Asikurtlar©

ALTINCI CHP… ATATÜRK’ÜN KARŞISINDAKİ CHP

ALTINCI CHP… ATATÜRK’ÜN KARŞISINDAKİ CHP
03 Ağustos 2015 - 8:25 'de eklendi ve 4402 kez görüntülendi.

Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’le, İş Bankasındaki hisselerin maddi mirasçısı olmak dışında organik bir ilgisi kalmamış olan CHP’nin zaman zaman içindeki aktif etniklerin kontrolüne girerek Atatürk’ün manevi mirasına kayıtsız kaldığı bir gerçekliktir.
Hiç şüphesiz manevi mirasın CHP’lileri en çok rahatsız eden kısmı “Milliyetçilik”tir.
27 Mayıs darbesinin yanında ve soğuk savaşın gölgesinde yetişen CHP kadrolarının Halkçı Parti, SHP ve SODEP deneyimlerinden sonra CHP’yi yeniden canlandırmalarının en önemli sebebi de 12 Eylülde generallerin el koyduğu İş Bankası’ndaki CHP hisselerini geri almaktı.
CHP’deki, Atatürk’ten uzaklaşma süreci, soğuk savaşın etkisiyle sınırlı kalmadı. Bizim hesabımızla CHP, tam 5 kez değişim geçirdi ve Atatürk’ün CHP’si olmaktan tamamen uzaklaştı:
1-Atatürk’ten sonraki İnönü CHP’si, dağılma dönemi Osmanlısı gibi iç siyasetini dış güçlere göre tanzim etme hatasına düşerek “Kuva’y-ı Milliye Ruhu”ndan ayrılmıştır.(2. CHP)
2-Ecevit’in CHP’si “Ortanın Solu” sloganıyla Sosyalist Enternasyonale üye olduğunda ortada İnönü CHP’si bile kalmamıştır. Bilindiği gibi “enternasyonalizm” milliyetçiliğe yani “nasyonalizme” karşı olmayı ifade etmektedir.(3. CHP)
3-12 Eylül’de kapanıp açıldığında merkezdeki 12 Eylül Atatürkçülüğüyle kavgalı SODEP-SHP kadroları, devletten ve milli güvenlikten ziyade halka ve etnik haklara dönük bir Sosyal Demokrat CHP’nin doğduğunu müjdeliyordu!(4. CHP)
4- Sosyalizmin dünyadaki rüzgârının azaldığı 90’lı yıllarda yeniden “ulusal”a ve kısmen dini değerlere rücu eden “BaykalCHP’si”ni “5. CHP” olarak kabul edebiliriz.
5-“Dersimli Kemal”in 70’li yılların “Devrimcileri” tarafından yönetilen ve AKP’nin cemaatlerle yürüttüğü “mezhepçi aksiyon” karşısında alabildiğine mezhepçi reaksiyon gösteren CHP’si ise parmak hesabıyla “6. CHP”dir.
Bir siyasi partinin sebebi ne olursa olsun Milliyetçilikten uzaklaşarak reaksiyoner olarak da olsa mezhep eksenine oturması, o partiyi, özellikle Suriye Dış Politikası ekseninde Ankara’nın uzağına savurur.
İmama kızıp oruç bozmak misali, Ankara’dan bu kadar uzaklaştığınız zaman da Esad’a anlaşmalımilislik yapan PYD’nin yanına kadar gidersiniz.
Bu savrulma, hem Türkiye’yi yarmaya çalışan Esad’ın hem de Alevileri DHKP-C üzerinden yanına almaya çalışan PKK’nın işine gelir.
Dolayısıyla “Kobani’de yarım kalan hayalleri tamamlamak üzere” yola çıkan CHP Gençlik Kolları’nıngittiği yer, tam olarak da “Atatürk’ün karşısı”dır.
Yani 6’ncı CHP, gele gele Atatürk’ün karşısına gelmiştir.
Şöyle düşünelim: 12 Eylül’den önce sağ-sol çatışması denilen dönemde sağda varlık gösteren, Ülkü Ocaklarında yetişen MHP’liler nasıl bugün MHP’nin yönetim kadrolarını teşkil ediyorsa, Sol fraksiyonlarda yetişmiş eski Komünistler de etkin bir şekilde CHP yönetimini işgal etmektedir.
70’lerin CHP’sinin, Devrimci katillere ve Kürtçü bölücülere hangi fırsatları sunduğunu, 50 yaşın üstündeki bütün Ülkücüler iyi bilir. Haddizatında bugün memleketin başına bela olan PKK da 1978’de kuruluş toplantısını, CHP iktidarının sorumluluğu altında, Lice’nin Fis Ovasında yapmıştır.
O yıllar, Kürtçü solun henüz CHP’nin içinde yer aldığı % 42’lik rekor oy yıllarıdır. CHP ve sol, o tarihten sonra Türkiye’de tek başına iktidar fırsatını bulamamıştır.
Bugün ise etnikçiliğin peşine takılmış CHP’nin önünde parlak gibi görünen bir fırsat vardır:
Günümüzde de Türkiye’de ancak % 42’yle iktidar olunabileceğine göre CHP’nin iktidar umudu, Kürtçü solla seçim ittifakına gitmektir.
“% 27 CHP + % 15 HDP = % 42 ile iktidar!..” Mutlu ve nostaljik devrim yıllarına geri dönüş demektir.
CHP kurmayları, HDP’yi, AKP’den Müslüman Kürtlerin oyunu çalarak % 15’e doğru ivmelendiren “Barış Süreci”nin bozulmasından bu yüzden rahatsızdır.
“Enişte”nin bayram değil, seyran değilken baldızını neden öptüğü ve Hükümetin Kandil’i ne sebeple vurduğu tartışılabilir. Ancak CHP’nin bundan rahatsız olmasının ve Terörü yeni keşfediyormuş gibi Meclisi devreye sokmak istemesinin sebebi, sıkışan HDP’e can simidi olarak arasını sıcak tutmaktır.
Mecliste pilotlar ve özel kuvvetler görev yapmadığına göre böyle bir terör soruşturmasının uçaklar havadayken yapılmasının tek anlamı “HDP’lilere sınırsız dezenformasyon fırsatı vermek”tir.
PKK hezeyanlarının ve Esad’ın savaş propagandasının gazi meclisin duvarlarında yankılanmasını istemeyen MHP ise bu tuzağa düşmemiştir.
Milliyetçilikten uzaklaştıkça Atatürk’ten de uzaklaşan ve sonunda Atatürk heykeli ve Türk bayrağı yakan zibidilerin yanına kadar giden CHP’nin kısa hikâyesi şimdilik bundan ibarettir.

ŞÜKRÜ ALNIAÇIK

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER