Asikurtlar©

Atatürk, Türk halkıyla karanlıklar içinden ışıl ışıl cumhuriyet yarattı

Atatürk, Türk halkıyla karanlıklar içinden ışıl ışıl cumhuriyet yarattı
05 Ocak 2017 - 2:45 'de eklendi ve 3658 kez görüntülendi.

Türkiye’nin Müslüman ülkeler arasında aydınlanma devrimi yaşayan tek örnek olduğunu söyleyen İlhan İrem, “Ülkem için tek yol var; Anadolu’nun tarifsiz güzelliklerinden, Cumhuriyet devrimlerinden feyz alıp daha ileri gitmek” dedi…

Unutulmaz eserleriyle Türkiye’nin gönlüne taht kuran dev sanatçı İlhan İrem, 22 yıllık sessizliğin ardından SÖZCÜ’ye verdiği röportajla büyük ilgi uyandırdı. İrem, röportajın ikinci gününde de topluma ışık tutan görüşleriyle Türkiye’nin karanlıktan nasıl çıkabileceğini, başkanlık sistemine bakışını, Atatürk’e olan sevgisini anlattı. İşte o açıklamalar:

– Yıllar önce, Batı emperyalizmi kadar Arap emperyalizminin de Türkiye’ye verdiği zararlara dikkat çekmiştiniz. Bu tehlikenin içeriği ve boyutu nedir?
Bu konu kültürel ve siyasi olarak iki ayrı boyutta ele alınabilir. Arap kültürü uçsuz bucaksız bir kültürdür. Bu coğrafyanın pek çok değerli filozofları, düşünürleri, sanatçıları var. Arap mistisizminin özel atmosferi kendi coğrafyasında nadide bir kültür. Müzikte, resimde, edebiyatta, bu kültürleri özümsemek sanatçıların konusudur. Bu işin kültürel boyutu. Öte yandan bu coğrafyada yaşayan ülkeler Türkiye gibi bir aydınlanma devrimi yaşamadıkları için o yaldızlı şatafatın ardında, çağ ile doğal olarak sorunu olan cahil bırakılmış toplumlar var. Özgür dünya bilgi çağını yaşıyor.

KADINLARIN HALİ İÇLER ACISI…

Laiklikten uzak olan bu ülkelerde ise dinin katı kuralları, insanları içine kapanık bir açık cezaevinde yaşamak zorunda bırakıyor. Pek çok Arap ülkesinde kadınların hali içler acısıdır. Ötesini görmedikleri için o insanlar asık suratlı bir hayatın içinde farkında olmadan yaşayabilir. Çağdaş dünya için asla anlaşılmaz olan bir hayatı geleneksel kaderleri kabul edebilirler. Türkiye ise Müslüman ülkeler arasında tek örnek olarak aydınlanma devrimi yaşadı. O karanlık çağlar artık geçmişte kaldı.

DEVRİMLERDEN FEYZ ALINMALI

Batılı emperyalistlerin petrol kavgalarıyla özellikle cahil bırakılmış o Arap coğrafyasındaki hayata özenmek, insanların madden ve manen dogmalara esir olduğu bir yaşam şeklini yöresel siyasi amaçlarla Türkiye’ye taşımak ve bunu kabullenmek ülkemize yapılabilecek en büyük kötülüktür. Oryantal hayat tarzı, bu yüzeysel ve saptırılmış haliyle, yıllardır ülkenin bütün dokularına, yaşam biçimine yerleşen, çağdaş düşüncenin, öğrenmenin, gelişmenin, ilerlemenin önünü kesip, düşünsel yapıyı hantallaştıran bir uyuşturucudur. Türkiye’nin tek yolu var; Anadolu’nun tarifsiz güzelliklerinden, Cumhuriyet devrimlerinden feyz alıp daha ileri gitmek.

ATATÜRK EZİLENLER İÇİN UMUTTU

– Laik cumhuriyet, demokrasi ve Atatürk’ün saldırı altında olmasının ana nedenleri nelerdir?

Tam bu anlattıklarımdır. Amacı ülkemizi bölmek olan, içeriden ve dışarıdan beslenen bir tehdit. Atatürk, Türk halkıyla birlikte karanlıklar içinden ışıl ışıl bir cumhuriyet yarattı. Kurtuluş Savaşı’ndan sonra Cumhuriyet’in ilanıyla taçlanan büyük bir zafer kazanıldı. Emperyalistler Türk halkının kurtuluş mücadelesini unutmadı. Bütün ezilen ülkeler ve Arap dünyası için umutlu bir örnek olan Atatürk’ü ve Kurtuluş Savaşı’nı belleklerden silmek ve hiçlemek için başlattıkları planları dozunu artırarak şimdi de sürdürüyorlar. Herkesin vicdanında yaşaması gereken din ile devlet arasına aşılmaz bir duvar ören laiklik ve Cumhuriyet ile birlikte hevesleri kursaklarında kalan şeriat sevdalıları ve yarım kalmış medeniyet sanrısıyla, batmış bir imparatorluğu yeniden canlandırma hayalcileri de bitmeyen bir hırs ve rövanş duygusu ile karşı devrim peşinde…

– Başkanlık sistemi girişimini nasıl karşılıyorsunuz?

Eğer söylendiği gibi hiçbir fren mekanizması olmadan bütün yetkiler bir kişide toplanacaksa, onun adı başkanlık sistemi değil ‘Tek Adam Yönetimi’dir.

DÜNYANIN ÖRNEK ALDIĞI ATATÜRK’E SAYGISIZLIK CEHALETLE AÇIKLANAMAZ

– Yıllarca barışı arayan, savaş karşıtı eserler ve düşünceler ürettiniz.

Yurtta ve dünyada barış için çözüm yolu nedir?

Dindar ve kindar nesillerin nasıl bir cehennem yarattığını görüyoruz. Yol ve hedef aynı cümlenin içindedir. ‘Yurtta Barış, Dünyada Barış’, bütün kainatta barış… Tüm hayatların en mucizevi can suyudur.

– Saldırı altındaki Atatürk ve onun değerleri hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

Mustafa Kemal Atatürk; onu düşündüğümüzde hepimizin yüzünün mutlulukla ışıldamasıdır. Dün, bugün ve geleceğimiz, hümanizm, deha, merhamet, asalet, sağlam duruş ve hiç kaybetmediğimiz umutlarımızdır. Fikirleri ve öngörüleri yaşayan tek lider olarak, bütün dünyanın, düşmanlarının bile saygıyla hatırladığı, örnek aldığı bir deryaya, Türk Milleti’nin içinden çıkan bazı yabani otların saygısızlık yapması, sadece cehalet ve bilinçsizlikle açıklanamaz.

BU VATAN BANA OLAĞANÜSTÜ MELODİLER VERDİ, BIRAKIP HİÇBİR YERE GİDEMEM!

– Halkımıza yapmak istediğiniz bir çağrı, vermek istediğiniz bir mesaj var mı?
İnsanlık çıldırdı! Hırs akrebi acımasızca dünyayı kanırtıyor. Vicdansızlık, umutları, maviyi, yeşili, doğayı kemiriyor, buzulları eritiyor… Bir kıyamet yaşanıyor. İnsanları çağın güzelliklerinden kopartıp, kendi karanlık dünyalarına hapsetmek isteyen bir zihniyetin ayrılıkları kışkırtması yüzünden tarifsiz kederler içindeyiz. Türk halkı yüz yıl önce olağanüstü bir kurtuluş mücadelesi verdi. Çok yakın zamanda yine bir cesaret örneği verildi. Kimse kişisel çıkarları için insanların kutsal değerlerini ve safiyane sevgilerini kullanmamalı. Körü körüne sevgi ve itaat sadece kulluk düzeninde olur. Özgürlüklerden, farklı renklerden, farklı düşüncelerden, farklı inançlardan korkmak anlamsız. Bir olmak bir örneklerin beraberliği değil, farklılıkların uyumudur. Yaşam sevincimizi buharlaştıran bunca ölümler ve haksızlıklar arasında soluk almaya çalışırken, insanlar, yazıları, düşünceleri yüzünden hapse atılırken, sokaklarda bu sevgisizlik, özensizlik, birbirinden giderek uzaklaşan bakışlar varken, birilerinin vergilerimizle yapılan köprülerle, yollarla övünmesi çok anlamsız. Dünyaya geldiğim topraklar için kaygılanmak, haksızlıklara itiraz etmek, ülkeme borcumdur. Düşünmekten, sevmekten, hayatları için direnmekten vazgeçmeyen insanları böyle bir umutsuzluğa mahkum yaşamaya zorlamak zulümdür. Ama bırakıp hiçbir yere gidemem! Bu vatan, havası, suyu, gökyüzü, bana olağanüstü melodiler, güzellikler verdi. Ben burdayım! Güneş ülkesiyiz ve bu mavi gezegende vücut bulmuş ruhlarız. Umutlar hep yaşayacak… ‘Her şeyin bir sonu varsa’, Türkiye geçmişi ve geleceği hatırlayıp mutlaka ışık ve sevgiyle karanlıklardan çıkacak.

FARKLILIKLAR KAŞINARAK VATAN DUYGUSUNUN BİRLİĞİ KAYBEDİLİYOR

– Türkiye karanlıktan nasıl çıkabilir?

Toplumun bir bölümünü, iğneleyen, aşağılayan, hedef gösteren konuşmalar yapanlar, ‘şimdi birlik, beraberlik zamanı’ gibi söylemlerde bulunuyor. Oysa Sartre’ın dediği gibi ‘gerçek edimdedir.’ En kötüsü oldu. Toplum elma gibi ikiye yarıldı. Bir tarafın başına felaket gelince, diğer tarafta ‘oh olsun’ diyebilecek kadar vicdansız bir vahşet ortamı oluştu. Farklılıklar kaşınarak, vatan duygusunun birliği kaybediliyor. Şu anda millet olarak büyük acılar çekiyoruz. Ama yaşananlardan, o hainler kadar bu ortamı yaratanlar da, hiçbir yükümlülük üstlenmeyenler de, olaylardan ders almayanlar da sorumlu. Toplumu bölmeden, bütün insanların birbirini ortak heyecanlarla, sevgiyle kucakladığı bir Türkiye Cumhuriyeti’nin, özgürlük ve sevgi ülkesi olarak tohumları atılmadıkça karanlıklardan çıkılmaz. Bugünün sevgisizlik ortamında, politikacıların ülkeye yaşattığı ‘politik acı’dır.

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER