Asikurtlar©

Başkanlık hesabı yapanlara duyurulur

Başkanlık hesabı yapanlara duyurulur
25 Mayıs 2016 - 10:33 'de eklendi ve 4422 kez görüntülendi.

 

 

Türkiye bir ateş çemberinden geçiyor. 14 yıllık AKP iktidarının ağır ve acı bedelini ödüyor. Zembille başbakanlık koltuğuna indirilen Binali Yıldırım’ın kurultay konuşmasını dinleyenler, AKP için tek ve değişmez önceliğin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlık hayallerini hayata geçirmek olduğunu hayretle bir defa daha gördüler. Bir tiyatro şeklinde geçen grup toplantısında yaptığı ilk konuşmada bunu tekrarladı. Bazı kesimlerin bu hesapları getirip MHP’ye bağlaması, bir akıl tutulmasıdır. Sayın Devlet Bahçeli grup konuşmasında MHP’nin önceliklerinin ne olduğunu, ülke meselelerine bakışını ve yeni hükümetten ne beklediğini çok açık ve kesin ifadelerle ortaya koydu. Bazı bölümlerini bir defa da biz hatırlatalım:

KİMSE BAŞKANLIK GELSİN DEMİYOR

Sayın Yıldırım’a göre, deyim yerindeyse Türkiye’nin her sorunu halledilmiş, milletimizin her ihtiyacı karşılanmış ve geriye yalnızca başkanlık sistemini tesis etmek kalmıştır. Bu anlayışa göre yeni anayasayla kast edilen başkanlık sistemidir. Milliyetçi Hareket Partisi’nin hem başkanlık sistemi hem de partili cumhurbaşkanlığı konusundaki yaklaşım ve tutumu nettir. Başkanlık sisteminin bize göre mahsurları çoktur. Türkiye’nin bugünkü temel ihtiyacı yeni bir sistem değil, var olanı verimli ve etkin bir şekilde çalıştırmaktır. Kahramanlıklarla temelleri kazılmış bir sistemi, fiilen değişti demekle bozmak ve itibarsızlaştırmak; görevi ve makamı ne olursa olsun kimseye bir yarar sağlamayacaktır. Türkiye Cumhuriyeti, Türk milletinin eseridir. Milletin ise başkanlık gelsin dediğine aklı başında hiç kimse şahitlik etmemiştir. Başkanlık sistemi gibi dibi görünmeyen kuyudan su içmeye ne irademiz, ne de isteğimiz vardır. Bunun aksine bizi zorlamaya, yönlendirmeye, baskı altına almaya hiç kimse tevessül etmemeli, ilkelerimizi ve sözlerimizi yutmamızı hiç kimse beklememelidir.

TUZAKLARI BOZDUK

Acil çözüm bekleyen temel sorun alanlarına çekinmeden, kim ne söyler, kim nasıl bakar çelişkisine kapılmadan müdahil olduğumuz bir vakıadır. 2007 yılında, gerilimlerin başlangıcı olan Cumhurbaşkanı seçiminde yeniden bir tıkanmaya izin veremezdik, bu yüzden 367 garabetini Meclis’e girerek bitirdik. Başörtüsü konusunun çözümünde tamamen iyi niyetli girişimlerde bulunduk, kaosa kalkan el olarak suçlandık, buna rağmen oyunu bozduk. Laik-dindar ayrımına dayalı kutuplaşmayı durduracak kucaklaşma siyaseti izledik. Bölücü terörle mücadele çerçevesinde Meclisi ve hükümeti sınır ötesi tezkere kararı almaya davet ettik, destek verdik ve geri adım atmadık. Türklüğe hakareti hoş gören tekliflere, yabancılara toprak satışına, yabancı vakıfların imtiyaz kazanmasına güçlü bir şekilde karşı çıktık, itiraz ettik. Türkiye’nin çözüm bekleyen sorunları dururken, kısır tartışmaların geleceğimizi ateşe atmasına izin veremezdik. Yıllardır gerginliklerle milletimizin gözünü boyayanların tuzaklarını bozduk.

