Asikurtlar©

AmeriKAN rezilliği

AmeriKAN rezilliği
04 Kasım 2016 - 9:27 'de eklendi ve 3524 kez görüntülendi.

Ortadoğu coğrafyasının neden kan gölüne döndüğünü, bütün terör örgütlerinin bu alanda nasıl cirit attığını ve bütün bu kalleşliklerin başında ABD’nin bulunduğunu net biçimde ortaya koyan son gelişme, Rakka tiyatrosudur.

Washington Post gazetesine göre, ABD Başkanı Barack Obama Cumhurbaşkanı Erdoğan’a terör örgütü YPG’nin Rakka harekâtına katılacağını ve nihai kararın alındığını söylemiş. YPG, PKK uzantısı bölücü bir terör örgütüdür. Düşünebiliyor musunuz, ABD gibi dünyaya jandarmalığa soyunan bir devlet, dünyanın en belalı, en çok kan döken bir terör örgütüne sahip çıkmakla, silah vermekle, azdırmakla kalmıyor, ortak hareket edecek ve toprak verecek kadar ileri gidiyor. Güya IŞİD’la mücadele ediyor, ama işin aslı her ikisi de kendi ürünü olan terör örgütleri üzerinden kanlı emellerini hayata geçirdiğidir. Bu durum IŞİD’in nereden çıktığını, nasıl bu kadar hızlı büyüdüğünü ve yayıldığını, bu kadar silahı ve imkanı nereden bulduğunu ve neye hizmet ettiğini de belgeliyor. Yıllar önce, “IŞİD BOP’un b planıdır” demiş ve ortadoğudaki Amerikan emellerinin bundan sonra bu örgüt bahane edilerek hayata geçirileceğini söylemiş ve yazmıştık. İşte geldiğimiz nokta, tam da budur. PKK ve IŞİD’i kullanarak, bir taraftan petrolü, diğer taraftan İsrail’in güvenliğini garantiye alıyor. Bu kalleşliğin kalıcı olabilmesi için de Irak’ı, Suriye’yi bölüyor ve gözünü Türkiye’ye dikiyor.

TERÖR DEVLETİ KURMAK İSTİYORLAR

Rakka her hangi bir yer değildir. PKK’nın Akdeniz koridorunu tamamlayacak b planının en kritik hedefidir. Türkiye’nin nihayet uyanıp müdahale etmesiyle Fırat’ın batısına geçip Cerablus-Azez hattını tamamlayamadılar. Fırat Kalkanı Menbiç üzerinden de bu koridorun tamamlanmasına izin vermiyor. Şimdi Rakka üzerinden ve daha aşağıdan bu hattı tamamlamaya çalışacakları anlaşılıyor. Böylece kurmayı planladıkları terör devletinin en önemli ayağı tamamlanmış olacak. Ve şu rezilliğe bakınız ki, güya PKK-PYD ile düşman olan IŞİD, birçok yeri kendiliğinden boşaltarak bu terör örgütlerine teslim ediyor. Rakka’da benzer bir durum yaşanırsa şaşırmayacağız. IŞİD varlık sebebinin gereğini yerine getirmiştir ve biraz pahalı da olsa ortadan kaldırılacaktır. Bu kaldırma sırasında çok kan akacağı herkesin malumu, ama her durumda akan Müslüman kanı olacağı için dünyanın efendileri, kanlı planın sahipleri için bir önem ve anlam ifade etmiyor.

AÇIK DÜŞMANLIK

Eğer maksat IŞİD’i temizlemek, terörü bitirmekse işbirliği yapacağımız, buna hazır olduğunu defalarca ilan eden ülke, aynı zamanda müttefikiniz ve stratejik ortağınız da olan Türkiye’dir. Bu kesin gerçeğe rağmen gidip bir terör örgütüyle işbirliği yapmak, Türkiye’yi doğrudan varlığımızı hedef alan bu kanlı örgütle aynı kefeye koymak ve birlikte hareket etmeye çağırmak bırakın müttefikliği, açık bir düşmanlıktır. ABD rezilliğinin son aşamasıdır. Terörist YPG’den gelen açıklamaya bakar mısınız: Rakka’yı IŞİD’in elinden geri alma operasyonunda Türkiye’nin herhangi bir rol almasını kabul etmiyorlarmış. Bu ne cüret, siz kimsiniz, kimin adına havlıyor, ne anlatmaya çalışıyorsunuz?

İSABETLİ AÇIKLAMALAR

Neresinden bakarsak bakalım hep aynı gerçek karşımıza çıkıyor. Türkiye 14 yıldır süren yanlışların, teslimiyetlerin, yetersizliklerin bedelini ödüyor. Çok şükür ki, yanlıştan dönülmüştür. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kısa süre önce Obama ile yaptığı görüşmeden sonra yaptığı, “PYD-YPG gibi örgütlere ihtiyacımız yok. ‘Gelin sizlerle beraber Rakka’dan DEAŞ’ı atalım’ dedik” açıklaması son derece isabetlidir. Rakka operasyonuna ilişkin olarak Türkiye’nin karşısına PYD ve YPG’nin yerleştirilmek istendiğini hatırlatıp, “Türkiye’nin karşısında yeni bir terör devleti oluşturmaya çalışıyorlar. Türkiye’nin böyle bir devlete izni olmayacaktır” çıkışı çok yerindedir ve kağıt üzerinde kalmamalıdır.

RAKKA’YA TEDBİR

Fırat Kalkanı operasyonu ile ilgili değerlendirmelerimizde, bölgede çok önemli gelişmeler yaşandığını, dengelerin her an değiştiğini, kimin ne dediğine bakılmadan El Bab’ın ve Menbiç’in IŞİD’den temizlenmesi ve PYD’nin Fıratın batısından çıkarılmasında, daha hızlı hareket edilmesi gerektiğini savunmuştuk. Keşke bunu şimdiye kadar yapabilmiş olsaydık. Bugün Rakka konusunda elimiz çok daha güçlü olur, hatta Rusya ile kurduğumuz yeni ilişkileri bir avantaja çevirerek burada daha etkili konuma gelebilirdik. Bu imkan hala mevcuttur. Bölgeye yapılan sevkiyatı sadece Musul ve Telafer’le sınırlı tutmayıp, Rakka’yı da içine alacak şekilde tamamlamak isabetli olacaktır. Ayrıntıları tam olarak bilmediğimiz için bir şey söyleyemiyoruz. Umarız ve dileriz ki, bizim düşündüğümüz düşünülmüş, bizim beklentilerimizi karşılayacak tedbirler alınmış olsun.

İP İNCELDİĞİ YERDEN KOPACAK

Ne ABD, ne Barzani, ne de bölgedeki başka bir güce güvenerek bu hayati meselelerde karar veremeyiz. Gelinen aşamada kendi göbeğimizi kendimiz kesmek zorundayız. MHP Genel Başkanı sayın Devlet Bahçeli, hükümete bu konuda destek vermiş ve “kaderinin belirlenme sürecinde Türkiye dışarıda tutulamayacaktır. İp inceldiği yerden kopacaktır. Türkiye’nin meşru ve nefsi müdafaasına gölge düşürmeye, sorgulamaya, tartışmaya açmaya kalkışanlar terörle ve küresel projelerle aynı karede duranlardır. İçeriden ve dışarından Türkiye’yi perdeleme ve önünü kesme çabaları karanlık bir amaca dönüktür. Hükümet bu oyuna gelmemeli, işbirlikçi aktörleri fark etmelidir.” Diyerek, yol göstermiştir.

BU OYUN BOZULMALI

Etrafımızda ve hatta içimizde çok kanlı ve kalleş bir oyun oynanıyor. Bu oyun başarıya ulaşırsa, sıra artık Türkiye’nin varlığına gelecektir. Bu oyuna bozmak ve kendi varlığımızı ve birliğimizi her şeyin önünde tutmak bir mecburiyettir. Bu ülkenin bölünmez bütünlüğünden yana olan hiç kimsenin buna itirazı olamayacağı gibi, destek olmak ve bu zor dönemi elbirliği atlatmak için siyasi hesapları bir kenara bırakmak gerekiyor. CHP’nin hala anlayamadığı nokta burasıdır.

Orhan Karataş

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER