Asikurtlar©

Allamelere Mhp Dersleri

Allamelere Mhp Dersleri
20 Kasım 2016 - 4:12 'de eklendi ve 3954 kez görüntülendi.

Beyninize kazıyın:
“Türkiye, 15 Temmuz’dan önceki ülke değildir!”
Bahçeli’nin de dile getirdiği yegâne hakikat bu iken…
Allamelerden Müjdat’ın 2023’ü… Bakın ne yazdı:
“Bahçeli’nin Başkanlık sisteminin getirilmesi için olan mücadelesine milliyetçi camiadan tepkiler çığ gibi büyüyor. Genel Merkez’e seslenen Ülkücüler, ‘Başkanlık sistemine hayır’ şeklinde imza kampanyası başlattı.”
Yerseniz!
S.Oğan ağabeylerinin aklı hala “Kurultay dönemi mahkemeleri”nde olduğundan zırvalarına devam ediyor: “O süreçte mahkemelere talimat verilmiş”!
Yutarsanız!
Fitneçağ’dan manşet: “Bahçeli diretiyor… Ülkücüler başkanlık istemiyor.”
1999’da “Önce ülkem, sonra partim ve ben” diye çıkmıştık.
En son seçimde ne demiştik: “Sen Bilirsin Türkiye…”
Ve Devlet Bey geçenlerde ne dedi: “Fiili başkanlık uygulaması Türkiye Cumhuriyeti’nin yönetim ve idare sistemine, Cumhuriyet’in miras ve mesajlarına tamamen aykırıdır. Milliyetçi Hareket Partisi parlamenter sistemden yanadır, dahası revize ve reforma tabi tutulmasını istemektedir”
Neydi çizgilerimiz? Hani şu hep aleyhinde olduğunuz “hayır”lar ne içindi?
Anayasanın şu ilk dört maddesinin değiştirilmesine “hayır” dedik… Tekrar yazalım da saptırmayın yine:
“MADDE 1- Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
MADDE 2- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.
MADDE 3- Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Millî marşı “İstiklal Marşı”dır. Başkenti Ankara’dır.
MADDE 4- Anayasanın 1 inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2 nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.”
Şimdiiii…
Dün ne dediysek o! Bir yanlış var mı? Yok!
“Değişim” diye kıçınızı yırtarken, “yeni Anayasa için gizli görüşülüyor” diye kopardığınız kıyamet ne?
Esenboğa tarlalarında atılan tohumu don vurunca “başkanlık hikayesi”ni fırsat belleyip “vatan ve millet bekası”nı gündem dışına itip yine müzmin Bahçeli hasımlığına soyunmanızın rant getireceğini mi sanıyorsunuz?
Sizi çıldırtan Bahçeli’nin “devlet meselelerini orta yerde konuşmaması” değil mi?
Sizin daha anayasa taslağını bile görmeden “hayıııırrr!” demenizin anlamı ne?
Saray’a ayıp olmasın diye kerhen anayasa ve başkanlık isteyen şu allame AKP’lilerden farkınız ne?
Bakın diğer allame, AKP’nin Kurtulmuş’una… Devlet Bey anayasaya el atınca “Referandum yakında” diye seviniyor…
Neticede “Başkanlık”tan “Cumhurbaşkanlığı”na evrildiler!
İnanır da “aldanır”sanız!
Oysa birkaç gün sabretseniz…
Sizler “AKP’nin tecavüzleri”yle uğraşırken…
AKP -MHP ortak anayasa komisyonundan çıkacak taslağı görürdünüz.
Ne diye “Bahçeli Başkanlığa çalışıyor” diye çamur atıyorsunuz, ne diye Başbuğ’un bir sözüne bakıp “Başkanlık”a yağdanlık olmaya yelteniyorsunuz?
Ülkücülük şereftir, şerefin tavizi olabilir mi?
Madem Ülkücüsünüz, “Türk milletinin milli iradesi”ne güveniniz yok mu?
Daha dün MHP, “Sapasağlam Türk milliyetçiliği kokan bir anayasayla karşılaşacağız” mesajı vermedi mi?
MHP’nin ve özellikle Bahçeli’nin “parlamenter sistemden vazgeçeceğini” nasıl düşünürsünüz?
Bu MHP’nin, bu Ülkücü Hareket’in kırmızı çizgilerinden vazgeçmesi demek değil mi?
Bu nasıl bir Ülkücülük, nasıl bir Türk milliyetçiliğidir allameler?
Bir düşünün, Ülkücüler başkanlığa referandumda “evet” demeyecekse, AKP tasarıyı hangi sayıyla geçirecek?
Geçiremeyince…
Zaten ikide bir “yalnız bırakıldığını” söyleyip duran Cumhurbaşkanı kanuni sınırlarına çekilir mi, çekilmez mi?
Ey allameler, sizin bu peşin peşin “hayır” çekişiniz birine göz kırpmak mıydı yoksa?
Efendim?

MUSTAFA ÖNDER

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER