Asikurtlar©

ALGI, YANILGI VE GERÇEKLER…

ALGI, YANILGI VE GERÇEKLER…
21 Mart 2016 - 20:44 'de eklendi ve 4021 kez görüntülendi.

Algı ve yanılgının gölgesinde kalan gerçekleri görmekte zorlanan bir Türkiye gerçeği ile karşı karşıyayız…
Ortadoğu başlayan “kanlı fırtına” insanlığı yakarken geride bıraktığı karanlık endişeyi derinleştiriyor…
Ortadoğu’da ırk, din, dil, mezhep ne kadar farklılık var ise yayılan ateşi körükleyen unsur olarak kullanılıyor…
Sınırlarımızda esen sert rüzgârlar ve şehirlerde patlayan bombalara tesadüf demek mümkün mü?
***
Bölgede oynanan filmi geri sarınca algının eseri olan yanılgının ve gerçekleri nasıl gölgelediği daha net anlaşılıyor…
Büyük Ortadoğu planında ortaya konan özgürleşme fragmanını hatırlayalım;
Özgür dünya…
Özgür halklar…
Demokratik yönetimler filan…
Kuzey Afrikalı diktatörleri devirme kesiti böyle sahneleniyordu…
Böylece Kuzey Afrika’dan başlayan Arap baharı bölgede “özgürleşme” algısı yarattı.
Patır patır düşen iktidarlar algının verdiği rehavet ile alkışlandı…
***
Sıra Suriye’ye gelince yine aynı yöntem vardı…
Suriye rejiminin vurduğu 4 kişi ile başlayan olaylar bugün fırtınaya dönüşen bir Suriye gerçeği ile karşı karşıya bıraktı.
Tıpkı Irak’ta, Mısırda,libya’da,Tunus’ta olduğu gibi…
Şimdi Suriye’de esen ölüm fırtınasının “cehennemden kaçış” gerçeğine dönüşmesi tesadüf denebilir mi?
Elbette denemez!
Kanlı senaryonun ortaya koyduğu oyun stiline bakınca bunca olaya tesadüf demek saflık olur…
Suriye gerçeği, şapkayı düşürmüş keli ortaya çıkarmıştır…
***
Büyük oyunun yeni versiyonu ABD ile Rusya’nın el ele verip orayı kendince korumacı bir çerçeve içine aldığı görülüyor.
Bu çerçeve içinde rol verilen PYD’nin bölgedeki işgalciliği Suriye’nin kuzeyinde yeni bir “sözde Kürt oluşumunun” habercisi gibi gözükmektedir…
Hatırlayalım; IŞİD denen güdümlü vahşet örgütünün Kobani’de PYD ile savaşıyor gibi bir algı yaratması bize peşmergeye geçiş koridoru açtıracak bir “yanılgı” yaşatmadı mı?
Sonra ne oldu?
IŞİD terör örgütü biranda Kobani’yi terk etti…
PYD denen kanlı örgüt ile İŞİD’in kime hizmet ettiği şüphelidir…
Çünkü Kobani’de savaşıyor rolü yapan IŞİD ve PYD nedense yine kritik konumdaki Tel Abyad’ı IŞİD’den “hiç çatışma olmadan” almıştır.
Bölgede savaşıyor rolü yapan IŞİD-PYD’nin yarattığı bu algıya Esad’ın Kuzey şehirlerini PYD’ye terk ettiğini ilave edersek algı oyununun çapını da ölçmüş oluruz…
Yani algı ile gerçeğin bağdaşmadığı bir Suriye tablosu ile karşı karşıyayız…
***
Şimdi ABD-RUSYA-ESAD üçgeninde sahnelenen Suriye oyunun sonunun nasıl biteceği merak ediliyor.
Rusya çekiliyor görüntüsü verse de inandırıcı değildir.
Hal böyle olunca birçok denklem henüz çözümsüzdür!
ABD kara gücü kullanmadan PYD’yi dublör gibi kullanarak nasıl bir sonuç alacak?
IŞİD denen karalık muamma bir anda toz mu olacak?
Cenevre’de kurulan çadırda nasıl bir gösteri olacak?
ABD ve Rusların dostu PYD güneyimizde bizle komşu mu olacak?
Avrupa görmüş mülteciler buraya gelince şehirlerimizde durum ne olacak?
***
Mesele bununla da bitmiyor…
Birde Avrupa’dan gelecek mülteci ve sığınmacı meselesi var…
Türkiye vahşetin sürdüğü Ortadoğu ile Avrupa arasında kalan bir tampona dönüştürülecek?
Böyle bir öngörü bile ürkütücüdür…
AB ile yapılan mülteci değişimi anlaşmasının içeriği henüz flu gözükmektedir.
Anlaşma ile gelen mültecilerin kalıcı bir vatandaşlığa dönüşmesi halinde ortaya çıkacak sorunlar nasıl aşılacaktır.
3 milyar euro vererek misafirini kapı dışarı kovalayan Avrupa’nın ileride onların avukatlığına soyunması ihtimal dışı değildir…
***
Ortadoğu’da büyük bir plan hızlı bir plan sürüyor.
Bölgede demografik yapı değişirken, Ortadoğu coğrafyasının akıbeti belli değilken mültecilerle oyalanan Türkiye acaba bu gerçeklere hangi pencereden bakmaktadır?
Nasıl bir planı vardır?
***
Daha önce Barzani tarafından ortaya konan Duhok Anlaşması’na dikkat çekmek lazım.
Bu metne göre Kobani, Cezire, Afrin kantonlarının birleşmesi yeni Suriye’de ne anlama gelmektedir?
Bu “Suriye Kürdistanı” hayli midir?
Belki de nafile bir hayal ama…
İsrail Savunma Bakanı’nın “Suriye’yi tek parça tutacak hiçbir yol kalmamıştır” sözü bunun hayalin bir tık ötesinde düşünüldüğü ve konuşulduğu şüphesini güçlendiriyor…
***
Eğer Suriye’de böyle bir plan işler ve fiili bir durum oluşur ise, ABD’nin “Suriye’de özerkleşmiş bir bölgeyi tanımayız” mesajı belki de Algı mühendisliğinin “yanılgı” kesiti olarak hafızalarda kalacaktır…
***
Ortadoğu’da esen kanlı fırtınanın sınırlarımıza dayanması karşısında büyük resme daha iyi bakmaktan başka çaremiz kalmadı.
Bu resmi görmeden Ortadoğu’nun gelecekteki demografik silüyetini tahmin etmek zordur…
Algı mühendisliğinin mahsulü olan yanılgının gerçekleri gölgelemediği bir hafta dilerim…

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER