Biz, avcı ve savaşçı bir toplum olduğumuz için sinek vurmayı, severiz de; tarım toplumlarındaki sabır kültürüne geç intikal ettiğimizden olsa gerek “bataklığı kurutmayı” bir türlü beceremeyiz.

Olaydan sonra yine aynı loş sokaklar, yine aynı pavyon renkli ışıklı arabalar, sabahın suyu çıkmış gibi gece yarılarında paydos eden aynı ikinci öğretim meslek yüksekokulları…

Aynı cinsel eğitimsizlik, aynı pornografik denetimsizlik, aynı medyatik provokasyon, yine aynı erkek toplum halleri… Olay bitmeden gelmeyen Türk Polisi vaziyetleri ve ünlülerin demeçleri…

Üç yıl önce bir yazımda, sosyal ve kültürel altyapıya bakılmaksızın her kasabaya yüksekokul açmanın mahzurlarını dile getirmeye çalışmıştım.

Siyasiler, seçim zamanı bağırıyordu: “Üniversite getireceez!..” Ne üniversitesi? “İki Yıllık Üniversiteee!..” Millet seviniyordu!.. Kimse “niye 4 yıl değil” diye sormuyordu? Çünkü vatandaşın ilgi alanı eğitim değildi. Memlekete yatırım, medeniyet gelecekti!..

AKP’li müteahhitler yurt yapacak, büfeciler, kantin açacak, ev kiraları artacaktı! Kafeler, pastaneler açılacak, muhtarın yakınları, üniversiteye işe alınacaktı! Kırtasiyeciler, kontör, kalem, silgi, defter satacak, bakkallar ekmeğe helva katacak, dükkanı büyütüp market yapacaktı!

Kızlar erkekler kıpır kıpır gelip gidecekti. Ortalık şenlenecek, esnaf sevinecekti.
Minibüsçüler birbirlerinin topuğuna sıkarak, kooperatifler kuracak, hatlar alacaklardı.

Hat sahipleri, çocukları istifleyip köşe olduktan sonra direksiyona yeğenler geçecek; bir süre sonra da dikiz aynasından “para istemez” işaretiyle başlayan masum arkadaşlıklar yaşanacaktı!..

Bazen de, önce melankoliye sonra da alkolün etkisiyle zorbalığa dönüşen tek taraflı hevesler…

Babasının dişinden tırnağından artırarak okuttuğu, anasının sevmeye doyamadığı özge canlar hükümetin onlara armağan ettiği bir tür “ganimet”ti nasıl olsa!..

Bu atmosferde öğrenci adeta “ganimet ve sebil”dir. Çünkü dışarıdakiler, başından beri üniversiteyi, oylarına mahsuben yaratılmış farklı bir âlem; kız öğrencileri de “araklanmaya matuf” turistler gibi görmektedirler.

Konu, derin analize muhtaç, pek çok bilinmeyen, gizli kalan benzer hadiselere de gebedir.

Milliyetçilik nasıl eğitimsiz, teşkilatsız ve denetimsiz ellerde kaba bir ırkçılığa dönüşebilirse, erkeklik de cahil zümrelerin elinde tehlikeli bir silah olabilmektedir.

Bazen bıçak olup kesmekte, bazen levye olup kırmakta, bazen de çakmak olup işte böyle canları yakmaktadır!.. Benzer olaylar yaşamak istemiyorsak katillere söve söve boşalmak değil, gerçeği aramak ve bulmak zorundayız.

Kendi karısına “haseki sultan” el âlemin kızına, cariye gözüyle bakan bir idare, milletin namusunu koruyamaz. Bunu yine biz yapacağız. Milli sancısı olmayanlar, milletinin namus güvencesi olamaz.

Meseleye kendi açımızdan bakarsak; Ülkücü teşkilatlar nasıl medrese disipliniyle Milliyetçiliği, salih çizgide tutuyorsa, gençlerimizin ahlakını da o şekilde tanzim ediyor, üstün kılıyor.

Bu yüzden, hayatında bir kez bile Ocak yüzü görmemiş alkolik bir cahilin ortak olduğu bu vahşetin bize bulaşma ihtimali yoktur. Çünkü biz, zaman zaman kavga ettiği etnik kooperatif zorbalarına şekil yapmak için sembollerimizi çalanlardan değil, ocaklarımızda kendi yetiştirdiklerimizden sorumluyuz.

Hem de devletin ve sıradan bir babanın sorumluluğunu aşan bir ciddiyetle…

Buna rağmen, eğer düşmanlar toplanıp da bugünlerde bir “zihin kontrol operasyonu”yla bize saldırmak isteselerdi; ancak bu kadar yapabilirlerdi.

Binlerce fikri sapık, iki gündür sosyal medyada bize saldırıyor. Saldırı, takım fanatizmi ölçüsünde, adalet ve seviye oldukça aşağıda… Ama yine de sus pus oturulmuyor; yazıyor, çiziyoruz.

Tam o gece yarısı, İstanbul il yöneticimiz, Mehmet Aslan, Star TV’nin kapısından içeri dalıyor ve Okan Bayülgen’in konuğu oluyor. Mehmet başkan mikrofonu eline alınca rahatlıyoruz…”

 

SÜKRÜ ALNIAÇIK

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.