SON DAKİKA

Artık çözüyorlar!

Bu haber 05 Ocak 2013 - 17:17 'de eklendi ve 26 kez görüntülendi.

Çözüm diye diye geldikleri yer, Türkiye’yi çözmek ve bölmek olmuştur. Hazmettirme tamamlandı ve artık gerçekten çözüyorlar. Böyle bir fırsat bulmuşken, en kısa zamanda sonuca ulaştırmak için de acele ediyorlar. AKP başı çekiyor, CHP arkadan itiyor, BDP yol gösteriyor, İmralı canisi hasılatı topluyor. Hepsi sıraya girdi Bu zalim gidişatta şerefli Türk medyası da üzerine düşeni yapıyor. Millet uyanmasın diye yanaşma ve beslemeler olağanüstü bir çaba gösteriyor. Eşi-emsali görülmemiş bir bombardıman başlattılar. İmralı’daki eli kanlı katil neredeyse barış güvercini oldu. Daha düne kadar her türlü hakareti sıraladıkları BDP’liler barış elçisi ilan edildiler. İmralı bir parti genel merkezini de aştı, bir alışveriş merkezine dönüştü. Gelenin, gidenin haddi hesabı yok. Fırsatı ganimet sayan dağdaki katiller, dışarıdaki uzantılar anında sıraya girdiler. “Kimi bizimle de görüşün” diye haber yolluyor, kimi “asıl adres biziz. Aksi halde sonuçları ağır olur” tehditleri savuruyor. Ne başı belli, ne sonu. Nereden nereye Hani İmralı canisinin ipi başkalarının elindeydi? Dışarının piyonuydu? Ne oldu şimdi? İpi elinde tutanları nasıl ikna ettiniz? Yoksa o ip sizin boynunuza mı dolandı? Bir sürü yalan ve iftirayla MHP’yi bu caniyi asmamakla suçluyor ve bunu seçim meydanlarında kullanıyordunuz. Milletin karşısına çıkıp ne diyeceksiniz? Hani çok sevdiğiniz ve sık kullandığınız bir söz var. Nereden nereye diyorsunuz. İmralı canisi bugün en itibarlı, en saygın muhatabınız oldu. TBMM’deki hiçbir partiyle bu kadar ilginiz ve irtibatınız yok. Nereden nereye geldiniz. Neyin karşılığında? Ve şerefli Türk medyasının bir türlü görmediği, görmezden geldiği işin aslına gelelim ve asıl sorulması gereken soruyu soralım: Bu katil güruhuyla biraraya gelip uzun pazarlıklar yapıyorsunuz. Hadi sizin kullandığınız tabiri esas alalım ve “yaptırıyorsunuz” diyelim. Kamuoyuna bir sürü bilgi sızdırılıyor. PKK terörünün bitmek üzere olduğu duyuruluyor. Dağdaki katiller silah bırakacakmış, eylemlere son verilecekmiş. Bir an için bunların doğru olduğunu varsayalım. Peki, bütün bunlar neyin karşılığında olacak? Ne söz verdiniz, hangi teslimatı yaptınız ki, bu katilleri ikna ettiniz? Bunların dağdan inmesi ancak iki türlü olabilir. Birincisi devletin gücü karşısında sinmeleri veya pişman olmaları ve vazgeçmeleridir. İkincisi de dağda bulunmalarının sebebi olan hedeflerine ulaşmalarıdır. Pişmanlık duyup dağdan inmediklerine göre, geriye kalıyor istediklerini almak. Nitekim, yapılan açıklamalar bu yöndedir. Bunun adına da çözüm diyorsunuz. Teslim olmanın adı ne zaman çözüm oldu? Şehit anasına ne diyeceksiniz? İmralı canisi kendi hayatını garantiye almadan hiçbir çözüme yanaşmayacağına göre, bu katile hangi teminatı verdiniz? Varılan uzlaşmada serbest bırakılması var mıdır? Federasyon ve özerklik, kendi dillerinde eğitim, dağdaki katillerin güvenlik gücü olarak değerlendirilmesi gibi talepler karşılanmış mıdır? Bunlar bu ülkenin bölünmesinin temel esasları değilse nedir? Sınır çizeceksiniz, yetki vereceksiniz, ayrı bir millet oluşturacaksınız ve sonra da bu ülkenin birliğinden bahsedeceksiniz. Bu yolun sonu bölünmeye ve parçalanmaya çıkar. Bunun dışında kim ne söylerse yalan ve bu milletin aklıyla alay etmektir. İşte size çözüm. Gerçekten de ülkenin varlığının, birliğinin ve geleceğinin çözülmesi için büyük adımlar atılıyor. Bunun adı açık ve kesin şekilde teslim etmektir ki, bu durumda her şehit anası şunu soracak ve cevap isteyecektir: Eğer bu katillerin her istediğini verecektiyseniz, benim çocuğumun şehit olmasına neden göz yumdunuz? En başta verseydiniz de benim çocuğum da bu katillerin hedefi olmasaydı. Son ümit Neresinden bakılırsa bakılsın Türkiye çok tarihi ve çok kritik günlerden geçiyor. Varlığı ve yokluğu bugüne kadar hiç olmadığı kadar ağır bir tehdit altındadır. Kim ne derse desin, kim ne yaparsa yapsın, son sözü Türk milleti söyleyecektir. Özellikle Anayasal düzenlemelerde CHP ve BDP’nin desteğini garanti görmeseler, bu sözleri veremezler. Verseler de inandıramazlar. Bu durum aynı zamanda CHP’nin nereden gelip nereye gittiğini de ortaya koyan ibret verici bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır. Dünkü yazımızda da belirttiğimiz gibi Türk siyasetinin yatak odası operasyonları ile niçin ve ne amaçla dizayn edildiğini ortaya koymaktadır. Yine aynı yere geliyoruz. Tek ve son ümit Türk milleti ve bütün bu ihanet sürecinin dışında kalarak milli bir duruş ortaya koyan ve direnen Milliyetçi Hareket Partisi’dir.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.