SON DAKİKA

Trump Ve Almanya

Gündem Yazıları

BEDAVA ÜLKÜCÜLÜK

Gündem Yazıları

KADER MAHKÛMLARINA AF

KÖŞE YAZILARI

Birleşmek bütünleşmek zorundayız

Bu haber 28 Mart 2017 - 12:16 'de eklendi ve 35 kez görüntülendi.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin teröristleri saklandıkları inlerden temizlemek için yaptığı operasyonlar gazetelerde manşet oluyor. Kahraman güvenlik güçlerimiz büyük bir fedakarlıkla eli silahlı katillere şehirleri dar ettikleri gibi, dağları ve saklandıkları delikleri de yaşanmaz hale getiriyor. Bunun sonucu olarak terör olayları son aylarda çok önemli geriledi. Gelen şehit sayısı oldukça azaldı. Temennimiz ve beklentimiz terörün kökünün tamamen kazınması ve bu yapılırken hiçbir kahramanımızın burnunun dahi kanamamasıdır.

BÜYÜK YANLIŞLAR YAPILDI

Hükümet yıllarca “çözüm” diyerek, gafletin, delaletin ve hatta ihanetin zirvelerinde dolaştı.Bebek katili muhatap alındı, dağdaki katiller şehirlere indirildi, bu hainlerin siyasi uzantılarıyla pazarlıklar yapıldı ve anlaşmalar imzalandı. Bütün bunları bu millete “barış geliyor” diye yutturmaya çalıştılar. Bırakın barışı, Türkiye hızla felakete sürüklendi. Dibi görünmeyen bir uçurumun kenarına getirildi. Çözüm olmadı, ama devletin varlığında ve ülkenin bölünmez bütünlüğünde çok hazin çözülmeler yaşandı. Şehirler teröristlerin insafına terk edildi. O hainler şehirlerin etrafına hendekler kazıp devlete kafa tuttular. Sözüm ona vergi topladılar, mahkeme kurdular, yol kontrolleri, hatta trafik denetimleri yaptılar. Siyasi uzantıları ülkenin başkentinde, meclis kürsülerinde rest çekip meydan okudular. Bölgedeki vatandaşlarımız terör örgütünün insaf ve inisiyatifine terk edilmiş olmanın çaresizliğini yaşadı.

YILMADIK VAZGEÇMEDİK

İçimiz kan ağlayarak, bu duruma itiraz ettik. Hükümeti uyarmaya çalıştık. Dünyada vererek, teslim olarak, geri çekilerek terörle mücadele etmiş hiçbir örnek bulunmadığını, bu gidişin kan ve gözyaşından başka bir şey getirmeyeceğini söyledik. Terörle kararlı ve devamlı biçimde mücadele edilmesi gerektiğini, elinde silah bulunan katillerle uzlaşmanın mümkün olmadığını, her verilenin yeni talepler doğuracağını anlatmaya uğraştık. Hükümeti bu çözülme sürecine bir an son vermeye çağırdık. Türkiye’nin terörle mücadelede çok deneyimli olduğunu ve bu birikimin doğru kullanılması halinde daha net ve kesin sonuç alınacağını defalarca yazdık. Yazdığımız yazılardan dolayı hakkımızda davalar açıldı. Ama yılmadık, vazgeçmedik, geri adım atmadık.

AĞIR BEDELLER ÖDEDİK

Hükümet vererek, teslim ederek bir yere varılamayacağını ve ülkenin bölünmeye sürüklendiğini çok geç fark etti. Ağır bedeller ödedik. Binin üzerinde şehit verdik. Biraz da teröristlerin tamamen zıvanadan çıkması ve kontrolün kaybedildiğinin anlaşılması üzerine, yıllar süren bu büyük ihanetten vazgeçildi. Tekrar başa dönüldü. Teröristle onun anladığı dilden mücadele edilmesi için düğmeye basıldı. Kahraman güvenlik güçlerimize imkan ve yetki verildi. Gerektiği yerde ve ihtiyaç duyulan süre kadar sokağa çıkma yasakları ilan edildi. Güvenlik güçlerimiz canlarını dişlerine takarak, hainleri şehirlerden temizlemek için olağanüstü bir gayret gösterdiler. Çok şükür kısa sürede sonuç alındı. Diğer taraftan siyasi uzantılarının yaptıkları yanlarında bırakılmadı. Dokunulmazlıkları kaldırıldı ve yargı önüne çıkarılmaları sağlandı. Terör ve teröre destek veren her kim olursa olsun buna göz yumulmayacağının gösterilmesi üzerine, ihanet güruhu kısa zamanda sindi. Bölgedeki vatandaşlarımız devletinin yanında yer aldı.

İNLERİNDEN ÇIKARILDILAR

Kış mevsimi olmasına rağmen eli silahlı katillere saklandıkları inlerde de rahat verilmedi. Saklandıkları her delikte bulundular. Türkiye Cumhuriyeti devletinin bunu yapacak gücünün ve imkanının olduğunu, kahraman güvenlik güçlerimizin yetki ve imkan verilmesi durumunda bu kalleş sürüsünü kısa zamanda yok edeceğini zaten biliyor ve söylüyorduk. Öyle de oldu. Dağlardaki inlerinde saklanmaya çalışan 46 teröristin 3 günde etkisiz hale getirildiği daha dünkü gazetelerde manşet oldu. Bu kararlılığın yaz aylarında da süreceğinden ve bu katil sürüsünün tamamen yok edileceğinden, şehirlerimize, dağlarımıza yeniden huzur geleceğinden artık hiçbir endişemiz yok. Yanlış yapılırken, teröristlerle mücadele yerine müzakere yürütülürken nasıl ki itiraz ettik, uyardık ve direndiysek, bugün doğru yapılanı da aynı şekilde onaylıyor, destekliyor ve alkışlıyoruz.

ETRAFIMIZI KUŞATTILAR

Terör ve terör örgütleri üzerinden bir sonuç alamayacaklarını görenler, şimdi başka yollardan saldırıyorlar. Etrafımızı kuşatıp, dışarıdaki terör örgütlerini üzerimize salıyorlar. Bunlarla da mücadele edecek gücümüz ve imkanımız var. Fırat Kalkanı Operasyonu bunun ispatıdır. IŞİD belası sınırlarımızdan uzaklaştırılırken, bu vahşi örgütle nasıl mücadele edileceği ve yok edileceği de bütün dünyaya göstermiştir. Aynı kararlılığı PKK’nın dışarıda uzantısı PYD içinde göstermek ve bu hainleri de sınırlarımızdan püskürtmek zorundayız.

HEPSİYLE BAŞA ÇIKARIZ

Çok zor ve çok büyük bir mücadele yürütüyoruz. ABD’sinden Rusyasına, AB ülkelerinden İsviçresine kadar alayı birden saldırıyor. Hepsiyle başa çıkarız. Yeter ki, birliğimiz, bütünlüğümüz tam olsun. Yeter ki, biz önce kendi içimizde huzuru sağlayalım ve kısır çekişmelere son verelim. AKP hükümeti terörle mücadelede yanlışlarını söyleyen, ikaz eden ve bu yanlışlardan dönülmesini sağlayan parti MHP olmuştur. MHP’nin gösterdiği yoldan yürünmesi ülkeye huzur ve güvenlik getirmiştir. Ancak, bu yetmez. İçimizdeki çekişmeleri de bitirmek ve bütünleşmek zorundayız. Bunun için de yine görev MHP’ye düşmüştür. Anayasa değişikliği bu ihtiyaca bağlı olarak gündeme gelmiştir. 16 Nisan’daki “evet” kararıyla birlikte çok daha güçlü, çok daha kararlı ve çok daha bütünleşmiş olacağız.İşte bu gerçek, bu milletle, bu devletle meselesi olanları çılgına çeviriyor. Engellemeye uğraşıyorlar, ama kendilerini ele veriyorlar. Türk milleti yaşanan rezillikleri ibretle takip ediyor. 16 Nisan’da kardeşliğin, huzurun ve büyük Türkiye’nin önünü sonuna kadar açacağından hiçbir şüphemiz bulunmuyor.

Orhan Karataş

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.