SON DAKİKA

Ayaklarına dolandı

Bu haber 25 Aralık 2013 - 10:00 'de eklendi ve 15 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

Tarihin en büyük yolsuzluk ve rüşvet iddialarıyla ilgili olarak hükümetten gelen açıklamaları hayret ve ibretle izliyoruz. Kelimenin tam anlamıyla Koca Mehmet Ragıp Paşa’nın “Merdi kıpti şecaat arz ederken sirkatin söyler” sözünün örnekleri yaşanıyor.

11 yıl sonra başa döndüler

Sayın Başbakan bütün bu iddialarla ilgili olarak, “Bu oyunun içinde yargı var, yürütme var. Bunlar faiz. Savaş ve kan lobisidir. Hepsini biliyoruz. Bunlar paralel devlettir, İsrail ajanıdır, ABD kuklasıdır. Biz bu çetelere göz yummayız. Yargının içindeki bazılarını da iyi tanırız. Zamanı gelince hepsiyle hesaplaşırız.” Diyor. Bunu söyleyen 3 ay önce hükümeti devralmış bir başkan değil. Bu ülkeyi 11 yıldır tek başına yöneten ve her kararı hiç kimseye danışma gereği bile duymadan alabilen, istisnasız her kuruma atamayı bizzat kendisi yapan bir başbakan söylüyor. Eğer bütün bunlar sizin bilginiz olmadan yapılmışsa bunun adı en hafif şekliyle yetersizliktir. Bilginiz dahilinde yapılmışsa sorumluluk sizindir. Kimi kime şikayet ediyorsunuz? Neresinden tutsanız elinizde kalıyor. Sayın başbakan aslında 11 yıldır ne yaptıklarını anlatıyor. Ülkeyi herkesin oyun oynadığı bir duruma getirdiklerini, yargının birilerinin emrine girdiği, kendi başında bulunduğu yürütmenin her etkiye açık olduğunu ortaya koyuyor. Savaş ve kan lobilerini nasıl büyüttüklerini, üstelik bundan haberdar olduklarını itiraf ediyor. Bir paralel devlet yapılanmasına göz yumduklarını, çetelere izin verdiklerini açıklıyor. Oysa tam tersini söylemiş, yıllardır bu millete bunlarla mücadele ettiklerini anlatmışlardı. 11 yıl sonra tekrar başa döndüler.

Şimdi mi aklınıza geldi?

Benzer bir açıklama da iddiaların odağında olan İçişleri Bakanı Muammer Güler’den geldi. Güler aynen şunları söylüyor: “Türkiye’de devlet içinde farklı yapılanma çalışması var. Birçok şekilde emareleri ortaya çıktı. Bunu bütün boyutlarıyla ortaya çıkarmak hepimizin görevidir. Görünen o ki bütün yargı kuralları, bütün hukuk ayaklar altına alınarak ve maalesef emniyet ve yargıdaki ayaklar da kullanılarak bir siyaset mühendisliği yapılıyor.” Bunu biz söylesek, hükümeti zor durumda bırakmaya çabaladığınızı iddia ederlerdi. Kendileri kurdukları düzenin ne olduğunu anlatıyor. Türkiye’de devlet içinde farklı yapılanma olduğu şimdi mi aklınıza geldi? Bu iddialar ortalığa saçılmasaydı aynı şeyi söyleyecek miydiniz? Polis memurundan müsteşarına kadar her atamayı siz yaptığınıza göre, bu yapılanmayı kim kurmuş olabilir? Ucu size dokununca mı, yargı kurallarının, hukukun ayaklar altına alındığı, emniyet ve yargıda ayakları olduğu ve bir siyaset mühendisliği yapıldığı aklınıza geldi. Yıllardır aynı şeyleri söyleyip, feryat eden, mağdur olan, hayatları kararan insanlara, “devlet bağırsaklarını temizliyor” diyen kimlerdi?

Bizi haklı çıkardılar

Bir başbakan, bir bakan ülkeyi 11 yıl idare ettikten sonra bunları söylüyorsa, arkasından gelen cümle, “biz bu işi beceremedik. Ülkeye ve topluma büyük zarar verdik. Bize bu yetkiyi veren Türk milletinden özür diliyor ve kenara çekiliyoruz” demek olmalıdır. Aksi halde bu sözler ne ortalığa saçılan vahim iddiaları ortadan kaldırmaya yeter, ne de sizi haklı çıkarır. Yaşananlar tam da itiraf ettiğiniz düzenin sizi de içine aldığını gösteriyor ve vahameti çok daha arttırıyor. Ülke bir taraftan soyulmuş, bir taraftan da çetelere teslim edilmiş. Bu itiraflar bizi hiç şaşırtmıyor. Nitekim yıllardır bütün yazdıklarımızın, söylediklerimizin ne kadar doğru ve haklı olduğunu bizzat hükümetten gelen açıklamalar teyit ediyor. Tam da sayın başbakanın ve bakanın söyledikleri gibi biz de yılladır AKP’nin bir menfaat ortaklığı olduğunu ve dehşet dengesi üzerine oturduğunu yazıp anlatıyorduk. O dengenin nasıl kurulduğu, birbirlerini nasıl tamamladıklarını şimdi daha iyi anlıyoruz.

Dehşet dengesi çöktü

Zaten bu tür dehşet dengelerinin sonu hep aynı olmuştur. Bir yerinden bozulunca, hepsi çöker. Çökmekle de kalmaz, ifşaatlar başlar. Bugün yaşanan tam olarak budur. Dengeyi oluşturanlar kendi içlerinde kavgaya tutuşmuş ve restleşmişlerdir.

Bunun sonucu olarak ortalığa bir takım iddialar savrulmuştur. Anlaşılan bu iddialar dengeyi yeniden sağlayabilmek için verilmiş küçük bir gözdağıdır. Hükümetin telaş ve paniği mesajın yerini bulduğunu, daha fazlasının ortaya çıkmaması için, iktidar gücü kullanılarak aceleyle bir takım tedbirler alındığını ortaya koyuyor. Diğer taraftan durumdan vazife çıkaran dengenin diğer unsurları, bu gidişten herkesin zarar göreceği uyarıları yaparak, arayı bulmaya uğraşıyor.

İlahi adalet şaşmaz

Taşlar yerinden oynamıştır ve bu dehşet dengesi ifşa olmuştur. Ne yaparlarsa yapsınlar, hangi tedbiri alırlarsa alsınlar, fayda etmeyecektir. Çırpındıkça batacak, battıkça çırpınacaklardır. Bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Zor duruma her düştüklerinde akıllarına gelen ve yalan, talan ve ihaneti örtmekte kullandıkları inanç hortumculuğu, son günlerde yine revaçta. “Bizim Allah’ımız var” diyorlar. Evet, çok şükür hep buna inandık, buna güvendik. Allah’ın adaletinin şaşmayacağından her zaman ve her şartta emin olduk. İhaneti barış, yalanı gerçek, talanı bir hak olarak anlatıp, milleti buna inandırabilirsiniz. Bizim imanımız hep bize şunu söyledi: “Buna kul razı gelse de, Allah razı gelmez.” Bir gün ayaklarına dolanacağını, kendi kurdukları düzenin altında kalacaklarını biliyor ve söylüyorduk. Şimdi yaşanan budur.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.