SON DAKİKA

Trump Ve Almanya

Gündem Yazıları

BEDAVA ÜLKÜCÜLÜK

Gündem Yazıları

KADER MAHKÛMLARINA AF

KÖŞE YAZILARI

BEBEK KATİLİNE MUHTAÇ OLANLAR NE YAPACAKLARINI ŞAŞIRDI

Bu haber 03 Aralık 2014 - 20:32 'de eklendi ve 8 kez görüntülendi.

6-8 Ekim’de PKK’nın şehir uzantılarının “ayaklanma” çağrısı altında şehirleri yakıp yıkmaları, AKP ve PKK tarafından çözüm süreci olarak sunulan dönemle her anlamda yüzleşilmesini sağladı.
Daha açık bir ifade ile PKK ile beraber yola koyulan AKP’nin Türkiye’yi nasıl bir belanın içerisine attığı, teröre tümüyle nasıl teslim olduğu çok açık bir şekilde görüldü.
AKP’nin yandaş medyası bu dönemi “sürecin ağır bir imtihanı” yada “süreç türbülansı” adlarıyla isimlendirdi.
Bununla beraber aynı güruh, AKP iktidarı ile ağız birliğinde olup sözde çözüm için İmralı’yı işaret etti.
Hatta Yeni Şafak Gazetesi Yazarı Abdülkadir Selvi gibileri çıkıp “Öcalan’ın konumunu artık Türkiye tartışmalı” bile dedi.
Onlara göre terörist başı bu dönem içerisinde “başarılı” bir imtihan vermiş ve imalara bakılırsa ülkeyi yangın yerine dönmekten kurtaran adam imajına sahip olmuştu.
Teslimiyetin fütur tanımadığı noktada böylesi bir akıl tutulmasıyla, İmralı canisine AKP’nin yaşadığı mecburiyet işte böylesi bir kılıfa sokulmuştu.
* * *
AKP ve yandaş medyası ısrarla terörist başı ve Kandil’in farklı düşündüğünü söyleyip, terörist başının meseleleri “doğru okuduğunu” söylemesi karşısında, bunun İmralı ve Kandil’in müşterek planının bir parçası olduğunu o günlerde ifade etmiştik.
Zira Kandil’den talimat alan şehirlerde yuvalanmış terör uzantıları yakıp yıkarken, AKP iktidarı çareyi, tabir yerindeyse İmralı’nın eteğine daha sıkı sarılmakta bulmuştu.
Bunu Selvi gibi fikir fukaralarının söylemlerinden çıkarabiliyoruz.
Sonraki günlerde İmralı canisinin koşullarının iyileştirilmesi ve İmralı’ya gidenlerin sayısının artırılması, terörist başına sekretarya verilmesi gibi konular da gündeme alınarak, bu adımlar atıldığı takdirde PKK’nın, bebek katilinin çağrısı ile Mart-Nisan gibi silah bırakacağı yada Türkiye dışına çıkacağı dillendirildi.
Bu doğrultuda kamuoyunun dikkatleri HDP’lilerin İmralı’ya yapacağı ziyarete odaklandırıldı.
Nihayet İmralı’ya giderek bebek katili görüşen HDP’liler, görüşmeden bir gün sonra, yani Pazar günü, görüşmeye ilişkin bilgileri paylaştılar.
Ertesi gün ise Sırrı Süreyya Önder, HDP’nin paylaştığı bilgilere ilave olarak, terörist başının AKP’ye sunduğu taslak ile ilgili, PKK’ya yakın olan bir haber ajansına bilgi verdi.
Her iki haberde de göze çarpan en önemli konunun silah bırakma veyahut sınır dışına çekilme gibi bir gündemin terörist başının nazarında da bulunmadığı anlaşıldı.
* * *
Oysa ki günler ve hatta haftalar boyu AKP’liler bunun aksini iddia etmiş, terörist başının “mutlak eylemsizlik” çağrısı yapacağını yazıp durmuşlardı.
Yaşanan gelişmeler bir kez daha bizi haklı çıkardı.
Şimdi geldiğimiz noktada bir kez daha ancak bu sefer daha net bir şekilde ortada ki İmralı ve Kandil arasında zerre kadar görüş ayrılığı yok.
Bunu özellikle Kandil’deki terör örgütü yöneticilerinin geçen haftaki açıklamaları ile İmralı’da müebbet hapis cezasını çeken bebek katilinin son açıklamalarını üst üste koyduğunuzda daha iyi anlayabiliyorsunuz.
Nitekim 23 Kasım 2014’te “Hiç kimsenin silah iradesi elinde olan bizler adına konuşması doğru değildir. Gündemimizde de böyle bir şey yok. Önderlik silahların bırakılması için çağrı yapacak, PKK bunu yapacak şunu yapacak gibi bir durum bilgimiz dahilinde değildir. Bunlar hareketimizin yönetiminin bilgisi dahilinde ancak olabilecek şeylerdir. Kaldı ki biz daha önce de söyledik: Kürt sorununun çözümü konusunda ciddi adım atılmadan, Önder Apo özgürleşip bizzat gerillayla görüşmeden bu tür şeyler tartışılamaz. Gerilla da hiçbir biçimde silah bırakmaz.” diyen KCK’nın tepe isimlerinden Sabri Ok ile “Sunduğumuz taslak pratikleşmeden kimse bizden bir şey beklemesin!” diyen İmralı canisinin tutumlarının farklı olduğu söylenebilir mi?
PKK da, terörist başı da AKP’nin kendisine “muhtaç” olduğunu çok iyi biliyor. Bir sonraki atacakları adımı, bu öz güven ile atıyorlar. Stratejilerini de bunun üzerine kurguluyorlar.
6-8 Ekim’de yaşanılanlar ve beraberindeki gelişmeler bunu her hali ile ortaya koyuyor.
Kaldı ki “kamu düzeninin sağlanması” lafına bugünlerde oldukça fazla şekilde atıf yapanların, Sabri Ok gibi Kandil’deki diğer terör örgütü yöneticilerinin “AKP bizden olayların durdurulması için ricacı oldu” sözlerine de bakılırsa durum daha iyi anlaşılıyor.
Bu tahlile göre, yeri de gelmişken Vatan Gazetesi Yazarı Hüseyin Yayman gibilerin şimdilerde çıkıp “Kalıcı bir barış için Öcalan dahi dışarı çıkacaksa toplum buna hazır.” türünden zırvalamalarının esasını da zannediyorum kavramışsınızdır.
* * *
Seçimlere doğru giderken AKP iktidarı PKK karşısında tümüyle bozulan imajını kurtarabilmek adına pek çok tavizi verebilecek potansiyele sahiptir.
Ancak millet herşeyi yaşayarak, tam da vakti ve zamanında görmüştür.
Bugün Doğu ve Güneydoğu’da devletin olmadığı herkesin ortak görüşü ve kanaatidir.
Ayrıca PKK’nın elinin süreç denilen ihanet döneminde son derece güçlendirildiği de yediden yetmişe anlaşılmıştır.
Bunun için “kamu düzeni sağlanmalı” lafını ağzına dolayan iktidarın işi oldukça zor.
PKK bu yönde AKP’ye adım attırmamak için çabalayacağa benziyor.
Bakın bu anlamda tümüyle teslim oldukları İmralı canisi de, Kandil de sözüm ona kararlı olduklarını ilan ettiler.
Yani şehirler yakılıp yıkılırken, AKP bunları yapanlara “yasaların verdiği sorumlulukla karşı çıkacak ve engelleyecektir” diye bekleyenler varsa boşuna beklemesin.
Hele ki PKK, tutuklamalar olursa, kendilerinin de tutuklamalarda bulunacaklarını ilan etmişken!
Seçimlere kadar AKP’nin teslimiyeti sebebiyle daha nice rezillikleri göreceğimiz, belki kahrolacağımız ve üzüleceğimiz günler yakın…
İsmail Özdemir

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.