Asikurtlar©

Balyoz hakimlerinden o MHP’liye “B.k” davası

Balyoz hakimlerinden o MHP’liye “B.k” davası
08 Mayıs 2016 - 0:05 'de eklendi ve 4638 kez görüntülendi.

Balyoz davası hakimleri Ömer Diken, Murat Üründü ve Ali Efendi Peksak, MHP Ankara eski Milletvekili Prof. Özcan Yeniçeri hakkında kendilerine “B.k” dediği iddiasıyla dava açtı. İfade veren Yeniçeri, Silivri mahkemesinde arkadaşıyla arasında geçen konuşmanın tepeden sarkıtılan mikrofonlarla dinlendiğini, “Bu mahkemeden bir b.k çıkmaz” şeklindeki bir dedikodunun iddianameye çevrildiğini ve kendisinin böyle bir ifade kullanmadığını belirterek, “Kaldı ki, bunu söylemiş olsam bile bunda hakaret yoktur. Bu bir hakaretten ziyade bir durum tespitidir. Türkiye’nin Genelkurmay Başkanı içeri atılırken ses çıkarmayanlar, şimdi onların bir iddiası üzerine bizi mahkemelere taşıyor” dedi.

O dönem MHP Ankara milletvekili olan ve sık sık Silivri duruşmalarını izlemeye giden Özcan Yeniçeri hakkında 16 Ağustos 2012 tarihli duruşmada, “Bu mahkemeden bir b.k çıkmaz” dediği iddiasıyla Balyoz hakimleri tarafından hakaret davası açıldı.

Silivri 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nden Ankara’ya gönderilen dosya nedeniyle bugün 32. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, o duruşma gününe ait CD izlendi ve görevlilerin Yeniçeri hakkında düzenlediği tutanak okundu.

Ardından Yeniçeri’nin ifadesi alındı. Balyoz davasını takip etmesinin birilerini rahatsız ettiğinin anlaşıldığını belirten Yeniçeri, özetle şunları söyledi:

“İzleyici olarak gittiğim Balyoz davası Silivri’de TSK’nın yüzlerce seçkin subayının yargılandığı bir davaydı. Bu davada partimiz milletvekillerinden Korgeneral Engin Alan da tutuklu olarak yargılanıyordu. Bu mahkemede TSK’nın üst düzey subayları sanık, PKK’nın iki numaralı ele başısı Şemdin Sakık ve PKK’nın Marmara Bölge sorumlusu ise gizli tanık olarak dinlenmişti. Darbe adı altında TSK’nın yargılandığı bu davayı her fırsatta eleştiriyordum. Bu durumun da zamanın kudret elitlerinde rahatsızlık yarattığını biliyordum. Bu nedenle de Silivri’ye duruşmaları izlemeye her gittiğimde dokunulmazlığa rağmen yakından dinlendim, izlendim ve takip edildim. Hakkımda böyle bir tutanak tutulması ve suç duyurusunda bulunulması da benim için sürpriz olmadı.”

Aradan dört yıl geçtikten sonra, “Bu mahkemeden bir b.k çıkmaz” dediği iddiasıyla hakkında dava açıldığına dikkat çeken Yeniçeri, şöyle devam etti:

“Takip ettiğimiz mahkeme Balyoz namıyla bilenen mahkeme olup Özel Yetkili Mahkemeydi. Hukuken de yok hükmündeydi. Duruşmasını izlediğimiz sırada da bu mahkeme benim de üyesi olduğum TBMM tarafından çıkarılan bir yasa ile kaldırılmıştı. Yasal olarak kaldırılmış olan bu özel yetkili mahkeme heyetine de elindeki dosyalar bitinceye kadar yasa koyucu yetki vermişti. Şu anda münhal bir mahkemeye etmiş olduğum iddia edilen sözlerden dolayı müşteki yargıçlara hakaretten yargılanıyorum. Bu dava bu haliyle aynı zamanda bir münhalin davasıdır. Davayı izlerken, yan yana oturduğum milletvekili arkadaşıma yönelik olarak yaptığım eleştiriler gerçek kişilere değil, tüzel kişiliğedir. Müşteki yargıçlar, mahkemeyle gerçek kişileri birbirine karıştırmıştır. ‘Ben demek devlet demektir’ sözündeki mantık neyse ‘mahkeme demek ben demektir’ o halde mahkemeye edilen söz bana da edilmiştir edasıyla suç duyurusunda bulunmak da aynı şeydir. Suç haline getirmek için yapmış olduğum iddia edilen konuşma bağlamından koparılmış, kurduğum cümleye hakaret algısı üretecek biçimde huzurunuzda kullanmaktan hicap duyacağım bir kelime ilave edilmiştir. Bu iddianame de onun üzerine inşa edilmiştir. Kesinlikle iddia edildiği gibi, ‘Tüm salonun duyacağı şekilde’ bağırmam ya da konuşmam asla söz konusu olmamıştır. Zira ben yanımda oturan Tekirdağ Milletvekili Bülent Belen arkadaşımla konuştuğum anda sanıklar da yüksek sesle mikrofondan savunmalarını yapıyordu. Bu bağlamda sesimi yanımdaki arkadaşım Bülent Belen’den ve başımızın üzerinden sarkıtılmış mikrofondan başka birisinin duyması söz konusu değildir. Tepemizden sarkıtılmış mikrofonlar marifetiyle, yaptığımız konuşmalarımdan rahatsızlık duyanların konuşmayı suç haline getirmek amacıyla ‘b.k’ kelimesini cümlenin arkasına sıkıştırdıklarını sanıyorum.”

“B.K ÇIKMAZ” DURUM TESPİTİDİR

Bu mahkemelerle ilgili olarak Cumhurbaşkanı, Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ve Adalet Bakanının çok daha ağır ifadeler kullandığını da hatırlatan Yeniçeri, savunmasını şöyle tamamladı:

“İddia, ‘bu mahkemeden bir b.k çıkmaz’ dediğim şeklindedir. Evet bu söz şık, estetik değildir, avamidir, ama hakaret de değildir. Ayrıca bu söylem niye hakaret olsun ki? Bu sözler, bir durum tespitidir ve asla hakaret değildir. Dahası övgü olarak bile kabul edilebilir. Ancak ben içinde bu kelimenin geçtiği bir söz söylemedim. 62 yaşındayım ve ilk kez bir hakaret davasıyla bir mahkemenin huzuruna çıkıyorum. Böyle bir dava ile karşınızda olmaktan dolayı büyük üzüntü duyduğumu ifade etmek istiyorum. Cümlenin içinde geçen o kelime kariyerime, terbiyeme ve temsil ettiğim makama uygun değildir.”

Hakkındaki tutanağın ise hakimlerin emri altında bulunan kişiler tarafından tutulduğuna dikkat çekerek, o gün duruşmada bulunan MHP Tekirdağ eski Milletvekili Bülent Belen ile Gazeteci-Yazar Yavuz Selim Demirağ‘ın tanık olarak dinlenmesini isteyen Yeniçeri, beraatini talep etti.

Savunmanın Ankara’dan Silivri 2. Sulh Ceza Mahkemesi‘ne gönderilmesinin ardından Yeniçeri hakkında Balyoz hakimlerine hakaretten dava açılıp, açılmayacağına karar verilecek.

Müyesser Yıldız

 

Yazının Devamı

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER