SON DAKİKA

Plastik Top Gibi

Gündem Yazıları

BİN ALİ GİDER, BİR “DEVLET” GELİR!

Bu haber 12 Ocak 2017 - 23:02 'de eklendi ve 18 kez görüntülendi.

Değiştim, değişerek geliştim sloganlarıyla Milli Görüş hareketi içerisinden sıyrılan bir grubun, Avrupa Birliği ve temel hak ve özgürlükler söylemleri ile siyasetin merkezine oturup farklı kesimlerin desteğini almayı başarıp 15 yıl önce iktidara sahip olması ve geçen süre içerisinde Büyük Türk Devletini ve Milleti, varlığı sorgulanır bir duruma düşürmesi ile noktalanma aşamasına gelen bir yakın siyasi tarihe tanık olduk.

Bir dizi AKP hükümetleri marifetiyle ülke, büyük bir eksen kayması yaşamış ve özellikle dış politikada gidilen istikamet tam tersine döndürülüp neredeyse tüm dünya ülkeleri ile bir savaşın eşiğine getirilmiştir.

Daha dün; 2010 referandumu, Cumhurbaşkanı seçim sistemi, Büyükşehir yasası gibi konularda yapılan oylamalarda ‘evet’ oyunun milli ve dini bir görev olduğunu haykıran AKP bu gün, söz konusu değişikliklerin tamamında revizyona gidilmesi gerektiğini dillendirmektedir.

Peki bu gün gelinen eşik, nasıl bir eşiktir?

Kendisini halkın seçmesi ile meclisin seçmesinin farklı sonuçlar doğuracağını iddia eden Cumhurbaşkanının, mevcut Anayasayı tanımadığını ilan ederek ülkeyi yeni bir kriz ve kaosun kenarına getirmesi ile başlayan süreç, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin devlet adamlığı niteliğini konuşturması ile birlikte idari anlamda bir sistem değişikliğini gündeme getirmiş ve günlerdir konuşulan Anayasada değişiklik öngören tasarı meclise getirilip görüşmelere ve oylamasına başlanmıştır. AKP’nin zikrettiğimiz geri dönüşlerinin bedelinin daha fazla halk tarafından ödenmesine razı olmayan MHP, tasarının halkın önüne getirilmesi yönünde tavır göstermiş ve haklılığı görüşmelerin başlamasının oylanmasında söz alan aşbakan tarafından dile getirilmiştir.

Renkli kişiliği ile tanıdığımız Binali Yıldırım, kendisinin de denizci olması hasebiyle iki kaptanın gemiyi batıracağı teorisini ortaya atmış ve gene kendi partilerince karaya oturtulan Türkiye gemisinin battığını ilan etmiştir. Aynı saatlerde doların önlenemeyen yükselişi zaten gerçekleri ortaya koymuştur. Başı, Pruvası, Kıçı, Pupası, Sancağı, İskelesi, Omurgası, Postası, Kemeresi ve güvertesi ile topyekün batmış olduğu gerçeği en üst ağızdan dile gelmiştir.

Espirilerle süsleyerek gizlemeye çalıştığı batış itirafı beraberinde milletin aklına türlü soru işaretleri kazımıştır. Böyle bir değişikliği yaparken fedakârlıkta bulunduğunu dillendirmesi de ayrıca düşündürücüdür.

Acaba Binali Yıldırım, kendisini atayan Cumhurbaşkanı ile derin görüş ayrılıkları mı yaşıyordu?

Hükümetin başı olarak yapmaya çalıştığı icraatlar Beştepe’ye mi takılıyordu?

Acaba paralel yapı sinyallerinin verildiği süreçte dönemin başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun getirildiği duruma mı düşme endişesi yaşıyordu?

Devlet Bahçeli, süreç ile ilgili açıklamalarında parti olarak milli meselelerde fedakarlık yapmanın gereğini anlatmışken, Binali Yıldırım’ın fedakarlığı kişisel alana indirgemesi belki de gizli mesajlar içeriyordu.

Genel anlamda inceden özürler içeren konuşması sırasında Erzincanı’n falanca ilçesinin filanca köyünden filanın oğlu, bu ülkede başbakan olabilmiş ise neden bir başkası Cumhurbaşkanı olmasın diye seslenirken de kendisine gene kendi partililerince yapılan düşük profil etiketine kırık gönlünden bir gönderme yapar gibiydi.

“Bir Ali değil Bin Ali gider” şeklindeki çıkışı ile aslında Başbakan millete mesaj vermişti. Milletin emaneti ehline verme noktasında gerekli sağduyuyu göstermesini ve ülkeyi bu hale getirmiş olan partisinin ve Cumhurbaşkanının önce affedilmesi sonra da azl edilmesi işaretini veriyordu adeta.

Samimi itiraflarda bulunan Başbakan merak buyurmasın. Bu millet bir daha kendi ayağına sıkmayacak ve yüzde yüz milli bir partinin bir o kadar kadar milli liderini “Devletin” başına getirecektir. Şayet tasarı meclisten geçer ve milletin önüne gelirse, millet en doğru kararı verecek ve ister Cumhurbaşkanı seçsin ister Başbakan seçsin, bir daha hamaset edebiyatına ve karanlık güç odaklarına ülkeyi kurban etmeyecektir.

Gene merak etmesinler, sorumluların affedilmesi konusu, bağımsız Türk Mahkemelerinin ve yüce Milletin vicdanı dengesinde çözümlenecektir. Devlet Bahçeli liderliğindeki Yeni Türkiye, normalleşme sürecini tamamlayıp kaldığı yerden büyümeye devam edecek ve bu karanlık günler, tarih derslerinde anlatılırken, sorumlular ile ilgili asıl değerlendirme yapılacaktır.

 

Abdullah ERGUN

Abdullah ERGUNabdullah@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.