SON DAKİKA

Plastik Top Gibi

Gündem Yazıları

ALMANYA HİÇBİR ZAMAN DÜRÜST OLMADI

Bu haber 21 Ağustos 2017 - 21:16 'de eklendi ve 2.038 kez görüntülendi.

Almanya’nın Türkiye’ye karşı açık ve aleni düşmanlığı sadece Merkel’le sınırlı kalmadı, genel bir tavra dönüştü. Bu hazin durumu yaklaşan seçimlerle izah edebilmek mümkün değildir. Alman seçmenin Türkiye ile bir meselesi olmadığı gibi, tarihten gelen bir sempatisinin olduğu da söylenebilir.Vatandaşlarımızın kullanacağı oyları etkilemeye yönelik bir yöntem de olamayacağına göre, yeni bir Nazi hortlaması dışında geriye bir şey kalmıyor. Almanya’nın bu hastalıklı siyasetini AB’nin geneline yayma gayreti, bu tespitimizi doğruluyor.

AB’DE ENGEL ÇIKARDI
AB maalesef Türkiye’ye karşı hiçbir zaman dürüst olmadı. Her zaman ikili oynadı. Ne kesin ve net şekilde üyeliğin olmayacağını söyledi, ne de bütün şartlar yerine getirilmiş olmasına rağmen kapı araladı.Bizden çok sonra üyelik için başvuran ülkeler, ekonomik ve siyasi şartları Türkiye’den çok daha gerilerde olmasına rağmen, sırf Hıristiyan oldukları için kolaylıkla üyeliğe kabul edilirken, bizi oyaladılar ve kapıda beklettiler. Bütün bu yaşananlar AB’nin Türkiye’ye karşı genel bakışını yansıtıyor olsa da, bu durumun asıl sebebi, her zaman Almanya olmuştur. Almanya Türkiye’ye hiçbir zaman tam üyelik için ışık yakmadı. Alttan alıp, ikna etmeye uğraşarak, şartları yerine getirip hazır olduğumuzu göstererek bu durumu aşabileceğimizi zannettik. Değişen hiçbir şey olmadığı gibi, geldiğimiz nokta, özellikle Almanya’nın her şeyi kestirip atması oldu.

AKP’NİN KAFA KARIŞIKLIĞI
Keşke bu duruma gelmeden önce AB ve Almanya ile ilişkilerde daha kararlı ve ilkeli bir ilişki geliştirebilseydik. Yıllardır, teslim olarak bir yere varılamayacağını anlatmaya çalışıyoruz. “AKP’den beklenen AB’ye karşı kesin bir tavır ortaya koymak ve sonuna kadar bunu devam ettirmektir. Kimsenin arka bahçesi, stepnesi olmak zorunda değiliz” cümlesini defalarca yazdığımı hatırlıyorum. Ne yazık ki, AKP’nin AB konusunda kafa karışıklığı, ilişkilere de yansımıştır. AKP zihniyeti her ne kadar iktidar olduktan sonra tam üyelik için seferberlik başlatmış olsa da, bugünkü AKP yönetim kadrosu uzun yıllar AB’yi “Hıristiyan kulübü” olarak nitelendirmiş ve karşı çıkmışlardı. Sonrasında AB’ye yönelmeleri kendileri adına olumluydu. Ancak, bunun bir teslimiyet boyutuna getirilmesi ne kendilerine ne de ülkeye bir fayda sağladı. Hatta, bu sürecin zaman zaman kötüye kullanıldığını ve bazı art niyetlerin mesafe almasına yaradığını söylemek haksızlık olmayacaktır. Suriye’deki gelişmelere paralel olarak, Türkiye’ye ihtiyaç duyulduğu için tekrar müzakerelere hız verilmesi ve serbest dolaşımın gündeme getirilmesinin aslıda bir oyun olduğu, o günden belliydi. MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin, “Hiç kimse Türkiye’yi hafife alamaz ve kendi menfaatleri için kullanamaz” ikazları ve hükümete yaptığı uyarılar, arşivlerde mevcuttur.

KARARLI OLMALIYIZ
AB’ye tam üyelik önemlidir, ama önümüze konulan her dayatmanın, akıl almaz tavizlerin kabul edileceğini gösteren bir tavır içine girmek büyük yanlış olmuştur. Akıl ve izan sahibi herkes Türkiye’nin AB’ye ihtiyacından çok AB’nin Türkiye’ye ihtiyacı olduğunu görür ve söyler. Türkiye nüfusuyla, ekonomisiyle, dinamizmiyle, yetişmiş insan gücüyle Avrupa’nın geleceğidir. Eninde sonunda bizimle anlaşmak zorunda kalacaklardır. Kaldı ki, Avrupa Birliği’nin geleceği de meçhuldür, hatta pamuk ipliğine bağlıdır. İngiltere’nin ayrılmasının bir dinamo etkisi yapma ihtimali hala geçerlidir. Bu durumda Türkiye’nin net ve kararlı bir tavır geliştirmesi çok daha isabetli olacaktır ve Almanya’yı asıl zor durumda bırakacak olan da budur.

TÜRKİYE AVRUPA’NIN GELECEĞİDİR
Almanya’nın rahatsızlığı, Türkiye’nin Avrupa’nın geleceği olmacağını fark etmesindendir.Türkiye’nin bir şekilde önüne kesmeye uğraşıyor ve bütün Avrupa’yı da peşinden sürüklemek istiyor. Ancak, bunda başarılı olmadığı açıktır. İtalya ve Fransa gibi ülkeler Türkiye ile olan ekonomik ilişkilerini ve bu ilişkilerin geleceğini daha öne çıkarıyor ve Merkel’in akıntısına kapılmak yerine, kendi bildikleri gibi hareket ediyorlar. Bu durum aslında Türkiye’nin, daha doğrusu AKP hükümetinin ne yapması gerektiğini de gösteriyor. Almanya’daki Türk vatandaşları gerçekten büyük bir güçtür. Önemli olan bu gücü doğru ve etkili kullanabilmektir ki, Merkel başta olmak üzere diğer siyasi liderler de bu durumdan son derece tedirgin olmuşlardır. AB’nin diğer ülkeleriyle iyi ve kalıcı ilişkiler geliştirmek ve işbirliğini arttırmak Almanya’ya büyük darbe olacaktır.

ALMAN KEPAZELİĞİ
Sayın Cumhurbaşkanı’nın Türk vatandaşlarına yaptığı haklı ve doğru çağrı karşısında, Almanya’dan gelen açıklamalar büyük bir panik yaşadıklarını ve kepaze duruma düştüklerini gösteriyor. Bu ülkede 3,5 milyon civarında vatandaşımız bulunmaktadır. Son referandumda Almanya rezil bir tavırla, uluslar arası hukuku ve hatta insan haklarını da çiğneyerek, bu vatandaşlarımızın bilgilendirilmesinin önünü kesmiş ve “evet” kampanyasına izin vermediği gibi, açık ve kesin şekilde “hayır” tavrı almıştır. “Eğer egemenliğe müdahale, içişlerine karışma” gibi şeylerden bahsedilecekse, bu konuda en son söz söyleyecek ülke Almanya’dır. Rezillik bu kadarla da kalmamıştır, Türkiye’yi karıştırmak için istihbarat örgütlerinin bizim topraklarımızda toplantılar düzenleyip, kirli ve kanlı planlar yaptıkları da ortaya çıkmıştır ve bu durum suç olmanın ötesindedir.

ÇARESİZLİK TEZAHÜRÜ
Gümrük Birliği tehditleri, bir çaresizlik tezahürüdür. Bizim buradan kaybedeceğimiz, Almanya ve Almanya’nın peşinden sürüklemek istediği ülkelerden çok daha azdır. Asıl düşünmesi gereken onlardır. Almanya geri adım atıp, normalleşmeye geçmedikçe hiçbir taviz verilmemelidir. Göstereceğimiz kararlılık, karşımızdakilerin kaypaklığını da frenleyecek ve daha dürüst bir yol izlemeye zorlayacaktır.

ORHAN KARATAŞ

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.