Asikurtlar©

Başımıza ne geldiyse Atatürk’e düşmanlık edenler yüzünden geldi

Başımıza ne geldiyse Atatürk’e düşmanlık edenler yüzünden geldi
08 Ağustos 2016 - 5:55 'de eklendi ve 15846 kez görüntülendi.

Tümgeneral Yavuz, darbe girişimini önlemek için sokağa çıkan isimlerdendi. Askerin kışlaya dönmesini sağladı. Yavuz, “Atatürk felsefesiyle kavga ettiğimiz için bunları yaşadık. Bu işten kurtulmanın yolu o felsefeyi hakim kılmaktır” dedi.

Kumpas mağduru emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, darbe gecesi sokaktaki askerlere ‘Sizi kandırmışlar darbe oluyor, kışlaya dönün’ diyerek birliğin çekilmesini sağladı. Kara Harp Akademisi eski Komutanı olan Ahmet Yavuz ile 15 Temmuz’u ve FETÖ’yü konuştuk.
Tümgeneral Ahmet Yavuz, Hande Zeyrek’in sorularını yanıtladı. Yavuz, ‘Kumpas mağduru komutanlar göreve dönmeli’ çağrılarına şu cevabı verdi: “Ben artık siyasi bir kimlik haline geldim. Bir savaş olmadığı sürece dönmem. Şubat ayında asker elbisemi benden çaldılar (gözleri doluyor) ve hiçbir askeri kıyafetim de yok. Hatıra olarak kalsın diye bile saklamadım. Saklamadım… Çünkü vatana hizmet etmenin tek yolu askerlik değil. Ben bir vatanseverim ve her yerde ona hizmet edebilirim.”

Tümgeneral Ahmet Yavuz, Hande Zeyrek’in sorularını yanıtladı. Yavuz, ‘Kumpas mağduru komutanlar göreve dönmeli’ çağrılarına şu cevabı verdi: “Ben artık siyasi bir kimlik haline geldim. Bir savaş olmadığı sürece dönmem. Şubat ayında asker elbisemi benden çaldılar (gözleri doluyor) ve hiçbir askeri kıyafetim de yok. Hatıra olarak kalsın diye bile saklamadım. Saklamadım… Çünkü vatana hizmet etmenin tek yolu askerlik değil. Ben bir vatanseverim ve her yerde ona hizmet edebilirim.”

ÖNGÖRÜM DOĞRU ÇIKTI

– Darbe girişimini İstanbul’daki evinizde öğrenmişiniz. O anları anlatır mısınız?
O gece bir polis asker çatışmasının olduğuna dair sosyal medyada bir haber gördüm. Acaba dedim terörist eylemlere karşı bir hazırlık mı? Sonra sınırlı bir kalkışma olduğunu öğrendim. Balkona çıkıp baktım. Asker ve sivil vatandaşların karşı karşıya olduğunu gördüm. Bu sırada 1. Ordu Komutanı Ümit Dündar çok sağduyulu bir açıklama yaptı. Bizim öngörülerimizi de doğrulamış oldu bu açıklama.
– Dündar’ın açıklamasıyla gecenin seyrini değiştirdiği yorumuna katılıyor musunuz?
Tabii ki. Onun sağduyulu açıklamasının yanında vatandaşın bilmediği mücadelesi de var. Bir yandan da emrindeki komutanlara verdiği emirler var. O emirlere dayalı olarak darbeye tam teşekküllü hazırlık yapan 2. ve 66. tugaylarda ciddi çatışmalar yaşandı. O tugayların darbeye müdahil olmaması vatansever subaylar tarafından engellendi.

HATALI ADIMLAR ATILDI

– Siz de sokağa çıktınız…
Ben de darbelere karşı kimliğimden ötürü sokağa çıktım. Türkiye’yi bugünlere taşıyan hatalı adımlar atıldı. Darbeye karşı direnmek için sokağa çıktım. Önce sivillere sonra askerlere kendimi tanıttım. Erlerin başındaki komutanı çağırarak darbeye karşı ordu komutanın açıklama yaptığını, hemen kışlalarına dönmeleri gerektiğini ilettim. Uzun bir mücadele oldu. Askerleri ikna ettim.
– Bu sürece nasıl gelindi?
Bu süreci anlayabilmemiz için 12 Eylül’ün yanlışlarını anlamamız lazım. 28 Şubat’ın doğrularını ve yanlışlarını hatırlamamız lazım. AKP’nin iktidara geldikten sonra attığı bütün adımları doğru tahlil etmek lazım. Çünkü askeri şuralarda şerh koyarak, TSK’nın istihbarat ve görev yetkilerini elinden alarak, kumpas davalarına aldanarak, Türkiye Cumhuriyeti’nin ve ordusunun genetiğiyle oynanmasını sağlayarak ya da buna yol açacak adımlardan kaçınmayarak bugünlere geldi. Ama uyandılar.

HATADAN DERS ALINMALI

– Bu uyanış geç mi oldu?
Geç oldu. Zaten Cumhurbaşkanı ‘Bizim de hatalarımız oldu’ dedi. Hatalarından ders çıkardılarsa bu Türkiye için kazanç olur. Siyasi iktidar bugün çok daha bütüncül bir şekilde FETÖ ile mücadele etmelidir. Bunun yolu da Cumhuriyet’in felsefesine, Atatürk felsefesine dönülmesinin zeminini hazırlamaktır. TSK’nın itibarını yükseltecek adımlar atmalı.
– Bundan sonra ne olacak?
Çok büyük bir tahribat var. Herkesin taşın altına elini sokması gerek. Bütün derdimiz ülkemizin bekası. Bir an önce TSK’yı ayağa kaldırmamız gerektiği noktasından üstümüze ne görev düşüyorsa yapmamız gerek. Atatürk’ün felsefesini tekrar bu ülkeye hakim kılmak hepimizin boynunun borcu. Bu işten kurtulmanın yegane yolu da ancak buradan geçiyor. Başımıza ne geldiyse Atatürk’e düşmanlık edenler ya da soğuk bakanlar ya da hafife alanlar yüzünden geldi. Cumhuriyet’in kıymetini bu ülkenin aydınları da askerleri de vatandaşları da bilmedi. Şimdi onun değeri yaşanarak yeniden öğreniliyor. Türkiye yeniden Atatürk’ün bağımsızlığı, Yurtta Sulh Cihanda Sulh’u ve laikliği esas alan politikalara dönmelidir. Türkiye Atatürk felsefesiyle kavga ettiği için bugünlere geldi. Bunu halkın çok iyi görmesi lazım.
Askeri okulu kapatırsanız subay yetiştiremezsiniz!..

– Kışla ve askeri okulların kapatılması konusunda ne diyorsunuz?
Askeri okullar geçici olarak kapatılabilir. Ancak tamamen kapatırsanız asker yetiştiremezsiniz. Kışlaların ne suçu var da kapatıyorsunuz? Orada darbecilere karşı savaşan Sait Albay’ı ne yapacağız? Vatanseverce duygularla gelip darbecileri engelleyen, çatışarak yaralanan Davut Albay’ın ismini o kışlaya vermek dururken kapatırsanız acaba kışlalarla ilgili başka tasarruflar peşindeler mi diye soru gelir arkasından. Bakın hepimiz FETÖ’yle mücadele konusuna iktidarın arkasında birleşmeliyiz ama iktidar da herkesi kucaklamalı ve attığı adımları bilimi, aklı önder edinerek yapmalı.

BEN DE SORUMLUYUM

– TSK, ‘Yüzde 1,5 darbeci var’ dedi. Hükümet ‘yüzde 50′ dedi. Hangisi doğru?
İstatistiklerle oynamamak lazım. Yüzde 1,5 olmasına imkan yok. Ama TSK’nın yarısının darbeye katılıp katılmadığı konusu da tartışmalı bir konudur. Tutuklu bulunanların içinde de ben darbeye karşı o gece mücadele veren insanlar olduğunu biliyorum. Bu hatadan da dönüleceğini düşünüyorum.
– Tutuklanıp da sizi şaşırtan askerler var mı?
Oldu tabii. Benim akademide komutanlık yapıp emek verdiğim birkaç subayın bu işe katıldığını öğrenmek benim midemi ağrıtıyor kaç gündür. Çünkü bir subay abisinden, şeyhinden, imamından emir almaz. Eğer alıyorsa asker değildir. Cemaat çetesidir. Ben bunu öğretememişim diye derin bir üzüntü yaşıyorum. Ve bütün bu olup bitenlerden bunları engellemek için faaliyet göstermiş bir insan olarak kendimi de bu işten sorumlu tutuyorum. O kadar içim acıyor yani. Eğer ben bundan bu kadar sorumluysam başkalarının da ne kadar sorumlu olduğunu varın siz hesap edin.

SÖZCÜ

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER