SON DAKİKA

Ana Muhalefet mi, Ana İhanet Mi?

Bu haber 13 Temmuz 2017 - 12:43 'de eklendi ve 3.055 kez görüntülendi.

15 Temmuz’un yıldönümünde ne yazık ki, yine kısır ve güdük siyasi tartışmalar öne çıkmaktadır. Özellikle CHP’nin planlı ve kasıtlı biçimde meseleyi başka yerlere çekme ve sulandırma gayreti içinde olduğunu ibretle izliyoruz. Olağanüstü Hal Uygulaması üzerinden muhalefet yapmaya, millet kararı ile kesinleşmiş Anayasa değişikliğini tanımamaya ve tarihin gördüğü en büyük kalleşliği, “kontrollü darbe” diyerek hafifletmeye uğraşmak, siyaset yapmak, muhalefet üretmek olamaz. Bunun adı da, sonucu da millet-devlet düşmanlarını sevindirmektir ve Anamahalefet partisi konumundaki bir parti için bu durum çok acı vericidir. CHP gibi bu devletin kurucusu olduğu iddiasındaki bir partinin bunu yapması acıyı daha da büyütüyor.

CHP ÜLKENİN SORUNU OLDU

İktidarın yanlışlarını, yetersizliklerini, ülkenin durumunu ve milletin ödediği bedeli görmek, değerlendirmek ve aktarmak bir gazeteci olarak elbette görevimizdir. Bu görevi yapmakta hiçbir zaman tereddüt göstermedik ve bu yüzden başımıza gelenlerden hiç gocunmadık. Aynı tavrı, aynı kararlılığı yanlış kimden gelirse gelsin sürdürmek de hem ilkelerimiz, hem meslek onurumuz, hem de insanlığımız açısından vazgeçilmezdir. CHP bugünkü siyaset anlayışı ve yönetimiyle ülkenin ciddi ve ağır sorunu olmaya başlamıştır. Sadece itiraz ederek, karşı çıkarak, yapılan her şeyi yok sayarak siyaset yapmanın adı, muhalefet olamaz.

HİÇBİR MESELEDE ÇÖZÜM ÜRETMEDİLER

Tam 30 yıldır siyaseti yakından takip ediyorum ve bu süre içerisinde sol zihniyetin, özellikle de CHP’nin ülkenin hiçbir ciddi meselesine çözüm ürettiğini, hiçbir soruna çare bulmak için kafa yorduğunu, ülkenin ve milletin hayrına olacak hiçbir işin içinde olduğunu görmedim. Zaman zaman akıntıya kürek çekmeler olmuştur. Bunun en çarpıcı örneği 15 Temmuz akşamı Meclis’in mesai yapmasına katkı verilmesidir. O gece mecliste oldu ve direnir gibi göründüler, ama daha sonrasında FETÖ ihanetine karşı tedbir alınması, hainlerin ortaya çıkarılması, her yerden temizlenmesi ve cezalandırılmasına en küçük bir destek vermedikleri gibi, köstek oldular.Yenikapı buluşmasına milletin zorlamasıyla ve istemeyerek katıldılar, ama bu muhteşem birliğin bozulması için daha ilk dakikadan itibaren ellerinden geleni yaptılar. Mağduriyet senaryoları üzerinden, hiç çekinmeden FETÖ’nün sözcülüğüne soyunmaktan geri durmadılar. Bu hazin durum gerçekten mağdur olanların bulunup ortaya çıkarılmasını ve adaletin sağlanmasını da zora soktu.

BU İKTİDARIN MAYASINDA SİZ VARSINIZ

Şimdi yollarda adalet arıyorlar. Ankara’dan İstanbul’a yürümek güzel de, adaletin tartışmalı hale gelmesinde ve yargıya güvenin sarsılmasında başrolü oynadığınız gerçeğini nereye koyacağız? Bugün yargının belli bir zihniyetin eline geçtiğinden yakınıyorlar, ama koalisyon ortaklığı döneminde ele geçirdikleri Adalet Bakanlığı’ndaki uygulamaları bu milletin hatırlamadığını zannediyorlar. “Sol zihniyetli hakim savcı almayacağım da, ülkücüleri mi alacağım?” diyen, sizin bakanınız değil miydi? O hakim ve savcıların çok tarafsız olduklarını, kendi zihniyetleri dışındakilere tahammül gösterdiklerini iddia edebilir misiniz? 28 Şubat’ı alkışlayanlar, durumu kendi lehlerine kurtardıklarını zannediyorlardı, ama o puslu ortam döndü, AKP’yi doğurdu. Yani bugün ki iktidarın mayasında da siz varsınız. Kimi kandırıyor, kime ne anlatıyorsunuz?

SADECE İSTİSMAR EDİYORLAR

Bu yazdıklarımız bir iddia değil, ispatlı şahitli ve yaşanmış gerçeklerdir. Kaldı ki, diğer meselelerde de durum farklı değil. Bu ülkenin sorunları herkesin malumudur. Uzun yıllardır bölücü terörle uğraşıyoruz. Terörün ülke gündemine girdiği ilk günden bugüne kadar, CHP’nin ciddi, tutarlı, gerçek anlamda soruna çare olacak bir şey ortaya koyduğunu gören veya duyan olmuş mudur? Sadece istismar etmiş, sadece siyaseten kullanmaya çalışmış ve zaman zaman da terörün değirmenine su taşımışlardır. Açın meclis arşivlerini, CHP’nin ne söylediğini, ne yaptığını, kimlerle işbirliği kurup, nelere engel olduğunu net şekilde görürsünüz. Kahraman güvenlik güçlerimizi zor durumda düşürecek araştırma önergeleri verenler de bunlardır, dağdaki hainleri “çiçek toplayan çocuklar” olarak gösterenler de bunlardır. Bebek katilinin affını ilk gündeme getiren de bu zihniyettir, adına çözüm denilen çözülme projesinin aslında kendilerine ait olduğuyla övünenler de bu partinin mensuplarıdır.

İKTİDARI OLAĞÜNÜSTÜLÜKTE ARIYORLAR

Ekonomiden dış politikaya, sağlıktan eğitime, spor federasyonlarından sivil toplum örgütlerine, ordudan yargıya nereyi, hangi meseleyi ele alırsanız alın aynı şeyi görürsünüz. CHP’nin hep bozan, karıştıran, karşı çıkan ve çözümsüzlük dayatan tarafta olduğuna şahit olursunuz. İktidarı, millette değil olağanüstülüklerde aradıkları için, ülkenin her zaman içinden çıkılmaz şartlara sürüklenmesini beklemiş, istemiş ve bu yönde hareket etmişlerdir. Bugün de aynı şeyi yapıyorlar. FETÖ ihanetinin birinci yıl dönümünde hala ümitleri kargaşa ve olağanüstülüktedir. Kargaşanın artması, belirsizliğin büyümesi için de alınan tedbirlere saldırıyor, Olağanüstü Hal Uygulamasını hedefe koyuyorlar. Şu tesadüfe bakınız ki, aynı hedef FETÖ için de geçerlidir.

SÖZÜ BİTTİĞİ YER

CHP, “mevcut iktidar gitsin de ne olursa olsun” diyerek, ülkenin felakete sürüklenmesinde bir sakınca görmeyebilir. Buradan kendisine bir iktidar çıkacağını zannedebilir. Ancak, bu ne siyasete, ne siyasi ahlaka, ne de ülke gerçeklerine sığar. İktidar alternatifi olmak için ortaya tutarlı, akılcı, yol gösteren ve çözüm üreten projeler koymak ve milletin onayını bunun üzerinden aramak durumundasınız. Ne yazık ki, CHP anamuhalefet görevini yapamadığı gibi, ülkeyi de, milleti de zora sokuyor. CHP’nin bu perişan haliyle, ülkesi ve milleti uğruna hiçbir fedakarlıktan çekinmeyen MHP’yi hedefe koyması ise sözün bittiği yerdir.

 

Orhan Karataş

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.