SON DAKİKA

TÜRK MİLLETİ

Gündem Yazıları

METAL YORGUNLUĞU?

Gündem Yazıları

Aynı Film, Aynı Sonuç

Bu haber 25 Temmuz 2014 - 11:15 'de eklendi ve 12 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

Aday Erdoğan’ın polislere yönelik operasyonla ilgili söyledikleri, yeni bir kumpas kurulduğunun itirafıdır. ”Hesabı sorulmaya başlandı. Bu daha başlagıç. Bakın şimdi ortaya neler çıkacak neler” sözlerini, hukukun üstünlüğü, bağımsız yargı, adalet arayışı gibi kavramlarla izah edebilmek imkansızdır. Bu söz açık ve kesin şekilde hukukun nasıl siyasallaştığını ve tek adama bağlı kaldığını ispatlamaktadır.Demokrasinin zerresinin olduğu, yargının bağımsızlığı kuralının işlediği hiçbir yerde, yürütmenin başı olan birinden böyle bir söz duyamazsınız. Soruşturma ne kadar doğru, eldeki bilgi ve belgeler ne kadar sağlam, gözaltılar ne kadar haklı olursa olsun; aday Erdoğan’ın bu sözlerinden sonra bu dava önemini ve anlamını kaybetmiş ve bugünden bitmiştir.

Daha baştan hükmünü vermiş

Belli ki aday Erdoğan ne yapılması gerektiğine bizzat kendisi karar vermiş ve her şey bu karara göre ayarlanmış. Başka türlü olsaydı, Yargı bağımsız işleseydi ve kendi mecrasında devam etseydi, siyasi sıfatı olan biri bunun daha başlangıç olduğunu, ortaya neler neler çıkacağını nereden bilebilirdi?Bu lafı, bu aşamada davanın savcısı dahi söyleyemez. Söylerse ön yargılı olduğu ortaya çıkar ve inandırıcılığını kaybeder. Çünkü davanın henüz ilk aşamasındayız. Daha ifadeler alınmamış, belgeler tam olarak toplanmamış ve soruşturmanın nereye kadar uzayacağı kesinleşmemiştir. Dava açılıp açılmayacağı, tutuklama kararı olup olmayacağı bile belli değil. Ama aday Erdoğan, soruşturmayı yapmış, belgeleri toplamış, mahkemeyi kurmuş ve kararını vermiş. Sadece savcı olmakla kalmamış, hakim de olmuş, hükmünü de açıklamış.

Aynı senaryo

Biz bu filmi daha önce de görmüştük. Ergenekon ve Balyoz davalarında aday Erdoğan yine savcı olmakla kalmamış, daha mahkeme süreci devam ederken hükmünü verip sonucu ilan etmişti. Sonra da bu hükmü siyaset meydanlarında kullanıp, bunun üzerinden mağduru oynamış ve oy devşirmişti. İşin ilginç tarafı eldeki bilgi ve belgeler aksini söylese de, hukukun bütün ilkeleri yerle bir edilse de, büyük yargılama skandalları yaşansa da, mahkeme kararları aday Erdoğan’ın istediği ve beklediği gibi çıktı. Ömrünü terörle mücadelede tüketmiş kahraman komutanlar İmralı’daki bebek katiliyle aynı safa konulup, benzer cezalara çarptırıldı.

Bu yollarda birlikte yürüdüler

Sonra iş döndü kendi ayaklarına dolaştı. İşbirliği yaptıklarıyla birbirlerine düştüler. Herkes eteğindekini ortaya döktü. Tarihin gördüğü en büyük yolsuzluk ve rüşvet olayları ortalığa saçıldı.Suçsuz günahsız insanlara “kumpas” kurduklarını itiraf ettiler. Bu durum eğer hukukun, demokrasinin ve özellikle de vicdanın bir anlam ifade ettiği başka bir ülkede olsaydı, yer yerinden oynardı. Ortada ne kumpası, ne bu kadar büyük yolsuzluk ve rüşvet düzeni kuranlar kalırdı. Ama burası Türkiye, 12 yıl birlikte yürüyüp birlikte kumpas kuran, birlikte talan edenler, sonra da döndü kahramanlığa soyundular. Paralel yapıdan dem vurup, hakaret ve aşağılamalarla temize çıkmaya uğraştılar. Daha da komik olanı, bu ortaklığın sahiplerinin şimdi çıkıp başkalarını paralel yapıyla işbirliği yaptığını söylemeleridir. Milletin aklıyla alay etmekteki ustalığın ancak bu kadarı olabilir.

Yöntem aynı, hedefler farklı

Şimdi eski filmi yeniden vizyona soktular. Yol aynı, yöntem aynı, hatta aktörler aynı. Sadece saflar farklı, hedefler farklı. Yine başrollerde aday Erdoğan, yine hukuk rafa kaldırılmış, yine dava siyasi hedeflere malzeme edilmiş, yine vicdanlar karatılmıştır. Yine devlet dinamitlenmiş, yine milletin inanıp güvendiği bütün kurumlar yerle bir edilmiş, yine kumpaslar kurulmuştur. Ergenekon ve Balyoz’u millete hazmettirip üçüncü defa iktidarı sağlama aldılar. Şimdi de paralel masalları üzerinden Cumhurbaşkanı koltuğunu aradan çıkarmaya uğraşıyorlar. “Bu daha başlangıç” sözünün önemi ve anlamı da burada ortaya çıkıyor. Aday Erdoğan için bütün bu sicil sadece başlangıçtır. Cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda bütün bu sicilin katlanacaktır ve kim bilir daha nelere şahit olacağız.

İhsanoğlu tek çare

Neresinden bakılırsa bakılsın, AKP ve zihniyetiyle bu ülkenin hiçbir alanda hayırlı ve faydalı bir sonuç alması imkansızdır. Bu zihniyetin devamı durumunda, bu ülkenin başına yeni belalar açılması, devletin hepten yok edilmesinden başka sonuç doğurmayacağı her yönüyle ortaya çıkmıştır.Cumhurbaşkanlığı seçimi bu karanlık dönemden kurtulmak için tarihi bir fırsattır. Karanlığın en zifiri olduğu saat, sabahın en yakın olduğu saattir. Sayın Ekleddin İhsanoğlu’nun her yönüyle bu makama layık olduğu belgelenmiş, Erdoğan’la kıyaslanmasının bile kendisine büyük bir haksızlık olacağını bu millet görmüş ve anlamıştır. Bu tarihi fırsat kaçırılmayacak ve bu yalan, talan ve ihanet düzenine artık bir son verilecektir.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.