SON DAKİKA
istanbul bayan escort escort mersin

Bir kurtuluş savaşı daha yapıyoruz

Bu haber 14 Ekim 2017 - 11:12 'de eklendi ve 3.125 kez görüntülendi.

Bir kurtuluş savaşı daha yapıyoruz

Hükümetimizi yıllarca akıl almaz yanlışlar yaparken, ülkemizin bugün yaşadığı acı ve ağır sorunlarla karşı karşıya kalacağını biliyor ve söylüyorduk. “Bu milleti bir kurtuluş savaşı daha yapmak zorunda bırakmayın” diye yıllar öncesinden ve defalarca yazdığıma bütün okuyucularım şahittir. Ne yazık ki, bu noktaya gelinmiştir ve artık bir istiklal harbi vermek zorunda olduğumuzu ülkenin Cumhurbaşkanı söylüyor.

SEYİRCİ KALAMAYIZ

Türkiye’nin bugünkü halinden hiçbir vatan evladının memnun olması mümkün değildir. Bir yandan iç siyasi çekişmeler ve buna bağlı toplumsal huzursuzluk tırmanırken, diğer taraftan uluslararası alanda ki ilişkilerimiz kriz noktasını aşmış bir kaos noktasına ulaşmıştır. Bu duruma sorumluluk sahibi hiç kimse seyirci kalamaz. Çok acil olarak, ciddi, tutarlı, doğru ve kararlı tedbirler almak gerekiyor. Saklamaya, yanıltmaya, kafa karıştırmaya hiç gerek yok. Her şey, herkesin anlayacağı kadar nettir ve ateş bacayı sarmıştır. Özellikle dış politikada çok derin ve büyük meselelerimiz var. Bunlara ivedilikle çözüm bulmak ve bu girdaptan çıkmak zorundayız. Sayın Bahçeli’nin dediği gibi, “Oyalanmak, zamana oynamak, hamasete odaklanmak Türkiye’ye haksızlık, Türk milletine hakarettir.” Bugün yapılması gereken bütün ayrılıkları, farklılıkları, özel hesapları bir kenara bırakıp bu beka sorununun altından kalkmak ve ülkeyi bir an önce düze çıkarmaktır.

MHP FARKI

Türkiye’nin içinde bulunduğu bu zor ve ağır tabloyu ilk görüp harekete geçen parti, yine MHP olmuştur. 15 Temmuz gibi dünyada eşi benzeri olmayan bir ihanetin yaşanmasından sonra MHP, “önce ülkem” demiş ve siyaseten en avantajlı parti olmasına rağmen, bunu bir kenara itip hükümeti doğruları yapmaya teşvik etmiş, aldığı yerinde kararlara destek vermiş ve gerektiğinde yol göstermiştir. Kısa süre öncesine kadar MHP’nin bu onurlu duruşunu başka yerlere çekmeye çalışan zavallılar, bugün gelinen noktada susup kalmışlardır. ABD’nin açık ve aleni düşmanlığını ibretle izliyoruz. Güçlü, iddialı ve saygın bir devlet olarak hem bölgenin, hem ülkemizin selameti için aktif olmak zorundayız. Böyle bir süreçte hükümete yardımcı olmak, yol göstermek ve gerektiğinde uyarmak bütün siyasi partilerin görevidir. Anamuhalefet partisi CHP’nin Türkiye’nin en ivedi ve en yakıcı sorunu karşısında dahi, kadar net ve kesin bir irade ortaya koymaması ve hala siyasi hesaplar yapması asla kabul edilemez bir durumdur.

MİLLİĞE DÖNÜLMELİ

AKP’nin özellikle 15 Temmuz sonrasında bazı yanlışları terk etmiş olması ümit vericidir, ama yeterli değildir. Milliliğe yeniden ve acil olarak dönmek zorundayız. Özellikle sayın Cumhurbaşkanının bu konuda çok önemli adımlar attığını memnuniyetle görüyoruz, ancak bu lafta kalmamalı ve içi doldurulmalıdır. Kamu kurum ve kuruluş tabelalarındaki sökülen TC ibaresini yerine koymak, dağdan taştan kazınan, “Ne mutlu Türküm Diyene” sözünü bir kılavuz haline getirmek ve millete heyecan vermek şarttır. ABD’ye de, bütün Türk ve Türkiye düşmanlarına da verilecek en büyük cevap, bu milletin birliğini, bütünlüğünü ve milli değerlere olan bağlılığını, bayrağa ve vatana olan sadakatini göstermek olacaktır.

KARŞI HAMLE YAPMALIYIZ

Bölgedeki bütün gelişmelerin, oynanan bütün oyunların gelip dayandığı yer Türkiye’dir. Bu durumda bizim de karşı hamleler yapmamız en doğal hakkımızdır. Barzani’nin kalleşliği karşısında koyduğumuz tavır sadece lafta kalmamalı ve başka gelişmelerin gölgesine girmemelidir. Kaldı ki, Suriye’de yaşananlar ve ABD’nin düşmanca tavrı da tamamen Kuzey Irak’daki gelişmelerin yansımasıdır. Rusya ayrı ve önemli bir aktördür ve işbirliği yapmamız yerindedir. Ancak ABD gibi, onlara da fazla güvenemeyiz ve kendi işimizi kendimiz görmek zorundayız.

FETÖ UNUTULMAMALI

Sadece dışımızda değil, içeride de çok yakıcı meselelerle uğraşmak ve bunları aşmak zorundayız. FETÖ ihaneti ile ilgili gelişmeler ayrı bir sorundur. ABD’nin bu hainlerle işbirliği artık kesinleşmiştir ve durum daha dikkatli ve hızlı hareket etmemiz gereğini bir defa daha ortaya koymuştur. Bu hainlere karşı verilen mücadele ve yapılan yargılamalarda sonuç alma aşamasındayız ve bu kararlılıkla sürdürülmelidir. Her ne şekilde olursa olsun, 15 Temmuz’da darbeye kalkışan FETÖ’cü canilerin son ferdine kadar yedikleri aş, içtikleri su, emdikleri süt burunlarından mutlaka fitil fitil getirilmelidir. Bu bir mecburiyettir bu mücadele kapsamlı ve kararlı bir şekilde yapılmadığı takdirde, yeni 15 Temmuzların yaşanmasının kaçınılmaz olduğunu ABD bize bir defa daha gösterdi.

DEVLET AYAĞA KALDIRILMALI

Devleti tekrar ayağa kaldırmak, herkesi kucaklayan, topluma güven veren, huzuru sağlayan politikalar geliştirmek ve uygulamak ayrı bir mecburiyettir. Devlet onun bunun yuvalanacağı, sızıp gizli gündemini icra edeceği bir yer ve yapı değildir. Türkiye Cumhuriyeti devleti üzerinde hiç kimse spekülasyon yapamayacak, çetele tutamayacak, her şeyi kendinden veya partisinden ibaret göremeyecektir. Türkiye’nin varlığı, şu ya da bu partiye bağlı, ona veya buna bağımlı olmayıp 80 milyon millet evladının namus, onur, irade ve ülküleriyle pekişmiş, güvence ve garantiye alınmıştır.

ORHAN KARATAŞ

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.