Asikurtlar©

BAHÇELİ: MHP YÜKSELDİKÇE, SEROK AHMET’İN VE 17-25 ERDOĞAN’IN UYKULARI KAÇMAKTADIR

BAHÇELİ: MHP YÜKSELDİKÇE, SEROK AHMET’İN VE 17-25 ERDOĞAN’IN UYKULARI KAÇMAKTADIR
19 Mayıs 2015 - 17:58 'de eklendi ve 4042 kez görüntülendi.

MHP Lideri Bahçeli Uşak Mitinginde konuştu. Bahçeli “Gerek Erdoğan, gerekse de Davutoğlu korkmaktadır. Nedeni ise Milliyetçi Hareket’in ayak sesleridir. MHP yükseldikçe, serok Ahmet’in ve 17-25 Erdoğan’ın uykuları kaçmaktadır. MHP güçlendikçe hainler şaşırmakta, melanetin siperlerine kaçmaktadır.” dedi.

Bahçeli’nin konuşması şu şekilde:
Aziz Uşaklılar,
Değerli Vatandaşlarım,
Aziz Dava Arkadaşlarım
Saygıdeğer Hanımefendiler, Beyefendiler,
Bugün Uşak Kent Meydanında bir tarih yazıyorsunuz.
Milli ve manevi değerlerimizi samimiyetle savunmak, Türkiye’nin yanında durmak için Milliyetçi Hareket’e kucak açıyorsunuz.
Bu meydanı şereflendiren her kardeşime en içten sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramınızı tebrik ediyorum.
Milli mücadele kahramanlarını ve aziz şehitlerimizi rahmetle anıyorum.
18 Mayıs 1944’de sürgün ve soykırıma tabi tutulan Kırım Türklüğünün tüm acısını paylaşıyor, zulmü lanetliyor, var olma mücadelesinde hayatlarını kaybeden soydaşlarımıza Rabbim’den rahmet niyaz ediyorum.
Hepinizi gönülden selamlıyorum.
Banaz’a, Eşme’ye, Karahallı’ya, Sivaslı’ya, Ulubey’e muhabbetlerimi gönderiyorum.
Bu açık hava toplantımızın gerçekleşmesinde emeği geçen, katkısı bulunan her dava arkadaşımı candan tebrik ediyorum.
20 gün sonra yapılacak 25’nci Dönem Milletvekilliği Genel Seçimleri’nin ülkemizin birliğine, milletimizin dirliğine, insanımızın refahına en üst düzeyde katkılar sağlamasını Allah’tan niyaz ediyorum.
Seçimlerin barış, huzur, olgunluk, güvenli ve demokratik yarış içinde geçmesini ümit ediyor, siyasi partilere ve milletvekili adaylarımıza başarılar diliyorum.
Hepinize hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum.

Değerli Vatandaşlarım,
AKP iktidarıyla geçen 4 bin 581 günlük zulüm, hayal kırıklığı ve teslimiyet, acziyet dönemi inşallah 7 Haziran’da son bulacaktır.
Kurtuluş yakındır.
Milli birlik ve milliyetçi iktidar yakınımızdadır.
Artık soyguncunun sonu gelmiştir.
Bölücülerin sonu görünmüştür.
Eminim ki, 96’ncı yıldönümünü kutladığımız Samsun’a çıkışın bir benzeri 7 Haziran’da tekrar yaşanacaktır.
Samsun’da kurtuluşumuzun ilk adımı atılmıştı, Uşak’ta da toplumsal onarım ve huzurlu bir geleceğin ilk fidesi dikilecektir.
Uşaklı kardeşim kaderine sahip çıkacak ve ayağına vurulan prangaları söküp atacaktır.
Ve inanıyorum ki,
Teslimiyete hayır diyecektir.
Tavize hayır diyecektir.
Sömürüye hayır diyecektir.
Göstereceği irade ile Milliyetçi Hareket’i tek başına iktidara getirecektir.
1919 yılının şartlarını kıyasladığımızda;
Yine yabancı güçler içişlerimize karışmaktadır.
Yine işbirlikçiler dört koldan ihanet yarışına girmektedir.
Yine ilkesiz ve korkak bir zihniyet ülkeyi yönetmektedir.
Yine Türkiye’mizin ufku daralmakta, önü kapanmaktadır.
Osmanlıyı yıkan küresel aktörler, 96 yıl sonra yeni bir oyun için kendilerine maalesef yeni bir piyon ve işbirlikçi bulabilmişlerdir.
Uşak’ın yiğit ve vatansever insanlarına buradan soruyorum:
7 Haziran’da sandık önünüze geldiğinde;
96 yıl önce olduğu gibi, vatanımızın ve milletimizin bölünmez bütünlüğüne sahip çıkacak mısınız?(Evet)
96 yıl önce olduğu gibi, tam bağımsız Türkiye’yi tercih edecek misiniz?(Evet)
96 yıl önce olduğu gibi, teslimiyetçi ve aciz bir yönetime dur diyecek misiniz?(Evet)
Bu evetler, Milliyetçi Hareket’in tek başına iktidarının müjdecisidir.
Bu evetler, makamını başkanlık sistemi için maskaraya çeviren Davutoğlu’nun tükenişinin göstergesidir.
Bu evetler, Türk milletinin kendi kaderini yine kendinin belirleyeceğinin haykırışıdır.
Bu onurlu tercihinizden dolayı sizleri ayrı ayrı kutluyorum.
Kıymetli Vatandaşlarım,
Aziz Uşaklılar,
19 Mayıs 1919, Türk milletinin kendisine reva görülen akıbeti elinin tersiyle iterek tarihi yeniden yazdığı bir dönemin başlangıcıdır.
Gazi Mustafa Kemal ile başlayan bu yolculuk üç buçuk yıl sonra Başkent Ankara’da sonuçlanmış ve tarihe mühür vurmuştur.
Samsun’da başlayan Milli Mücadele süreci, millet sevgisinin, aklın ve en önemlisi sabrın sınandığı milliyetçiliğin şahlanışıdır.
Ancak ne üzücüdür ki, ülkemiz tam 96 yıl sonra teslimiyetçi bir iktidar tarafından başladığı noktaya geri döndürülmüştür.
Bugün, karşımızdaki koşullar, 1919 tarihindeki küresel dayatmalarla ve yaşadığımız milli buhranla benzerlikler göstermektedir.
Milletimiz Lozan öncesine döndürülmek istenmekte, Sevr şartları birer birer önümüze getirilmektedir.
Milletimiz açısından çok sancılı ve önemli gelişmelerin yaşandığı geride kalan yıllar karanlık bir devir olarak anılacaktır.
Bu dönemde;
Devlet yönetimi ve siyasal hayatımız yozlaşmıştır.
Siyasi hesaplar milli menfaatlere tercih edilmiştir.
Milli geleceğimiz, şahsi ihtiraslar için peşkeş çekilmiştir.
Devlet kavramı ve kurumları yıkıma maruz kalmıştır.
İlkesizlik erdem, taviz siyaset, talan ticaret olarak anılmıştır.
AKP’den başlayan çürüme ve kokuşma, toplum ve devlet hayatımızın her alanına sirayet etmiştir.
Bu, ahlaki değerlerimizi sarsan bir manevi çöküş sürecini de tetiklemiştir.
AKP;
Türkiye Cumhuriyeti devletinin milli güvenliğini,
Türk milletinin milli birliğini, bekasını ve refahını,
Toplumsal huzur ve asayişimizi, çok ciddi ve ağır tehlikelerle karşı karşıya bırakmıştır.
Cumhuriyetimizin temel değerleri, ancak bir işgal gücünün verebileceği tahribata maruz kalmıştır.
Aziz Uşaklılar, ülkemizin bu vahim gidişatına müdahale için elinize 20 gün sonra tarihi bir fırsat geçecektir.
Bu ağır tahribat karşısında susmayacağınızı biliyorum.
Ve sizlere soruyorum:
Bayrağınıza sahip çıkacak mısınız? (Evet)
Vatanınıza sahip çıkacak mısınız? (Evet)
Türkiye’mize sahip çıkacak mısınız? (Evet)
O halde bunun yolu, 7 Haziran günü, sandık başında yapacağınız tercihle olacaktır.
Ve inanıyorum ki Uşaklılar Milliyetçi Hareketle yürüyecektir.
Aziz Vatandaşlarım,
AKP ile geçen yılların ekonomik boyutu da milli güvenlik ve milli bekaya yönelik tehditlerinden farklı değildir.
Bilindiği gibi AKP zenginlik, refah, huzur vaadleri ile vatandaşın oyunu almıştı.
Daha mutlu, huzurlu ve varlıklı bir hayat vaad etmişti.
Peki sizlere soruyorum;
AKP ile ekonomik sorunlarınız tükendi mi? (Hayır)
AKP ile yoksulluğunuz azaldı mı? (Hayır)
AKP ile yolsuzluklar ortadan kalktı mı? (Hayır)
AKP ile emniyet ve asayiş arttı mı? (Hayır)
Bu cevabı alacağımı biliyordum. Emindim.
Çünkü ülkemin neresinde bu ve benzer soruları sorsam her yerde ağız birliği görüyorum.
İşte bu hayırlar Türkiye gerçeğinin sesidir.
Bütün Türkiye yoksullaşmıştır.
Bütün millet fukaralığa ve işsizliğe rehin bırakılmıştır.
Herkes sıkıntıdadır.
Yolsuzluk büyümüştür.
Rüşvet devasa boyutlardadır.
Hukuksuzluk korkunç seviyelerdedir.
Kanunsuzluk kol gezmektedir.
Kaçakçılık, kara para tacirliği ve hırsızlık prim yapmaktadır.
Ama fotokopi Başbakan’a bakarsak herşey iyiye doğru gitmekte, dünya AKP’nin başarısını alkışlamaktadır.
Hal gerçekten böyle ise, AKP zihniyetinin zenginlik ve kalkınma tabloları ile milletimizin gerçek yaşantısı arasındaki uçurumu nasıl izah etmek gerekecektir?
Tamamen sıcak para ile beslenen, üretimin her geçen gün azaldığı, ithalatın arttığı bu ekonomik anlayışın mimarı AKP hükümetidir.
Bilinmelidir ki, üretimin olmadığı bu basit çarkın sonu yoktur.
AKP iktidarı ile ülkemiz; yağma ve sömürü döngüsüne mahkûm olmuştur.
AKP zihniyeti 150 ay 2 gündür dış güçlerin elinde, avucundadır.
Türkiye, AKP hükümeti ile Açlıkla, Adaletsizlikle, Ahlaksızlıkla, ve Asayişsizlikle karşı karşıyadır.
Başbakan, özetlediğim bu kara tablonun milletimiz tarafından bilinmesinden korkmaktadır.
Bu nedenle saçma sapan konuşmakta, Erdoğan’ın kişisel hedeflerine hizmet etmektedir.
Başbakan başkanlık için çalışmaktadır.
Başbakan yıkım için faaliyet halindedir.
Başbakan kendi itibar ve saygınlığını gömmek için çırpınmaktadır.
Davutoğlu, Erdoğan gibi yalan deryasında yüzmekte, olmayan başarı hikayeleriyle göz boyamaktadır.
Milletimize sunduğu sahte cennetin altındaki karanlık Türkiye’nin ortaya çıkmasından korkmaktadır.
Geleceğini pamuk ipliği ile bağladığı milletimizin gerçekleri görmesinden çekinmektedir.
Davutoğlu akıbetinin farkındadır.
Erdoğan’ı da korku dağları sarmıştır.
