SON DAKİKA

METAL YORGUNLUĞU?

Gündem Yazıları

Balkanları Bilmeden İmralı Sürecini Anlayamayız

Bu haber 05 Mart 2013 - 10:40 'de eklendi ve 5 kez görüntülendi.

Fikri Atılbaz

Pazar günü MHP İzmir İl Başkanlığı, İl Başkanı Necat Karataş’ın öncülüğünde “Balkan Göçmenleri ve Türk Kimliği” isimli bir konferans tertip etmiş. Gerek katılımcıları, gerekse dinlemeye gelenler açısından çok güzel bir atmosferde geçen toplantı çok başarılı oldu. Dinleyicilerin çoğunun ayakta kaldığı toplantıda katılımcıların aktardığı bilgiler, verdikleri mesajlar çok anlamlı ve önemliydi.

93 Harbiyle açılan yaranın 1912’de kangrene dönüştüğü ve bize ait toprakların Batının yardımıyla sökülerek elimizden alındığını, böylece Osmanlı’nın kanatları koparılmış, tüyleri yolunmuş bir kuşa döndüğünü gördük.

Elimizden çıkan o topraklarda yaşayan Türklerin çoluk çocuk demeden, kadın erkek ayrımı yapılmadan, genci yaşlısı bir arada nasıl da canice katledildiklerini gördük. Suçları Türk olmaktı. Dikkat buyurun Boşnak, Arnavut, Pomak veya başka bir kökene mensubiyetten dolayı değil, Türk oldukları, Türk olarak anıldıkları, Müslümanları Türk olarak değerlendirildikleri için, Bulgar, Rum, Sırp çeteleri tarafından insanlarımızı boğazlamışlar, bu süreç içerisinde tam 5.5 milyon insanımızı öldürmüşlerdir. İnsanlar evlerini tüm masraflarını ceplerinden ödeyerek komşularının üzerlerine yaparak, sadece aldıkları birkaç valiz eşya ve yorgan döşekle yalın ayak kilometrelerce mesafe kat ederek Türkiye yollarına düşmüşlerdir.

***

Düne kadar Türkiye’nin elinde bulunan Başkanlar, Osmanlı Devletinin izlediği yanlış siyaset sonucu elimizden çıkmış ve orada kalan Türklere soykırım yapılmıştır. Konuşmacılar dinleyenlere zaman zaman duygu yüklü anlar yaşatmıştır. Katılımcıların dördününde Balkan göçmeni olması, Türklüğün ne kadar acı bir imtihandan geçtiğini göstermiştir. Göçmen demenin acı, ıstırap, soykırım, ölüm, zindan, hastalık, yolcu demek olduğunu; hasret, kavuşma, özlemle anılmak anlamına geldiğini yaşayanlarından öğrenmiş olduk. Ayrışmanın ne demek olduğunu, ayrışmaya kimlerin hangi yanlışlarının sebep olduğunu gördük.

Balkanlar… Koskoca bir coğrafyayının kendi elimizle parçalanmasına yardımcı olmuş ve o coğrafya üzerinde yaşayan insanımıza sahip çıkamadığımız, adeta ölüme terk ettiğimiz Balkanlar… Bu konferans bir gerçeği çok daha net bir şekilde görmemizi sağladı, bugünü, İmralı süreci denilen bu planlamayı çok daha iyi anlayabilmemiz için mutlaka Balkanların nasıl elden çıktığını bilmemiz gerektiğinin altını çizmiş oldu.

***

1861 yılında ayrı grupların birleşmesiyle İtalya’yı, yine aynı şekilde birleşerek Almanya’yı kuranlar hemen 1900’lü tarihlerin başında emperyalist birer devlet olmuşlardır. Kendileri birleşerek meydana getirdikleri devletleri büyütmeye çalışırken, Osmanlı’ya haklar ve halklar adı altında parçalanmayı salık veriyorlardı. Yalancı Batı aynı şeyi bugün hala salık vermektedir.

Bugün yaşadıklarımız inanın şu etnik köken, bu etnik köken sorunu, kültürel haklar, insan haklarından değil, istenilenin Türk milletinin ufalanıp yok edilmesi onu koruyacak bir arada tutacak, etrafına ışık olacak bir Türk Devleti olmasın diye başımıza gelmektedir. Etnik köken bu amacı örtmek için hazırlanan kılıftır. Aynı şekilde Alevi-Sünni çatışması çıkarmaya kalkışılması, dinci-laikçi ayrımına gidilmesi bu gayri meşru olan amaca ulaşmak için sahnelenen Türkiye’yi dağıtma projeleridir.

Koskoca İmparatorluğu emperyalist güçlerin emrine terk eden Damat Feritlerden önce, Selanik’i altın anahtarıyla beraber Yunanlılara sunan Kara Tahsin Paşa’lar ne yazıktır ki bitmemiştir. Bedenleri bugün yattıkları yerde yok olmuş hatta kemikleri bile çürümüş olabilir ama taşıdıkları zihniyet hala dipdiri yaşamakta ve yine yapacağını yapmaktadır.

***

Günümüzde yöntemler değişmiştir. Silahla, bombalarla, askeri işgallerle ele geçirilip, sözde demokrasi götürülen ülkeler fiziken işgal edilmektedir. Bizim gibi silahla giremeyecekleri büyük askeri gücü olan ülkelerde de öncelikle uzun vadeli projeler ortaya konmakta, değer algıları değiştirilerek nefisler pompalamakta, bu pompalanan nefislerin isteklerinin karşılanmasıyla hemen her alanda makam, mevki sahipleri, kilit isimler ele geçirilmekte, geniş alan çalışmasıyla da beyinler işgal edilmektedir.

Yapılan en müthiş işlerden biri de ayrı zihniyet sahiplerinin bir pasta etrafına getirilip, pastadan bir dilim kapmak için onları hakim zihniyetin emrine sokarak yıllardır kendilerine sövenleri bile emirleri altına alıp, projelerinde görevlendirme işidir.

Evet, hala bunların içinde akli şuurunu kaybetmemiş ve vicdan muhasebesi yapabilenler varsa Balkanların elimizden çıkışına bir baksınlar, parçalanmanın bu ülkeye ne faydası olacağını düşünün. Ya da tam tersi parçalanmayla birlikte yitireceklerimizin, sadece bizim değil Türk ve İslam Dünyasının kaybedeceklerinin neler olduğunu bir düşünün. Bu idrak çatışmasının sonucunda inanıyorum ki ortaya koyacağınız irade Türkiye Cumhuriyetinin yanında durmak, Türk vatanı, Türk milleti, Türk Bayrağı, Türk dilinin gerçekten de tek olması için her şeyinizi ortaya koyacağınızdan eminim.

Bu düşünceleri paylaşmama sebep olan Başta MHP İzmir İl Başkanı Necat Karataş ve Yönetim Kurulu Üyeleri olmak üzere Özcan Pehlivanoğlu’na, Saffet Sancaklı’ya, Vahap Savaşan’a, Doç.Dr Murat Hatipoğlu’na teşekkürlerimi iletiyorum.

Sağlıcakla kalın!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.