SON DAKİKA
istanbul bayan escort escort mersin

Bahçeli Sordu Tezgah Bozuldu

Bu haber 24 Mayıs 2013 - 9:51 'de eklendi ve 25 kez görüntülendi.

İşadamı Mehmet Emin Karamehmet’in iki şirketine el konuldu. Show televizyonu ve BMC. 57’nci hükümet dönemindeki bazı operasyonları çağrıştırsa da aslında ne içerik olarak ne de boyutu itibarıyla bir benzerlik yok. O günlerde Türk milletinin cebine elini atmış bazı işadamlarından tahsilat yapılıyordu,bugünse işin içinde bir çapanoğlu var.

Malumunuz MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli geçtiğimiz ay bir grup toplantısındaki konuşmasında Başbakan Erdoğan’a sordu;

-Batık bankacılarla Bozöyük’te ne görüştün?

Bu kısa ve net soru gerçekten de çok kilit bir soruydu. Bu bankacılardan biri de işte birkaç gün önce iki şirketine el konulan Mehmet Emin Karamehmet’ti.Bunca yıllık siyasi rakibini tanıdığı her halinden belli olan Başbakan Erdoğan da konuyu grup toplantısında kafa karıştırmak üzere bazı rakamlar verip geçiştirdi. Aslında geçiştirir gibi yaptı. Ve yol arkadaşı medya aracılığıyla da bu algıyı yarattı. Önemsemiyordu sözüm ona.

Peki sonra ne oldu? Bu satırların yazarının tahminiyle kurmaylarına döndü ve seslendi;

-Sahi ne oldu şu tahsilat işleri? Bir bakın. Devlet Bahçeli boşuna sormaz. Vardır bir bildiği.

“ALOO, TMSF Mİ?”

TMSF uyarıldı ve defterler kurcalandı. Aaaa bir de ne görsünler, her adımını kayıt ve takip altına alan devlet, Karamehmet grubunun EKİM 2012 tarihinde ödemesi gereken 75 milyon lirayı (eski hesapla 75 TRİLYON lira) unutmuştu. Bak sen şu işe. 3 lira için vatandaşın kapısına haciz memuru gönderen devlet, 75 milyon lirayı unutmuş. Apar topar karar alındı, SHOW TV ve BMC şirketine el konuldu. Gerekçe; Mayıs 2009’daki protokolün gereğinin yerine getirilmemesi. Unutkanlık (!) zaten garip de, el konulan şirketlerin tercihinde de bir gariplik var. Soru şu; Alacağınızı tahsil etmek için, borçlunun iyi durumdaki şirketleri dururken, gidip en kötü durumdaki şirketlere el koymak da neyin nesi? Çünkü Show tv uzun süredir maaşların ödenmediği, ödemeleri yapılmadığı için Acun gibi bir kıymetlisini (!) bile başka kanallara kaptırmış, reklam geliri taban yapmış bir televizyon. BMC ise aldığı ihalenin gereğini bile getiremeyecek durumda. Eğer biri o meşhur reklam sloganından etkilenip “BENCE BMC” demediyse, dedim ya bir gariplik var.

ATV GİDERSE SHOW GELSİN

Garipliğin de ötesinde hinlik var. Malumunuz, Başbakan’ın, cebine parasını koyup Ahmet Çalık’a satın aldırdığı ATV bir süredir satış görüşmelerinde. Hatta gayrı resmi bilgilere göre satış tamam. Yeni sahibi ne yapar bilinmez ama televizyonu Ahmet Çalık ve Başbakan’ın damadının kardeşi Serhat Albayrak kadar hizmete sunamayacağı bir gerçek. E yine malumunuz önümüz seçim. Ve bu süreçte büyük kanal kaybetmek “KONVANSİYONEL MEDYA”da güç kaybı demek.Buna bir de Devlet Bahçeli’nin KİMYA BOZAN sorusunu eklediğinizde, sicili bozuk siyasetiniz daha ciddi bir yara alabilir. Dolayısıyla, operasyon hem yeni bir medya mecraı hem de siyaseten savunma imkanı sağlıyor. E ne diyelim. Yeterince kurnazca. Siyasi gerekçe ve sonuçları ayrı bir tartışma konusu. Ama şu bir gerçek ki, KİMYA BOZAN soru, Türk milletinin cebinden 1 milyar lira daha çalınmasına şimdilik engel oldu.

CAVİT ÇAĞLAR- TOKİ DOSTLUĞU

Devlet Bahçeli’nin batık bankacılarla ilgili sorusunu aklımızın bir köşesinde tutarak, bir de Bursa’da yaşananlara göz atalım. Cavit Çağlar da batık bankacılardan. 1.7 milyar dolarlık borcundan şu ana kadar 625 milyon dolarını ödemiş. Peki geri kalanı? Vallahi onu ben de bilemedim. Geri kalanın normalde 1.1 milyar dolar olması gerekirken, geçen yıl yapılan bir protokolle 440 milyon dolarlık borcun nasıl ödeneceğine dair bir yol haritası çizilmiş.

TARLALAR OLDU ARSA

Yol haritasına göre; Cavit Çağlar devlete olan borcunu ödemek üzere TOKİ üzerinden bir formül buldu. Ve bu formül Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin de devreye girmesiyle ete kemiğe büründü. Plana göre Cavit Çağlar’ın tamamına yakını TARLA olan gayrımenkulü büyükşehir kararıyla toplu konut alanına, yani arsaya dönüştürüldü. Böylece Çağlar arsa haline getirilen tarlalarını TOKİ’ye devrederek, devlete, aslında millete olan borcunu kapatacaktı. Az önce dedim ya, bu konuyla ilgili protokol 8 ay önce yapıldı.

TMSF NASIL UYANDI?

İddiaya göre protokolden Başbakan da haberdar edilip onayı alındı. Bu durumda ne siyasette,ne yargıda, ne bürokraside laf edecek bir babayiğit kalmıyor tabi. Ama evdeki hesap çarşıya uymadı. MHP lideri Bahçeli, uyku kaçıran o soruyu sorup, “Takipteyim” mesajı verince, yine birkaç gün önce TMSF tıkır tıkır işleyen plana çomak sokmak zorunda kaldı. TOKİ’den borca kefil olmasını istedi. Öyle ya, bugünün yarını da vardı ve yargı karşısında çok ciddi sıkıntıya girilebilirdi. Gerçi yargının bu aralar böyle dertleri yok ama maalesef “NE YAPTINIZ?” diye soran birileri var. Sonuçta, bir başka batık bankacı Cavit Çağlar’ın TOKİ merkezli operasyonu da geçen hafta suya düştü.

TESADÜF MÜ?

Peki şimdi kendi kendimize soralım; Her iki işadamıyla ilgili adımlar da tesadüf mü? Biri ile 4 yıl önce protokol yapılmış ve 8 aydır ödemediği borç kimsenin aklına gelmemiş. Diğerinde protokol geçen yıl Başbakan’ın da oluruyla tamam. Ama ikisiyle ilgili de aynı haftada MİLLETİN MENFAATİ yararına sayılabilecek (şimdilik) adımlar atılıyor. Protokollerden bu yana, hükümetin ve ilgili kurumların bu adımları atmasını sağlayacak yeni bir gelişme mi var? İşadamları ve hükümet cephesinde yok. Ama KİMYA BOZAN SORU var. Ve bu soru, Türk milletinin iki kalemde 2 milyar lirasını daha pul etmeye kalkanların tezgahını bozdu.

İşte o yüzden başlığım buydu;

DEVLET BAHÇELİ SORDU.. SORU KİMYAYI BOZDU.. VE KİMYA DA TEZGAHI.. Bu kadar basit. Allah afiyet-sıhhat versin efendim.

EY VATAN!

Bir dizi filmde izlemiştim.. Genç bir subay, sıkı sıkı tutuyordu elindeki kanlı taş parçasını..

Komutanın dikkatini çekti ve sordu;

-O elindeki nedir evladım?

Genç subay kanlı taşa baktı bir kez daha ve yanıtladı;

-VATAN komutanım..

Az önce arkadaşı şehit olmuş ve kanı elindeki o taşın üzerine akmıştı..Sımsıkı tutuyordu o taşı.. Suyunu çıkaracak gibi sımsıkı.. Şehit kanı damlamış taş parçasına “VATAN” diyordu.. Kolay mı bu sözü edebilmek? Değil 63, 663’ü bir araya gelse edebilirler mi? Almaz ya, versen eline o taşı, çıkar mı böyle bir tarif? Çıkmaz.. El dokunacak, yürek ağlayacak.. Değilse ne fayda..

İşleri güçleri “VATAN NE DEĞİLDİRİ” anlatmak..

***

Doğrudur; VATAN bir çakıl taşı değildir.. Ama bazen BİR ÇAKIL TAŞI VATAN’dır..

Doğrudur; VATAN bir karış toprak değildir.. Ama bazen BİR KARIŞ TOPRAK VATAN’dır..

Doğrudur; VATAN ölmek değildir.. Ama uğruna ölebilmek VATAN’dır..

Meselenin özü, bu sözlere “Türk edebiyatından seçmeler” diyeceklerle, “Türk’ün edebiyatı” diyebilecekler arasındaki fark..

VATAN çakıl taşı olamaz ama, çakıl taşı VATAN olur..

VATAN bir karış toprak olamaz ama bir karış toprak VATAN olur..

Mutlu olduğun toprak değildir VATAN.. Ama kaybettiğinde anlarsın ki “VATAN”dır mutlu olduğun toprak..

***

Sevgili hocam Mevlüt KARAKAYA’dan dinledim şu öyküyü;

Bir lokantanın girişinde kocaman bir yazı vardı; “BURADA HESABI TORUNLARINIZ ÖDER”

Karınları acıkmış bir grup pek sevdi uygulamayı ve girip tıka basa yediler yemeklerini.. Üzerine kahvelerini de yudumlayıp kalktılar.. Kapıya yöneldiler.. Hesap ödemeyi akıllarından bile geçirmediler. Öyle ya, ne yazıyordu kapıda; “BURADA HESABI TORUNLARINIZ ÖDER”.

Tam kapı koluna uzandı ki elleri, lokantacı seslendi;

-Beyleeer, hesabı ödemediniz..

En uyanığı verdi cevabı;

-“HESABI TORUNLARIMIZ ÖDEYECEK”

Lokantacının cevabı kısa ve netti;

-TAMAM BEYİM DE, SİZİN DEDENİZ DE BURADA YEDİ..

Bu öykü bana ne diyor biliyormusunuz; İşte bu gerçektir VATAN..

***

“Ne demek istiyor bu adam?” diyeniniz varsa.. Hanımefendileri ve çocukları unutmayın sakın.. Gelin, yarın 15’te ADANA İSTASYON MEYDANI’nda konuşup,anlaşalım;

“VATAN bugün değilse, ne zaman VATAN?”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.