Bu ikili AKP’nin sona geldiğini anlamışlardır.
Bu nedenle devletin tüm imkan ve kaynakları AKP’nin seçim çalışmalarında kullanılmaktadır.
Miting alanlarına parayla insan taşınmaktadır.
Valiler, kaymakamlar AKP’nin maşası gibidir.
Kamu araçları sivil plaka takılarak siyasi kampanyada kullanılmaktadır.
Mukaddes değerlerimiz alçakça siyasete malzeme yapılmaktadır.
İstanbul Maltepe’de olduğu gibi, camilerden kaçak elektrik hattı çekecek kadar AKP denge ve kontrolünü kaybetmiştir.
Devlet televizyonu TRT, havuz medyası, kiralık kalem ve yorumcular gözü dönmüş gibi AKP propagandası yapmaktadır.
Güdümlü anket şirketleri AKP’nin düdüğünü çalmaktadır.
Yandaş işadamları aldıkları ihalelerin diyetini ödemektedir.
Provokasyonlar sıklaşmış, parti binaları saldırıya uğramaya ve bombalanmaya başlamıştır.
AKP ile HDP sanki rol paylaşmış gibidir.
Seçimlere hile karıştırmak için AKP’nin karanlık odalarında saray talimatlı planlar yapıldığı her gün yazılıp çizilmektedir.
Milli iradeyi gölgelemek, demokrasiye suikast düzenlemek için Erdoğan devreye girmiş, kurşun asker Davutoğlu’nu altından kalkamayacağı pisliğe bulaştırmak için harekete geçmiştir.
Sandık güvenliği tartışmaya açılmıştır.
Seçim sonuçlarını sisteme işleme ve müdahale etme yetkisi bulunan 81 ildeki UYAP personelinin tamamı görevden alınmıştır.
Sandık risklidir, demokrasi tedirgindir, AKP ise ahlaksız ve arsızdır.
Uşak’tan uyarıyorum;
Sandık namustur, milletimizin vereceği her oy değerli ve önemlidir.
Sandık üzerinde oyun ve tezgah heveslisi kim varsa, şimdiden bu yanlıştan dönmelidir.
AKP, demokrasinin er meydanını karartmaya ve sandık yolsuzluklarıyla sonuçları değiştirmeye teşebbüs ederse, bilsin ki dünyayı başlarına yıkarız.
Bunun hesabını muhataplarından bir bir sorarız.
Uşaklı’nın oyuna leke sürdürmeyiz, tercihlerine haram ve hıyanetle kapkara kesilmiş elleri dokundurmayız.
Biz sandıklara sahip çıkacağız.
Biz demokrasinin arkasında olacağız.
AKP sandıkla gelmişti, sandıkla gitmekten başka yolu da olmayacaktır.
Uşaklı kardeşim, iradene sahip çık.
Uşaklı kardeşim, geleceğine sahip ol.
Uşaklı kardeşim, rüşvetçi ve hırsızlar paranı çaldılar, alın terini götürdüler. Şimdi de gözlerini vereceğin oya diktiler.
Buna izin vermeyin, buna fırsat tanımayın.
Erdoğan başkanlık sistemine geçmek için her kumpasın tarafı olabilecektir.
Sandığın etrafında leş avcıları dolaşmaktadır.
Sandığın üzerinde akbabalar uçmaktadır.
Davutoğlu kapı kulu olduğundan Erdoğan’a varlığını bağladığından iradesizliğinin bedelini herşeye göz yumarak ödeyecektir.
Erdoğan, hazineyi adeta bölünme ve rejim tasfiyesi için seferber etmektedir.
Yüzde 52 oy almış birisi olduğu için bunu kendisine hak görmektedir.
Ve dahası, korsan mitinglerle baştan ayağa siyasete girmekte, Anayasa suçu işlemekten hiç mi hiç rahatsızlık duymamaktadır.
Uşaklı kardeşlerim soruyorum sizlere;
Erdoğan her gün karaborsa mitingleri düzenleyip muhalefete hakaret etmektedir; bir Cumhurbaşkanı’na bunu yakıştırıyor musunuz? (Hayır)
Erdoğan taşıdığı görev itibariyle herkese eşit mesafede durması gerekmektedir; bir Cumhurbaşkanı’nın sınırları Anayasa’da çizilmiş yetkilerini aşmasını doğru buluyor musunuz? (Hayır)
Tarafsızlık bağlamında şeref ve namus üzerine ettiği yeminleri sakız gibi çiğnemesini normal görüyor musunuz? (Hayır)
Erdoğan milli iradeye sansür uygulamaktadır.
Erdoğan demokrasiye ambargo uygulamakta, ahlakı izole etmektedir.
Böyle bir Cumhurbaşkanı ne zaman görülmüştür?
Böyle bir ülke yönetimine ne zaman şahitlik edilmiştir?
Gerek Erdoğan, gerekse de Davutoğlu korkmaktadır.
Nedeni ise Milliyetçi Hareket’in ayak sesleridir.
MHP yükseldikçe, serok Ahmet’in ve 17-25 Erdoğan’ın uykuları kaçmaktadır.
MHP güçlendikçe hainler şaşırmakta, melanetin siperlerine kaçmaktadır.
Bu korkunun, bu kaçışın altında;
Acı ve ıstırap dolu yıllar vardır.
Dayanılmaz hale gelmiş geçim sıkıntıları vardır.
Pahalılık, işsizlik, yoksulluk vardır.
Türk milletine düşmanlık ve Türkiye’ye kurulmuş tuzaklar vardır.
Bu korkunun altında;
Soygunlar vardır. Kapkaç vardır.
Peşkeş çekilen milli servet vardır.
Buğdayının, tütünün, sebzenin, pancarın maliyetini çıkaramayan çiftçi ve köylü vardır.
Bu korkunun altında;
Milyarlarca dolar borç vardır.
Milyarlarca dolar cari açık vardır.
Ektiğini alamayan çitfçimizin gübre, mazot, tohumluk borcu vardr.
Erdoğan ve Davutoğlu
Daha nereye kadar kaçabilecektir.
Seçim sandığı çok yakındadır.
Bunların foyası mutlaka ortaya çıkacaktır.
Seçim günü AKP’den kurtulma günü olacaktır.
Seçim günü AKP’den hesap sorma günü olacaktır.
Bunların hesabını sormak da Milliyetçi Hareket Partisi için Türk milleti adına milli bir görev olacaktır.
Uşaklı vatandaşlarım, vakit yaklaşmıştır.
Oyunuzu heba ettirmeyin, istismarlara geçit vermeyin, iradeniz üzerinden hesap yapan edepsizlere müsamaha göstermeyin.
Gelin bizimle huzur ve refaha yürüyün.
Rüşvetçiler 12 yıl 6 ay 2 gündür iktidardadır. Buna son vermek için bizimle yürüyün.
Soyguncular 12 yıl 6 ay 2 gündür keyif ve konfor içindedir. Buna engel olmak için bizimle yürüyün.
Yolsuzluk, ihanet ve vurgun şebekelerinin 12 yıl 6 ay 2 gündür yediği önünde, yemediği ardındadır. Bu sefil israf ve hezimeti bitirmek için bizimle yürüyün.
Biliyorsunuz, Ankara’ya sizlerin alın terinizden kesilen paralarla saray yaptılar.
Bu kaçak ve karanlık saraya 1 milyar 370 milyon lira harcadılar.
Buna da itibar dediler.
İtibarı haramda aradılar.
İtibarı soygunda buldular.
İtibarsızlığı itibar olarak adlandırdılar.
Yalan söylediler, utanmadılar.
Allah’la kandırdılar, korkmadılar.
İstismara taptılar, inkara saptılar, işbirlikçi ve iki yüzlü oldular.
Beştepe Hanedanlığı kurarak zalimliğin sultasını sürdüler.
Har vurup harman savurdular.
Müsrifliğin dibini boyladılar.
Kanunsuzluğun çukuruna gömüldüler.
Uşaklının servetini hortumladılar.
Uşaklının hakkına el koydular.
Bir yanda hırsızlık yaptılar, diğer yanda ahlakı susturdular.
Bir yanda rüşvet yediler, diğer yanda hukuku katlettiler.
Bir yanda hazineyi boşaltılar, diğer yanda kasalarını doldurdular.
17-25 Aralık’ta suçüstü yakalandılar, ama darbe dediler.
Görevini yapan hakim, savcı ve polislere saldırdılar, görevden aldılar, sürgüne ve cezaevine yolladılar.
İşler sarpa sarınca, maske düşünce, kirli çamaşırlar birer birer dökülünce, 12 yıl bir ve beraber olduklarını paralel ilan ettiler.
Nitekim AKP, tarihin en büyük yolsuzluk suçunu işlemiştir.
Çalınan sizlerin emeğidir.
Çalınan sizlerin gelecek ümididir.
Çalınan, soyulan, yağma ve talan edilen milli servet, Uşaklının helal kazancıdır.
Soruyorum sizlere ve öyle gür bir sesle cevap vermenizi bekliyorum ki, saraydaki duysun, Serok Ahmet kaçacak delik arasın:
√ Rüşvet ve yolsuzluğa kulakları tıkayalım mı? (Hayır)
√ Erdoğan ve yandaşlarının Türkiye’yi sömürmesine, baştan ayağa soymasına sessiz duralım mı? (Hayır)
√ 400 milletvekili isteyip, dört yüzsüz, dört arsız, dört vicdansız, dört rüşvetçi eski bakanı perdeleyenleri görmezden gelelim mi? (Hayır)
AKP’ye oy vermiş vatandaşım, bu hayırları işit, gel günaha ortak olma.
Yıllardır bir umuttur diye AKP’ye destek veren kardeşim, gel bu haram kervanına katılma.
CHP’ye ve diğer partilere oy vermiş kardeşlerim, gelin bu kez bizimle yürüyün.
“Kime oy vereceğim belli değil, kararsızım” diyen vatan evladı, çekinme, zaman geçiyor, bir ve birlikte olalım, Türkiye’nin kurtuluşuna beraberce omuz verelim.
Hırsıza karşı Bizimle Yürü Uşak.
Yokluğa, yoksulluğa, yolsuzluğa ve yasaklara karşı Bizimle Yürü Uşak.
Teröre, tavize, onursuzluğa karşı Bizimle Yürü Uşak.
Haramzadelere karşı Bizimle Yürü Uşak.
Despot ve tiranlığa özenen 17-25 Erdoğan’a, icazetli ve vesayetli Başbakanlık yapan Davutoğlu’na karşı Bizimle Yürü Uşak.
Uşaklı kardeşlerim söyleyiniz bana;
Bizimle yürümeye var mısınız? (Evet)
MHP’nin iktidarına hazır mısınız? (Evet)
Zalimleri, hainleri, emanete zarar veren karanlık emelleri kovmak için MHP’yi seçecek misiniz? (Evet)
Allah hepinizden razı olsun.
Ne mutlu sizlere ki, Uşak kiminle yürüyeceğini belirlemiştir.

Değerli Vatandaşlarım,
3 Mayıs’ta, Seçim Beyannamemizi Toplumsal Onarım ve Huzurlu Gelecek adıyla ilan ettik.
Emekli kardeşim biliyorum, zordasın, geçinemiyorsun.
Emeklilerimize sesleniyorum, Mart ayında 1400, Eylül ayında 1400 lira olmak üzere yılda toplam 2800 lira Emekli Destek Ödeneği almak için bizimle yürüyün.
Esnaf ve sanatkarımızın emekli aylığından sosyal güvenlik destek primi kesilmesine son vereceğiz.
Emekli aylıkları arasındaki eşitsizliği gidereceğiz, emekli aylığı hesabındaki refah payını mutlaka yükselteceğiz.
Emeklilikte yaşa ve prim gün sayısına takılan vatandaşlarımızın mağduriyetlerini kökten gidereceğiz.
Asgari ücretle çalışan kardeşlerim, Erdoğan sizi yok saysa da, bunalımdasınız, sorun yaşıyorsunuz. Bunun farkındayım.
Asgari ücreti net 1400 liraya çıkarmak, büyük şehirlerde her ay 100 lira şehir içi ulaşım desteği vermek, evi olmayan muhtaç ailelere 250 lira kira yardımı yapmak için hevesle yürüyoruz, siz de bize katılmaya hazır mısınız?
İmamsız ve müezzinsiz cami kalmaması için çalışacağız.
Cemevi gerçeğini siyasi kaygılardan uzak bir şekilde kabul edecek ve devlet yardımının önünü açacağız.
Köy ve mahalle muhtar maaşlarının en az asgari ücret kadar yükselmesi, yani en az 1400 lira olması için gereğini yapacağız.
Köy ve mahalle ihtiyar heyetinde görev alan kardeşlerimin her ay 150 lira huzur hakkı alması için lazım gelen tedbirleri alacağız.
Elleri toprak kokan çiftçi kardeşim, Allah’ın izniyle yüzünü güldüreceğiz. Başta mazot, gübre ve yem olmak üzere temel girdileri ucuzlatacağız.
Uşak’ın desteğiyle; mazotta, gübrede, ilaçta, tohumda, yemde, fidede, ÖTV ve KDV’yi tamamen kaldırmak için yürüyoruz, bize katılmaya var mısınız?
Çiftçilerimizin belini büken mazotu 1 lira 75 kuruşa indireceğiz.
Tarımı canlandırmak, çiftçimizi, hayvan üreticimizi borçtan dertten kurtarmak için bizimle yürüyecek misiniz?
Hayvan üreticilerimizin yem ve kepek başta olmak üzere, kullandıkları girdilerdeki KDV’yi yüzde 1’e düşürmek için yürüyüşümüzü hızlandıracağız, bizimle olmaya var mısınız?
Canlı hayvan kaçakçılığını önlemek, et ve sütte garanti fiyat uygulamak için heyecanlıyız.
Esnaf ve sanatkâr kardeşim, yeni işyeri açtıysan, meraklanma beş yıl süreyle gelir vergisinden seni muaf tutacağız.
İlave olarak, kendi adına ödediğin sigorta primlerinin yarısı beş yıl süreyle devlet tarafından karşılanacaktır.
Şoför esnafımız aklımızdasın, aldığın yeni ticari araçtan 10 yıl kullanmak kaydıyla KDV ve ÖTV almayacağız. Hayırlı olsun.
Kamyon, otobüs, dolmuş ve taksi şoförlerimiz çalışma sürelerinizin her 4 yılı için bir yıl fiili hizmet zammı alacaksınız. Kutlu olsun.
Esnaf, Bağ-Kur emeklilerimizin aylıklarını iyileştireceğiz. Gerçek manada intibak düzenlemesini yapacağız. Herkesin gözü aydın olsun.
İşsiz kardeşlerim üzülmeyin, Üreten Ekonomi Programımızla her yıl 700 bin insanımıza iş sağlayacağız, sorunlarınızı bitireceğiz.
Yoksul kardeşim, 20 gün daha sabret, senin sorunlarını hepten bitireceğiz.
Bugüne kadar kim hangi ad altında, hangi tutar ve miktarda yardım alırsa alsın, anasının ak sütü gibi helali olan sosyal yardım ve desteklerden kesinlikle mahrum bırakılmayacaktır.
Ve de bu yardımları refah artışı kapsamında yükseltip yüzleri güldüreceğiz.
Muhtaç durumda olan ailelerimizin en az bir ferdine iş vereceğiz. Uğurlu olsun.
İş sağlanana kadar, asgari ücretin yarısı kadar, yani 700 lira “Aile Desteği” adı altında ödeme yapacağız.
65 yaşını doldurmuş kardeşlerim, rahat olun, size ödenen aylığı 300 liraya çıkaracağız.
Kamuya ait atıl arazileri yoksullarımıza tahsis etmekle kalmayacak, istihdam oluşturmak amacıyla, büyük ya da küçükbaş hayvanları bedelsiz dağıtacağız.
Bizimle yürümeye söz veriyor musunuz?
Evi olmayan muhtaç ailelerimize sosyal konut sağlayacağız.
Veya 250 lira kira yardımı yapacağız.
200 kilowatsaat elektrik tüketen ve ödeme gücü olmayan vatandaşlarımıza yüzde 75 indirim yapacağız. Hayırlı olmasını diliyorum.
18 yaşını doldurmuş ve başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyen engellilerimize 600 lira, 18 yaş altı engelli aylığını 400 liraya çıkaracağız.
Kent içi ulaşım altyapısının sadece araç odaklı olmaktan çıkartarak insan merkezli olmasını temin edeceğiz.
Muhtaç durumdaki ailelere aylık temel ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri Harcama Kartları, yani Hilalkart uygulamasına geçeceğiz. Güle güle harcayınız.
Kadrosu olmadan çalışan öğretmenlerimizi kadroya almanın yanında, atanamayan öğretmen çilesine son vereceğiz.
Her öğrencimize, başarılı olmak kaydıyla, 10 bin liraya kadar yükseköğretim kuponu vereceğiz.
Aylık almayan, annesi ya da babası veya her ikisi de vefat etmiş evlatlarımız duyun sesimizi, cebinize her ay 100 lira koyacağız.
Öğretmenlerimizin 3600 ek göstergeden istifade etmelerinin önünü açacağız.
Üniversite sınavlarını kaldıracağız.
Yuva kuracak gençlerimize 10 bin lira tutarında, iki yıl vadeli, faizsiz kredi imkânı sağlayacağız.
Emniyet mensuplarımızın çalışma şartlarını ve özlük haklarını iyileştirecek, bu kapsamda polislerimizin ek göstergesini 3600’e çıkaracağız. Hayırlı, uğurlu olsun.
Astsubaylarımızın intibaklarını yapacak, haklarını verecek, uzman jandarma ve uzman erbaşların tüm mağduriyetlerini gidereceğiz.
Devletin asli ve sürekli hizmetlerinde çalıştırılan taşeron işçilere kadro vereceğiz.
Kapatılan belde belediyeleri, özel idareleri ve köyleri yeniden kuracağız.
Kamuda sözleşmeli, geçici, 4/B’li, 4/C’li, vekil ve benzeri şekilde istihdam edilenlerin alayını kadrolu yapacağız.
Bölücülüğün ve terörün kökünü kazıyacak, milli birliğimizi ve kardeşliğimizi güçlendirecek yeni bir anayasayı milletimize hediye edeceğiz.
Temiz siyaset, dürüst yönetim için Bizimle Yürü Uşak.
Dik baş, tok karın, mutlu yarın için Bizimle Yürü Uşak.
7 Haziran’da MHP’ye oy verecek misiniz? (Evet)
7 Haziran’da vatana, millete ve geleceğinize sahip çıkacak mısınız? (Evet)
Genel seçimler, büyük milletimizi tıpkı asırlar öncesinde olduğu gibi lider ülke Türkiye ülküsüne götürecek yolun başlangıcı olacaktır.
Sizleri bir kez daha sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.
Yolunuz, bahtınız, alnınız açık olsun diyorum.
Hepinizi Cenab-ı Allah’a emanet ediyorum.
Sağ olun, var olun.
Bizimle Yürü Uşak.
Bizimle Yürü Türkiye.
Ne mutlu Türküm Diyene.

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER