Asikurtlar©

Basın PKK’nın Borazanlığını Bırakmalı

Basın PKK’nın Borazanlığını Bırakmalı
15 Eylül 2015 - 13:01 'de eklendi ve 3946 kez görüntülendi.

Cizre’de özerklik ilan edecek olan PKK ile çatışan güvenlik güçlerini suçlayan haberler birbirinin peşi sıra çeşitli kanallarda yayınlanıyor. Cizre’de halk ilaç, ekmek bulamamış da, o olmuş, bu olmuş. Rezilce o ifadeleri, PKK yandaşları olduğu belli o kişiler üzerinden ajitasyon olarak yayınlanıyor.

Cizre’yi, Hakkari’yi, Yüksekova’yı hülasa PKK’nın talep ettiği yerleri terör örgütüne mi bıraksın devlet? Cizre’de PKK, devleti korumakla görevli askerle çatıştı günlerce. Asker, polis geri çekilip PKK’ya ‘buyurun buralar sizin’ mi deseydi? Eli kanlı terörist güçlü silahlarla vatan evladının canına kastederken, vatanı bölmek için kurşun yağdırırken PKK’yı değil de adeta güvenlik güçlerini suçlayan ifadeleri öne çıkarıyorlar.

Şimdi adını saymak istemeyeceğim kadar fazla medya grubu, adeta PKK yanlısı psikolojik saldırı içinde günlerdir. Onların Demirtaş aşkını ise anlamak zor. Her saat acaba nereden acı haber alacağız tedirginliğinin yaşandığı önemli günlerden geçiyoruz.

PKK’nın olay çıkarması muhtemel yerlerde, güvenlik sebebiyle sokağa çıkma yasağı ilan ediliyor. Aslında iktidar ameliyat yerine küçük pansumanla işi geçiriyor, orası da ayrı vahim tablo. MHP liderinin dediği gibi sıkıyönetim şimdi ilan edilmeyecek de ne zaman edilecek? Şartlar bunu gerektiriyor.

Davutoğlu sıkıyönetim ilan etmemelerini ‘demokrasi merakına’ bağlasa da 100’ün üzerindeki şehit ve olası saldırıların vebali üzerine olacak. Terör giderek artarken demokrasi mi olur? Öncelik can-mal güvenliğidir. Üstelik çok saçma bir lâf da etmiş ki ‘sıkıyönetim PKK’yı memnun edermiş.’ Fıkra gibi.

Bazı yerlerde sokağa çıkma yasağını da ilan etmesinler o kadar demokrasi aşığı iseler. Bir laf ederken akıl süzgecinden geçirmeden konuşuyorlar.

Aynı gün 3 polis şehit oluyor, Diyarbakır merkez’de de sokağa çıkma yasağı konuluyor. PKK yandaşları da bunu protesto için polisle çatışıyor. HDP eş başkanı da adına Şeyh Said adını koydukları meydana gelip açıklamalar yapıyor.

İngiliz destekli Şeyh Said isyanını unutmuşlar gibi açılım furyasında, adı meydana verilmiş. Ondan sonra günümüz taşeron örgütü PKK ülkenin askerini de vurur, polisini de. Sokağa çıkma yasağı HDP’liler için geçerli değil mi?

Basın buna dikkat çekmek yerine Demirtaş’ın sözlerini öne çıkardığı konuşmalarını vermiş. Sonra ‘terör karşısında dimdik ayaktayız’ diyorlar. Yazıklar olsun. Ülke kan gölüne dönmüş, daha o gün 2 polis şehit edilmiş, PKK Diyarbakır’da polisle çatışıyor, HDP’liler ‘sizi takmıyoruz’ diyor. Onların açıklamasını veriyorlar. Siz kimin safındasınız ey Hürriyet ve diğer medya!!

‘Demirtaş’tan önemli açıklamalar’ başlığı altında veriliyor haber. Neymiş, silahların susmasını istiyorlarmış. İstiyorsanız, PKK saldırmasın o zaman. Silah patlatan ve 7 Hazirandan beri yüzün üzerinde şehit verdiren eli kanlı terör örgütü adına konuşuyor HDP. Türkiye kendini korumasın istiyorlar. Batıyı yanlarına almışlar tehdit bile ediyorlar.

‘Silahların susmasının anlamı’ aslında Türkiye’nin teslim olup, bölgeye özerklik vermesi. Ey Hürriyet! Ey Cemaat medyası! Ve ey diğer basın!

PKK’nın borazanı gibi davranmayı bırakmalılar. Yapılan resmen bu. Yedi düvel Anadolu’da kanlı baskınlar yaparken bir yandan da, yandaş İslam-ı Teali Cemiyeti benzeri kuruluşlar adına, vatan savunması yapan kuvvay-ı Milliyeye ve en çok da vatandaşa ‘teslim olun, kan akmasın’ bildirileri atılıyordu uçaklardan.

Yapılan aynı şey. Yahu, kanı biz mi akıtıyoruz? Taşeron şerefsizler gelmiş vatanımızı istiyor, kan akmasın diye verelim mi?

‘Verelim kurtulalım mı?’ (bölgeyi) Böyle düşünüyorlarsa, içlerinde bir gram vatan sevgisi yok demektir. Gidip matbuatlarını Irak’ın kuzeyinde mi yapacaklar, Ayn El Arap’ta mı? Nerede yaparlarsa yapsınlar. Mütareke basınına ihtiyacı yok Türk Milletinin.

Bu arada, giderek 1 Kasıma yaklaşıyoruz. AKP giderek kan kaybederken, yapacağı propaganda da belli olmuştur. ‘Bizi tekrar tek başına iktidar yapın, terör dursun.’ On üç yıldır, tek başına iktidar iken PKK’yı Cizre’ye, Diyarbakır’a indiren, oraya buraya bombayı koyulurken seyreden muhalefet miydi?

Ey Millet! Buna kanarsanız, yanarsınız. Anayasal çoğunluğu olursa AKP ya da HDP ile birlikte ikisi Anayasa’yı değiştirip, bölgede PKK’ya özerklik yolunu açacaklar. Sonrası kendiliğinden gelecek. Birkaç yıla kalmadan, vatan toprağı Kürdistan olacak.
Velhasıl böyle böyle, vatanından olacak, gidecek kapı bulamayacaksın.

Sen bilirsin artık. Daha ne diyelim ki?
Şimdiye kadar ne dediysek o olmadı mı?

***

OKUR MEKTUBU.. Bülent Arınç

“Bülent Arınç, AKP kongresinde neden aday olmadığına açıklık getirdi…) (Basın)

“Bülent Arınç’ın son 12 yıllık dönemde millet ve memleket lehine bir çıkışı,bir teşebbüsünü bilmiyorum.Duyan,bilen gören varsa söylesin.Personel haklarının iyileştirilmesi konusu veya ülke aleyhine bir cereyanı kınayıcı konuşmasını duyan,bilen var mı?” (Ö.A.)

NEVAL KAVCAR

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER