SON DAKİKA

BAY ÇÖLAŞAN…

Gündem Yazıları

Önce Vatan

Gündem Yazıları

Bilgin Hoca , Sarışın Bilge!

Bu haber 23 Ocak 2014 - 9:47 'de eklendi ve 23 kez görüntülendi.

Birine göre adaletli olan şey, diğerine göre haksızlıktır; birine göre güzel olan, diğerine göre çirkindir; birine göre bilgelik olan, diğerine göre çılgınlıktır.

Ralph Waldo Emerson

Sosyolog/ Yazar Prof. Dr Vedat Bilgin ve ‘Sarışın Bilge’ lakaplı Alev Alatlı Pazartesi günü AKP’nin adeta resmi yayın organı olan Yeni Şafak gazetesinde AKP’ye verdikleri akıl almaz destekle sürmanşet olmuşlardı.

Vedat Hoca, 12 Eylül 2010 referandumu ile birlikte MHP’den fikren kopmuş ve ayrılmış birisidir. Vedat Hoca ile ‘ekmek yemişliğim, su içmişliğim’ vardır. Kendisi MHP’den kopmadan önce MHP Genel Merkezi’nde yan yana odalarda mesai yaptığım bir büyüğümdür. İnsani özelliklerini öne çıkaran, nazik birisidir. Ama şimdi geldiği nokta şok, ortaya koyduğu fikirleri ise dehşet etkisi yaratmakta; akılları ve mantıkları zorlamaktadır. AKP’yi, AKP’yi kuranların bile savunamayacağı çılgın fikir ve düşüncelerle savunmaktadır. Vedat Bilgin, AKP’yi ve Recep Tayyip Erdoğan’ı her savunmasından ve övmesinden sonra Recep Tayyip Erdoğan kesinlikle aynanın karşısına geçip ‘Bu ben miyim yahu?’ diye kimlik ve kişilik krizine giriyordur. Vedat Hoca’nın Yeni Şafak gazetesindeki sözlerini Alev Alatlı’nın sözlerinden sonra değerlendireceğiz.

TÜRKİYE’Yİ ALEV ALEV YAKANLARIN AYDINI: SARIŞIN BİLGE

‘Sarışın Bilge’ diye sıfat verilen Alev Alatlı’nın kendisini kitaplarından tanıyorduk. Son senelerde AKP’yi ve Recep Tayyip Erdoğan’ı öve öve bitirememesinden daha çok tanıyoruz. İnsan yaşlandıkça bilge olur, Alet Alatlı ise yaşlandıkça bilgelikten uzaklaşmaktadır. Birileri milliyetçi-muhafazakâr diye Alev Alatlı’yı cilalamaya çalışsa da, o her fırsatta milliyetçiliğine düşmanlık yapanları, muhafazakârlığın köküne dinamit koyanları övmekle meşguldür.

“AKP’nin bugün geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna “Çok başarılı buluyorum, çünkü evin içinden konuşuyor. Bir Semra Özal’ı düşünün, bir Emine Hanım’ı düşünün. Hangisi evden konuşuyor? Emine Hanım. Ben bu nedenle AKP’ye oy verdim, veririm de.” diyebilen birisidir.

“Bu iktidar aklını sağlayan nedir? Bu anlayışın evvelki iktidarlarda değil de bunda tebarüz etmesinin sebebi nedir?” sorusuna “Öyle görünüyor ki Tayyip Bey’in kumaşında liderlik var. Bu kumaş harekete geçiriyor. Biz bunu gördük. Bakın çok benzeri bir liderlik Mustafa Kemal’inkidir.” diyebilen birisidir.

“Ak Parti iktidarının Türkiye için öngördüğü rol, Türk milliyetçilerine ters düşen bir vizyon değildir.” diyebilen birisidir.

AKP’nin aciz ve basiretsiz dış politikası yüzünden Türkiye’nin çevresinde dost olduğu ve arasının iyi olduğu bir tane ülke kalmamışken “Ben Türkiye’nin dünyayı doğru okuduğu kanısındayım.” diyen de Alev Alatlı’dır.

Atatürk’ten sonra Türkiye’ye gelen en büyük devrimcinin Recep Tayyip Erdoğan olduğunu savunan da Alev Alatlı’dır.

“Erdoğan’ın başarısıyla, öldü sanılan toplumsal kodların diri olduğu ortaya çıktı.” diyen de Alev Alatlı’dır.

“Doğrusunu isterseniz, ben Tayyip Erdoğan’ı cumhurbaşkanı görmek isterim. Bunun için anayasa değişikliği gerekiyorsa, olsun derim.” diyen de Alev Alatlı’dır.

Evet bu sözler çeşitli tarihlerde bir Alzheimer hastası tarafından değil, kitaplarıyla popüler olan Alev Alatlı tarafından söylenmiştir. Bizim tanıdığımız, bildiğimiz ve yıllardır adım adım takip ettiğimiz Recep Tayyip Erdoğan ve AKP ile Alev Alatlı’nın bahsettiği bu Recep Tayyip Erdoğan ve AKP herhalde çok farklı kişiler ve siyasi kurumlardır.

Biz Türkiye’de yaşıyoruz da, Alev Alatlı hangi ülkede yaşıyor ki, bize bu masalları anlatabiliyor?

Yeni Şafak gazetesinde AKP/Cemaat kavgasında saf tutarak iktidarı koruyan Alev Alatlı, Star gazetesine de yaptığı açıklamalarla bizlere “Bu nasıl Sarışın Bilge?” sorusunu sordurmuştur.

AKP’ye oy veren, bundan sonra da vereceğini söyleyen, Recep Tayyip Erdoğan’ı ve AKP’yi övmekten bitap düşen Alev Alatlı, Star Gazetesi’ne yüzyılın esprisini patlatmış ve demiş ki : ‘Bu memleketi sokakta bulmadık. Peres’e ‘one munite!’ çeken Erdoğan, paralel yapılanmanın başındakine haydi haydi çekecektir’

Ey Alev Alatlı bu nasıl ‘Sarışın Bilge’liktir?

Siz Başbakan’a yalancı mı diyorsunuz? Yoksa onu yalancı çıkarmaya mı çalışıyorsunuz?

Recep Tayyip Erdoğan Davos’ta yaşanan olaydan bir saat sonra yaptığı basın toplantısında “Uluslararası panel kurallarına göre, objektif tutum sergilemesi beklenen yönetici de bu tür toplantı kriterlerinin dışına çıkarak benim de dahil olduğum konuşmacılara söz hakkı tanımadan paneli bitirmek istedi.

Müdahale ederek söz aldığımda da görüşlerimi ifade etmeme imkan tanımadı. Ve toplantı moderatörüne karşı bir tepki ortaya koydum. Bitmek üzere olan toplantıyı da terk ettim. Bunu özellikle sizlere açıklamak istedim, çünkü burada da hedef saptırılabilir. Herhangi bir şekilde ne İsrail halkını ne Cumhurbaşkanı Peres’i ne de Musevi halkını hedef aldım. Aksine, bugün öğleyin yapılan panelde de bu akşam yapılan panelde de antisemitizmin bir insanlık suçu olduğunu ifade eden bir başbakan, bir lider olduğumu tekrar hatırlattım.” dediği halde “Peres’e ‘one munite!’ çeken” diye aynı kişiden kahraman oluşturmaya çalışmanız ne derece akla ve mantığa yatkın?

Türkiye’de ‘Paralel Devlet’ masalına inanmak aynı zamanda 11 yıldır ülkeyi yöneten AKP’nin bir hiç olduğunu da kabullenmektir. Devlet içinde devlet oluştuysa, örgütler ve çeteler yeşerdiyse bunun tek sorumlusu Alev Alatlı’nın öve öve bitiremediği Recep Tayyip Erdoğan ve AKP iktidarıdır. Alev Alatlı saygınlığını korumak istiyorsa AKP ve Recep Tayyip Erdoğan hakkındaki sözlerini tekrar gözden geçirip, özrünü dileyerek artık sadece gerçekleri konuşan, yazan aydın olma yolunda yürümelidir.

AKP ve Recep Tayyip Erdoğan’ı överek Türkiye’ye yaptığı kötülüklere artık son vermelidir. Bu AKP süreci Türkiye’nin ‘Aydınlanma Çağı’ değil Sayın Alatlı… Bu Türkiye’de bir ‘Karartma Çağı” yaratma çabasıdır. Bunlara misyoner olmayın ki, tarih sizi kara sicil sahibi yapmasın… Sayın Alev Alatlı sık sık vurgusunu yaptığınız ‘paçozlaşma’ süreci AKP iktidarında yaşanıyor artık görün bunları… Kitaplarınızda bol bol yoksulluk edebiyatı yaparken, yoksulların hakkını yiyen yolsuzluk şebekelerine de keşke konuşabilseydiniz… Kitaplarına ‘Orada Kimse Var Mı?” ismini koyan Alev Alatlı neredesin, birazda hırsızlıklardan, rüşvetlerden, yolsuzluklardan bahset… Hey Alev Alatlı orada mısın?

TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNE VEDA EDEN (VEDA)T BİLGİN

“Dost kara günde belli olur” diye bir atasözü vardır. Vedat Hoca da son üç yıldır gerçekten kara günlerini yaşamaktadır. Bize de bu kara günlerinde onu uyararak yanında olmak düşüyor. Düzelirse dostumuzdur, düzelmezse zaten o bizi dost olarak görmüyordur.

Vedat Bilgin ,12 Eylül 2010 referandum sürecinde MHP’den kopup AKP/cemaat çizgisinde üretilen propagandalara esir oldu. Referandum sürecinde hangi propaganda yapıldıysa, referandum sonrası hangi adım atıldıysa bugün hepsinin AKP/Cemaat kavgası ile birlikte kâğıttan kule olup yıkıldığına ibretle şahit olduk. 12 Eylül 2010 referandumuna karşı MHP hangi duruşu sergilediyse bugün hepsinde haklı çıkmıştır. Vedat Bilgin’in savunduğu ve propagandalarına alet olduğu 12 Eylül 2010 tarihinde gerçekleşen referandum ile ilgili şu konuda “haklı çıktık” diyeceği hiçbir konu yoktur.

Vedat Bilgin, MHP çizgisinden koptuğu günden bu yana çıktığı tüm televizyon programlarında, yazdığı tüm köşe yazılarında AKP’nin politikalarını övmekte ve övgüler üretebilmek için AKP’ye hak etmediği payeleri vermektedir. Ortadoğu bölgesinde emperyalizme taşeronluk yapan ve başta Rusya, İran, Irak, Suriye, Mısır olmak üzere tüm ülkelerle düşman konumuna gelen, en iyi ve tek dostu Barzani ve PKK kalmış AKP’yi Ortadoğu bölgesinde ‘Lider ülke Türkiye” yarattığına dair bir hayalle pazarlamaya çalışmaktadır. Ortadoğu bölgesinde tek dostu PKK, Barzani, PYD Başkanı Salih Müslim, El Kaide kalmış bir AKP’den ‘süper güç’ yaratmaya çalışmak Vedat Bilgin’in bilgeliğine yakışan bir durum değildir.

Vedat Bilgin, bunları yaparken yine boş durmayıp, hayatındaki en büyük hatalardan birisini de yaparak BDP Grup Başkanı Pervin Buldan’ın “Akil İnsanlar ve meclisteki çözüm komisyonu Öcalan’ın talebiyle kuruldu. Heyet için de önerdiği isimlerin hepsi seçildi.” diye tarifini yaptığı ‘Akil Adamlar Heyetinde’ yer almıştır.

Güneydoğu Bölgesi’nde PKK’ya günümüzün moda deyimi ile ‘paralel devlet’ kurduran PKK’nın önünü açmak için yapılan PKK açılımında ‘Akil Adam’ olarak yer alması, Vedat Bilgin’in üzerine yapışan büyük bir leke olmuştur. AKP’nin ‘terör bitiyor’ masalının propagandasını ustaca yapan Vedat Bilgin maalesef bugün terör örgütünün kazanımlarını ve Türkiye’nin neler kaybettiğini görememektedir.

Yeni Şafak gazetesinin sürmanşetine yansıyan “Erdoğan milli olduğu için hedef oldu” sözü ve kendisiyle yapılan röportajda yer alan “Fakat son on yılda Başbakan, bu planları bozacak millî bir tavır içinde olmuştur. Bunları yaparken Başbakan’ın ‘tek bayrak, tek vatan, tek devlet’ çizgisinde olması, Başbakan’ı hedef haline getirmiştir.”cümleleri bunun son ispatı ve delili olmuştur.

Vedat Hocaya teker teker soruyoruz.

Vedat Hoca, “Biz her türlü milliyetçiliği ayaklar altına almış bir iktidarız” diyen Recep Tayyip Erdoğan’ın neresi millidir?

Vedat Hoca, Türk milletini inkâr eden ve Türk milleti denmesinden rahatsızlık duyarak “İlla başına ‘Türk’ kavramı gelecek veya ‘Türk’ ifadesi gelecek diyorlar. Kardeşim sen ‘illa Türk milleti’ olacak diye dayatırsan, öbürü der ki ‘Hayır Kürt milleti.’ Öbürü çıkar ‘Hayır Laz milleti’ der. Niye bunu böyle diyorsun? Diyor ki, ‘Türk milleti hepsini kavrar’. Hayır, Türk milleti hepsini kavramaz. Millet hepsini kavrar.” sözlerini söyleyen Recep Tayyip Erdoğan’ın neresi millidir?

Vedat Hoca, Türk bayrağını tahrik unsuru gören, Türk bayrağı sallayan insanlara “çapulcu” diyen, “Türk bayrağının adı değişsin” diyen soysuzları PKK’lılarla birlikte Akil Adam yapan, Türk bayrağını yakan-yırtan PKK’lılarda sürekli pazarlık yapan ve onlarla dayanışma halinde olan, Barzani’nin bile “Diyarbakır’da gördüğüm manzara hayal miydi, gerçek miydi diye düşündüm. Orada daha önce gizlice de (izinsiz) olsa gördüğüm Kürdistan bayrağıyla seviniyordum. Fakat Kürdistan bayrağının alenen Diyarbakır sokaklarında dalgalanması beni çok duygulandırdı.” demesine vesile olan Recep Tayyip Erdoğan’ın neresi millidir?

Vedat Hoca, ABD’nin İslam ülkelerinin haritasını, rejimini, sınırlarını değiştiren ve bunun içinde Türkiye’nin de olduğunu söylediği Büyük Ortadoğu Projesi’nde ‘Eşbaşkanlık’ yapan ve bu görevindeki misyonunu da “Ben özellikle Diyarbakır’a çok farklı bakıyorum. Ben istiyorum ki, hani şu anda Amerika’nın da düşündüğü ‘Büyük Ortadoğu Projesi’ var ya ‘Genişletilmiş Ortadoğu’, yani bu proje içerisinde Diyarbakır bir yıldız olabilir, bir merkez olabilir. Bunu başarmamız lazım”.şeklinde izah eden, yabancı ülkelerin projelerine hizmet eden Recep Tayyip Erdoğan’ın neresi millidir?

Vedat Hoca , “Türkiye 36 etnik kökenden oluşmuş mozaiktir” diyen Recep Tayyip Erdoğan’ın neresi millidir?

Vedat Hoca , “Türk diye bir ırk yok” diyen Yasin Aktay’ı daha geçtiğimiz günlerde AKP Genel Başkan Yardımcısı yapan Recep Tayyip Erdoğan’ın neresi millidir?

Vedat Hoca, “AKP ile hepimiz Türk olmaktan kurtulduk!” zihniyetinin en rahat yer bulduğu ve görev yaptığı AKP’nin başında olan Recep Tayyip Erdoğan’ın neresi millidir?

Vedat Hoca, Türkiye’nin her yerinden Türklüğü, Türkiye Cumhuriyeti’ni Mustafa Kemal Atatürk’ün izini, düşüncelerini ve sözlerini silmeye çalışan Recep Tayyip Erdoğan’ın neresi millidir?

Vedat Hoca, bu liste uzadıkça uzar ama hiçbirine cevap veremezsiniz.

“Başbakan’ın ‘tek bayrak, tek vatan, tek devlet’ çizgisinde olması” ifadeniz AKP/PKK dostluğuna ancak fitne olur, bu sözün milli düşünen hiçbir beyinde yer bulması mümkün değildir. Başbakan’ın defalarca ispatladığı konular ortada iken, ona “milli” diyebilmek sadece bir espiriniz olarak kabul edilebilir.

17 Aralık operasyonu bir hırsızlık, yolsuzluk ve rüşvet olduğu gerçeğini ortaya çıkarmıştır. Başbakan’ın ve oğlunun adı bile bu operasyon dosyaları içinde somut bir şekilde geçmekte iken , “Erdoğan milli olduğu için hedef oldu” demeyi vicdanınıza nasıl sığdırabildiniz?

Beyin hücrelerimizi yakacak kadar zorluyoruz, ancak Recep Tayyip Erdoğan’ın milli olduğuna dair en ufak bir belirti göremiyoruz. Ama Vedat Hoca bilgeliğinden olsa gerek, görüyor!

Gerçi AKP içinde Recep Tayyip Erdoğan’ı Allah ve peygamber gören sapıtmış yöneticiler varken, Vedat Hoca “Erdoğan milli” demiş, buna mı şaşıralım? Değil mi hocam?

Apo’ya, Barzani’ye dost olanlarla nasıl dost olursunuz Vedat Hoca?

ABD ve İsrail için Müslümanları sırtından hançerleyenlerle nasıl aynı yolda yürürsünüz Vedat Hoca?

Yıllardır taşıdığınız ‘Milliyetçi Aydın’ sıfatının finali, milliyetçilik düşmanlarına hizmet ederek gerçekleşecekti?

Yolsuzluk, rüşvet, hırsızlık batağında debelenen bu iktidarın şimdi tek dostu 17 Aralık operasyonunu darbe olarak gören PKK kalmışken, sizin de 17 Aralık operasyonunu darbe görmeniz nasıl bir tesadüftür Vedat Hoca?

Ah hocam ah, ne için yapıyorsanız değer miydi hiç bunlara?

Yıldıray Cicekyildiraycicek@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.