Asikurtlar©

Anayasa ve MHP’nin Duruşu

Anayasa ve MHP’nin Duruşu
08 Mart 2016 - 10:33 'de eklendi ve 4553 kez görüntülendi.

MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, “Siyaset ve Liderlik Okulu”nun yeni öğrenim dönemini başlattıktan sonra, orada bulunan gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Bizde oradaydık ve açıklamaları kendi kulağımızla duyup, kendi gözümüzle gördük. Nitekim, bu açıklamalar ertesi gün Ortadoğu Gazetesi’nde manşet oldu.

ÇARPITMA ÇABASI

Sayın Bahçeli’ye, Anayasa Uzlaşma Komisyonu ve CHP’nin masadan kalkması, yeni Anayasa ve referandum, HDP’li bazı milletvekillerinin dokunulmazlıkların kaldırılması ve Zaman Gazetesi’ne kayyum atılmasıyla ilgili sorular soruldu. Sayın Bahçeli’nin verdiği cevaplar, MHP’nin bugüne kadarki duruşunun ve söylediklerinin bir özetiydi. Ancak, açıklamaların özel bir çaba ile çarpıtılmak ve başka yerle çekilmek istendiğini ibretle izledik. Yaptıklarıyla, söyledikleriyle, izlediği siyasetle AKP’nin can suyu olan CHP parti sözcülerinin değerlendirmeleri, çarpıtmanın da ötesine geçip karalama, hatta bir iftira boyutuna ulaştı.

ORTALAMA AKIL SAHİBİ HERKES ANLAR

Ortalama akıl sahibi herkesin çok kolaylıkla anlayıp değerlendirebileceği sözleri, bir defa hatırlatmak gerekiyor. Sayın Bahçeli, sözlerinin başında Anayasa Uzlaşma Komisyonunda ana muhalefet partisinin dışarıda kalmasının uzlaşma anlayışına da ters düşeceğini özellikle belirtti. Sonra da, “Bizim arkadaşlarımız, Anayasa Uzlaşma Komisyonunda bulunmayı, üzerlerine düşen sorumluluğu taşımayı, fikirlerini açıkça söylemeyi ve oradaki çalışma usul ve esaslara göre kendi düşüncelerini kamuoyuyla paylaşarak, millet için faydalı olacaklara ‘Evet’, Türkiye’yi karanlığa götürecek unsurlara ‘Hayır’ demek suretiyle çalışmalarını sürdüreceklerdir” diyerek, MHP’nin bugüne kadarki tavrını bir defa daha ortaya koydu. Bu sözlerin neresinde bir çelişki veya AKP’ye yeşil ışık sayılabilecek bir mesaj var?

B PLANI

Sonraki cümleler de yine bu kararlı ve samimi duruşun bir devamı niteliğindedir: “Gelen olursa masada otururlar, gelmezlerse iktidar artık b planını ortaya koymalıdır. Anayasa’da ne gibi bir değişiklik düşünüyorsa bunu ağızlarına sakız edip her tarafta konuşacakları yerde, TBMM’ye getirmelidirler. Referandum yoluyla bu ancak mümkün olabilir. Onun için de 317 milletvekilinin 330’a tamamlanması lazım. Orada tamamlandığı takdirde belirledikleri anayasa veya özledikleri anayasa değişikliğini yapmak için millet huzuruna çıkmış olurlar. Referandum söz konusu olursa, MHP geçmişten bu yana anayasa konusundaki hassasiyetlerini göz önünde bulundurarak, gerekli tedbirler alınmak suretiyle, kamuoyunun aydınlatılmasında kendi dünya görüşü ve parti ilkeleri çerçevesinde katkı sağlayacaktır. AKP’nin CHP ile diyalog kurmak suretiyle, onu nazik bir şekilde masaya davet etmesinde yarar görüyoruz. Gelmezse ne yapalım, o zaman bu 4 kişilik masada eksiklikler var demektir. İktidar dahi kalksa en son masada oturacak olanlar yine o MHP’nin 3 değerli milletvekilleri olacaktır.”

YENİ ANAYASA NEDİR HERKES GÖRSÜN

Hala anlamayan varsa, kendilerine yardımcı olalım: AKP ülkenin bütün hayati meselelerini bir kenara bıraktı, yeni Anayasa ve başkanlık hesaplarını her şeyin önüne geçirdi. Ancak, Yeni Anayasa’dan ne anladığını, nasıl bir başkanlık düzeni öngördüğünü ve bunu nasıl hayata geçirmeyi planladığını bir türlü ortaya koyamıyor. Sayın Bahçeli, CHP ikna edilemez ve Uzlaşma Komisyonu çalışamaz duruma gelirse, iktidar partisini, b planını ortaya koymaya davet ederek, artık bu meselenin açıklığa kavuşmasını ve kimin ne hesap yaptığını, milletin net olarak görmesi gerektiğini söylüyor. “Anayasa’da ne gibi bir değişiklik düşünüyorsa bunu ağızlarına sakız edip her tarafta konuşacakları yerde, TBMM’ye getirmelidirler” diyerek, AKP’nin başkanlık meselesini de içine alan yeni Anayasa teklifini meclise getirmeye çağırıyor. Bunda anlaşılmayan ne var?

MHP’NİN NE İSTEDİĞİ BELLİ

Gelelim referandum meselesini: Şu ana kadar yapılan açıklamalar, yeni Anayasa ve özellikle başkanlık sisteminde mecliste bir uzlaşma sağlanmasının mümkün olmadığını gösteriyor. Geriye kalıyor, referandum yolu. Bu da ancak 330’un bulunmasıyla mümkündür. Oysa AKP’nin 317 milletvekili var. Sayın Bahçeli’de bu duruma dikkat çekiyor ve 330’un bulunması halinde millet huzuruna çıkılabileceğini söylüyor. Bunun aksini söyleyebilen varsa beri gelsin. Herkesin bildiği bu gerçeği hatırlatmanın neresinden bir destek anlamı çıkarıldı, anlamak mümkün değil. Nitekim, “Eğer bir şekilde referandum söz konusu olursa, MHP’nin geçmişten bu yana anayasa konusundaki hassasiyetlerini göz önünde bulundurarak, gerekli tedbirler alınmak suretiyle, kamuoyunun aydınlatılmasında kendi dünya görüşü ve parti ilkeleri çerçevesinde katkı sağlayacaktır.” Diyerek, MHP’nin bugüne kadar söylediklerindeki kararlılığının tekrarlıyor. MHP’nin geçmişten bu yana Anayasa Komisyonundaki hassasiyeti de, dünya görüşü de, parti ilkeleri de çok net ve kesindir. İlk dört maddeden en küçük bir taviz söz konusu olmadığı gibi, başkanlık sistemine de karşı olunduğu defalarca açıklanmıştır. Eğer, MHP’nin bu kesin duruşuna rağmen, her hangi bir şekilde referandum yolu açılırsa, kamuoyunun karşısına bugüne kadar söylenenlerle çıkılacaktır.

AKP KÖŞEYE SIKIŞTI

Sayın Bahçeli, bu açıklamalarıyla AKP’yi köşeye sıkıştırmıştır. Anayasa istismarının önünü kesmiş, Başkanlık dayatmasının içyüzünün ortaya çıkmasının yolunu açmıştır. Sadece bu kadarla da kalmamış, AKP’nin CHP sayesinde bütün bu hesaplarını hayata geçirmekte kullanacağı “masadan kaçtılar” argümanını da yok etmiştir.

Ağzında bakla olan, uzaktan selektör yapan, sayın Bahçeli’nin sözlerini çarpıtan ve meydanı boş bırakarak AKP’nin değirmenine su taşıyan CHP zihniyetidir. Bir defa daha ve altını çizerek belirtelim: CHP, AKP’nin beslendiği ana kaynaktır.

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER