Asikurtlar©

Araplaşma ve acemleşme aşkı

Araplaşma ve acemleşme aşkı
25 Mart 2016 - 2:56 'de eklendi ve 2655 kez görüntülendi.

 

 

Türkiye-İsveç maçının oynandığı stadı Al bayraklarla gelincik tarlasına döndüren Antalyalılar, maç boyunca “Ne mutlu Türküm diyene!”, “Şehitler ölmez, vatan bölünmez!” sloganları ile ortalığı inletti…

Tek yumruktular, tek sestiler, yukarıdakilere mesaj veriyorlardı aslında…

Ama maça takımları çıkaran kız çocuklarının kıyafeti dikkat çekiciydi. Küçücük çocuklara beyaz türban takılmış, beyaz külotlu çoraplar üstüne beyaz şortlar giydirilmişti…

Hani çocuk istismarı gündemde ya…

Ne oluyor gene dedik…

Meşhur TFF’nin Milli Takımlar resmi Twetter hesabından açıklama geldi: “Suriye’den ülkemize gelen sığınmacıları ağırlamaktan mutluluk duyuyoruz. Milli takımları sahaya onlar çıkarttı.”

İyi de neden bir pankart verip çıkartmadınız madem?

Neyse konumuza geçelim.

Üstü şişhane, altı memişhane türünde kadınlarımız ve kızlarımız geziyor sokaklarda. İşyerlerinde ve ekranlarda da görür olduk artık…

Bu topraklarda hiç görülmemiş kıyafetler, baş örtüleri ve “tesettür modası” almış başını gidiyor. Bizce hiçbiri İslam’ın emrine uygun değil!

Şehirlerimizin bazı mahalle ve caddelerinde sarıklı, kara cüppeli, kara şalvarlı âdemler de dolaşıyor. Başlar sıfır numara, sakallar fora! Parmaklarda nal gibi yüzükler… Ellerinden hiç düşmeyen gâvur icadı ve son moda telefonlar…

Ekranlarda başında fes, boynunda salkım saçak kravat, suratında iki karış sakal, meczup görünümlü adamlar ders veriyor, cüppeli şeyhler muteber!

Sıkmabaşlı ama boya küpüne dönmüş yüzüyle televizyondaki evlenme programlarında koca aramaya koyulan kadınlarımıza ne demeli?

Ne oluyoruz? Burası Anadolu, burası Türkiye Cumhuriyeti, Arabistan veya İran değil!

Anadolu yazmayı, tülbenti, dastarı, yemeniyi, maharmayı, carı, eşarbı bilirdi, bu Acem işi “sıkmabaş” türü ve Fransızca kökenli “türban” nereden çıktı?

Arap-Acem kadınları gibi dolaşan bu hükümetlerin kadın bakanları neyi temsil ediyor?

1934’de çıkarılan ve 1982 Anayasası’nın 174.maddesine göre de yürürlükte olan bir “Kıyafet Kanunu” vardı, kaldırıldı mı ki, millet bedeviler gibi dolaşmaktadır?

Hele hele 1925’te çıkarılan “şapka Kanunu” kaldırıldı mı ki, koca koca adamlar “fes”le dolaşmakta, ekranda fesle program yapabilmektedir?

Kanunlar rafa kaldırılamaz, uygulanmak içindir.

Yunan serpuşu “Fes”i dini bir değer ve Osmanlı icadı sananlara ne demeli?

Kara Bizans papazlarının kara cüppelerini giyerek dolaşanlara ne demeli?

Osmanlıda insanlar, farklı din ve geçmiş simgeli kimliklerine göre farklı giyiniyordu, Cumhuriyet bu farklılığı kaldırmak, birliktelik sağlamak istedi, din adamları dışında sarık ve cüppeyi yasakladı.

“Enkaz” gördükleri ve “reklam arası” saydıkları Cumhuriyeti maymuna çevirmeye kararlı ve hep hileyle iş gören AKP, 2013’te Bakanlar Kurulu Kararı ile yeni bir yönetmelik yayınladı ve devlette yeni bir kargaşaya daha imza attı.

Şimdi resmi kurumlarda kadınların başının açık olması şartı kalktı, isteyen kadın türbanlılar cirit atıyor ama isteyen kadın da kolsuz, bluz, elbise, yırtmaçlı etek giyemiyor.

Erkekler ise traşlı, kravatlı olacak…

Hadi resmi kurumları, belediyeleri bir dolaşalım, “memur” statüsündeki bir çok erkeğin kot pantolonlu, sakallı ve kıravatsız çalıştığını göreceksiniz.

En ilginç olanı ne biliyor musunuz?

Anayasa ile yönetilen Türkiye’nin yasama organı TBMM’de kanun ve yönetmelikleri en iyi uygulaması ve örnek olması gereken milletvekillerinin basının karşısına sakalla, yaka bağır açık çıkıp demeç vermeleri tam bir ikiyüzlülük!

Bunun “hürriyet”le falan alakası yok. “Disiplin”in olmadığı yerde ne aranabilir?

Eeee vekilleri böyle olunca öğrencilerini serbest kıyafete kavuşturan AKP, okullarda saç sakal karışık, yaka bağır açık, kıravatı yular gibi taşıyan erkek öğrencilere, kah türbanlı kah mini etekli kız öğrencilere fırsat verdi.

“Ortanca karısı”ndan bahseden hilkat garibelerinin, “6 yaşındaki çocuk evlenebilir”, “3 yaşında kız çocukları amcalarının yanına külotla çıkmamalı” diyebilen sapıkların cahiliye devri özentisine çanak tuttular…

Memleketi duble yollarla döşemiş olabilirler, Arena adlı dev statlar yapmış olabilirler ama devletin ve milletin milli ve dini ne kadar değeri varsa tecavüz ettiler, Araplaşma ve Acemleşme yolunda hızla koşuyorlar!

Bütün problem “Türklük”ü yok edebilmek değil de ne?

   Mustafa ÖNDER

 

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER