SON DAKİKA

Ahhhh Fırat’ım !

Gündem Yazıları

Askere Düşman, Düşmana Asker Olmak

Bu haber 25 Ocak 2018 - 13:15 'de eklendi ve 3.145 kez görüntülendi.

Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından terör örgütü YPG/PYD=PKK ve DEAŞ’a yönelik 20 Ocak 20018 tarihinde Afrin’de başlatılan Zeytin Dalı Harekatı başarılı bir şekilde devam etmektedir…

Tarihin her döneminde tarih yazan şanlı ordumuz, Afrin’de yine tarih yazmaktadır…

“Şehitler gelir, geldi” diye yapılan askeri harekata karşı çıkanların amacı başkadır…

Ki, askeri operasyonlarda can kaybı; şehit ve gazinin olmaması mümkün olmamakla birlikte, bunun ne olduğunu 35 yıldır PKK terör örgütü ile silahlı mücadele eden Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, Devletimiz ve Milletimiz çok iyi bilmektedir…

Ki, bunu bile bile; şahadete koşan tek millet, Türk milletidir…

Lakin Türk Silahlı Kuvvetleri, gerek ülke sınırlarımız içindeki, gerekse ülke sınırlarımız dışındaki silahlı düşmanlarla mücadele ederken, bir de ülkemiz sınırları içinde olup; bu devletin ekmeğini yiyen, suyunu içen ve her türlü imkanını kullanan vatan hainleri ile mücadele etmektedirler…

Afrin’de yürütülen Zeytin Dalı Harekatı’da böyle bir zorluklara rağmen başarı ile devam etmektedir…

Edecektir ve başarı ile bitecektir…

Ne yazık ki; bunun başarı ile bitmemesini isteyenlerde vardır…

Terör örgütlerine karşı Afrin’de yürütülen Zeytin Dalı Harekatı sonrası siyasi gelecekleri için sırtını terör örgütlerine dayayanlar ve onların yandaşları “Savaşa Hayır” adı altında bir yandan “Türk Ordusu Afrin’de çocuk öldürüyor”, “Sivilleri Katlediyor” yalanlarını ortaya attılar, fakat yabancı bir ülkeden gelen yabancı askerlere gösterilmeyen sevgi seli bölge halkı tarafından Türk askerine gösterilince yine yalanları ile baş başa kaldılar…

Fakat amaçlarından vazgeçmediler…

Yıllar önce başka ülkelerde, başka ülkelerin zalimleri tarafından katledilen sivil ve çocuk resimleri, sanki Afrin’deki Türk askeri tarafından yapılmış/yapılıyormuş gibi sosyal medya üzerinden paylaşılarak yalanları desteklenmeye çalışıldı, fakat bu foyaları da kısa süre içinde ortaya çıktı…

Hatta Afrin’de yürütülen Zeytin Dalı Harekatı’na tepki göstermeleri için Kürt vatandaşlarımızı sokağa davet ettiler, fakat Kürt vatandaşlarımız bunlara kanmadı…

Fakat amaçlarından yine vazgeçmediler…

35 yıldır çoluk çocuk, bay, bayan, yaşlı, genç demeden silahsız insanları kurşuna dizen PKK’nın caniliğini hatırlamak/görmek istemeyenler ve adının önüne “Siyasetçi”, “Sanatçı” kelimesini ekleyenler, birden “hümanistlikleri” ve “dindarlıkları” akıllarına geldi ve Kur’an-ı Kerim’in “Barış”ı emrettiğini hatırladılar, fakat Kur’an-ı Kerim’in “Barış”ı emrettiği gibi, hangi şartlarda, kimlerle, nasıl savaşılacağını emrettiğini atladılar…

Yani anlayacağınız: Kur’an-ı Kerim’i bile çıkarları için işlerine geldiği gibi yorumlar oldular…

Baktılar ki; bunlardan da sonuç çıkmıyor, bu kez de bu PKK’lılar şehitlerimiz üzerinde propaganda yapmaya başladılar (resimde gördüğünüz gibi)

Bunların amaçları, başka yollarlar ulaşamadıkları amaçlarına siyasi kesimleri kullanarak; bir birine düşünerek, kişiler arasında kavga ettirmek…

Biz bu hainleri, bu PKK’lıları anlıyoruz; “Doğaldır. Çünkü bunlar hain. Bunlar bunu yapmazlarsa olmaz” diyoruz.

..ve bunu derken bir bakıyoruz, aralarında eski bakan, oyuncu, yazar, yönetmen ve gazetecinin de bulunduğu 170’i aşkın isim “Afrin’e yönelik saldırıların” durdurulmasını talep eden, ortak bir mektubun altına imza atarak Meclis’teki tüm vekillere gönderiyorlar…

-Şaşırdım mı?

-Bunca haini daha önceden bildiğim için hiç şaşırmadım…

İşte e-posta yoluyla gönderilen mektup şu şekilde:

“Biz aşağıda imzası bulunan yurttaşlar, elinizdeki yetki ve taşıdığınız sorumluluk nedeniyle milyonlarca insanımız adına size sesleniyoruz.

Ülkemizde ve bölgemizde savaş değil sulh ve sükûn istiyoruz. Sınırlarımızı korumanın ve beka sorunu yaşamamanın en iyi yolunun karşılıklı dostluk ve iyi komşuluk bağlarını güçlendirmek olduğuna inanıyoruz. Güvenliğimizin milyarlara mâl olan silahlanmayla, gencecik insanların yaşamı pahasına ve on binlerce aileyi yersiz yurtsuz bırakacak bir savaşla değil, karşılıklı müzakere ve işbirlikleri üzerinden sağlanacağını, üstelik bunun mümkün olduğunu, tecrübe ile biliyoruz.

Türkiye’ye bir tehditte bulunmayan, Suriye toprağı olan Afrin’e silahlı müdahalenin bölgemize ve ülkemize barış ve güvenlik değil, daha büyük sorunlar, yıkım ve acı getireceğini, Kürt yurttaşlarımızı da yürekten yaralayacağını biliyoruz.

Ortadoğu’yu bir vekalet savaşları cehennemine çevirmiş olan yabancı devletlerin oradaki askerî varlıkları bile uluslararası hukukun ihlaliyken, onların arasına katılmak gibi bir niyet ve bu yönde atılacak adımlar ülkemizi sadece hüsrana uğratacak, on yıllarca telafisi mümkün olmayacak toplumsal, siyasal, ekonomik ve insanî kayıplara yol açacaktır.
Yurttaş kimliğimiz ve sorumluluğumuzla, halkımızın ve tarihin önünde siz yetki sahiplerini uyarıyor, sesimize kulak vererek sağduyulu davranmaya, savaşı derhal durdurmaya ve sorunu diyalogla çözmeye davet ediyoruz.

Saygılarımızla.”

Bu mektuba imza atan isimler ise şunlardır:

“Abdullah Demirbaş, Fatma Bostan Ünsal, Nimet Tanrıkulu, Abdülbaki Erdoğmuş, Ferhat Tunç, Nimet Yardımcı, Ahmet Aykaç, Fethiye Çetin, Nur Bekata Mardin, Ahmet Faruk Ünsal, Fidan Eroğlu, Nurcan Baysal, Ahmet İnsel, Fikret Ünlü, Nurhan Keeler, Ahmet Özdemir Aktan, Füsun Ertuğ, Nurten Ertuğrul, Ahmet Tonak, Genco Erkal, Olga Hünler, Akın Birdal, Gençay Gürsoy, Onur Hamzaoğlu, Ali Bilge, Gonca Gül Gedikoğlu, Orhan Alkaya, Ali Haydar Konca, Gönül Saray, Orhan Silier, Ali Uçansu, Gülriz Sururi, Oya Baydar, Arzu Başaran, Gülseren Onanç, Ömer Faruk Gergerlioğlu, Aslıhan Karabacak Calviello, Gülten Kaya, Ömer Laçiner, Aydın Arı, Gürhan Ertür, Ömer Madra, Aydın Selcen, Hacer Ansal, Özgün E. Bulut, Aynur Özuğurlu, Halil Ergün, Özgür Müftüoğlu, Ayşe Erzan, Hasan Cemal, Pınar Kılıçer, Ayşe Hür, Hasip Kaplan, Rakel Dink, Ayşe Nur Doksat, Hıdır Işık, Rıfat Yüzbaşıoğlu, Ayşegül Devecioğlu, Hüda Kaya, Salman Kaya, Ayten Yıldırım, Hürriyet Karadeniz, Savaş Demirci, Bahattin Yücel, Hüsamettin Cindoruk, Sefa Feza Arslan, Baki Tezcan, Hüseyin Ayrılmaz, Sema Kaygusuz, Baskın Oran, Hüsnü Okçuoğlu, Semih Bilgen, Belgin Koç, İhsan Eliaçık, Semih Gümüş, Beyza Üstün, Kıvanç Ersoy, Semra Somersan, Binnaz Toprak, Kumru Toktamış, Serhat Baysan, Burhan Sönmez, Kuvvet Lordoğlu, Servet Demir, Bülent Utku, Lale Mansur, Simten Coşar, Celal Korkut Yıldırım, Lati Akyüz, Suavi, Celalettin Can, Levent Tüzel, Suna Uluçınar Aygün, Cem Mansur, Mebuse Tekay, Süleyman Çelebi, Cem Özatalay, Mehmet Rasgelener, Şahika Yüksel, Cengiz Arın, Mehmet Rauf Sandalcı, Şanar Yurdatapan, Ceren Şengül, Melehat Kutun, Şebnem Korur Fincancı, Cihangir İslam, Melek Taylan, Tahsin Yeşildere, Defne Asal, Meral Camcı, Taner Akçam, Deniz Türkali, Meryem Koray, Tarhan Erdem, Deniz Yonucu, Mete Çetik, Tarık Ziya Ekinci, Dilek Gökçin, Mine Gencel Bek, Tatyos Bebek, Ece Temelkuran, Muammer Keskin, Tebesssüm Yılmaz, Ekrem Baran, Muhammed Salar, Tilbe Saran, Elif Sandal Önal, Murat Belge, Tuna Altınel, Emine Uşaklıgil, Murat Çeyişakar, Tümay İmre, Engin Sustam, Murat Morova, Ufuk Uras, Erdal Kalkan, Mustafa Altıntop, Ümit Kıvanç, Erdoğan Aydın, Mustafa Paçal, Ümit Özgümüş, Erol Katırcıoğlu, Muzaffer Kaya, Viki Çiprut, Ersin Salman, Nadire Mater, Yakın Ertürk, Ertuğrul Günay, Nalan Erbil, Yasemin Bektaş, Ertuğrul Mavioğlu, Nazan Aksoy, Zehra Kabasakal Arat, Ertuğrul Yalçınbayır, Nazar Büyüm, Zelal Ekinci, Esra Arsan, Necmiye Alpay, Zeynep Oral, Esra Mungan, Nesrin Nas, Zeynep Tanbay, Eşref Erdem, Nesteren Davutoğlu, Zişan Kürüm, Fadıl Öztürk, Neşe Erdilek, Ziya Halis, Fadime Gök, Neşe Yaşin, Zülfü Livaneli, Fahrettin Dağlı, Nil Mutluer.”