DESTEK TERÖRLE MÜCADLE İÇİN

Milletimiz hala açtır, hala işsizdir, hala gelirsizdir, hala adaletsizliklerle boğulmaktadır. Bunlar yetmiyormuş gibi, Türkiye’nin etrafındaki küresel gerginlikler giderek artmaktadır. Türkiye uzaya mekik gönderdi de, buna parlamenter sistem mi engel çıkardı? Zenginliğin formülü, kalkınmanın sihri, büyümenin, yükselmenin, kudret kazanmanın yegane ilacı başkanlık sisteminde mi görülmektedir? Bu nasıl bir propaganda, nasıl bir algı oyunudur? Bize göre çift başlılıktan yakınanlar, hızdan, süratten bahsedenler sanıyorum milletimizle alay etmekten hicap duymayanlardır. Başkanlık sisteminin kabulüyle yasama, yürütme ve yargı arasındaki hassas denge bozulacak, güç bir elde toplanabilecektir. Bizim AKP hükümetine desteğimiz terörle mücadeleyle sınırlıdır. Başkanlık sistemi ve partili cumhurbaşkanlığı konusunda vereceğimiz destek, sunacağımız herhangi bir katkı zamanın ve şartların ruhuna uygun olacak şekilde yoktur. Yeni kurulacak hükümetin önce terörün kökünü kazıması, Türkiye’nin belini doğrultması en içten beklenti ve tavsiyemizdir.

CHP İLE HDP AYNI ÇİZGİDE

Diyarbakır Dürümlü’de tonlarca bombaya kurban gitmiş vatandaşlarımızın hesabını sormak için dokunulmazlık zırhının delinmesi şarttı. 20 Temmuz’dan buyana 550 şehidimizin kanına giren katillerin sırtını sıvazlayan, terörist tabutlarını omuzlayan, otomobillerinin bagajlarında silah taşıyıp şerefsizlere övgüler yağdıran bölücüleri adalete teslim etmek için dokunulmazlık bariyerini yıkmak elzemdi. Gazi Meclis bunu yapmış, bunu başarmıştır. Özellikle ilk tur oylamada CHP ile HDP’nin aynı çizgide buluşması ibretlik bir sonuçtur. İkinci tur da zor oyunu bozmuş, bir kısım CHP milletvekili doğruyu görmüştür. 7 Haziran Milletvekilliği Genel Seçimleri sonrası yüzde 60’lık bloktan bahsediyorlar, iktidarın bu bloğun hakkı olduğunu söylüyorlardı. Milliyetçi Hareket Partisi’ni Kandil’in yanına çekmek istiyorlardı. Çok şükür başaramadılar, bugün olsa yine başaramazlar. HDP’yle aynı hizaya düşmüş CHP elbette millete bunun açıklamasını yapacaktır.

KIBRIS TÜRKÜ KADERİNE TERK EDİLEMEZ

ABD’nin Kıbrıs sorununa yaklaşımı, Doğu Akdeniz’den çıkarılacak doğalgaz kaynaklarının Kıbrıs üzerinden Avrupa Birliği’ne taşınması temelinde şekillenmektedir. Şimdiye kadar yürütülen müzakereler “iki toplumlu, iki bölgeli federasyon” çerçevesinde gerçekleştirilmiş olsa da konuşulan meseleler geçmişte masaya konulan ve büyük ölçüde sıkıntıları bulunan Annan Planı ile aynı ölçüdedir. Mülkiyet meselesi müzakerelerin en sıkıntılı alanı olma durumunu geçmişte olduğu gibi bugün de sürdürmektedir. Adada bulunan pek çok Türk’ün düzenlenecek nüfus ayarlaması ile tekrar Türkiye’ye gönderilmesi bahsi plan dâhilindedir. Yine mülkiyet başlığı altında Rumlara verilecek son derece ağır tazminatlar müzakere edilen konular arasındadır. Türkiye’nin bu kritik ve bunalımlı döneminde Kıbrıs Türklüğünün kaderine terk edilmemesi milli şereftir. Zira Kıbrıs Türk’tür, Türk’ün yurdudur ve Türk kalacaktır.
Milliyetçi Hareket, yıllardır yapılan ağır tahribatlara rağmen Türk milletinin dimdik ayakta kalmış son kalesi, derin çatışmaların yaşandığı bölgemizde Türk devletinin son siperidir. Ve bu siper teslim alınamayacaktır.
Orhan Karataş

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER