Asikurtlar©

Birbirine Bağlı Ana Sorun : Erdoğan , Pkk , Satılmiş Medya

Birbirine Bağlı Ana Sorun : Erdoğan , Pkk , Satılmiş Medya
14 Ağustos 2015 - 10:22 'de eklendi ve 4463 kez görüntülendi.

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin “Türkiye’nin şu anda belirgin üç ana sorunu bulunmaktadır. Bunlardan birincisi Recep Tayyip Erdoğan, diğeri hain terör örgütü PKK, bir diğeri de bir kısım yandaş ve satılmış medya ve kalem sahibidir. Bu üç ana sorun alanı sürekli birbirini beslemekte, teşvik etmektedir. Türkiye’nin düzlüğe çıkması, belini doğrultması, feraha ve istikrara kavuşması sorun sacayağından kurtulmasına bağlıdır.” sözleri günümüz Türkiye’sinde, şuan yaşanan problemlerin aktörlerini işaret etmektedir.

Recep Tayyip Erdoğan’ın AKP’si iktidara geldiği güne kadar Türkiye’de PKK’nın adı unutulmuş, PKK terörü sıfırlanmıştı. Bu sürecin sonunda PKK adını bile KADEK olarak değiştirmişti. AKP iktidara gelmez ilk hareketlenme terör örgütü PKK’da oldu. Uyuyan hücreleri uyandı. Kanlı filizler tekrar yeşermeye başladı. PKK yattığı yerden elinden tutularak ayağa kaldırılmıştır. Yavaş yavaş başlatılan bu süreç adeta zamanla AKP ve PKK’nın iç içe geçmesini sağlamıştır.

AKP-PKK arasında karşılıklı göz kırpmalar, sonradan deşifre olan gizli pazarlıklar, AKP’yi PKK’dan PKK’yı AKP’den ayıramayacağımız manzaralar yaratılmıştır. Recep Tayyip Erdoğan ve teröristbaşı Öcalan arasındaki trafik, PKK’nın muhatap alınması, PKK’nın neredeyse Türk devletiyle eşitlenme hali PKK’nın kazanç hanesine yazılmıştır.

PKK’nın bugün Türkiye’nin her yanında eylem alanı bulabilmesinin yegâne sebebi ve sorumlusu 13 yıllık AKP iktidarıdır. 13 yıllık bu iktidar sürecinde yaşanan her olayın muhatabı da elbette Recep Tayyip Erdoğan’dır.

AKP-PKK arasındaki ilişkileri olduğundan farklı göstererek ihanetleri gizleyen ya da ihanetleri açıktan destekleyen “satılmış medya” unsuru da 13 yıldır kendilerine verilen rolü oynamaktadır.

Recep Tayyip Erdoğan’ın Eşbaşkanlık görevini aldığı Büyük Ortadoğu Projesi’nde PKK’nın maşa olarak kullanılması gerekiyordu. Tekrar diriltilmesinin yegâne sebebi de bu olmuştur. Ortadoğu bölgesindeki tüm gelişmelere bakın PKK’nın nasıl bir maşa olarak kullanıldığını göreceksiniz.

Zaten Recep Tayyip Erdoğan’ın “Ben özellikle Diyarbakır’a çok farklı bakıyorum. Ben istiyorum ki, hani şu anda Amerika’nın da düşündüğü ‘Büyük Ortadoğu Projesi’ var ya ‘Genişletilmiş Ortadoğu’, yani bu proje içerisinde Diyarbakır bir yıldız olabilir, bir merkez olabilir. Bunu başarmamız lazım.” sözleri bugün gelinen noktanın habercisiydi.

Terör örgütü PKK, AKP iktidarında hem silah, hem de militan olarak güçlendirilmiştir. İmralı tutanaklarına yansıyan “AKP’yi iktidara getiren ve 10 yıldır iktidarda tutan güç biziz” şeklindeki teröristbaşı Öcalan’ın sözleri aslında bu iç içe geçmenin en büyük delili olmuştu.

PKK’ya yapılan açılımlar, PKK’ya hayat öpücüğü olmuştur. İşte ona hayat öpücüğü olan bu hal, asker, polis ve vatandaşlarımızın hayatını alan kanlı el olmuştur.

AKP iktidarında PKK korunup, kollanmış ve her manada önü açılmıştır. PKK karakol basıyordu, üstleniyordu ama AKP iktidarı “PKK değil, Ergenekon yaptı” diyerek PKK’yı aklamaya çalışıyordu.

7 Aralık 2009 günü Tokat’ın Reşadiye ilçesinde vuku bulan ve 7 askerimizin şehadeti, 3 askerimizin de gazi olmasıyla neticelenen olayı PKK üstlenmesine rağmen, AKP’nin Ergenekon diye hayali bir örgütü işaret etmesi bunun en büyük örneği idi.

Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, PKK’nın Reşadiye saldırısı için “Terör örgütü, saldırıyı bu ya da şu ayağıyla gerçekleştirmiştir. Ancak gerçek bu mudur?”  diyerek, AKP’li Hüseyin Çelik “Tokat bir zamanlar Ergenekon üssüydü…” diyerek toplumda şüpheler uyandırarak PKK’yı aklamaya çalışmışlardı. PKK’nın tartışılması demek, PKK’ya açılımlar yapan AKP’nin tartışılması demekti. Çünkü AKP için “Analar ağlamayacak, silahlar susacak” yalanına hazırlık yaptığı günlerdi, o günler!

Öyle günlerdi ki, Recep Tayyip Erdoğan PKK’yı düşman statüsünden çıkararak “Bizim terörle mücadelede ilk yenmemiz gereken düşman, öfkemiz olmalıdır. Terör örgütü askerime, polisime düşman gözüyle bakıyor ama biz bütün bu olanlara rağmen onlara ‘suçlu’ gözüyle bakıyoruz. İnsani yaklaşım ve demokrasi bunu gerektiriyor” cümlelerini kuruyor ve PKK terör örgütüne adeta sıradan bir suçlu muamelesi yaparak insan hakları ve demokrasi sosu döküyordu.

PKK’ya taviz verdikçe güçlendirdiler. Ve bugün PKK yine azdı ve kudurdu. AKP’den başka bu olayda muhatap bulmak mümkün müdür? AKP’nin aldığı nefese karışan Recep Tayyip Erdoğan ve “Ben ne dersem Tayyip onu yapıyor” diyen teröristbaşı Öcalan’ın varlığı ortadadır. Satılmış medya da gerçekleri yazmayarak Türk milletini aldatmakta ve kandırmaktadır.

İşte bu yüzden MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin “üç ana sorun alanı” tespiti çok doğrudur.

Recep Tayyip Erdoğan, PKK ve satılmış medya meselesi çözülünce Türkiye düzlüğe çıkacaktır.

Erken seçimden bahsedip duruyorlar, aslında ülkede erken bir Cumhurbaşkanı seçimi yapılsa yeri vardır. Türkiye’nin çok acil tarafsız, ölçülü, vatansever bir Cumhurbaşkanına ihtiyacı vardır.

YILDIRAY ÇİÇEK

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER