Asikurtlar©

Başkenti dahi koruyamayan hükümet

Başkenti dahi koruyamayan hükümet
24 Şubat 2016 - 10:59 'de eklendi ve 4054 kez görüntülendi.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarihinin en zor günlerini yaşıyor. Sayın Bahçeli’nin deyimi ile, Türkiye yoğun bakımda. Her gün cami avlularında toplanarak bayrağa sarılı şehit naaşlarını kaldırıyoruz. Türkiye’miz felaket üstüne felaket yaşıyor. Adeta ölümle imtihan ediliyor, kurşuna diziliyor, günden güne infaz ediliyoruz. Acılara gömülmüş, gözyaşlarıyla boğulmuş bir Türkiye gerçeğiyle yüz yüzeyiz. Herkesin bizzat yaşadığı bu acı tablo orta yerde dururken, AKP grubunda sayın Başbakanı dinlerken, niçin bu halde olduğumuzu bir defa daha içimiz sızlayarak anladık. Hala masal anlatıyor, hala hamaset yaparak durumu geçiştirmeye ve zaman kazanmaya uğraşıyor. Bir defa daha gördük ki, bu hükümetle, bu zihniyetle devam ettikçe, hiçbir ümit, hiçbir ışık görülmemektedir.

ÇÖZÜLME SÜRECİNİN ESERİ
MHP Grubunda Sayın Bahçeli’nin yaptığı konuşmanın bazı bölümlerini hatırlatıp, ülkenin vahim gerçeğini Sayın Davutoğlu’nun önüne koyalım:
Dün yapılan vahim hatalar; bugün mermi, bomba, mayın ve düşmanlık olarak önümüze koyuluyor. Dün atılan yanlış adımlar; bugün ihanet, melanet ve rezalet serisine dönüşüyor. Milli Mücadele yıllarında dahi görülmemiş bir fitne kuşatması altındayız. Hırsız içeride olduğu için hiçbir kapının kilit tutmadığını görüyoruz. Yedi düvelle savaşırken bu kadar durgunluk ve çaresizlik yaşanmamıştı. İstiklal mücadelemiz esnasında, cepheden cepheye koşup, imkansızlıkları imanla ve inançla eritirken bu denli umutsuzlukla karşılaşılmamıştı. Geçmişte Osmanlı’ya hasta adam muamelesi yapanlar, şimdilerde işbirlikçileri vasıtasıyla Türkiye’yi içten içe çürütmek ve çökertmek amacıyla tüm güçlerini seferber ediyorlar. Ve bu AKP iktidarının mimar ve müellifi olduğu yıkım ve çözülme süreçlerinin eseridir.

HOCALI’DA KATLEDİLEN TÜRKLÜKTÜR
24 yıl önce Hocalı’da insanlık dışı olaylar yaşandı. Hocalı’da katledilen Türklüktür. Hocalı’da hedef alınan Türk’ün hayat ve varlık haklarıdır. Hocalı’da çocuk, kadın ve yaşlı demeden 613 soydaşımızın canına kast edenleri Türk milleti asla affetmeyecek, eğer varsa insanlık vicdanı unutmayacaktır. Unutsa bile emin olun biz unutturmayacağız. Türk’ün mührünü tarihin alnına vuran aziz ecdadımıza mahcup olmamak için ne gerekiyorsa yapacağız. Bedelse, ödeyeceğiz. Çileyse, çekeceğiz. Fakat Türk’ün namus ve şerefini kesinlikle yere düşürmeyeceğiz. İster Azerbaycan, ister Doğu Türkistan, ister Türkmeneli, isterse de Bayır-Bucak olsun, Türklük gurur ve şuurunun, İslam ahlak ve faziletinin son ferdimize kadar davacısı olacağız.

ANAYASA SAMİMİYETİ
Yeni anayasa yapım veya anayasanın yenilenme sürecinin kesintiye uğramasının temelinde kutuplaşma konusu esas etkendir. Cumhuriyet Halk Partisi, komisyonun kuruluş adı ve amacı dışında farklı farklı isteklerde bulunmuş, sudan bahanelerle uzlaşma sürecini sabote etmiştir. Bizim dışımızda hiçbir partinin anayasa konusunda samimi olmadığı meydandadır. Başkanlık sistemi çerçevesindeki sakat yaklaşım AKP’nin yeni anayasa sürecine bakışını tamamen tesir altına almıştır. Erdoğan’ın dümen suyunda hareket edip kaçak saraya fiili sözcülük yapan TBMM’nin Sayın Başkanı’nın anayasadan ziyade başkanlık sistemine odaklanması büyük bir talihsizliktir. Bize göre ana muhalefet partisi olmadan anayasa yazımına teşebbüs etmek kesinlikle sakıncalı ve mahsurludur. Bu itibarla CHP’nin ikna edilip masaya davetinin sağlanması lazımdır. Aksi takdirde anayasa hazırlığı ölü doğacaktır.

BU NASIL BİR DEVLET YÖNETİMİDİR?
Türk milletiyle 14 yıldır kıyasıya mücadele edilmektedir. Bunun gerçekleşmesi için de Türk siyasetinden devşirilen kimliksizler yüreklendirilmiş, sivriltilmiş, önleri açılmıştır. BOP’la doğanların Sur’da peydahlanan ortakları evlatlarımıza kurşun yağdırmışlardır. 17 Şubat 2016 Çarşamba saat 18.31’de, İnönü Bulvarı’nı Dikmen Caddesi’ne bağlayan Merasim Sokak’ta tam bir vahşet yaşanmıştır. Devlet Mahallesi sanki ateşe verilmiştir. Türkiye sanki savaştadır. Ülkemizin her yerinde cenaze namazı kılınmaktadır. Bu bombalar hazırlanırken hiç mi görülmemiş, hiç mi duyulmamıştır? Vatanımıza silahlar stoklanırken hiç mi vicdan sahibi bir devlet adamı ayağa kalkıp tepki göstermemiştir? Süreç ihaneti devredeyken Türkiye’nin bombayla doldurulması, yabancı ajanların, bölgesel ve küresel aktörlerin ayak oyunları hiç mi fark edilmemiştir? Bu nasıl bir devlet yönetimidir? Bu nasıl bir istikrar, bu nasıl bir uyuşma halidir? Anlaşılan başkent Ankara bedenlerine bomba saran teröristlerin ve arkalarında duran şer güçlerin yeni eylem sahasıdır.

BU İSTİHBARAT NEREDEDİR?
Gizlemeye, geçiştirmeye gerek yoktur: Türkiye’nin güvenlik ayarları bozulmuştur. Huzur ve emniyet kalmamıştır. Vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğinden bahsedilemeyecektir. Bir terörist mülteci kisvesi altında olsun olmasın ülkemize girip; bomba yüklü bir aracı Ankara’ya kadar taşıyabiliyorsa karşımızda büyük bir sorun var demektir. Bu istihbarat nerededir? Bu emniyet ne iş yapmaktadır? Vatandaşının güvenliğini sağlayamayan, başkentini dahi koruyamayan bir hükümetle nereye kadar gidilecektir? Diyorlar ki, sabrımız taşmak üzere. Diyorlar ki, bıçak kemiğe dayandı. Diyorlar ki, şu kadar kişi yakalandı, bu kadar kişi tutuklandı. Hep aynı hikayeler, hep aynı suya sabuna dokunmayan diklenmeler.

YILDIRIM GİBİ SAPLANIN
Milli muhalefet olmadığını yalana dolana batarak ilan eden Davutoğlu’na sesleniyorum: Türkiye’nin milli güvenliğini kim tehdit ediyor, Türk milletine kim husumet besliyor ve insanımıza kim kurşun sıkıyorsa aranıp bulunarak derhal cezalandırılmalıdır. Sayın Davutoğlu, gerekirse Kandil’e gidin, gerekirse orayı taş üstünde taş bırakmayacak derecede yakın; gerekirse de Suriye’nin kuzeyine yıldırım gibi saplanın. Meşru müdafaamız için PKK/PYD’nin bulunduğu, nifak saçtığı her yeri tertemiz yapın ve bu aziz milleti terör illetinden kurtarın. TBMM’de terörü kınamaktan, üç partinin hazırladığı metne imza atmaktan dahi imtina eden PKK şubesi HDP’li sözde milletvekillerinin dokunulmazlıkları başta olmak üzere, her caydırıcı önlemi aşama aşama alın. Ve de zihni, fikri, dili kapkara kesilen aydın müsveddelerinin hazırladıkları ihanet bildirilerini de başlarına geçirin. Bilinsin ki, milli bekamızı yıkmaya, tarihi haklarımızı imha etmeye kalkışan fitne kampanyasına karşı her fedakârlığı yapmaya hazırız.

Orhan Karataş

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER