Asikurtlar©

Bize de Gelir Giderler Ağlamayız!

Bize de Gelir Giderler Ağlamayız!
03 Eylül 2015 - 14:02 'de eklendi ve 4257 kez görüntülendi.

Son aldığımız haberlere göre Ortadoğu gazetesi, Cumhurbaşkanının açtığı hakaret davaları konusunda diğer gazeteleri geçerek 1. Sıraya yerleşmiş bulunuyor. Gazetemizin kıdemli köşe yazarlarından Yıldıray Çiçek’in 27. Hakaret davası tebligatı, geçtiğimiz günlerde kendisine ulaştı.

Benim de Cumhurbaşkanı tarafından açılmış benzer bir davam var. Orhan Karataş’ın da var. Kadir’in de var, İsmail, Burak, Talha, Fatih, Alperen… Hepsi sıradalar… Ama bizi ağlatamayacaklarını, susturamayacaklarını iyi bilirler.

Çünkü biz müesses nizamdan beslenen adamlar değiliz.Gazeteyi kapatsalarhep birlikte geceden yazıya çıkıp Çankaya’dan Beştepe’ye kadar bütün duvarları yazıyla donatacağımızı iyi bilirler!..
Holding medyası değiliz biz, gönül eriyiz. Ağlamaya ve sızlanmaya değil her sahadamücadeleye odaklanmış Ülkücüleriz. Her devirde mütegallibeyikorkutan tarafımız da budur bizim…

Türk fikir hayatında iki tip insan var. Bunlardan birincisi cebi, cüzdanı, hayatı ve şahsi hedefleri müesses nizama tabi, birey kimlikli entelektüeller… Hayatında kavga görmemiş, karakola düşmemiş, Anadolu tabiriyle anasının koyduğu adla duran düzen adamları… Bunların mücadele kapasiteleri bellidir.
Patronlarının iş hayatı ölçüsünde risk alabilirler. En kralı, kovulana kadar yazar, çizer, okunur.

Bir de bizim gibi serdengeçtiler var. Yer yarılıp da içine düşsek; aşağıdan tünel kazıp öbür taraftan çıkmaya çalışan adamlarız. Diktatörler üzerimize geldi diye ağlamayız, işkenceden yılmayız. Allah’tan başka merci, teşkilat disiplininden başka kural tanımayız. Çünkü biz memurin değil, dava adamlarıyız.

Bunları, dünden beri Koza medya grubuna yapılan baskınla birlikte düşünmeye başladık. Kanaltürk ve Bugün TV gibi 17-25 taarruzuna kadar Erdoğan’ı destekleyen, onun dizginlenmesi güç bir despot haline gelmesinde büyük katkısı olan cemaat medyası,şimdiciddi bir “karşı taarruz” altında…

Bugün haklı olarak seslerini yükseltiyor, destek arıyor, kendilerini destekleyenleri arayıp buluyor ve onlara teşekkür ediyorlar.

Dün gece de profesyonel muhalif Ahmet Altan’ı çıkarıp TT yaptılar! Altan fırsat bu fırsat, Erdoğan’ın en büyük siyasi kâbusu olduğunu bildiği halde MHP’ye çatmadan edemedi. Çünkü onun asıl derdi, 50 yıllık Marksist mücadelenin müşterek meyvesi olan “HDP’ninmeşruiyeti”ydi.

Düşene tekme vurmayız; “geçmiş olsun” deriz, muhalif medyaya yapılan saldırıyı kınarız!..
Ama varsın bize teşekkür etmesinler!..Goygoyculuk da yapmayız.
Hakkı konuşurken ve kesintisiz bir adalet duygusuyla hareket ederken bugüne kadar kimsenin teşekkürüne aldanmadık. Kulitiraz etse de sadeceAllah’ın rızasınatalip olmaktan hiçuzaklaşmadık.
Açık konuşacağım:
Fethullah Gülen Cemaati, 17 Aralık’tan itibaren dünyada kimsenin cesaret edemeyeceği bir mücadeleye girişti.Bu, teorik olarak bir ahlakiarayış, bir “temiz eller operasyonu”ydu.

Bazı şeyler eksik yapıldığı için bu mücadele, çok bağıranın haklı addedildiği bir propaganda savaşına dönüştü. HalbukiCemaat eğer tamamen masum ise derin bir özeleştiri yapması ve şunlarıkonuşması gerekirdi:

“Biz evet asker vesayetinin kalkmasının hem Allah hem de kul indinde gerekli olduğuna inanmıştık; ama suçlu suçsuz demeden insanları hapse attık, zulmettik;özür diliyoruz!..

Biz evet, bağımsız Ülkücüler adı altında MHP’ye belden aşağı vurduk; ama bunun memleket için hayırlı olacağına inanmıştık; özür diliyoruz!..

Biz evet, üç dönem boyunca AKP’ye seçim kazandırmak için elimizden geleni yaptık; kirli yöntemler kullandık; ama bunları İslam davasıve sivil demokrasi için yaptık. CHP veya MHP’yle deolabilirmiş özür diliyoruz!..

Biz evet, yargıda, emniyette, üniversitede, sermayede, basındaegemen olmak istedik. Ama bunu ülke daha dindar olsun diye yaptık. Yabancı mahfillerden emir almadık. Kadro ve terfilerde mağdur ettiklerimiz oldu onlardan özür diliyoruz!..

Biz evet, laik düzene karşı İslamcı entelektüel, çelik çekirdeğe karşı Ermeni liberal, TSK’ya karşı Marksist tetikçi kullandık. Hiç alakası olmadığı halde”hayır sulhtadır” dedik.Stratejik gerçeklere aykırı davranmış;Türk Milliyetçilerine haksızlık etmişiz; özür diliyoruz!..”

Şimdi bütün bunlar yapılmadığı ve 11 yılda Cumhuriyetin köklerine yapılan sonu belirsiz hücumlara ciddi bir özeleştiri getirilmediği halde cemaatin başına bir şey geldiğinde herkesin oraya toplanmasına ve “vah vah” demesine ben pek sıcak bakmıyorum!..

“Al birini vur ötekine” demek istemiyorum. “Kendi düşen ağlamaz” da demiyorum. Ama bize ölüm geldiğinde bir tas suyu esirgeyene, bu özeleştiriyi yapmadığı sürece, elimde şerbet tepsisiyle dekoşamıyorum!

ŞÜKRÜ ALNIAÇIK

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER