SON DAKİKA

Bitmişliğin tezahürleri

Bu haber 20 Mart 2014 - 10:26 'de eklendi ve 23 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

Ne kadar uğraşsalar da gizleyemiyor, ustaca hazırlanmış tiyatro oyunlarından, toplum mühendisliklerinden, algı operasyonlarından, medya dümenlerinden bekledikleri sonucu bir türlü alamıyorlar. Türk milletinin ezici çoğunluğu artık gerçekleri görmüştür ve saflar netleşmiştir. Akıl sağlığı yerinde olan herkes, ne olup bittiğini, Türkiye’nin nereye sürüklendiğini, AKP’nin neye ve kime hizmet ettiğini, nasıl büyük bir yalan, talan ve ihanet düzeni kurulduğunu artık biliyor.

MONTAJ İDDİALARI HAVADA KALDI

AKP yorgundur, bitkindir, tükenmiş durumdadır. Her şeyi bir kenara bırakmış kendi derdine düşmüştür. Ayakta kalabilmek için, iktidarını sürdürebilmek için her değeri ayaklar altına alarak çırpınmaktadır. MHP Genel Başkanı sayın Devlet Bahçeli’nin “sen bittin” tespitinin ne kadar haklı ve doğru olduğu istisnasız her alanda ortaya çıkıyor. Bitmişliğin acı ve ağır tezahürleriyle karşılaşıyoruz. Bu tükenmişlikle iktidarda kalmak ülkeyi de tüketiyor. Her alanda bunun izlerini görebiliyoruz. Yolsuzluk ve hırsızlıklar ayyuka çıkmış, ortaya çıkan belgelerle ilgili “montaj” iddiaları havada kalmış, millet bu durumdan büyük rahatsızlık duyduğunu her fırsatta göstermiştir. AKP bu durumu bile bir fırsata dönüştürmenin peşindedir. Milleti daha da ayrıştırarak, çatıştırarak ve çok tehlikeli oyunlar oynayarak kendi tabanını angaje tutmaya çabalamaktadır. Bu ağır tablonun sonucu olarak ülke tarihte hiç olmadığı kadar hırpalanmış, yalnızlaşmış, itibarsızlaşmış ve ümitsizliğe düşmüştür.

ÇÖZÜM İŞLERİNİ KOLAYLAŞTIRDI

Adına “açılım” denilen yıkım projesinin uygulanmaya başlamasından sonra bir tek şey gösterin ki, birlik ve bütünlüğe katkı yapmış olsun. Kimse gösteremez. Atılan her adım, yapılan her düzenleme ayrışmayı, kutuplaşmayı ve bölünmeyi biraz daha ileri götürmüştür. PKK ve uzantılarından şu ana kadar bu ülkenin bölünmez bütünlüğünden, tek devlet, tek millet, tek vatan, tek bayrak, tek dil ilkesinden bahseden veya buna onay veren görülmüş, duyulmuş mudur? Tam tersine, çözüm sürecinin işlerini çok kolaylaştırdığını, mesafe aldıklarını ve artık federasyon ve özerk yapının kendilerine yetmeyeceğini söylüyorlar. İmralı canisinin serbest bırakılmasını ve ayrı bir devlet olmak dahil her şeyin konuşulmasını istiyorlar. Bundan geri dönüş olmayacağı tehditleri savuruyor, tekrar silah kullanabileceklerini kahpece ilan ediyorlar. AKP’den bütün bu olup bitenlerle ilgili tek bir itiraz gelmiyor. Bu söylem ve eylemlerin tamamen AKP ile birlikte yürütüldüğü, birbirlerini tamamlayarak gittikleri anlaşılıyor. AİHM’nin verdiği son kararla, Türkiye’deki yargı sürecinin nasıl örtüştüğünü ibretle ve endişeyle izliyoruz.

KIRIM’IN GÖZYAŞLARI

İçeridekiler böyle de, dışarıdakiler çok mu farklı. Türkiye gittikçe içine kapanıp, yolsuzluk ve hırsızlıklarla vakit kaybederken, Ermeni harekete geçmiştir. Rum payına düşeni almanın peşindedir ve bütün adanın elden çıkması an meselesidir. Barzani ihanetini rüyasında bile göremeyeceği kadar ilerletmiştir. Esad, bırakın iktidarını kaybetmeyi Türkiye için büyük tehdit haline gelmiştir. Kırım inim inim inlemektedir. Suriye’de Mısır’da BOP yolunda kahramanlığa soyunan başbakan, Kırım’da yaşanan vahametler konusunda tek bir cümle bile edememiştir. Türkiye’yi hem güvenlik, hem yakınlık, hem soydaşlık açılarından herkesten çok daha fazla ilgilendirdiği halde, Kırım için en küçük bir ağırlık konulamamış ve Rusya’nın kucağına bırakılmıştır. Dışişleri Bakanından gelen birkaç cılız açıklama suya yazı yazmanın ötesine geçememiş ve daha önceki bütün Türk varlıkları gibi, Kırım Türkleri de kaderlerine terk edilmiştir. Şu vahamete bakınız ki, bütün dünyada AKP’nin Barzani’den başka tutunacak dalı, İmralı’daki caniden başka dostu kalmamıştır.

ÜLKE ELDEN GİDİYOR

Ülke iyi gitmiyor. Hırsızlıklar ve yolsuzluklar toplumsal çürümeyi ve ayrışmayı daha hızlandırmıştır. Bu durum bölücü ve hainlerin işini kolaylaştırmıştır. Bölünmeye AKP’nin bilgisi, onayı ve yardımıyla bir uluslar arası boyut kazandıracakları anlaşılıyor. Ergenekon kumpaslarının bunun için kurulduğu ve buradan bir yol açıldığı şimdi daha da netleşmiştir. Bu tablonun tersine çevrilmesinin tek yolu AKP düzenine bir son vermektir. Aksi olursa ihanet daha artacak ve beklentileri yükselecektir. İmralı’daki bebek katilinin serbest bırakılması da dahil, AKP ile masa başında vardıkları anlaşmalar teker teker hayata geçirilecek ve ülke bir meçhule sürüklenecektir. Bunu zaten ilan etmişlerdir. Keşke her şey hırsızlık ve yolsuzluklarla sınırlı kalsaydı. Bu millet bunların altından kalkar. Dürüst, namuslu, milli bir iktidar gelir hepsinin hesabını sorar. Ancak ülke elden giderse, ne hırsızlığın bir önemi kalır, ne de bu duruma bilerek ve veya bilmeyerek destek verenlerin son pişmanlığı bir fayda eder. Onun içindir ki, 30 Mart hayati önemde bir seçimdir. AKP’nin varlığı ile ülkenin varlığı arasında bir ters orantı oluşmuştur. AKP’nin varlığını sürdürmesi demek, ülkenin varlığının sona yaklaşması demektir. AKP’ye son verilmesi demek, ülkenin yeniden düze çıkması ve bu yalan, talan ve ihanet düzenine bir son verilmesi demektir.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.