Asikurtlar©

Başkanlığa Niye Karşıyım?

Başkanlığa Niye Karşıyım?
06 Kasım 2016 - 22:00 'de eklendi ve 3723 kez görüntülendi.

Teknik bir ifade ile çalışan bir devreye müdahale edilmez. Bu temel bir teknik kuraldır.

Aynı kural siyaset içinde geçerli. Yani siyasette de, sorunsuz işleyen sistemlere müdahale edilmemeli.

Şayet düzgün işleyen bir rejiminiz varsa ve siz başka arayışlara girmişseniz; bu ancak fantazi olur.

Türkiye Cumhuriyeti bütün maddi ve eğitimli insan gücü yoksunluğuna rağmen kurulduğu 1923 yılından günümüze kadar; üniter yapısı, parlamenter sistemi ve demokrasisi ile kurumsal hareket ederek her alanda güçlenmiş ve dünyadaki
saygın yerini almıştır.

Bütün bu kazanımları riske edecek sistem arayışları aklı başında hiç kimsenin tercih edeceği bir durum olamaz, olmamalı!

Fakat son zamanlarda Türk halkı öyle bir tercihe zorlanmakta ki; sonuçları itibarıyla kendisini varlık yokluk noktasına getirebilecek bir tuzağa hızla sürüklenmekte.

Ülkemizin kurumsal akıl yerine kişisel akılla daha iyi yönetileceğini iddia etmek doğru bir yaklaşım değildir. Dünyanın dehası konusunda hemfikir olduğu ender insanlardan biri olan M.Kemal ATATÜRK başarıyı şahsında kişiselleştirebilecek ve tam manasıyla hükümdar olabilecekken egosu ile hareket etmemiş; Milli Mücadeleye başlarken de, Cumhuriyeti kurarken de kurumsal aklı öne çıkarmıştır. Bunun içindir ki Milli Mücadeleyi, meclisi kurarak başlatmıştır.

Atatürk kurumsallığı sadece siyasette öne çıkarmamış, tarihin kaydettiği en büyük komutan olmasına rağmen komutanlık görevini de kurumsal olarak tesis etmiştir.

Başkomutanlık makamını uhdesine alabilecekken bunun yerine TBMM sinin kurumsal yapısının uhdesinde oluşturmuş ve ancak TBMM sine vekaleten başkomutan olarak görevlendirilmiş, Milli Mücadeleye öyle komuta etmiştir . Bu birçokları için belki bir anlam ifade etmeyebilir ama bugünkü şartlarda yani Milli Mücadele şartları ile karşılaştırılmayacak bu süreçte bile birilerinin başkomutanım diyerek dünyaya ayar vermeye kalkışması göz önüne alınca, kurumsal akla duyulan ihtiyaç daha bir belirginleşmekte.

Sözün kısası: Parlamenter sistem kurumsal akıl ile yürür ve kurumsal aklın olduğu yerde kişisel hatalara hele ki ülkenin ve milletin kaderini olumsuz etkileyecek ölçekte hatalara yer yoktur.

İnşaallah Türk Milleti sürüklendiği bu tuzağa düşmeyecektir.

Ayrıntı

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER