SON DAKİKA

CHP NE YAPMAK İSTİYOR?

Gündem Yazıları

BARAJ…

Gündem Yazıları

Biri koli bandıyla paketledi getirdi, diğeri hediye paketiyle ortak oldu

Bu haber 09 Mart 2013 - 9:55 'de eklendi ve 7 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

AKP’nin TBMM’ye sunduğu 4. yargı paketinin içeri tartışılıyor. Oysa her şey çok net, çok açık. Ne yapsalar gizleyemiyorlar. Topyekün suskunlukları hiçbir işe yaramıyor. Bir tarafları hep açıkta kalıyor. AKP’nin 4. yargı paketi olarak meslise sevk ettiği şey, İmralı canisinin BDP milletvekilleri üzerinden verdiği mesajının gereklerini yerine getirmekten başka bir şey değildir.

Yemin etmişlerdi

İmralı canisi ile görüşen BDP milletvekilleri döndükten sonra yaptıkları ilk açıklama, bebek katilinin yazıp ellerine verdiği bir kısa metni okumak olmuştu. Bebek katili o mesajda kahpe tuzaklarda ele geçirilen devlet görevlileri ile askere kurşun sıkarken yakalanan teröristleri ve onlara yardım ve yataklık yapanları bir tutmuş ve “iki tarafında ellerinde tutsaklar var. İki taraf da tutsakları bıraksın” deme cüreti göstermişti. AKP, Anayasa ve kanunlarımıza göre suç, ahlak ve vicdana göre ihanet olan bu değerlendirme karşısında derin bir sessizliğe gömüldü.

Sonrasında BDP millevekilleri ile yapılan görüşmenin tutanakları ortalığa saçıldı. O tutanaklarda bebek katilinin BDP milletvekillerine talimatlar vermekle kalmadığını, Türkiye’ye ve Türk milletine nasıl bir akıbet öngördüğünü ayrıntılı biçimde anlattığını ibretle okuduk. Daha ilk gün bu sözlerin kendi görüşleri mi, yoksa AKP ile yaptığı pazarlıklarda vardığı uzlaşmanın sonuçları mı olduğunu sorduk. Muhalefet partilerinden gelen en küçük bir değerlendirmeye, katlayarak ve milattan önce yaşanmışları da ekleyerek anında cevap veren AKP sözcülerinin, bu vahim durum karşısında suskun kalması endişelerimizi daha da arttırdı. Bu da yetmedi, Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığını ve birliğini korumak üzere namusu ve şerefi üzerine yemin etmiş milletvekilleri, yine AKP’nin onayı ve desteği ile Erbil’e gidip, bu devletin varlığını ve birliğini yok etmek için eline silah alıp dağa çıkmış kanlı katillerle masaya oturdular. İmralı canisi ile Kandil katilleri arasında mekik dokudular.

Birbirlerini tamamlıyorlar

Bütün bu yaşananlar bir defa daha gösterdi ki, hiçbir şey tesadüf değil. Tamamı programlı, anlaşmalı ve belli bir hedefe yönelik. Nitekim, masanın diğer tarafında oturan AKP, bu ihanet güruhuna yol açmakla, yardım ve destek vermekle kalmamış, yaptığı pazarlıklarda varılan uzlaşmanın şartlarını yerine getirmek için de harekete geçmiştir. İmralı canisi ile yapılan görüşmenin tutanakları ile AKP’nin yaptıklarının örtüşmesi, bu işin sonunun nereye kadar gideceğini de ortaya çıkarmıştır. Hangi konularda uzlaşma sağladıklarını sadece tutanaklardan değil, AKP’nin icraatlarından da anlıyoruz. İmralı canisinin, “iki tarafında ellerinde tutsaklar var. İki taraf da tutsakları bıraksın” sözleri anında karşılık bulmuştur.

