SON DAKİKA

Bedrin Aslanları’nın komutanı: Atatürk

Bu haber 12 Mart 2013 - 10:19 'de eklendi ve 6 kez görüntülendi.

Bir millete atılacak en büyük kazık, tarihi şahsiyetlerinin yanlış sunulmasıdır. Bu sadece milletler için değil, insan için de böyledir. Mesela bir insana tanımadığı anne veya babasının, dinsiz olarak tanıtıldığını bir düşünelim… Ne kadar büyük bir kötülük, bunu ancak düşmanları yapar.

Akıl, mantık alıyor mu? Allah aşkına.

Bu ülkeyi kurtaran bir dinsiz!

Bunu hangi vicdan kabul eder?

Hem de; üç kız öğrenci, Bursa Amerikan Koleji’nde Hıristiyan oldu diye okulu kapatan bir insana… Hem de Balıkesir’de hutbe okuyan bir insana… Hem de Elmalılı Hamdi Yazır’a Kur’an tefsiri yaptırıp, parasını da cebinden ödeyen bir insana…

“Atatürk’ün dokuz hafızı” olarak bilenen hafızlara, Ramazan ayında aralıksız Kur’an okutan bir insana ancak bir İngiliz dinsiz diyebilir.

Çünkü ancak İngiliz’e göre bunları yapan dinsiz olabilir.

Vatanı kurtaran dinsiz ise o zaman satan Müslüman oluyor! Öyle ya… Mantık bunu gerektirir. Bu mantıksız mantığa sahip olanlar, bugün halen İngiliz’e hizmet etmekteler. Çünkü ülkeyi kurtaranı dinsiz, satanı ise iyi bir Müslüman olarak görüyorlar. Churchill yaşasaydı, bu Müslüman müsveddeleriyle gurur duyardı bence.

İsmini yazmamı istemeyen bir dostumun dedesi, Atatürk’ün arkadaşlarından Neyzen Tevfik’in arkadaşıymış. Neyzen Tevfik, arkadaşımın dedesine yaşanmış bir olayı anlatmış, o da çocukluğunda dinlediği bu olayı bana anlatmıştı. Paylaşmak istedim…

Olay şöyle: İngiliz adına Hoca kılıklı bazı kişiler o dönemde bir grup dervişin ve ağzı dualı insanların da aklına girmişler. Bunlar da dergâhta buluşup bir sabah namazında Mustafa Kemal’e “Kahhar” okumaya karar vermişler. Ancak içlerinden bir tanesi çok erken gelmiş ve telaşlı bir vaziyette “Durun bizler yanlış yapıyoruz” demiş heyecan içerisinde…

“Rüyamda Peygamberimizi gördüm” deyince, herkes pür dikkat kesilerek onu dinlemişler.

Şöyle devam etmiş:

“Rüyamda Peygamber Efendimizi gördüm. Askeri bir üniforma giymiş, önünde bir dünya haritası duruyordu. Yanında bir de postası vardı. Kapı önünde ise Mustafa kemal duruyordu.

Peygamberimiz dünya haritasına bakarak parmaklarını İslam coğrafyası üzerinde gezdirdiler. Sonra Türkiye’nin üzerine gelince durdu ve o kısmı kopardı. Sonra ise postasına vererek ‘Al bunu, şu kapıda durana ver’ buyurdular. Mustafa Kemal’i işaret etmişti. Sonra da ekledi ‘Söyle ona! Alıp gitsin ama çabuk olsun’

“Mustafa Kemal büyük bir edep ve hürmetle aldığı harita parçası ile oradan uzaklaştı. Bana dönerek siz de gidin ona dua edin buyurdular” diye anlatmış.

Kıymetli okuyucularım! Olayı görebiliyor musunuz?

Neyzen Tevfik’ten bize kadar ulaşan bu rüyayı bir ay kadar önce dinlemiştim. Yazayım mı, yazmayayım mı diye çok tereddüt geçirdim. Ama sonunda yazmaya karar verdim…

Ben tüm kalbimle bunun doğru olduğuna inanıyorum. Amerikan askerlerine dua etmeyi gönülleri kaldıran kararmış kalp sahipleri bunu anlayamazlar. Vatanı satmayı Müslümanlık sanan İngiliz uşaklarının Atatürk’ün dindar görmelerini de bekleyemeyiz.

Ama “Bedrin Aslanlarına…” Vatan için ölmelerini emreden bir komutan, elbette bu Hak dostunun rüyasında gördüğü Mustafa Kemal’den başkası olamazdı.

“Peygamberimin kabrine dokunan eli kırarım” diyerek İngiliz mezhepli Suud yönetimini durduran kişi de, Mustafa Kemal’den başkası olamazdı.

İngilizlerin ve onların günümüzdeki ajanlarının anlattığı Mustafa Kemal’e sakın inanmayın. Onlar vatanı kurtaranı dinsiz, satanı ise Müslüman olarak tanıtırlar. Onlar İngilizlerle akit’leşmiş, Kraliyet ailesi davetlileridir. Allah bunların şerrinden milleti muhafaza etsin. Yusuf KARACA

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.