Bunlar açık açık ortaya çıkanlar…

Bir de cümlelerin arkasına saklanan/kıvırtanlar var…

Bir yandan “vatan, millet” sevdasından bahsedip, diğer yanda da siyasi çıkar uğruna hükümete zarar vermek için yapılan eleştiriler var…

Sınır dışı veya sınır içi bir operasyon, operasyonu yapanın TSK’nın arkasında siyasi idare durduğu sürece başarıya ulaşacaktır…

Sınır güvenliğimiz için terör örgütü PKK/PYD ve DEAŞ’a yönelik Afrin’de başlatılan Zeytin Dalı Harekatı üzerinden hükümeti yıpratmaya çalışmak şu aşamada Türk Silahlı Kuvvetleri’nin moral ve motivasyonunu bozmak demektir…

Siyasi çıkar söz konusu olunca, “vatan, millet sevdasını” en basite indirgeyenler var…

Hatta Zeytin Dalı Harekatı’nı, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasi mücadelesi” olarak görenler var…

İşte bunu bu şekilde/basitçe düşünenler, hainlerin ekmeğine yağ sürmektedirler…

Lakin bunun bir bedeli olacaktır!..

Bedel ödemek istemeyenler, sokaklara bir kulak versinler; millet ne diyor? Bir dinlesinler…

Askerlik şubelerinin önüne gidip, askerliğini yapmış veya yapmamış, bastonu ile zor, zahmet gelen yaşlı amcaların yeniden askere gitmek için yaptığı müracaatlara baksınlar…

Anaların, bacıların Afrin’de savaşan askerler bu soğukta üşümesin diyen çorap, eldiven, kazak giyecekleri ördüklerine, yemek yapıp sınır ötesindeki askerlerimize gönderdiklerine görsünler…

Kendisi yemeyip, içmeyip, “askerlerimiz yesin” diye ahırındaki koyunları kesip, gıda malzemesini toplayıp, sınır ötesindeki askerlerimize gönderdiklerine baksınlar…

PKK’lılar, PKK’lıları korumak için…

Bazıları siyasi hınçları için…

Birileri de siyasi çıkarlarını, Zeytin Dalı Harekatı üzerinden hükümet üzerinden almaya çalışıyor, bu harekatın karşısında duruyor.

Bu durum ise Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Askere düşmanlık, düşmana askerliktir” sözü ile ifade edilmektedir…

Hainler bildiğini okumaya; hainliğini yapmaya devam edeceklerdir…

Hainlerle birlikte hareket edenlerin yanı ise;

Devletin yanında yer almak yerine, ABD’nin…

Türk Ordusunun yanında yer almak yerine, PKK’nın…

Vatansever olmak yerine, Hain olmaktır…

Yüce Türk Milleti ne “Askere düşmanlık” yapanlara, ne de “Düşmana askerlik” yapanlara prim vermemiş ve vermeyecektir…

Başak bir deyişle: Zamanı yakındır; Yüce Türk Milleti hak edene, hak ettiğini misli ile verecektir…

Cengiz KORKMAZ

Cengiz Korkmazcengiz@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.