Asikurtlar©

Ankara’da veliaht savaşları

Ankara’da veliaht savaşları
30 Kasım 2016 - 0:00 'de eklendi ve 3823 kez görüntülendi.

ATO (Ankara Ticaret Odası) seçimleri Ankara’nın bütün kahve ve siyasi mahfillerini kuşattı, dedikodusu, eğlencesi, seçim tahminleri dolu dizgin gidiyor.

Önce Fetöcü şaibesiyle ATO başkanlığından alınan Salih Bezci’nin dudak uçuklatan klasörlere sığmayan tapuları arsaları ve bankalara sığmayan serveti konuşuluyor.

Sonra, şaibeli bu gelişmeyle önü açılıp ortaya atlayan Melih Gökçek’in oğlu Osman Gökçek’in siyasi manevraları çalımları…

Salih Bezci’nin fetöcülüğü Osman Gökçek’in adaylığını kolaylaştırmakla kalmadı, fırtına koptu.

Ankara’da zaten AKP hiç konuşulmadı AKP hiç olmadı, varsa yoksa hep Melih Gökçek ve maceraları konuşulur.

Melih Gökçek’in ‘doksan dokuzu veren Allah yüzü de verir’ deyip yola çıkışı, taksi duraklarında ve kahvelerde geyiklerin ana konusu, bütün Ankara’yı bloke eden Melih Gökçek’i bir durduran çıkacak mı merakı içinde.

Ve geyikler, şayet Osman Gökçek kaybederse AKP de nihayet Ankara’da nefes alacak, AKP’de nihayet Ankara’da siyaset şansı bulabilecek diye başlıyor.

Sıkı durun, bu sefer Melih Gökçek kılıcını taşa vurmak üzere, çünkü, karşısına çıkan aday, Emine Erdoğan’ın dayısının oğlu.

Ve bugüne kadar siyaset dışında kalıp sağlı sollu büyük bir esnaf kesiminin saygısını kazanmış bir isim Gürsel Baran. Gürsel Baran’ı ite kaka ATO başkanlık yarışına soktular. AKP’lisinden MHP’lisine Gürsel Baran’ın arkasında saf olmayanı yok.

Çok sert de muhalefet ediyor. Osman Gökçek, etik dışı bir yöntemle ATO delegelerinden kendisine destek imzasını alınca, kızıl kıyamet koptu, gizli olması gereken oyları önceden nasıl alabilir diye, Gürsel Baran söylemediğini bırakmadı.

FETÖCÜLÜK VE OSMAN GÖKÇEK İLİŞKİSİNE DAMARDAN GİRİŞ YAPTI

Gürsel Baran, ‘yönetmeliğimizde meclis üyelerinden imza toplayarak adaylık açıklamak yoktur, biz üyelerimizin imzalarına değil vicdanlarıyla oy kullanacaklarına talibiz’ diye çıkıştı.

Ve Gürsel Baran devamla: Aklını ve vicdanını başkalarının ipoteğine verenlerin devletimizin ve milletimizin geleceğine nasıl kastettiği 15 Temmuz’da görülmüştür’ diyerek, Fetöcülük ve Osman Gökçek ilişkisine damardan giriş yaptı.

Kazan kaynıyor, çok geçmedi, CHP’li vekil Murat Emir de topa girdi. ‘Osman Gökçek, fetöyü temizlemek için ATO’ya talip olduğunu söylüyor, Fetö’yü ATO’ya kim yerleştirdi, baban yerleştirdi, baban…’

Ankara’da yer gök ATO seçimlerini konuşuyor, çünkü, veliahtın önünü kesmek için, AKP içinden çok geniş bir siyasi blok harekete geçmiş durumda.

Birkaç yıl önce HSYK seçimlerinde Fetöcüleri temizlemek için nasıl ‘Yargıda Birlik Platformu’ oluşturulmuşsa, aynen, bu platforma benzer bir siyasi yapı hareket halinde.

ATO seçimleri Ankaralılar için neden çok eğlenceli bir hal aldı, çünkü, herkes ‘veliahtın’ önünü kesebilecek bir güç var mı yok mu merak ediyor, bahisler açıldı, iddia kuponları çoktan dolduruldu.

Ve ATO seçim yarışına çok geçmeden ‘saray’ karıştırılmaya başlandı bile.

Mesela, Osman Gökçek, başkanlık için yola çıkarken, bir haber sitesinde, ‘külliyenin kendisini desteklediği’ haberi yaptırmış, çok geçmeden başka bir haber sitesinden, cumhurbaşkanlığına yakın kaynaklar diye başlayan şu haber yapılıyor:

‘Saray kaynaklarından edinilen bilgiye göre Cumhurbaşkanlığı ATO seçimlerinde herkese eşit mesafededir, hiçbir adayın seçilmesini desteklemesi söz konusu değildir deniliyor’ açıklaması yapılıyor.

Yani, Osman Gökçek’in saraydan icazeti aldık imalı haberleri yalanlanıyor, bomba patlıyor, işte seçimin eğlencesi bu yalan rüzgarlarında, sarayın icazeti alındı mı alınmadı mı, Osman Gökçek saraydan izin aldı haberleri sarayın canını sıktı mı sıkmadı mı?

SEÇİMİN DİĞER EĞLENCELİ DEDİKODUSU

Ve, seçimin diğer eğlenceli dedikodusu, Osman Gökçek’in bir zamanlar Fetö’nün okulunda okumuş olması.

Yani bir taraf Fetöcülerin Osman Gökçek’in yanında olduğunu dile getirirken, Osman Gökçek cephesi karşı hamleyle peşpeşe Fetöcüleri ‘temizleyeceğiz’ açıklaması yapıyor.

Tabii ki ATO seçim muhabbetini tadından yenmez yapan en önemli şey Osman Gökçek’in Melih Gökçek’in oğlu olması.

Ve adının ‘veliaht’ olarak geçmesi.

Ee tabii erkek evlat sadece Melih Gökçek de yok, Emine Erdoğan ve Tayyip Erdoğan’ın çoluk çocuğu damatları yani bir sürü ‘veliaht’ı ‘şehzadesi’ var.

Veliaht savaşlarına hoş geldin Türkiye.

Ve bu seçim savaşının merkez siyaseti en çok ilgilendiren tarafı ise, seçim yarışının, derin AKP’li olup AKP’ye gönülden bağlanmış ama Melih Gökçek’in veliaht yarışını içine sindiremeyenlerin gizli savaşı şeklinde cereyan etmesi.

Bu gelişme de ‘saray mahremiyetine’ çok uygun bir gelişme.

Ve medyamız yine kötü bir sınav veriyor, medyamızda ‘veliahta’ karşı kılıçlarını çekmiş geniş bir siyasi yelpazenin ne adlarını ne sanlarını kim olduklarını dahi yazıp çizecek cesaret hiç yok.

Veliaht savaşlarında herkes saraydan da korkuyor Melih Gökçek’ten de tırsıyor, ey memleket kaldık yine iki ateş arasında, Timur’dan mı yanayız Beyazıt’dan mı?

Üzülmeyin, herhalde medyamız biz ‘kullarına’ seçim sonuçlarını bildirmek zahmetine katlanır.

Bakalım, veliaht mı yoksa Gürsel Baran mı?

ATO gibi Türkiye’nin en bereketli siyasi ve ekonomik kaynaklarına sahip Türkiye’nin en büyük sivil kurumlarından birinin seçimini…

Yersiniz yemezsiniz, bilemem, işte bir seçimi sadece bu kadar aktarabiliyoruz.

Yine de milletçe hazırlıklı olalım:

Veliahtın kaybetmesi durumunda?

Siyasi çevrelerde geyikler dedikodular ve yorumları düşünün.

Gökten bir elma düşecek, biri muradına erecek, ama kim muradına erecek.

Masalın burasını öğrenmek için ey kullar, ey tebaa, üç-dört gün sabredin.

Allah veliahtlarımıza zeval ziyan vermesin.

Allah Ankara Beylerbeyini işte seferde cenkte zaferlerini daim kılsın.

Ey Cumhuriyet’in başkenti, ey ahali, veliahtımıza dualarınızı eksik etmeyin.

Nihat Genç

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER