Asikurtlar©

Az bekleyin

Az bekleyin
21 Ekim 2016 - 20:04 'de eklendi ve 4413 kez görüntülendi.

 

 

MHP Genel Başkanı sayın Devlet Bahçeli’nin Türkiye’nin yaşadığı hukuksuzluğu, fiili durumu, Anayasanın açıkça çiğnenmesini gündeme getirip, bunun aşılması için çözüm üretilmesini istemesi, özellikle sol çevreleri aşırı rahatsız etti. Öyle şeyler söylüyor ki, şaşırıp kalıyoruz. Bu muhteremleri dinlerseniz, bu ülkede hukukun işlediğini, Anayasaya harfiyen uyulduğunu ve hiçbir fiili durumun yaşanmadığını, sayın Bahçeli’nin durup dururken sorun çıkardığını zannedersiniz. Daha da ileri giderek, bir takım mesnetsiz ve hiçbir ölçüye sığmayan suçlamalarda bulunuyorlar. Kendileri üretiyor, kendileri yorumluyor, sonra da bunun üzerinden sonuç çıkarıp, saldırıyorlar.

TESPİT
Grup konuşmaları her ne kadar akıl ve vicdan sahibi herkesin çok kolaylıkla anlayacağı kadar açık ve net olsa da, bu güruha sayın Bahçeli’nin söylediklerinihatırlatarak, bir defa da biz anlatalım: Sayın Bahçeli önce herkesin bildiği, ama bilmezden, görmezden gelmeye başladığı bir konuda hatırlatmada bulunuyor ve tespit yapıyor: “Türkiye’de filli bir durum vardır ve bu çözülmelidir.Ülke yönetimi yasa ve Anayasaya uygun değildir. Ve de suç işlenmektedir.Sayın Cumhurbaşkanı filli başkanlık yapmaktadır.Bu durum Anayasa’ya aykırıdır.” Diyor. AKP’yi yönetenlerin tamamının dahi kabul ettiği bu sözlerin neresine itiraz ediyor, neresinde yanlış görüyorsunuz?

ÜÇÜNCÜ BİR YOL VAR MI?
Bu sorunu aşmanın iki yolu var. Birincisi hukukun ve Anayasının esas alınması ve oluşturulan fiili durumun sona erdirilmesidir. İkincisi de bu durumun hukuki boyut kazanmasıdır. Nitekim, sayın Bahçeli’nin söylediği de tam olarak budur. “Hükümet sistemi üzerinde yapılan tehlikeli oynamalar, hukuki temeli olmayan siyasi ve hamasi uygulamalar rejim krizine dönüşebilecektir.” Uyarısında bulunuyor ve bunun önlenmesi için “Ya filli durum düzelsin, evli evine, köylü köyüne dönsün.Ya da filli durum hukuki boyut kazanarak Türkiye derin bir nefes alsın, hukuksuzluk ve Anayasa ihlalleri son bulsun.” Teklifinde bulunuyor. Bunun dışında sizin bildiğiniz üçüncü bir yol ve yöntem varsa, buyurun söyleyin. Bu iki yöntem arasında MHP’nin neyi istediği, neyi hedeflediği çok açık ve kesindir. Defalarca tekrarlanmış, son grup toplantısında, “bizim açımızdan en doğru olanı, Sayın Cumhurbaşkanı filli başkanlık zorlamasından vazgeçmesidir” Denilerek, yeniden altı çizilmiştir.

ARABA DEVRİLMEDEN
MHP bugüne kadar sadece yanlışı söylemekle, uyarmakla kalmamış, ne yapılması gerektiğini de ortaya koymuş, yol göstermiş ve çözüm üretmiştir. Cumhurbaşkanı seçimi krizinden başörtüsü meselesine, terörle mücadeleden dış politika açmazlarının aşılmasına kadar, bunun sayısız örneklerini burada sıralayabilirim. Türkiye,MHP’nin bu “önce ülkem” diyen tavrı sayesinde, büyük krizler, sosyal kırılmalar, sonu kestirilemeyen tıkanıklar oluşturabilecek birçok meseleyi kolayca aşmış ve yoluna devam etmiştir. Nitekim, sayın Bahçeli de, “Araba devrildikten sonra yol gösteren çok olurmuş, biz devrilmeden yola devam edilsin istiyoruz.” Diyerek, ne yapmak istediğini net şekilde anlatmış ve 15 Temmuz’dan sonra bambaşka bir Türkiye tablosuyla karşılaştığımızı, çok yüksek risk ve tehditlerle boğuşmak durumunda olduğumuzu üstüne basa basa sorumluluk taşıyan herkese hatırlatmıştır. Hukuksuzluğun bir devlet kaybına neden olabileceği uyarısında bulunmuş ve bunun nasıl aşılabileceğinin yolunu gösteriştir.

MHP’NİN NE İSTEDİĞİ BELLİ
Buradan nasıl, “başkanlık sistemine destek” sonucu çıkıyor, anlayamıyorum. Zaten böyle bir sonuç çıkaranlar da, akıllara ziyan yorumlar, varlık sebepleri olan MHP düşmanlığını bir adım daha öteye götürmek ve saldırmak için bir gerekçe bulmuş olma rezilliği dışında, ortaya bir şey koyamıyorlar. Sayın Bahçeli, üst üste iki grup toplantısında bu konuda ne düşündüklerini açıkladı. Bu açıklamalar içinde başkanlık sistemi istendiğini, bunun desteklendiğini gösteren bir tek kelime bulabilen varsa beri gelsin. Tam tersine, bu tür acele ve kasıtlı yorum yapanlara ileride rezil olmamaları için açık bir uyarıda bulunuyor ve “yağ mı yoğurttan yoğurt mu yağdan çıkar, yakında görürünüz.Az bekleyin, biraz daha sabredin.” Diyor.

BAŞKA ŞEYLER SÖYLEYECEKLER
Bugün MHP’ye saldıranların, bu açıklamaların MHP’nin sonunu getireceğini iddia edenlerin, geçmişte bir çok konuda olduğu gibi, bir süre sonra, yüzleri hiç kızarmadan sayın Bahçeli’nin doğru yaptığını, ülkeyi bir bunalımdan, bir savrulmadan, hatta bir tehlikeden döndürdüğünü söylemek zorunda kalacaklarından emin olabilirsiniz. Bunu bu işin sonunun nasıl geleceğini tahmin etmenin ötesine geçerek, MHP’nin ülke ve milletin hayrına olmayan hiçbir şeyin içinde olmayacağını adım gibi bildiğim için iddia ediyorum. MHP’nin diğer partilerden farkı da zaten budur. Milletine güvenir, ülkesini her şeyin üzerinde tutar.

TOP AKP’DE
Sayın Bahçeli grup toplantısında son söz olarak aynen şunları söyledi: “Türk milletine güveniyorum, AKP’nin Anayasa hazırlığını TBMM’ne getirmesi, ilke ve hassasiyetlerimizi gözetmesi halinde sağlıklı ve makul bir neticenin alınacağına yürekten inanıyorum.” Hele bir AKP hazırladığı Anayasa teklifini TBMM’ye getirsin. MHP ne istediğini, ilkelerini, hassasiyetlerini bütün dünyaya ilan etmiştir. Top AKP’dedir. Bakalım bu ilke ve hassasiyetlere uyabilecekler mi? Kendi milletvekillerine güvenip Anayasa değişikliğini gündeme sokabilecekler mi?
Yine aynı yere geldik: Az bekleyin, yağ mı yoğurttan yoğurt mu yağdan çıkar, yakında görürünüz.

Orhan Karataş

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER