Asikurtlar©

Bir Hilal Uğruna Destanlaşan Yiğitler…

Bir Hilal Uğruna Destanlaşan Yiğitler…
02 Şubat 2017 - 21:22 'de eklendi ve 4177 kez görüntülendi.

Gaziantep’te sağ görüşlülerin öldürülmesinin intikamını almak için, sigara alma bahanesiyle girdiği sol görüşlü bakkal sahibini 22 Mayıs 1979’da öldürme iddiasıyla idam cezasına çarptırılan Ahmet Kerse, 1980 yılı Şubat ayında Kilis’te yakalanarak gözaltına alındı. Çıkarıldığı 12 Eylül mahkemelerinde, bütün şahitlerin, aleyhine ifade vermeleri neticesi tutuklandığı bir yargılamadan sonra, 8 Temmuz 1981 tarihinde idam cezasına mahkum edildi.

31 Ocak 1983’te infaz edildi. Adana 1 Nolu Sıkıyönetim Mahkemesi’nin verdiği karar, askeri yargıtayca onaylanınca infaz; Gaziantep Cezaevi’nde gerçekleştirildi. İnfaz, onay kararının Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayınlandığı 28 Ocak gününden bir buçuk gün sonra gerçekleştirildi. 25 yaşında idam edilen Gaziantepli Ahmet Kerse, ODTÜ’nün Gaziantep Eğitim Enstitüsü 1. sınıf öğrencisiydi.

antep-glkgcg-sehit

Gaziantep Ülkü Ocakları İl başkanı Mehmet Fuat YOZBATIRAN gerçekleştirecekleri proğrama  tüm gönüldaşları davet etti ve proğramın içerigi hakkında bilgi verdi..
Hakka Yürüyüşünün 34’üncü Yıldönümünde Ahmet Kerse Ağabey’i kabri başında Anma Programı ve ‘Bir Hilal Uğruna Destanlaşan Yiğitler’ Adlı Tiyatro Gösterimizde Siz Kıymetli Gönüldaşlarımızı da Aramızda Görmekten Onur Duyarız…

Proğram;
4 Şubat 2017 Cumartesi günü saat 15.30 da kabri başında şehidimiz Cennet mekan Ahmet Kerse yi dualarla anılacak.
Aynı gün saat 18.00 da Şehitkamil Belediyesi arkasındaki konferans salonunda Bir Hilal Uğruna destanlaşan yiğitler isimli tiyatro programına tüm gönüldaşlarımız davetlidir.

ahmetkerse-ruhi-kilickiran-antep-kilis
.

Son mektubunda söylediği “İnsan Allah’a inanmadıkça, yüce ülküleri yakalamak için cehd ve gayret sarf etmedikçe o adama insan denmez.” Sözleri şüphesiz Kevser’in başında şahitliğini yapacaktı.

Yusufiye’de gönülleri fetheden Ahmet Kerse, kurban olarak seçilmişti. Adaletten nasibini almamış his yoksulları Ahmet’in fermanını yazdıklarını sanıyorlardı. O çağrısını çoktan almıştı. Bu çağrıyı mektubunda şöyle dillendiriyordu; “Sabırsızım, içimde sevinç coşkusu, kulaklarımda Kur’an kıratı… Ben uçmak istiyorum, uzaklara, pak mekânlara, gül ekenlere, çiçek dikenlere uçmak…

Bükülmeyeceğim, kırılmayacağım. Bu emanet olan “ben”i Yüce Yaradanıma helali ile teslim edeceğim.

Ölsem bile ölmeyeceğim. Varın siz anlayın!

Ben insanlara dayanmadım ki, yıkılayım, insancıklardan medet ummadım ki, zarara ziyana gireyim. Ezel ve ebed olan Yüce Mevla’ya gönül verdik.

Onun içindir ki, bu dava sönmez, bitmez, çapulcuların çökmesinden, kaçmasından etkilenmez…

İlay-ı Kelimetullah! diyen diller lal olmaz.
Allah diye inleyen güller solmaz.
Tekbir getiren, tesbih eden güller solmaz.
Susmayacak Hakk’ın dili!”
BEN KENDİMİ HESABA ÇEKTİM GERİSİ MÜHİM DEĞİL…”

Minnet sana şehidim. Rahmet sana…

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER