Asikurtlar©

Biz mi FETÖ’yle mücadele ediyoruz FETÖ mü bizle mücadele ediyor

Biz mi FETÖ’yle mücadele ediyoruz FETÖ mü bizle mücadele ediyor
03 Kasım 2016 - 14:19 'de eklendi ve 4086 kez görüntülendi.

Kamuoyuna açık bilgilerimizi tazeleyelim, sayın İçişleri bakanı Süleyman Soylu’nun Fetö’yle gözü kara, fedakar ve çok iyi niyetli bir mücadele vermesini takdir ediyoruz, ancak, halen emniyetin istihbarat ve koruma ve gibi bir çok şubesinde Fetöcü yapılanma yüzde altmış düzeyinde, bakan bey, bilgi isterse, özel olarak kendisini bilgilendirecek bürokratları, çok yakınında, anında bilgilenebilir.

İki, Sağlık bakanı Recep Akdağ çok tehlikeli açıklamalar yapıyor, başka cemaatleri Fetöcü diye suçlamayalım diyor, sayın bakan bey, Fetö ordu, emniyet, hukuk gibi her kuruma sızdığı şekilde cemaatlere de sızdı, ençok sızdığı cemaat ise Menzil cemaati. Şu anda kendinizce ‘menzilci’ diye aklamaya çalıştığınız yapının isimleri ‘cemaat’in kriptoları, bilgilenmek istiyorsanız, sizi de bilgilendirecek bürokratlar pek yakınınızda.

BUNLAR BİLDİĞİMİZ FETÖ NUMARALARI

Üç, Odatv’den Barış Pehlivan müthiş güzel bir haber yapıyor, haberin kaynakları açık kaynaklar, ve hakkında ‘soruşturma’ açılıyor, bunlar bildiğimiz Fetö numaralarıdır. Fetö iş başında ve Fetöcülerin başarısız darbe girişiminden sonraki görevi ‘bulandırmaktır’.

Dört, Yeniçağ Gazetesi yazarlarına anlamsız bir operasyon yapıldı ve mesela gazeteci Yavuz Selim Demirdağ’ın bilgisayarına el koyuldu, bu bilgisayara el konulması, manidardır, Fetö kuşkusu açıktır.

Beş, yine Fetö’yle mücadelede Türk basınının kahramanı Müyesser Yıldız’ın e-mail ve twitter ve facebook hesapları dün itibariyle hacklenmiş özel dosyaları ve bilgilerinin kimler tarafından ele geçirildiği sorusu çok açık Fetö numaralarıdır.

Altı, Bylock’un bulandırılması, listede acaba AKP’den kimse var mı korkusuyla meclisteki araştırma komisyonunun gerekirse bir soruşturma komisyonuna dönüştürülüp verilmesi gerekirken, siyasi kıvırmalarla kaçınılması.

Yedi, Necdet Özel’in komisyondan kaçması ve kendini bir gazeteci vasıtasıyla aklamaya çalışması.

Sekiz, Silivri’de haberleşmede kullandıkları küçük kağıt pusulalar.

Dokuz, tüm devlet dairelerinde mağduriyetlerin daha da vahimleşmesi için bir gizli el mağduriyetlerin üstüne gidilmesi ve temizlenmesinin önünü kesiyor, mağduriyetlerin tüm dünyayı ayağa kaldıracak bir insanlık suçu şeklinde büyütülmesi gayreti çok açıktır.

On, yurtdışındaki Fetöcüler bulundukları ülkelerde kurumsal faaliyetleri ve manipülasyonlarıyla hergün iş başındalar.

Onbir, işten çıkartılmalarda ham işlenmemiş istihbarat bilgileriyle temizlik yapılması onbinlerce dürüst insanın canını yaktığı bir gerçektir, bu ham istihbarat bilgilerinin şikayetler dikkate alınarak acilen hukuki delillere kavuşturulması en acil ‘devlet ve hukuk’ meselesidir ve her bürokrat bu konuda eli ayağı bağlanmış gibi çaresizliğini dile getirmekten başka bir iş yapmıyor.

Oniki, devletin kurumsal ve hukuksal işleyişi için en acil bu konular ortadayken ‘başkanlık’ tartışmasıyla tüm bunların kamuoyunun gözünden kaçırılması ve unutturulması, tam anlamıyla ihanete varan sorumsuzluktur.

SİNSİ SİNSİ DAHA ÇOK YOL ALIYOR

Hepsini toplayalım.

Biz mi Fetö’yle mücadelede yol alıyoruz yoksa Fetö mü bizimle mücadelede hergün sinsi sinsi daha çok yol alıyor.

Ve siyaseti ve kurumlarımızı ‘bulandırmayı’ ve işin içinden çıkılmayacak şekilde karmaşıklaşmasını başarıyor!

Fetö’nün darbeden sonraki ikinci hamlesi çok açıktır: bulandırmak ve karmaşıklaştırmak ve enkazı kaldırılamaz hale getirmektir.

Bir daha soralım, kim başarılı?

Fetö’yle mücadele partilerüstü bir devlet meselesidir.

Ülkemizin istikbal ve bekası olan bu büyük devlet meselesinde kim partisini kendi adamlarını koruyor ya da bu yönde o cemaat iyidir bu kötüdür gibi açıklamalar yapıyorsa, görevleri makamları ne olursa olsun, hepsi bir şekilde hainlerin ekmeğine yağ sürmektedir.

Yani, açık gerçeği sonucu görelim: biz hainleri değil, hainler bizi kovalıyor.

Yukarıda sıraladığımız, bu herkesin gördüğü açık gerçekleri, şayet bir ‘devlet’ varsa, çok geç kalınmadan görülmesi.

Partici değil ‘devlet’ ve ‘hukuk’la üstüne gidilmesi, temennisiyle, saygılarımla.

Nihat Genç

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER