SON DAKİKA
istanbul bayan escort escort mersin

Ana Dili…Hasan Çavuşun Anasının Ak Sütü!..

Bu haber 30 Kasım 2012 - 9:55 'de eklendi ve 41 kez görüntülendi.

Şükrü Alnıaçık

Meşhur fıkradır… Acemi eğitiminde komutan “vatan” kavramını anlatıyor, asker soyutlamalardan biraz kaygılı…Bu önemli konuyu bir türlü hazmedemiyor. Komutan heyecan bütün tabura dönerek…

-“Şimdineymiş vatan!..” diyor… Ses seda yok. Erat esas duruşta, kızara bozara bekliyor.

-“Sen söyle Hasan Çavuş!..” diyor komutan… Hasan Çavuş talimli… Bütün taburun duyacağı şekilde gürlüyor:

-“Vatan anadır komtanımm!..” Komutan en öndeki askerlerden birine yaklaşıyor. Sessizce…

-“Neymiş oğlum vatan?..” Asker kendinden emin haykırıyor!..

-“Vatan… Hasan Çavuşun anasıdır komtanımm!..”

(…)

Deyimlerin ve somut bir konuyu soyut kavramlarla anlatmanın çeşitli mahzurları vardır. Bir süredir, insanların “ana dili” ile “anasının ak sütü” arasında sempatik bir bağ kurulmaya çalışılıyor. Bu tehlikeli soyutlamayı parti liderlerinden bakanlara ve hükümet sözcülerine kadar herkes bolca kullanıyor.

Milli Eğitim Bakanlığı yapmış Doçentli, Doktorlu, kerli ferli adamlar böyle konuşunca kimsenin aklına ana sütünün işlevi ve nerede ne işe yaradığı gelmiyor. Bu “anne dili = anne sütü” denklemi, her derde deva bir formül gibi yapay etnik problemlerin üzerine yollanılıyor.

Ana dilin ana sütü kadar helal olduğu tezine biz de katılabiliriz. Ancak orada durup kalamayız. Bu mübarek gıdanın anne-çocuk mahremiyetinden çıkarılarak, marketlerde lokantalarda pastane ve kafelerde, kamuya açık alanlarda “üretim ve tüketiminin” ne kadar mümkün ne kadar gerçekçi, ne kadar helal olduğunu da sorgularız. Çünkü biz aptal değiliz; Ülkücüyüz, Türk Milliyetçisiyiz.

Anne sütü, Dünya Sağlık Örgütü normlarına göre en az altı, en çok 24 ay verilmelidir. Bakara Suresi 233. Ayete göre de dinimizde ana sütünün kullanımı, 2 yılla sınırlıdır. Yani ana sütü, bırakın yetişkin bir Müslümanı “3 yaşındaki çocuğa bile helal değildir.” Bu “insanın ana dili, anasının ak sütü kadar helaldir” söyleminin, bir oturuşta yarım kuzuyu deviren koca koca adamlara hiç de yakışmadığını görmek ve göstermek zorundayız.

Bir süredir “dil ve anadil” konusu, neredeyse PKK terör örgütünün varlık sebebi haline getirilmiştir. İçinde “ana” ve “dil” gibi sempatik figürlerin de bulunduğu bu konu, bu alandaki umumi cehaletin de istismarıyla BDP sözcülerinin seçimlerde rahatça kullandığı, bereketli bir siyasi söylem haline gelmiştir.

En son AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, MHP’ye de “inkârcı” diyerek sataştığı konuşmasında yine “ana sütü” konusuna girmiş ve terör örgütünün ucuz ve istismarcı söylemini partisi adına sahiplenmiştir:

“Herkesin ana dili anasının ak sütü kadar helaldir. Bu bir haktır aynı zamanda. Biz anadil meselesine MHP gibi inkarcı olarak da yaklaşmıyoruz, BDP gibi istismarcı olarak da yaklaşmıyoruz. Biz bunu en tabii insan hakkı olarak görüyoruz.… Bu konuda ne yapılması gerekiyorsa, yaptık, yapıyoruz ve yapacağız. ‘Bu nereye kadar gidecek-‘ İleri demokrasi nereye kadar gidiyorsa oraya kadar gidecek…”

MHP’nin “ana dili konusunda inkârcıolduğu” büyük bir yalandır; bu yalan da diğerleri gibi etnik istismarın, oy avcılığının bir parçasıdır.

MHP’nin 31 Temmuz 2012’de TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonuna verdiği önerilerin”Eğitim Hakkı” bölümünde “Eğitim ve öğretim dili Türkçe’dir. Türkçe dışındaki farklı ana dillerin öğrenilmesinin önünde engel yoktur” ifadesine yer verilmiş olması, ana dilin makul ve gerçekçi olarak öğrenilmesine olumlu bakıldığı açıkça vurgulanmıştır.

Bölücüler ve aymazlar boşuna debeleniyor. Türkiye’de ikinci bir eğitim dilinin, ikinci bir hukuk ve savunma dilinin yaygınlık ve resmiyet kazanmasının hiç kimseye bir faydası yoktur. “Kürtçe savunma,”PKK’nın taktik bir dayatmasıdır. AKP bu konuda sınıfta kalmıştır. “Kürtçe eğitim” konusu da bir sonraki stratejik harekâtın temelini oluşturmaktadır. AKP verdikçe PKK almaktadır. PKK vura vura aldıkça da okşanan terör,şımarık eylemlerini artırmaktadır. Kanlı eylemler bir yanason keyifli PKK, BDP kucaklaşması, bu okşanmanın tezahürüdür.

Türkçenin tek resmi dil olduğunun inkar edilmesi, sadece ulus devletine, Türkiye Cumhuriyeti’ne başkaldırının değil, Osmanlı Devletinden de kopmanın ve maziyi inkar etmenin açık bir göstergesidir.

Cumhuriyetin kurulmasından 47 yıl önce kabul edilen 1876 tarihli ilk Osmanlı Anayasasının 18. Maddesinde Osmanlı Devletinin resmi dilinin Türkçe olduğu açıkça vaz edilmiştir. Ayrıca aynı anayasanın 57. ve 68. Maddelerinde, yani toplamdört yerde,”Türk Dili” ifadesi yer almakta ve kamu görevlileri ile mebuslara Türkçe konuşma, hatta okuma ve yazma şartı hatırlatılmaktadır.

İlköğretimin zorunlu tutulduğu anayasada, “eğitim dilinin Türkçe olduğunu” ifade etmeyi ise Mithat Paşa abesle iştigal olarak görmüş olmalıdır.

Evet, bir insanın ana dili, anasının ak sütü kadar helaldir; amenna!.. Ancak, “okullarda beslenme saatinde anne sütü içilmedikçe” biz eğitim dilinin Türkçe olması gerektiği konusundaki kararlılığımızı sürdüreceğiz.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.