SON DAKİKA

TÜRK MİLLETİ

Gündem Yazıları

METAL YORGUNLUĞU?

Gündem Yazıları

Ayna

Bu haber 28 Nisan 2014 - 10:20 'de eklendi ve 16 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’ın hukuk manifestosu, AKP’de kelimenin tam anlamıyla deprem etkisi yaptı. Cemil Çiçek’ten Bülent Arınç’a kadar değerlendirme yapanların tamamı muhtevadan çok, yöntemi öne çıkardılar. Zaten işin püf noktası da burası. Akıl ve vicdanı olan herkes çok iyi biliyor ki, söylenenlerin tamamı doğru ve haklıdır. Bu konuda söylenecek hiçbir şey yoktur. Bu ülkede hukukun çoktan rafa kaldırıldığını söyleyenlerden biri de sayın Cemil Çiçek değil miydi? Konuşmada olsa olsa zamanlama ve yönteme itiraz edilebilir ki, onlar da bunu yapıyorlar.

Söylenenlerin tamamı doğru

Sayın Haşim Kılıç’ın yaptığı, AKP’nin yüzüne bir ayna tutmak olmuştur. İktidarın yaptıklarını, yargıyı ve hukuku ne hale getirdiklerini, örnekleriyle birlikte net biçimde ortaya koymuştur. AKP cenahını bu kadar şaşırtan ve çaresiz bırakan şey, aynanın yüzlerine Haşim Kılıç gibi kendi zihniyetlerine çok yakın ve bugüne kadar yaptıkları ve söyledikleriyle AKP’nin uzantısı gibi hareket eden biri tarafından tutulmuş olmasıdır. Sayın Kılıç bunu iddia edildiği gibi Cumhurbaşkanlığı adaylığı beklentisiyle mi, yoksa tamamen kendi vicdanının sesiyle mi yaptı, bunu bilemem. Ancak, kesin olan söylediklerinin tamamının doğru ve haklı olmasıdır ki, AKP’yi en çok rahatsız eden nokta budur.

Gömlek değiştirme

Konuşmanın hukuk dersi olan tarafında söyleyecekleri fazla bir şey yok. Onu nasıl olsa millete hazmettiriyor ve bildiklerini okuyorlar. Daha çok, “gömlek değiştirme” ve “vicdan yolsuzluğu” değerlendirmelerini öne çıkarıyorlar. AKP’yi ifşa eden sözler tam da bunlardır. Kendileri de çok iyi biliyorlar ki, devirlerini tamamladıktan sonra geriye kalacak olan tam da bunlardır. Menfaatleri uğruna gömlek değiştirmede, duruma göre vaziyet almada, nabza göre şerbet vermede unutulmayacak ve bir daha kolay kolay kimsenin sahip olamayacağı bir sicilleri vardır. Demirel’in “dün dündür, bugün bugündür” anlayışı, bunların yanında çok masum kalmıştır. Fazla geriye gitmeye gerek yok. Daha kısa süre öncesine kadar her konuda ortaklık kurdukları, ne isterlerse verdikleri, sınırsız bir övgü ve saygı gösterdikleri cemaat hakkında, menfaatleri bozulduğu için bugün ne söylediklerini, ne yaptıkların bütün dünya ibretle izliyor. AKP zihniyeti için gömlek değiştirmek bu kadar basit, bu kadar sıradandır. Ne papaz cübbesi giymekte bir sakınca görürler, ne BOP yolunda koşturmada tereddüt ederler, ne de milyonlarca Müslümanın kanını döken ABD askerlerinin ülkelerine sağ-salim dönmeleri için dua etmekten geri kalırlar. Yeter ki, işin ucunda iktidarın devamı olsun.

Vicdan yolsuzluğu

Yolsuzluk konusu AKP’nin kuruluşundan itibaren var olmasına rağmen, üçüncü döneminin sembolü haline gelmiştir. Ogerler’i, Oferler’i, Ali Diboları kimse unutmadı. 17 Aralıkla birlikte rüşvet ve yolsuzluk iddiaları sadece Türkiye değil, dünya tarihinde görülmemiş boyutlara ulaşmıştır. Bunu kapatmak ve gündemden düşürmek için de sayın Kılıç’ın tabiriyle “vicdan yolsuzluğu” devreye sokulmuştur ki, çok isabetli bir değerlendirmedir. Zira, yolsuzluğa uğramamış hiçbir vicdanın ortalığa saçılanları ve bunların karşısında yapılanları anlaması da, kabul etmesi de, sindirmesi de, görmezden gelmesi de imkansızdır. Ve yine vicdan sahibi olan herkes çok iyi biliyor ki, ne yaparlarsa yapsınlar bu sicil onları ebediyen bırakmayacaktır. Günü ve zamanı gelince mutlaka yargı önünde hesap vereceklerdir.

Neye itiraz edecekler?

Bugüne kadar hiçbir yere sığdıramadıkları Sayın Haşim Kılıç’ın, doğruları söylediği için havuzcu besleme ve yanaşmalar tarafından linç edilmek istenmesi şaşırtıcı değildir ve varlık sebeplerine uygun bir durumdur. Ancak, sonuç değişmiyor. AKP cenahının tamamı söylenenlerin doğru ve haklı olduğunun farkındadır. Açın konuşmanın tamamına tekrar bakın, neresine itiraz edecekler? Hangisi yanlış, hangisi yalan? Hangisi bu iktidarın eseri değil? Hangisi yargının içinde bulunduğu durumun dışında? İster Adalet Bakanı, ister AKP sözcüsü, isterse tamamı birden gelsin, söylenenleri cümle cümle konuşalım. “Biz bunu yapmadık” diyebilecekleri tek bir şey bulamazlar.

Turpun büyüğü heybede

İktidar gücünü sınırsız ve ölçüsüz biçimde kullanma, MİT’i özel takip birimine dönüştürme, medyayı havuz kurup satın alma, itiraz edenleri her türlü baskı ve tehditle sindirme, sizi bir yere kadar getirebiliyor. Sonra bir bakıyorsunuz arkanız açıkta kalmış. Vicdan ve insaf sahibi olanlar çıkmış doğruları anlatıvermiş. AKP’yi bir arada tutan tek şey, iktidar nimetleridir. Menfaat bittiği gün, neler olacağını hep birlikte göreceğiz. AKP’nin ne olduğunu, ne yaptığını, neye ve kime hizmet ettiğini asıl AKP’nin değirmenine su taşıyanlardan duyup öğreneceğiz. Bugün sadece vicdan ve insaf sahipleri isyan ediyor. Bunlara bir şekilde defterden silinen ve menfaat ortaklığının dışında kalanları da eklemek gerekiyor. Ancak, turpun büyüğü henüz heybededir. Günü ve zamanı gelince menfaat ortaklarının duruma göre vaziyet alarak, gömlek değiştirerek neler anlatacaklarını, neler yapacaklarını bugünden kestirmek bile imkansızdır. Bu ortaklığın içinde yer alan birçok kimsenin, kendilerini kurtarabilmek için şimdiden bilgi ve belge arşivlediklerini görürsek veya duyarsak hiç şaşırmayalım. Kesin olan ortalığa bugünküleri gölgede bırakacak çok şeyin ortalığa saçılacağı ve Türkiye’nin nasıl bir yalan, talan ve ihanet döneminden geçtiğinin ispatlı, şahitli biçimde belgeleneceğidir.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.