Eli kanlı Kandil katilleriyle masa kuran BDP milletvekilleri, PKK’nın elindeki devlet görevlilerini serbest bırakmaya hazırlandığını açıkladılar. Bebek katilinin tarif ettiği tarafların birisi talimata uymuş oldu. Bu gelişmenin üzerinden daha saatler geçmeden, AKP’de İmralı canisinin “tutsak” olarak nitelendirdiği, terör örgütüne yardım ve yataklık yapmak, bölücü ve yıkıcı faaliyetlerin içinde olmaktan tutuklu KCK’lıların, yani şehirdeki PKK’lıların serbest bırakılması için meclise kanun tasarısı sevk etti. Bebek katilinin tarifindeki ikinci taraf da böylece üzerine düşeni yapmış oldu. Nasıl da birbirlerini tamamlıyor, nasıl da güzel paslaşıyorlar.

Affın zemini hazır

Bebek katili boşuna, meclis kararı istemiyormuş. Bir defa anlaşıldı ki, o tutanaklardaki hiçbir kelime boşuna değil. Bebek katilinin başta kendisinin affı olmak üzere diğer ihanet beyanları da AKP ile varılan anlaşmaya bağlı olarak söylenmiş ve hayata geçirilmesi bekleniyor. İmralı canisi tehdit ve şantajlarla bundan geri adım atılması veya vazgeçilmesi ihtimalini de ortadan kaldırmaya çalışıyor. Nitekim, tutanakların ortalığa saçılmasından sonra bebek katilinin affı ciddi biçimde konuşulmaya başlamıştır. Başbakan Erdoğan’ın bu konuda söyledikleri dikkatlerden kaçmış olsa da çok çarpıcıdır. Sayın başbakan Balıkesir’de yaptığı konuşmada, adam öldürenlerin, katliam yapanların affının mümkün olmadığını, ancak devlete karşı işlenen suçların düşünülebileceğini söylemiştir. Şu tesadüfe bakın ki, bebek katilinin ağırlaştırılmış müebbet hapse dönüştürülen idam cezası almasının gerekçesini de devlete karşı işlenmiş suçlar oluşturuyor.

Ergenekon ve Balyoz davalarının da devlete karşı işlenmiş suçlardan açıldığını unutmamak gerekiyor. Hepsini bir pakete sokmanın zemini hazır. Bilmem başka şey söylemeye gerek var mı? Kısa süre önce İmralı canisi için idamı, Şırnak’da dağdan inen katillerle kucaklaşan milletvekilleri için dokunulmazlığın kaldırılmasını gündeme getirip, kendilerinden önceki hükümetleri suçlamanın gelip dayandığı yer burasıdır.

İki paket

AKP öncesindeki hükümetler, terörü sıfıra indirirken, İmralı canisi canını kurtarabilmek için Suriye’den başlayan bir kaçış başlatmış, Kenya’da yakalandıktan sonra koli bantlarıyla paketlenerek Türkiye’ye getirilmişti. AKP ise İmralı’yı PKK genel merkezine dönüştürerek ve 30 yıldır silahla elde edemediklerini masa başında teslim etmek için pazarlıklara başlayarak, bebek katiline hayal edemeyeceği bir hediye paketi sundu. Bu durum aklıma Figani’nin sözlerini getirdi.

Figani, Sadrazam İbrahim Paşa’nın Budin’den getirtip Sultanahmet’teki Sarayı’nın önüne diktirdiği üç heykel için “dünyaya iki İbrahim geldi. Biri putları yıktı, diğeri putları dikti” demişti. Bu sözü bugüne uygularsak şöyle demek gerekiyor: Türkiye Cumhuriyetine iki paket geldi. Birisi 40 bin kişinin katilinin koli bantlarıyla yapılmış paketi. İkinci de o katile her türlü imkanı sağlayan AKP’nin hediye paketi. Biri koli bandıyla paketledi getirdi, diğeri hediye paketiyle ortak oldu.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.