SON DAKİKA

BARAJ…

Gündem Yazıları

Milliyetçi Hareket

Gündem Yazıları

Atatürk’ü Çıkarmak Fetö’ye Hizmettir

Bu haber 08 Eylül 2017 - 10:54 'de eklendi ve 3.063 kez görüntülendi.

Milli Eğitim Bakanlığı eğitim ve öğretim döneminin yeni müfredatla başlayacağını ilan etti. “Yeni olan nedir?” diye baktığımızda, gördüklerimiz bizi büyük bir hayal kırıklığına uğratmıştır. AKP’nin 15 yıllık iktidarında her dönem, aynı söylemlerle, aynı iddialarla başlıyor. Ama geriye eskiyi bile aratan, ne olduğu belli olmayan, okulu, öğretmeni, öğrenciyi, veliyi tatmin etmediği gibi, eğitimin milliliğini de temellerinden sarsan bir enkaz kalıyor. Bakanı değiştirerek bu enkazı kaldırmaya çalışıyorlar. 15 yıllık iktidar döneminin en çok değişen Bakanı Milli Eğitim’dedir. Bakan değişiyor, ama zihniyet değişmediği için her şey kaldığı yerden devam ediyor ve enkaz daha da büyüyüp içinden çıkılmaz hale geliyor.

MİLLİLİK ŞARTTIR

İşin püf noktası bakanlığın başında bulunan “milli” ibaresidir. AKP’nin dikkate almadığı ve kasıtlı biçimde unutturmaya çalıştığı nokta tam da burasıdır. Milliliği ortadan kaldırırsanız, ortada güdük, savruk, neye ve kime hizmet ettiği belli olmayan, ruhsuz, yönsüz, her etkiye açık bir sistem kalır. Bu sistemin yetiştireceği insanın donanımlı olmasını beklemek beyhude olduğu gibi, ortaya çok ciddi bir kimlik ve kişilik sorunu da çıkar. Ne yazık ki, geldiğimiz nokta budur.Toplumsal çürümenin bu kadar hızlı olmasının, menfaattin tek ve değişmeyen değer olmasının ve bu uğurda feda edilemeyecek hiçbir şeyin bulunmamasının sebeplerini buralarda aramak gerekiyor.

ORTAK DEĞERLERİMİZ

Hemen akla şu soru gelmektedir: Milliliği nasıl sağlayacaksınız? Her şeyden önce eğitimin milli olması, bir Anayasa şartıdır. Bu şart ortak değerlerimiz etrafında kenetlenmek, duyarlı, donanımlı ve çağa uygun bir nesil yetiştirebilmek için konulmuştur. AKP’nin ayrıştığı nokta ortak değerlerimizdedir. Tarihimiz ortak değerimizdir ve burada bir sorun bulunmuyor. Ama, o tarihin içinde nelerin ve kimlerin olacağına sıra gelince, ip kopuyor. Ortak değerlerimizin seçimi, tarihin akışına ve tarihi şahsiyetlerin bu toprakların vatan olması ve bu devletin kurulmasındaki rolüne göre değil, kendi zihniyetlerinin gereklerine göre yapıyor. O zihniyetin sınırları da son derece dar ve saplantılı olduğu için geriye, tartışmalı ve yetersiz bir sistem çıkıyor. Türk milletinin ortak değeri olan ve AKP iktidarına kadar eğitimin milli olmasının gereği titizlikle korunan birçok şey, bilinçli, kasıtlı ve sistemli şekilde terk edilmiştir. Milli bayramlardan tutun, içinde Türk ve Türklük olan birçok değer terk edilmekle kalmamış, kötülenmiş ve değersizleştirilmiştir. Ve ne acıdır ki, Atatürk’de bu değerlerin içindedir.

FETÖ ZİHNİYETİ DEVAM EDİYOR

15 yıllın ürünü olan bu güdük sistemin kaçınılmaz sonucu, sormayan, sorgulamayan, bilmeyen ve öğrenmeyen bir nesildir.Bu neslin yönlendirildiği veya çıkış kapısı olarak gördüğü yerler FETÖ ve benzeri yapılardır. Ve Türkiye ne yazık ki, şu anda bu yapıların girdabında kıvranmaktadır. FETÖ’nün kendini ele vermiş olması bir şeyi değiştirmemiştir. Zihniyeti aynen devam etmekte, adı değişik olsa da yerini başka cemaatler almaktadır. Çok daha vahim olanı, bu durumun en tepedekinden, en sıradan vatandaşa kadar herkes tarafından biliniyor olmasıdır. Biliniyor, ama hiçbir şey yapılmıyor veya yapılamıyor.

BÖYLE MÜFREDAT OLMAZ

Anayasa’nın 42’nci maddesi, “Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır.” Diyor. Atatürk’ü bu milletin hayatından, okullarından, değerleri arasından çıkarırsanız, sadece Anayasayı çiğnemekle kalmazsınız, FETÖ ve benzeri yapıların önünü açar, onlara hizmet edersiniz. Zira, bu yapıların önündeki en büyük engel önce millilik, sonra da bu milliğin sembolleşmiş hali olan Atatürk’tür. Yeni olarak sunulan, ancak çok büyük soru işaretlerinin yanında Atatürk’ü sistemli biçimde eğitimin dışına çıkaran müfredatı anlamamız ve onaylamamız hiçbir şekilde mümkün değildir.

ATATÜRK BİRLİĞİMİZİN TEMİNATI

MHP Grup Başkanvekili sayın Erkan Akçay, çok haklı ve yerinde bir uyarı yapmış, “Mustafa Kemal Atatürk bilhassa bugünlerde çocuklarımıza, gençlerimize çok daha ayrıntılı bir milli şuurla öğretmemiz gereken en önemli milli değerlerimizin başında gelmelidir. Atatürk, her türlü tartışmadan ve spekülasyondan uzak tutulmalıdır. Türk milletinin birliğini, bütünlüğünü, varlığını temsil eden büyük bir değer olarak Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü daha iyi anlatmalıyız. Bu sadece okullarda ders programları ile değil her alanda üniversitelerimizde, medyada çeşitli meslek odaları ve sivil toplum kuruluşları olarak bütün insanlarımıza yeniden hatırlatılmalıdır.” Demiştir.

SAYIN BAHÇELİ’NİN UYARISI

Benzer bir uyarıyı kısa süre önce basın toplantısında sayın Devlet Bahçeli’nin de yaptığını hatırlatalım. Sayın Bahçeli, daha genel bir bakış açısıyla devlet yönetiminde rasyonel iradeyi ve koordinasyonu engelleyen pürüzlere son verilmesi gerektiğini kaydetmiş ve aynen şunları söylemiştir:
“Hükümetin ve rejimin meşruiyetiyle ilgili soru ve sorgulamaların son bulması, toplumsal barışı sabote eden, kaygı ve korkuları tetikleyen, mücadeleyi savsaklayan karmaşanın sona erdirilmesi parti olarak halisane beklenti ve önerimizdir. Bu cemaat benim, bu tarikat benden, şu grup senden diyerek yine devletin hücrelerine kadar sızma girişimleri gelecekte daha büyük badirelere yol açacaktır. Devlet onun bunun yuvalanacağı, sızıp gizli gündemini icra edeceği bir yer ve yapı değildir. Devlet Türk milletinin siyasi teşkilatlanması, egemenliğinin güvencesi, payidarlığının müdafaacısıdır. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın sözünün anlamı üzerine herkes kafa yormalıdır. Devletin kaderi millet, milletin kavli devlettir. Kader ve kavlimiz ise tam bağımsızlıkta düğümlenmektedir. Bağımsızlığımızı kıskançlıkla korumak zorundayız. Bu görev millidir, manevidir, yemindir, şeref bahsidir ve hepimizin boynunun borcudur.”

ORHAN KARATAŞ

 

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.