Asikurtlar©

Avcıyı av yapmanın sonuçları

Avcıyı av yapmanın sonuçları
18 Nisan 2016 - 19:52 'de eklendi ve 4069 kez görüntülendi.

 

 

Devlet bütün imkanlarıyla terörü bastırmaya, teröristleri susturmaya çalışıyor, buna rağmen aylardır kesin bir sonuç alınamıyor. Gelen şehit sayısının hesabını tutmaya dahi yetişemiyoruz. Bütün ülke cenaze evine dönmekle kalmadı, artık sabırlar tükenme noktasına geldi. Türkiye terör ve terörle mücadele konusunda dünyanın en tecrübeli ülkelerinin en başında gelir. Bu kadar tecrübesi, bu kadar askeri, bu kadar silahı, bu kadar canı pahasına vatanını korumaya yemin etmiş yiğidi varken, nasıl oluyor da bu canilerin sonu gelmiyor? Bu kadar silahı, bombayı, parayı, hendek kazacak makinayı, ve her türlü imkanı nereden buluyor, Türkiye Cumhuriyeti devletine açık ve aleni bir isyan başlatma cüretini nasıl gösterebiliyorlar?

BİLE BİLE LADES
Akıl sağlığı yerinde olan herkesin cevap aradığı bu sorular, aynı zamanda bir şeylerin yanlış gittiğinin kanıtıdır. Bu sorular sadece bugünkü vahametin sebebini ortaya çıkarmakla kalmıyor, AKP döneminin iç yüzünü net ve kesin biçimde ortaya koyuyor. Nitekim, adına çözüm dedikleri ihanet süreci devam ederken, biz ısrarla şu soruları sorduk: “Bilinçli ve sistemli bir şekilde askeri dört duvar arasına hapsederek, yetki ve imkanlarını sınırlayarak Türk milletine terörü hazmettirmek mi istiyorsunuz? Bunun arkasından görüyorsunuz işte, ‘ne yapsak olmuyor, en iyisi istediklerini verip kurtulalım’ mı? gelecek. Oslo pazarlıkları ve İmralı müzakerelerinde varılan mutabakatı millete bu yolla mı hazmettireceksiniz?” Bu sorular bugün de geçerlidir ve yenileri eklenmiştir: “Bugün terörle mücadeleyi ağırdan alarak, çözülme sürecine son verildiğini kesin bir dille ilan etmek yerine buzdolabında saklayarak ve zaman zaman da tekrar masaya dönüleceğini ima ederek nereye varmak istiyorsunuz? Terör örgütünün bu kadar açık ve aleni dış destek alması karşısında neden caydırıcı ve kesin bir tavır ortaya koyamıyorsunuz? Terör uzantılarının dokunulmazlıklarının kaldırılmasını bu kadar sulandırmanın sebebi nedir?” Bütün bu sorular aynı zamanda AKP’nin bilerek ve isteyerek ülkeyi bu felaket ortamına sürüklediğinin de kanıtı değil midir?

BEBEK KATİLİ NASIL PAKETLENDİ?
Dünyada itleri çöpüt taşları bağlayarak, dağdaki eli silahlı katilleri şehirlere salarak, istedikleri her şeyi masa başında teslim ederek terörü bitirmiş ve huzuru bulmuş tek bir ülke gösteremezsiniz. Bölücü terörün gerçekten yok edilmesi ve bu ülkeye huzur gelmesi isteniyorsa yapılması gereken dün de belliydi, bugün de değişmemiştir. Türkiye’nin bu konuda 30 yıllık birikimi var. Terörün zirve yaptığı 1990 başlarında, Cennet mekan Alpaslan Türkeş’in teklif ettiği çözüm kısmen de olsa devlet politikası haline getirilmiş ve kesin sonuç alınmıştı. Rahmetli Türkeş’in teklifi tam olarak uygulansaydı, çok daha kısa zamanda, çok daha kalıcı ve çok daha kolay sonuç alınabilirdi. Yine de bölücü hainlere hareket alanı bırakılmamış ve bulundukları her yerde analarından doğduklarına pişman edilmişti. Bebek katili durup durken Şam’dan çıkıp dünyanın öteki ucuna Kenya’ya kadar kaçmak gereği hissetmedi. Yine de kurtulamadı ve koli bantlarıyla paketlenip getirildi, yargılandı ve bir ine tıkıldı. Bu gerçekler orta yerde dururken, milletin gözünün için baka baka, “30 yıldır güvenlikçi politikaları denedik, ama değişen bir şey olmadı” diyerek yalan söylüyorlar. Değişen çok şey oldu, terör bitirildi, ülkeye huzur geldi, dağdaki hainler vazgeçip geri çekildiler. Siyasi uzantıları sindiler ve sustular. Türkiye’nin yönetimi AKP’ye teslim edilirken terör sıfırlanmış ve huzur sağlanmıştı.

AV DEĞİL AVCI OLMAK
Bugün yapılması gereken de budur. Bunu biz söylemiyoruz, ömrünü terörle mücadelede tüketmiş komutanlar söylüyor. Sahada bulunmuş kaymakamlar, valiler, kamu görevlileri, emniyet ve ordu mensupları anlatıyor. Anlatmakla da kalmadılar, bölgede görev yapmış, terörle mücadeleyi bizzat yürütmüş komutanların tamamına yakını ayrı ayrı kitabını yazdılar. Televizyon televizyon dolaşıp, gördüklerini, yaşadıklarını, tecrübelerini aktadılar yol gösterdiler, tavsiyelerde bulundular. Tamamının ortak kanaati, av durumundan çıkıp, avcı konumuna geçmekti.

KÖPEKLERİ ÇÖZDÜLER
AKP ile birlikte dünyanın her yerinde geçerli olan ve hiç değişmeyen bu kural değişti. Türk güvenlik güçleri avcı durumundan çıkarıldı ve av konumuna sokuldu. Bunun adına da “açılım” dendi. Açıla açıla Oslo’ya bebek katilinin önüne, hatta Kandilli sürüngenlerin inine kadar gittiler. Bu akıl almaz yanlışlar bölücü hainleri azdırmaktan başka bir sonuç doğurmadı. Açılan sadece köpekler oldu. Terör bunun sonucunda yeniden hortladı, meydan buldu, saldırdı ve zıvanadan çıktı. Bu gerçek orta yerde dururken, hala çözümden bahsetmek, tekrar masaya dönmeyi teklif etmek bir akıl tutulması değilse, bölücü hainlerin sözcülüğünü yapmaktır.

TERÖR BARONLARI AYAĞA KALKTI
Milli Güvenlik Kurulu toplantılarında ne konuşulur, güvenlik zirvelerinde hangi öneriler gündeme gelir, bunu bilmiyoruz. Yapılan açıklamalarla sınırlı kalıyoruz. Ancak, daha fazla bir şeyler yapılması gerektiği kesindir. Nitekim, MHP lideri sayın Devlet Bahçeli, ne yapılması gerektiğini açık şekilde söylemiş ve hükümete yol göstermiştir. Bunun ne kadar etkili olduğu ve olacağı daha sözünün edilmesinde ortaya çıkmış, bütün terör baronları ayağa kalkmıştır. AKP ile birlikte terörle mücadelenin yanlış yapıldığının artık kesin olarak kabul edilmesi ve milletten özür dilenmesi gerekiyor. Türkiye bugün tarihinin en zor ve sıkıntılı dönemine mahkum edilmiştir. Bu sıkıntı gün geçtikçe büyümekte ve sabırları zorlamaktadır. Şimdi yapılanlar doğrudur, ancak yeterli değildir. Keşke çözülme süreci yerine, vakti zamanında Kandil’e Türk bayrağı dikilseydi. Keşke yıllarca av olarak beklemek yerine avcı durumuna geçilse bu hainlerin bu kadar yerleşmelerine, silah ve bomba depolamalarına, fiili durum oluşturup oldu-bitti yapmalarına izin verilmeseydi.

SAMİMİYET TESTİ
Bu ihanet güruhunun AKP sayesinde hiç olmadıkları kadar güçlendiklerini söylediklerini, ülkenin belli bölgesinde kontrolün kendilerinde olduğunu ilan etme cüreti gösterdiklerini hiç kimse unutmasın. AKP daha fazla kıvramamış ve dokunulmazlık dosyalarını sulandırarak da olsa meclis gündemine getirmiştir. Bu hafta mecliste görüşülecek dokunulmazlık dosyaları, aynı zamanda bir dönüm noktası ve samimiyet testidir. Kimin ne yaptığını, kime hizmet ettiğini ve nerede durduğunu bu millet bir defa daha net olarak görecektir.

Orhan Karataş

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER