Asikurtlar©

Ankara’nın Bütün Hainleri!..

Ankara’nın Bütün Hainleri!..
30 Ocak 2016 - 21:54 'de eklendi ve 3937 kez görüntülendi.

Türkiye’nin en uzun kara sınırı, Suriye’yle olan sınırıdır. Sınırın uzunu kısası olmaz aslında 1 metre bile olsa sınır namustur ve orada neler olup bittiğini takip etmek milli namusun gereğidir.
Ancak tarihin hiçbir döneminde, bugün 911 kilometrelik Suriye sınırımızdaki olduğu kadar aritmetikle ilgilenmemiştik.
Çünkü son üç yıldır PKK’nın etki ve denetimi altındaki Kürt gruplar, Suriye rejiminin geri çekilmesiyle birlikte bu sınırımızın güneyinde kalan bölgeyi, adım adım ele geçirmiştir.
Amaç, oradaki Arapları ve Türkmenleri egemenlik altına alarak 1000 km uzunluğunda 50-100 km. genişliğinde bir “Batı Kürdistan” kurmaktır.
12 Temmuz 2012’de Erbil’de Suriye Kürt Yüksek Konseyi’nin kurulmasından kısa bir süre sonra Kürtler, Kamışlı, Kobani, Afrin ve Derik’i ele geçirerek “Rojava”nın özerkliğini ilan ettiler.
Rojava “batı” anlamına geldiğine göre bu işin bir de “doğu”su vardı.
Yani hem Erbil hem de Kandil, Suriye Kürt hareketini kendi meşreplerine uygun olarak desteklemekte ve yönetmekteydi.
AKP’nin içine düştüğü “Barış Süreci” tuzağı PKK’nın Suriye Kürtlerini eğitip donatması ve renklerine bağlaması konusunda önemli bir fırsat yaratmıştı.
Kürtler bu süreci gayet akıllıca yönetmiş, IŞİD’e karşı cephe açmakla kalmamış, dünyanın dikkatini çekmeyi başardıkları anda Türkiye’yi de mesela “Kobani” vitrininde “IŞİD’e tank gönderen ülke” olarak tanıtmayı başarmışlardı.
“MİT Tırları” hadisesi de aynı tuzağın bir parçası olmuş ve PYD, Avrupa, Amerika ve Rusya’nın desteğini alırken Türkiye sadece bu ülkelerin değil kendi toprakları içindeki Alevilerin ve Kürtlerin de tepkisini kendi üzerine çekmişti.
Şimdi, içinden “PKK’nın Nusaybin’e tünel kazabildiği” bu 900 km’lik devletin kurulmasının önündeki tek engel Gaziantep’in güneyine düşen ve halkı genellikle Türkmenlerle Araplardan oluşan 98 km uzunluğundaki “Cerablus hattı”dır.
Türkiye’nin “Fırat’ın batısı” dediği yer burasıdır. Daha doğudaki Harran Araplarının devamı olan Tel Abyad bölgesi YPG tarafından ele geçirilmiş, pek çok köy ve ilçede YPG, muhalif Kürtlere bile yaşama hakkı tanımamıştır.
Bu insan hakları ihlallerinin batılı örgütlerce rapor edilmiş olmasına rağmen YPG, bugün dünyada ABD ile Rusya’nın desteğini aynı anda alabilme özelliğine sahip tek illegal örgüttür.
Türkmen Dağındaki Ülküdaşlarımızın “Türkmen Dağı düşerse PKK Devleti kurulur” iddiasını destekleyen bu arka plan ne yazık ki AKP’nin “inanılmaz” hatalarının bir neticesidir.
Bu sebeple bir çuval incir berbat edildikten sonra Ülkücülerin önüne koyup da “ayıkla” denilmesi içimizi acıtmaktadır.
Şimdi yapılan stratejik hatalar bir yana sadece Rus Uçağının düşürülmesinin Türkmenlere verdiği zararı anlatmak için kısa bir kronoloji vereceğim:
26 Ekim 2015:
“PYD, Fırat’ın batısına geçerse vururuz!” (Başbakan Davutoğlu)
27 Ekim 2015:
“PYD Fırat’ın batısına geçerse vururmuş. Senin tapulu toprağın mı orası? PYD ister batısına, ister doğusuna geçer. Senden izin mi alacaklar?” (Selahattin Demirtaş)
24 Kasım 2015:
Türkiye, hava sahasını ihlal eden Rus Hava Kuvvetlerine ait bir SU-24 savaş uçağını düşürüyor.
26 Kasım 2015:
“Putin’i aradım, telefona cevap vermedi. Bunun bir Rus uçağı olduğu belli olmuş olsaydı belki uyarıların türü farklı olabilirdi.”(Recep Tayyip Erdoğan)
17 Aralık 2015
“Biz Türkiye ile işbirliğini reddetmedik. Antalya’ya G20 zirvesine gittim ve orada birçok Türk yöneticiyle görüştüm. Türkmenler hakkında ise hiçbir şey duymadım. Türkmenlere saldırılarla ilgili soru sorabilirlerdi. Biz de: ‘Tamam anlıyoruz. Size yardım etmeye hazırız’ diyebilirdik.” (W. Putin)
23 Aralık 2015
“Kiminle ne görüşeceğimizi, ne yapacağımızı partimizin politikaları belirler!” (Moskova; HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş)
26 Aralık 2015:
“PYD Fırat’ın batısına geçti!” (Ajanslar)
27 Aralık 2015:
“Kırmızı çizgileriniz aşıldı. Bunun önünde asla duramayacaksınız. Özgürlük güçleri bu mücadelelerini daha da büyüterek devam ettirecekler!” (HDP G. B. Yard. M. Danış Beştaş)
28 Aralık 2015:
“Bize gelen bilgiler, geçen unsurların PYD olmadığı, daha çok Arap ve o bölgede koalisyonla birlikte hareket eden gruplar olduğu yönünde.” (Başbakan Davutoğlu)
24 Ocak 2016:
“Türkmen Dağı tümüyle Esad’ın eline geçti!” (Hürriyet)
28 Ocak 2016:
Ruslar Suriye’de onu (Ülkücü Alparslan Çelik’i) arıyor; o İstanbul’da cenazede!” (Cumhuriyet)
29 Ocak 2016: Bu da bizim sözümüz:
Ankara’nın bütün hainleri bir araya gelse de, kırmızı çizgilerimizi düşmana çiğnetmek ve Türkmen Dağı’nı kendi elleriyle Suriye rejimine teslim etmek isteseydi; bundan daha büyük bir hatalar silsilesi oluşturamazdı!

Şükrü Alnıaçık

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER