SON DAKİKA

Plastik Top Gibi

Gündem Yazıları

ASR’A YEMİN OLSUN Kİ…

Bu haber 28 Aralık 2016 - 13:08 'de eklendi ve 13 kez görüntülendi.

Son darbe girişiminin önlenmesinde aktif rol alan gizli kahraman Sayın Devlet Bahçeli devletin gizli yapılanmaları tarafından deşifre edilmeye çalışılırken insanları fazla yormaya hacet olmadığı gerekçesi ile ve sadece amatör bir analist kimliği ile yaşanan olayların ülkemizi getirdiği noktayı kendimce açıklama gereği hissettim.

İşe Sayın Cumhurbaşkanının “Turan Ülküsü” çıkışı ile başlamakta fayda var. Üzerine ciltlerce kitap yazılan ve 2250 yıllık tarihimize mal olmuş Turan Ülküsünü farklı bir boyutta ele almaya çalışacağım. Böyle ulvi bir ülkü hakkında söz söyleme cüretini gösterme niyetim ve haddim yok. Sadece günümüz siyaseti açısından yorumlamak isterim.

Sayın Devlet Bahçeli uzun süredir hasret kaldığımız salı toplantılarının sonuncusunda bazı şifreler verdi.

“Çift başlı Selçuklu kartalı (bir başı doğuya bakan, diğer başı batıya bakan)”

“Devlet Ebed Müddet”

“Ne Avrupa Birliği ne Şanghay İşbirliği; biz diyoruz ki sonuna kadar Türk birliği”

Bu başlıkları bir araya getirdiğimizde Yenikapı mitinginde Sayın Bahçeli’nin yaptığı konuşmalar dizisinin son bölümü olarak net sonuçlar ortaya çıkarabiliriz. Devletin içinde bulunduğu kritik durumdan çıkış arayan Milliyetçi iradenin geldiği son nokta açısından geleceğimize dair ciddi sonuçlar doğuracak açıklamalar serisi idi Sayın Bahçeli’nin konuşmaları.

Doğrudan Kur’an’dan ve şanlı tarihimizden ilham alarak yeni Türkiye planlaması yapan Bahçeli’yi anlamak için bir kaç tarihi vakayı hatırlatmakta fayda var.

Kur’an-ı Kerim’de Kehf Suresinde zikredilen Zülkarneyn ile ilgili ayetlerin Türkçe anlamlarını dikkatlice okumak lazım. Daha sonra Bilge Kağan’ın Orhun kitabeleri ile söz konusu ayetleri birlikte değerlendirirsek, günümüz siyasetinde neler olduğunu birazcık olsun algılayabiliriz.

18/83- Sana Zu’l-Karneyn hakkında sorarlar. De ki: “Size, ondan ‘öğüt ve hatırlatma olarak’ haber vereceğim.

84- Gerçekten, Biz ona yeryüzünde sapasağlam bir iktidar verdik ve ona herşeyden bir yol verdik.

85- O da, bir yol tuttu.

86- Sonunda güneşin battığı yere kadar ulaştı ve onu kara çamurlu bir gözede batmakta buldu, yanında bir kavim gördü. Dedik ki: “Ey Zu’l-Karneyn, ya azaba uğratırsın veya içlerinde güzelliği edinirsin.”

87- Dedi ki: “Kim zulmederse biz onu azaplandıracağız, sonra Rabbine döndürülür, O da onu görülmemiş bir azapla azaplandırır.”

88- Kim iman eder ve salih amellerde bulunursa, onun için güzel bir karşılık vardır. Ona buyruğumuzdan kolay olanını söyleyeceğiz.”

89- Sonra bir yol tuttu.

90- Sonunda güneşin doğduğu yere kadar ulaştı ve onu, kendileri için bir siper kılmadığımız bir kavim üzerine doğmakta iken buldu.

91- İşte böyle, onun yanında “özü kapsayan bilgi olduğunu” Biz büsbütün kuşatmıştık.

92- Sonra bir yol tuttu.

93- İki seddin arasına kadar ulaştı, onların önünde hemen hemen hiçbir sözü kavramayan bir kavim buldu.

94- Dediler ki: “Ey Zu’l-Karneyn, gerçekten Ye’cuc ve Me’cuc, yeryüzünde bozgunculuk çıkarıyorlar, bizimle onlar arasında bir sed inşa etmen için sana vergi verelim mi?”

95- Dedi ki: “Rabbimin beni kendisinde sağlam bir iktidarla yerleşik kıldığı, daha hayırlıdır. Madem öyle, bana güçle yardım edin de, sizinle onlar arasında sapasağlam bir engel kılayım.”

96- “Bana demir kütleleri getirin”, iki dağın arası eşit düzeye gelince, “Körükleyin” dedi. Onu ateş haline getirinceye kadar, dedi ki: “Bana getirin, üzerine eritilmiş bakır dökeyim.”

97- Böylelikle, ne onu aşabildiler, ne onu delmeye güç yetirebildiler.

98- Dedi ki: “Bu benim Rabbimden bir rahmettir. Rabbimin va’di geldiği zaman, O, bunu dümdüz eder; Rabbimin va’di haktır.”

 

EY TÜRK MiLLETi!..

Ben ki Tanrı’nın izniyle tahta oturmuş Türk Bilge Kağan.

Sözümü sonuna kadar dinle…

Önce kardeşlerim, çocuklarım! Sonra bütün soyum. Güneydeki Şatlar, Apalar kuzeydeki Tarkanlar buyruk beyleri Otuz Tatar, Dokuz Oğuz Beyleri…

Milletim: Bu sözümü iyice işit, iyice dinle…

Üstte mavi gök, allta kara yer yaratıldığında ikisi arasına insanoğlu yaratılmış.

insanoğlu üstünde atalarım Bumin Kağan, istemi Kağan Hükümdar olmuş. Türk milletinin ilini tutmuş töresini düzenlemişler…

Ordu yürütüp dört bir yandaki başlıya baş eğdirmiş dizliye diz çöktürmüş…

Çin milleti ile komşu olmuşlar. Altını, gümüşü, ipekliyi sıkıntısızca veren Çinlinin sözü tatlı ipeklisi yumuşak imiş… Bunlarla uzak kavimleri kendisine yaklaştırır, sonra kötülük edermiş…

Bilge kişiyi, yiğit kişiyi sevmez, yürütmezmiş… Türk milleti varlığa, tokluğa ve rahata alışıksın. Böyle olduğu için boş tatlı sözlere kanıp Kağanının, Beyinin sözünü beklemeden her yere gittin, aldandın, aldatıldın, böyle olunca oralarda hep mahvoldun…

itaatsizliğin yüzünden seni kalkındırmış Kağanına ve eline kendin kötülük getirdin, kendin yanıldın…

iyice düşün:

Silahlılar gelip seni nasıl dağıttılar mızraklılar gelip seni nasıl sürdüler?

Mukaddes Ötüken ormanının milleti dağıldın…

Doğuya giden gitti, batıya giden gitti. Gittiğin yerde kanın su gibi aktı, kemiğin dağ gibi yattı.

Bey olacak erkek evladın köle, hanım olacak kız evladın cariye oldu.

Kocamışlara , bilgelere itaatsizliğin yüzünden…Tahta oturduğumda; şuraya buraya dağılmış olan milletim ölüp biterek yaya ve çıplak olarak geri geldi. Milletimin adı yok olmasın; Töre yok olmasın diye, gündüz oturmadım gece uyumadım. Gözden yaş gelse önleyerek, gönülden çığlık gelse geri çevirerek düşündüm.

iyice düşündüm.

Milletimi kalkındırayım, besleyeyim diye kuzeye, güneye ve doğuya on iki büyük sefer yaptım, savaştım.

Ondan sonra Tanrı bağışlasın; talihim ve kısmetim varolduğu için Ötüken‘i il tuttum. Açları doyurdum, çıplakları giydirdim. Yoksul milleti zengin kıldım. Az milleti çoğalttım. Artık kötülük yok.

Ve Türk Kağanı Mukaddes Ötüken Ormanında oturdukça ülkede sıkıntı olmayacak, töre yaşayacak..

Üstte Gök Basmasa Allta Yer Delinmese Senin ilini ve Töreni Kim Bozabilir?

EY TÜRK TiTRE VE KENDiNE DÖN!

İlahi metinleri tarihi metinlerle birlikte değerlendirirsek, Zülkarneyn’in Kur’an’da anlatılan serüveni ile Bİlge Kağanın serüveni arasında ciddi benzerliklerin var olduğunu görürüz. Zülkarneyn, kelime olarak, Çİft başlı, çift boyunlu ya da çift boynuzlu anlamlarını taşır. Devlet Ebed Müddet tarihimizin dönüm noktası Çift başlı Selçuklu Kartalıdır. Sayın Bahçeli Yeni Türkiye’nin kodlarını anlatırken; “Hareket noktamız Çift Başlı Selçuklu Kartalı sembolüyle ruh ve anlam kazanacaktır. Bir ayağı batıda, diğer ayağı doğuda; bir başı batıya dönük, diğeri doğuya çevrik Çift Başlı Kartal ecdadımızın güç ve kudretinin simgesi, bizim de stratejik irademizdir” ifadelerini boşuna kullanmamış ve bizlere Turan Ülküsünü müjdelemiştir.

Türkiye Türklerindir, ilkesinden yola çıkan Sayın Bahçeli, 15 Temmuz ile birlikte felç edilmiş devleti yeniden canlandıracak ve kurulacaksa bir yeni Türkiye’nin ancak Türkler tarafından kurulacağını açık seçik ifade etmiştir. Yeni Türkiye’nin bu millete sonradan dayatılan bazı beşeri ideolojilerle değil, milletin kadim tarihi ışığında ve Kur’an’ın rehberliğinde kurulacağını da net bir dille anlatmıştır.

Tüm dünyada adaletin sadece milletimiz tarafından tesis edileceğini de verdiği örneklerle anlatan Sayın Bahçeli, Tüm Türk dünyasını içine alan ve çağın süper gücü olacak bir Türk devletinin İstiklal ve Ölüm çizgisi arasında Anadolu merkezli kurulacağını ve bu ülkünün yakın zamanda geçekleşeceğini ilan etmiştir.

“Doğrudan doğruya Kur’andan alıp ilhamı,

Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam’ı”

Diye haykıran ve bu günlerde ölüm yıldönümü sebebiyle andığımız İstiklal Şairimizin seslenişine bu karanlık günlerde cevap veren yegane lideri ve O’nun kutlu davasını benimseyen ve muhtaç olunan kudretin damarlarındaki asil kanda mevcut olduğunun bilincine sahip gençler ellerinde meşalelerle asra damga vurmayı beklemektedirler.

 

Abdullah ERGUN

 

Abdullah ERGUNabdullah@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.