SON DAKİKA

CHP NE YAPMAK İSTİYOR?

Gündem Yazıları

Bacanak Kayınço Gelin Kayınvalide Yolsuzluğa Gelin

Bu haber 03 Şubat 2014 - 10:06 'de eklendi ve 29 kez görüntülendi.

Fikri Atılbaz

Kendi sonunu hazırlarken Türkiye’yi karanlık dehlizlere iten AKP, freni tutmayan kamyon gibi, çarpa çarpa gidiyor. Görünen o ki, en sonunda uçurumdan aşağıya ya da denize düşecek. Ancak son uygulamaya koymak istedikleri kendini kurtarmak için ehven gözükse de, ülkeyi çok kötü bir sonuca, ayrı bir kuvvet olan yargıyı bile yürütmeye bağlama girişimleri çağdaş diktatörlüğe doğru alınan yoldur. Yeniden kuvvetlerin tek elde toplanmasının neresi çağdaş diyeceksiniz? Doğrudur. O zaman, onların çok kullandığı “ileri demokrasi” yerine ileri diktatörlük diyelim.

AKP yanlışların, yalanların, yolsuzlukların içinde bırakın gırtlağına kadar batmayı, boyunu aşmıştır, bu çukurun içinde kaybolmuştur. Sağa, sola saldırmasının sebebi nedeni budur. Oysa dürüst ve kendinden emin bir iktidar olsa bu işler buraya kadar gelir miydi? Bu yolsuzluklar 11 yıldır süper hırsızlık boyutuna erişir miydi?

Ülke; kayınpeder, bacanak, Bakan çocuğu, hayırsever(!) işadamı, şimdide kaynanadan oluşan “götür alanı”na dönmüş. Son ortaya çıkan olay; Turgutlu Belediye Başkanının ağabeyinin kayınvalidesi 1080 TL maaş alan bir emekli; ama ne emekli… Toplam değeri 13 milyon lirayı bulan 44 dairenin sahibi. 2007 yılında İzmir-Ankara yolu üzerindeki 27 dönümlük bir araziyi, İzmirli bir işadamıyla birlikte 1 milyon 200 bin liraya satın alıyor. Arsa Turgutlu’nun en güzel yerinde. Belediye bu arsanın imarını değiştiriyor. Komşu parsellerin imar izni 3 kattır. Bu parselde özel imar uygulanmış ve 6 kata çıkarılmış. 100 daire yapılacak arsaya, 210 daire yapılmış. Bu olay karşısında CHP’li milletvekili, Belediye Başkanına bu ilişkiyi soruyor. Belediye Başkanının verdiği cevap çok ilginç, “Ne var yani, ağabeyimin kayınvalidesinin ticaret yapma hakkı yok mu?” Zaten bu zihniyetin mensuplarına göre her akrabanın, her Bakan çocuğun ticaret yapma hakkı vardır, akraba ve yakinlerin çocuklarının makama atanma, mevkiye gelme, devlet kadrosuna gelmeye herkes gibi onların da hakları var…

Ülkenin durumuna bakın, bir yanda emekli maaşıyla geçinmek için 18 takla atıp, kredi kartlarına mecbur kalan emekliler; diğer yanda 1080 TL maaşla 44 ev sahibi olan Belediye Başkanının emekli akrabası. Oh ne ala. Yaşamak bu olsa gerek. Kılıf hazır, onların ev almaya hakkı yok mu? Evet onların hakkı var; ancak Türk milletinin refah içinde, müreffeh bir Türkiye’de yaşamaya hakları yoktur.

AKP tükenmişliği, bitmişliği yaşamaktadır. Erdoğan, ilk turda kesinlikle Cumhurbaşkanı seçilemeyeceği raporu, Cumhurbaşkanı Gül’ün önüne konduğunu duyunca, daha çok sinirleniyor, çok daha fazla duygusala bağlıyor. Yeni planlar peşine düşüyorlar: Cumhurbaşkanını yeniden TBMM’nin seçme yolunu açmak, tüzüklerindeki 3 dönem milletvekilliği zorunluluğunu kaldırmak, siyasete veda etmek. Erdoğan kendi isteğiyle veda etmeyecek olursa sonu kötü olacak.

AKP alnına çalınan karayı bu yapmaya çalıştıklarıyla silemez. Bunun tek yolu bağımsız yargıdır. Yargıyı, siyasi iktidarın emri altına sokup, açılan davaları kapatmak, dosyaları yok etmek çözüm değildir. Kendini mağdur göstermenin yollarını aramakla, alnınızdaki karayı silemezseniz… 30 Mart alnında kara olanları yere çalma seçimi olacaktır.

Şu hale bakın; Başbakan Erdoğan’ın çok iyi bir bürokrat diye sahip çıktığı, evinde ayakkabı kutusu içinde bulunan gıcır gıcır dolarları yardım parası olduğunu söyleyerek savunduğu Halk Bankası Genel Müdürü göreve geldikten sonra, bankanın riskli kredi tutarının yüzde 722 oranında artmış. Aslan göreve geldikten sonra 1 milyon TL üstü ticari kredilerdeki karşılığı olmayan risk tutarı 146 milyon TL’den bir yıl içinde 1 milyar 204 milyon TL’ye sıçradı.

İşte Türkiye gerçeği… Yenen yetim hakkı, çalınan Türk işçisinin alın teri, memurun mesaisi, emeklinin yılları, çalınan çocukların geleceği… Bu duruma, bu gidişata son vermek senin elinde, 30 Mart zincirleri kırma tarihi olacaktır. Haydi göreve!

Sağlıcakla kalın!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.