Asikurtlar©

Beş Benzemez!

Beş Benzemez!
22 Haziran 2016 - 9:43 'de eklendi ve 563 kez görüntülendi.

 

 

AKP, 14 yılda 2 Cumhurbaşkanı ve 4 Başbakan çıkarmış bir siyasi partidir. Bunu da üç genel başkanla yapmıştır.
Dolayısıyla, siyasetle ilgilenen herkes gibi Ülkücülerin de son yıllarda “lider” faktörünü gözünde büyütmesine sebep olan Recep Tayyip Erdoğan bu partide yalnız değildir.
Yani karşımızda bir Mareşal Tito gibi 27 yıl veya Mao gibi 21 yıl iktidarı, başka hiçbir isimle paylaşmamış bir “salvatore” yoktur.

Görevi gereği Beştepe’ye taşındıktan sonra “gölge lider” konumuna geçmiş olsa da AKP’nin elindeki tek seçim avantajı Recep Tayyip Erdoğan değildir.
AKP, 13 yıl boyunca birçok siyasi cazibe alanını doldurmuş ve 2015’te de bizim hususi alanımıza dalmıştır.
7 Haziran akşamı, Devlet Bahçeli’nin çözüm sürecini merkeze alması ve “AKP HDP koalisyonu”nu önermesi, doğru bir hamleydi.

AKP bu “alan koruyucu” hamleyi görmüş ve HDP’nin yanından ayrılıp, MHP çizgisine gelerek, Milliyetçilik alanından 2 milyon oy devşirmiş ve 1 Kasım’da yeniden iktidara gelmiştir.
MHP’de bugün yaşanan sorunlar da bundan sonra ortaya çıkmıştır.
AKP, artık kurumsallaşmış ve 24 Temmuz 2015 itibariyle “çözüm süreci” deliğini de kapatarak kemik bir seçmen potansiyeline ulaşmıştır.
Bir süredir şu “Beş Benzemez” MHP’yi, AKP karşısında her seçimde sıkıntıya sokmaktadır:

1)- AKP’nin 28 Şubatta 27 Mayısçı tutumunu tazeleyen “Darbeci” subaylarla yaptığı mücadele, AP-ANAP-DYP silsilesiyle gelen merkez sağ oyları AKP’nin hanesine yazdırmıştır.
Başından beri Silivri’ye yakın duran Ümit Özdağ ve Özcan Yeniçeri divandayken MHP’nin bu farkı kapatmaya çalışması inandırıcı olmayacaktır.

2)- Aynı dönemde “Faili Meçhullerle mücadele” gibi bölgesel travmalarda etkisi olan olayların üzerine gidilmesi ve etnisiteyi okşayan diğer söylemler, Türkiye’de ana dili Türkçe olmayan, bilhassa Fırat’ın doğusundaki seçmenleri AKP’ye doğru yuvarlamıştır.
“Faili meçhuller kabulümdür” diyen Meral Akşener’in böyle bir devr-i sabık siyasetiyle bu grupların gönlüne girmesi beklenemez.

3)- Suriye krizinde “Sünni cephelerde derin mücahitlik” işlerinin yapıldığına dair fısıltılı bilgiler, Medreseli Selçuklu kentleri kadar Yavuz sonrası Ehl-i Sünnet ve’l- cemaatı da cezbetmiş, AKP’ye olan bağlılıklarını artırmıştır.
Suriye krizinde başından beri bölgesel sebeplerle Suriye rejimine yakın duran bir Sinan Oğan, Dış Politikadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak CHP’yle yarışırken, MHP bu Sünni oy tulumunu patlatamaz!

4)- 17-25 Aralık 2013’ten sonra “Paralel Yapıyla mücadele” partinin yeni mağduriyet ve destek tazeleme alanı olmuş, ABD-Atlantik ötesi hücuma maruz kalmış bir İslamcı parti imajı, Milli Görüşçü ana ekseni 2014-2015 seçim maratonunda hareketlendirmiştir.
Üzerine içten, dıştan ve yandan bu kadar çok “paralelci” etiketi yapıştırılmışken ve Fethullah Gülen’in meclisteki avukatı gibi şöhret bulan Seyfettin Yılmaz da Meclis Grup Başkan vekili iken MHP bu alana da giremez.

5)- AKP, başından beri KİT’leri ve memleket topraklarını satarak, bazı sektörlerle sınırlı da olsa liberal ekonomi uygulayarak iş dünyasının desteğini almış; bir yandan da yeni bir İslamcı sermaye yaratmıştır. Bu sermayeyle kurulan Yandaş medya, gece gündüz gezgin oyları AKP’ye taşımaktadır.
“Milli değerleri koru ve yaşat” anlayışındaki bir MHP, paradigma değişikliğini sermayeye satılma yönünde yapamayacağına göre, bu medya gücüyle de kıran kırana savaşacaksa hangi güce güvenecektir?

Yani “AKP’yi titrettik, eğdik büktük” filan bunlar hüsnüniyettir. Eğer hanımefendinin adı “Alice” değilse “Bir şey değişince her şey değişmeyecektir!”
Ayrıca 600 şehide mal olacak şekilde mehter marşlarıyla yürütülen AKP’nin yeni terörle mücadele siyaseti, genç seçmenle huzur ve ekmek partisi mensupları gibi çok geniş kesimlerin 1 Kasım’da AKP’ye kaymasına yol açmıştır.
Her ne kadar bizim malımız da olsa MHP ile AKP arasındaki en büyük ortak alan burasıdır.
Ancak bu alan da Türk Silahlı Kuvvetlerinin disiplini ve kahramanlıkları sayesinde AKP’nin renkleriyle boyanmıştır.

Önce bu gerçekleri bir görelim, sonra yine gönül uykularına dalıp iktidar rüyaları görebiliriz!
Diyorlar ki: “İnanmadan olmaz!.. Denemeden olmaz!..”
Ben başka bir şey söylüyorum:
Oyunu doğru okumadan deneme olmaz!..
Bu şartlarda “lider değişikliği” MHP’nin öncelikli meselesi değildir.

Ama mevcut adaylar da dâhil pek çok MHP’linin partideki iktidarlarını tesisinin yegâne yolu, “Devlet Bey’in gitmesi”dir!
Başına kimi getirirseniz getirin, yukarıdaki “beş benzemez” sebebiyle, hiç kimse MHP’ye ilk seçimde % 15’i geçme garantisini veremez!

Ama bu şirazesinden çıkmış bir MHP, gün gelir, bütünlük içinde seçime bile giremez!
Ülkücünün 47 yıllık iktidar çilesini umut masasına sürmeden önce, bize yukarıdaki “Beş Benzemez”i hangi elle geçeceğinizi göstermeniz gerekiyor!

Şükrü Alnıaçık

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER