Asikurtlar©

Bir Kez Olsun Çark Etmeyin, Sözünüzde Durun!

Bir Kez Olsun Çark Etmeyin, Sözünüzde Durun!
03 Ocak 2016 - 15:08 'de eklendi ve 4006 kez görüntülendi.

Bazı insanlar vardır ne dedikleri, ne zaman dedikleri, niçin dedikleri bir anlam ifade etmez. Herkes de bilir ki söyledikleri önemsizdir; çünkü sözlerinin arkasında durmazlar. O yüzden kimse onları takmaz. Bir de etkili ve yetkili insanlar vardır. Söyledikleri dikkate alınması gereken… Lakin bu insanlarda tavırlarıyla, söylediklerini gayet rahat inkar etmesiyle ya da söylediklerini çarpıtmasıyla meşhurdurlar. Yanlış yaparlar; ama adı kandırıldı, aldatıldı olur. Her değiştirdikleri şeyden haklı çıkmayı başarırlar.
Bir saniye sonrasına bile garanti veremeyeceğimiz yaşamda, hele Ortadoğu gibi bir bölgede ‘Bizden habersiz yaprak bile kımıldamaz’ deyip ilahlığa soyunmak ya bu terör örgütlerinden ‘Haberimiz var bizim iznimizle hareket ediyorlar’ demektir ya da ‘Biz kendimizi çok büyük görmüşüz; ama hiç de öyle değilmişiz.’ deyip söylediğimizin yanlışlığını kabul etmeliyiz. Oysa siz hem söylediğimiz doğru diyorsunuz, hem de tavrınızın yanlış olduğunu kabul etmiyorsunuz.

Bu durum olsa olsa kibrin doğurduğu hareket tarzıdır. ‘Yanlışımız bile kutsaldır’ demeye getiriyorlar. Son günlerde Rusya krizinden çıkamadıkları için işi 66’ya bağlar gibi, paralele bağlama telaşına düştüler. Çünkü ülkede olan biten hangi olumsuzluk varsa, hangi eylem varsa hepsi AKP hükümetine karşı yapıldığı iddia edilmektedir. Oysa güç kimin elindedir? Gazetecileri yazdıklarını beğenmedikleri için hesap soran kimdir? Vatandaşları takip ettiren, izlettiren, dinlettiren kimdir?

İşi paralele bağlayacaklar da nasıl yapalım diye düşündüler durdular, günler sonra her dediği gerçekleşen, AKP’nin Fuat Avni’si Cem Küçük’e bunu dillendirelim dediler. Ve de öyle yaptılar. Ancak unuttukları sayın Davutoğlu’nun bu konu hakkında önceden söylenmiş sözleri vardı. Hem de bir canlı yayında emri ben verdim diyen bir açıklama. İsterseniz hatırlayalım: “Tüm uyarılarımıza rağmen dikkate almayan uçak, hava kuvvetlerimiz tarafından düşürülmüştür. Yaptığımız toplantılarda ne yapacağımızın emri bizzat TSK’ya benim tarafımdan verilmiştir.”
Şimdi de yine bir canlı yayında: “Emri ben verdim sözlerim muhalif olanlar tarafından istismar edildi. 17 saniyede talimat verilmez, kurallar bellidir. Ben daha önceki toplantılarımızda bu yetkiyi genelkurmay başkanımıza verdim. O da bu yetkiyi hava kuvvetleri komutanı verebilir. İşler böyle yürür. 17 saniyede böyle bir talimat verilmez”
Olay dediğiniz gibi olsa bile burada size düşen sayın Davutoğlu, Kuvvet Komutanınıza, Genelkurmay başkanına ve Rus uçağını düşüren o pilota sahip çıkmak, dimdik bir şekilde arkalarında durmaktır. Böyle söylemekle olayın sorumluluğundan kurtulmak değil.
Bir kez olsun söylediklerinizin arkasında durun. Söylediklerinize inanalım ve güvenelim. Angajman kuralları süs olsun diye konmuyor ‘Rus uçağı olduğunu bilseydik, farklı davranırdık’ diyeceğiniz yerde angajman kuralları herkes için aynıdır ve hiç kimseye ayrıcalık olmaz, çekinilmeden uygulanır, demeniz gerekirdi.
Siz ki saraydan kız kaçırma yapar gibi, Karakozak’tan Süleyman Şah türbesinin kaçırılmasını, Türkiye sınırının dibine taşınmasının şükür namazını kılarak, karargahta komutanların başında pozlar vererek, havuz medyasının desteği, candaş medyanın yaptıklarıyla, Türk Milletine geri çekilmeyi başarı gibi göstermeyi becerdiniz. 57. Hükümetten istenen Süleyman Şah türbesi parlamenter sistemi savunan ve koalisyon hükümeti tarafından Türkiye’nin istediği yerde kaldı ve yapılan anlaşmalara göre dizayn edilerek Türkiye’nin istediği şekilde gerçekleşti. ‘Bizden habersiz yaprak kımıldamaz’ diyerek ‘ilahlığa’ soyundunuz ve dünya lideriyiz dediğiniz halde Süleyman Şah türbesine, Şahın kemiklerine bir gezi yaptırıp oradan oraya taşıdınız.
Zamanında sizin patronunuzun, liderinizin, genel başkanınızın söylediklerini unutmadık. Siz değil miydiniz hakkınızda terör örgütü PKK’yla görüşüyorlar dendiğinde, önce: “PKK ile görüşmedik. Görüştüğümüzü söyleyenler şerefsizdir.” (2010) dediniz. Sonra, “PKK ile biz görüşmedik, Devlet görüştü.” (2011) diyerek suçu Devlete attınız. Sanki Devletin başındaki iktidar siz değildiniz. Daha sonra “PKK ile görüşen arkadaşı ben gönderdim. Sıkıntısı olan varsa bana söylesin.” (2012) diyerek şerefsizliği başka bir boyuta taşımıştı.
Yıllarca göre geldiğiniz, kendinize örnek aldığınız kişinin de yaptıkları ortada, ee ne yaparsınız? Yapacağınız şu, hiç değilse bir kez olsun çark etmeyin, bir kere olsun söylediklerinizin arkasında durun. Durun ki biz de sizi sözünde duruyor diye alkışlayalım.
Sağlıcakla kalın!

Fikri Atılbaz

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER